Son Haberler

Zehirlerin Kralı Arsenik Nedir, Zararları Nelerdir?

-
Eylül 15, 2022
Zehirlerin Kralı Arsenik Nedir, Zararları Nelerdir?

Arsenik, çok güçlü zehirleyici özelliği olan elementtir. Tam kanser cinslerinde arseniğe rastlanır. Ancak bir hayli rehabilitasyonda da arsenik kullanılır.

Zehirlerin Kralı Arsenik Nedir, Zararları Nelerdir?

Arsenik, endüstriyel açıdan yararlı bir element olmasına karşın insanlar için oldukça riskli bir maddedir. Kanserojen özelliği nedeniyle bir hayli kanserin yaradılışında aktif olduğu belirtiliyor. Tavuklar, pirinç ve meyve suları başta olmak üzere bir hayli besin ve besinde arsenik içeriği tespit edildi. Çin mülkü oyuncaklar ve boyalar arsenik kapsıyor. Bazı bileşiklerinin çok cüzi ölçüleri dahi kısa vakitte insanı öldürebiliyor. Renksiz ve kokusuz zehirli bileşikleri, bazı cinayetlerde ve suikastlarda kullanılmış. Sigara içenlere de makûs bir haberimiz daha var. Varsayım ettiğiniz gibi sigarada arsenik de bulunuyor. Sigara içmemeniz için bir mazeret daha… Arsenik hasarlarına karşın enteresan bir biçimde bir hayli hastalığın rehabilitasyonunda da kullanılabilen sırlı bir element. “Zehirlerin kralı” olarak öğrenilen arsenikle alakalı bir hayli bilgi yazımızda mevcut.


Tarihçesi

Arseniğin keşif geçmişi ve özelliklerinin ortaya çıkarılması 13. asra katlanıyor. Ancak M.Ö. 5. asırda tıbbi kasıtlarla arsenik bileşikleri kullanıldığına dair bazı bilgiler mevcut. Antik çağlarda tunç imalinde arsenik kullanıldığı belirtiliyor. Daha Önceki Mısır’da metallerin parlatılması için kullanılmış. Daha Önceki Yunan’da, Çin’de arsenik öğrenilen ve kullanılan bir maddeydi.

Element arseniğin bulguyu ise, 1250’li yıllarda Alman feylesof ve alşimici Albetrus Magnus’a atfediliyor. 1649 senesinde Alman eczacı Johann Schroeder, saf arseniği izole eden ad oldu. 18. asırda arsenik bir yarı metal olarak belirlendi. 1786 senesinde İngiliz hekim Thomas Fowler, arsenik içerikli bir tonik üreterek sedef gibi bazı cilt hastalıklarının rehabilitasyonunda kullandı. 1909 senesinde Paul Ehirlich, organik bir arsenik bileşiğinin frengi hastalığını rehabilitasyon ettiğini tanımladı. 1940’lı senelere kadar arsenik kapsayan ilaçlar frengi rehabilitasyonunda kullanılmıştır.

“Arsenik” sözcüğünün, Yunanca “sarı renk” anlamındaki “arsenikon” sözcüğünden türetildiği varsayım ediliyor. Latince “güçlü” anlamındaki “arsenikum” sözcüğünden de esinlenildiği öngörülüyor.

Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri

Kimyasal simgeyi “As” olan arseniğin atom numarası 33, atom ağırlığı 74,92’dir. Erime noktası 814 derece, kaynama noktası buğulaşma 615 derecedir. Periyodik tablonun 5-A grubunda, 4. periyodunda, metaloid element serisinde yer alan bir elementtir. Metal ile ametal arasında özellikler gösteren yarı metaldir. Metalik gri rengindedir. Kristal sistemi trigonaldır. Isıtıldığında havada soluk mavimtrak bir alevle yanarak arsenik oksit alana getirir. Kimyasal özellikleri bakımından periyodik tablodaki komşusu fosfor ile eşlik gösterir. Azot grubu elementler arasındadır.

Arseniğin üç allotropu bulunur. Gri arsenik, metalik halde bulunur ve kararlıdır. Sarı arsenik, ametal halde bulunur, uçucudur ve 4 atomlu arsenik moleküllerinden alana kazanç. Siyah arsenik ise, amorftur, asrin AsH3 bileşiğinin ısı ile bozunması neticeyi oluşur.

Bileşikleri 5+, 3+ ve -3 kıymetliklidir. Karbon ile organik bileşik oluşturabilir. Kükürt, halojenler ve metallerle tepkine girer. Metalik başka bir deyişle gri arsenik, ısıyı çok iyi iletir. Elektriği ise bakırın yüzde 5’i kadar bir oranda iletir. 610 derecede katı halden doğrudan süblimleşir başka bir deyişle buğulaşır. 814 derecede, 36 atmosfer basıncı altındayken erir. 400 derecenin üzerinde yanarak arsenik trioksidi verir. Arsenik trioksit, alkalilerde çözündüğünde arsenit tuzlarını verir. Kükürt ile bileşikleri asidik özelliktedir ve güçlü bazlarla çözünür.

Tabiatta özgür halde, çok geniş alanlara ayrılmış olarak bulunur. Yerkabuğunda kalay ve antimonun ölçüleri kadar arsenik içeriği olduğu varsayım ediliyor. İşlenmemiş faydalı topraklar milyonda birkaç kısım arsenik kapsar. Deniz suyunda milyonda 10 etrafında arsenik bulunur. En yaygın minerali arsenopirittir. Minerallerde genellikle arsenit ve arsenat filizleri biçiminde bulunur. Mermi, bakır, kobalt ve nikel madenlerinde de bulunur. Hidrotermal damarlarda, dolomitik kireçtaşlarında, tuz domlarının anhidritli kısımlarında yaradılışları vardır. Tabiatta bileşikleri; realgar, orpigmen ve arsenikli nikel sülfür biçimindedir. Tabiattaki tek kararlı izotopu As-75’tir.


Hangi Alanlarda Kullanılır?

Arsenik ve bileşikleri, bir hayli ürünnam yapımında ve içeriğinde kullanılmaktadır. Kimya sanayisinde kimyasal uygulamalarda aktif bir maddedir. Ticari olarak genellikle bakır, mermi, kobalt ve altın madenlerinden yan ürün olarak elde edilir. Kırmızı ve sarı arsenik sülfürler, pigment olarak kullanılır. Sırça sanayisinde de kullanılan arsenikten merminin sert alaşımlarından üretiminden yararlanılır. Yarı geçirgenlerin yapısında arsenik kullanılır.

Arsenik ve bileşiklerinin kullanıldığı bazı ürünler şunlardır; matbaa mürekkebi, böcek öldürücüler, tekstil boyaları, sinek kâğıdı, ten gözeticiler, ahşap gözetici kimyasallar, pigmentler, diş uygulamaları, fare zehri, kanser ilaçları, boya, duvar kâğıtları, seramik, lazer, LED’ler…

1862 senesine ait, Viktorya yarıyılı İngiltere’de cilt beyazlatıcı olarak kullanılan arseniği “vefatla dans” olarak değerlendiren bir karikatür.

Arseniğin Sıhhate Hasarları

Arseniğin bileşikleri renksiz, tatsız ve zehirlidir. Midede ve bedenin bazı bölgelerinde irinlere yol açar. Bedendeki bazı kimyasallarla tepkine girdiğinde karaciğer tarafından basitçe işlenemeyen özgür radikaller kapsar. Arseniğin bazı hayvanlarda, birleşimlenmeyen yağ asitleri olan esansiyel iz elementi olarak bulunduğuna dair bazı deliller elde edildi; ancak esansiyel işlevin mekanizması henüz ortaya konulamadı. Tavuklar başta olmak üzere bazı hayvanların bünyelerindeki organik arseniği hasarlı bir inorganik arseniğe çevirebileceği tanımlandı.

Şuursuz ve fazla zirai ilaçlamalar da arseniğe bağlı kanser olaylarının artmasına yol açmıştır. Konsantre meyve sularının da arsenik kapsadığı belirtiliyor. Ağ sularındaki en hasarlı madde arseniktir. Mineraller ve madenlerden su kaynaklarına arsenik karışmaktadır. Madencilikte kullanılan siyanür de ehemmiyetli bir arsenik kaynağıdır. Zirai ilaçlamalar, orman yangınları ve endüstriyel atıklar da sulara arsenik karışmasına yol açmaktadır. Bir litre içme suyunda 10 mikrogramdan fazla arsenik bulunması riskli olarak görülmektedir. Bu nedenle ağ sularının içilmemesi ve yemeklerde kullanılmaması nasihat ediliyor. Bazı ülkelerde yetişen pirinçlerde de yüksek oranda arsenik tespit edilmiştir. Sigaralar da arsenik kapsamaktadır.

Arsenik bileşiklerinin beden dokuları ve işlevleri üzerindeki hasarlı tesirleri arsenik zehirlenmesi olarak belirlenir. Genellikle böcek öldürücü ilaçların teneffüs edilmesi neticeyi ortaya çıkar. İlaçlı meyve ve sebzelerin yıkanmadan yenmesi de zamanla bedende arsenik birikmesine yol açar ve zehirleyebilir. Arsenik kapsayan yiyeceklerin harcanması bedende arsenik birikimine yol açar. Arseniğin toksik tesirleri, bedendeki bazı enzimlerle birleşerek hücre metabolizmasına hasar vermesi biçiminde hakikatleşiyor.

Akut arsenik zehirlenmeleri, bir defada yüksek dozda arsenik alınması neticeyi ortaya çıkar. Akut zehirlenmeler; sırayla mide bulantısı, şiddetli karın sızısı, kusma, ağız ve boğazda yanma, dolaşım bozukluğu, kalp beceriksizliği neticeyi birkaç saat içinde vefatla sonuçlanabilir. Kronik zehirlenmeler ise, minik miktarlarda arkası arda arsenik alınması biçiminde asıllaşır. Bu cins zehirlenmede; yavaş yavaş efordan düşme, boşaltım sistemi bozuklukları, tende ur ortaya çıkması, şuur kaybı, asap sistemi bozukluğu, anemi, tırnaklarda çizik oluşması gibi bulgular ortaya çıkar.

Arsenik zehirlenmelerine karşı İngiliz tuzu, demir hidroksitler, magnezyum, kalsiyum ve sülfür kullanılır. Bu nedenle düşük dozlardaki arseniğin bedenden atılması için yumurta, sarımsak ve soğan gibi yiyeceklerin harcanması nasihat edilir. Zehirlenme gidişatında ilk etapta mide yıkanmalıdır.

Pirinç ve tavuktaki arsenik ölçüyü uzun vakittir münakaşalara yol açmaktadır.

Bunları Öğreniyor Musunuz?

Arsenik mineraline çekiçle ve sert bir cisimle vurulduğunda sarımsak kokusuna eş bir koku yayar.
Arsenik trioksid As2O3, şiddetli bir zehirdir. 0,06 ila 0,2 gram arasındaki ölçüler dahi insanı öldürebilir. Renksiz ve tatsız bir tozdur. Bu nedenle gıda ve meşrubatlarda fark emeliyle de kullanılmış bir zehirdir.
1800’lü senelerin ikinci yarısında arsenik miras için işlenen cinayetlerde kullanılmış. Bu nedenle “miras ilacı” denirmiş.
Fransızların ünlü komutanı Napolyon’un yemeğine kesintisiz arsenik konularak zehirlendiğine dair bazı deliller ortaya çıkarıldı.
Roma İmparatorluğu yarıyılında arsenik için “zehirlerin kralı” tanımı kullanılıyormuş.
Günümüzde ortaya çıkan bir hayli kanser vakasında arseniğin izlerine rastlanmaktadır.
Geçmişte bazı hastalıkların rehabilitasyonunda kullanılan arsenik bileşiklerinin yerini günümüzde antibiyotikler aldı.
Çin ve Uzakdoğu ülkelerinden ithal edilen ucuz bazı boyalarda, oyuncaklarda ve kozmetik ürünlerinde yasak olmasına karşın arsenik kullanılmaktadır.
Her gün tavuk harcayan bir birey takribî 30 mikrogram arsenik almaktadır.
Karidesler, hasarlı olmayan yüksek oranda organik arsenik kapsar.
En büyük arsenik üreticisi ülkeler Çin, Şili ve Kazakistan’dır.