Son Haberler

Yetki Devri, Yetki Genişliği ve Yerinden Yönetim

-
Eylül 8, 2022
Yetki Devri, Yetki Genişliği ve Yerinden Yönetim

Yetki Devri, Yetki Genişliği ve Yerinden Yönetim

Özel ve kamu kuruluşlarının yetki ve mesullükleri ile bağlantılı bu kavramlar, “yetkiler” ve “idare uygulamalarını” kapsar.

“Yetki devri”, “yetki genişliği” ve “yerinden idare” kavramları, kamu ve özel müesseselerin veya teşkilatların yetkilerini ve idare uygulamalarını “paylaşmayı” ifade eder. Özel firmalar ve kamu müesseselerinin yetki ve mesullükleri ile bağlantılı kavramlardır. Operasyonların sıhhatli yürütülebilmesi için idareyici veya merkez teşkilat ismine karar verme, kamu hizmetlerinin meselesiz bir biçimde yürütülmesi gibi emellerle uygulanır. Yazımızda her bir kavramı ayrı ayrı ele alacağız.

Yetki Devri Nedir?

Yetki devri; aynı müessese içinde üst kademe idareyicinin bazı şartlarda, bazı yetkilerini kendi istemiyle alt kademedeki idareyiciye veya idareyicilere devretmesidir. Devredilen yetkiler, idareyicinin istemine bağlı olarak her an geri alınabilir. Yetki devri, bir idareyicinin astlarına görevler vermesi; serbest uyuşmalara girişmek ve kaynakları kullanmak; görevlerin yerine getirilmesi için lüzum dinlenen serbestliğin tanınması biçiminde gerçekleşebilir.

Yetki devrinin prensipleri şunlardır: Mesullük devredilemez; emir-komuta birliğinin bozulmaması için birden fazla kimseye karşı mesul olunmamalıdır; yetki ve mesullük denk olmalıdır.

Yetki Devrinin Bereketleri

Yetki devrinin idareyiciler, astlar ve teşkilatlar açısından bereketleri şunlardır;

Yetki devreden idareyicinin faydalılığı çoğalır 
İdareyicinin zamanını daha elastik kullanmasını sağlar 
İdareyicinin üzerindeki standart, rutin ve ayrıntılı işler eksilir 
İdareyicinin daha ehemmiyetli işlerle ilgilenmesini sağlar 
İdareyicinin karar verme süreci daha yararlı hale kazanç 
Astları ile aralarındaki güven mekanizmasını güçlendirir 
Yetki devralan astın karar alma becerisi büyür 
Devraldıkları yetkinin mesullüğü ile kendilerini geliştirebilirler 
Astların kararlara negatif davranışı eksilir veya ortadan kalkar 
Astların motivasyonu kuvvetlenir, aidiyet duygusunu artırır 
Astların kendilerini kıymetli sezmelerini sağlar, özgüvenleri çoğalır 
Astlar, gelecekteki kariyerleri için tecrübe kazanırlar 
Daha alt kademedeki personele karşı konumlarını kuvvetlendirirler 
Firmada işlerin daha kısa vakitte yürümesi sağlanır 
Yetkilerle alakalı tecrübeli personel rakamı çoğalır 
İdareyiciler ve astlar arasındaki “yetki” geçimi, öteki personeli pozitif tesirler 

Yetki Devri Süreci

Yetki devri süreci şu evrelerden oluşur:

Yetki Devri Lüzumunun Ortaya Çıkması: İdareyiciler, muhtelif sebeplerle yetkilerini devretmek zorunda kalabilir. İş yoğunluğu, zaman noksanlığı, astların tecrübe kazanmasını istemek ve astlardan daha fazla faydalanmak için yetki devri lüzumu doğabilir. Bu vaziyette devredilecek yetkilerle alakalı emel, kapsam, zaman ve hudutlar belirlenir. 
Devredilecek İşlerin ve Yetkilerin Belirlenmesi: Yetki devri lüzumunun ortaya çıkmasının ardından idareyiciler, kendi yetki alanlarına giren işleri sınıflandırır. Bu sınıflandırma, astlara devredilecek yetki ve görevlerle alakalı çakışma yaşanmaması için ehemmiyetlidir. 
Devredilecek Astın Bulunması: İdareyiciler, yetkilerini devredebileceği belirli kalitelere sahip astı bulmak zorundadır. Devredilen yetkiler, astın kaldırabileceği kapasitede olmalıdır. Astların, devredilen yetkilerin hudutlarını, idareyicinin beklentilerini bilmesine dikkat edilmelidir. İdareyiciler, yetkilerini devredecekleri astları seçerken, astın mevcut iş yükünü dikkate alması gerekir. Ayrıca, süratli ve niteliksiz iş yapan astlardan ziyade yavaş ve nitelikli iş yapan astlara yetki devretmek daha uygundur. Üstlerin yetkilerini devrettiği astlara cesaret, inanç ve güven vermesi de bilave edilir. 
Devredilen Yetkinin Kullanılması: Yetkilerin devredilmesinin ardından bu operasyondan etkilenecek astın altındaki personel, idareyici tarafından bilgilendirilmelidir. Yetkileri devralan astın lüzum olan balaka ve kaynaklara basitçe ulaşabilmesi sağlanmalıdır. Bu mevzuda idareyicinin astına güvenmesi ve bu güveni astına sezdirmesi bilave edilir. Ayrıca, astın, devredilen yetkilerle alakalı teftişe sarih olduğunu da bilmesi zorunludur. 
Teftiş Sisteminin Kurulması: İdareyiciler, yetkilerini devrettikten sonra o işle ilgilenmeme kusuruna düşebilir. Ancak idareyicilerin periyodik olarak astlara devrettikleri yetkilerin kullanımı ve işlerde aksaklık olup olmadığını sorgulayacak bir mekanizma kurması gerekir. Yetki devrinin başarısı, teftiş mekanizmasının başarısı ile doğru orantılıdır. Teftiş mekanizması; izleme, manipülasyon ve değerlendirme düzeylerinden oluşur. Yetki devri sonrası idareyiciler; astların yetkiyi nasıl kullandıklarını takip eder, gerek olursa yönlendirir ve zorunlu nasihatlerde bulunur. 

Yetki Devrini Yasaklayan Vaziyetler

Yetki devri, bazı idareyicilerin çekindiği bir vaziyettir. Her işi yapma çabası içinde olan idareyiciler, kendi yetkilerine ait tasarı ve programlar hazırlayıp astlara vermek istemezler. Astlara güvenilmemesi neticeyi ortaya çıkan bu vaziyetler, idareyicinin “ehemmiyetinin eksileceği” ve “otoritesinin sarsılacağı” evhamlarından kaynaklanır. Bu kaygılar, yetki devrini yasaklayan en ehemmiyetli maddelerdir.

Bazı vaziyetlerde astlar da yetki devralmak istemeyebilir. Mesullük alarak tahlil ve araştırma yapmak istememesi, her mevzuyu amirlerine danışma alışkanlıkları, iş yükünün fazla olması, yetkilerle alakalı zorunlu balaka ve tecrübesinin olmaması, kusur yapma ve eleştiri edilme evhamı, kendine güvenmeme gibi vaziyetler, astların yetki devralmak istememesinin en ehemmiyetli sebepleri arasındadır.

Yetki Genişliği Nedir?

Yetki genişliği; merkezdeki kuruluşların belli işlevleri yerine getirmelerine yetecek bir veya birden fazla yetkiyi, kendi isimlerine kullanılmak üzere merkezden uzakta veya taşrada bulunan bir teşkilata devretmesidir. Merkezi kuruluşların kimi aktifliklerini, taşrada kurdukları teşkilatlar eliyle yürütmeleri, yetki genişliğine sabreden bir uygulamadır. Yetki genişliğinin temelinde, merkezden idare neticesinde doğan bazı mahzurları gidermek emeliyle merkezi idarenin teftişi altındaki bazı birimlere bazı yetkilerin devredilmesi yer alır. Başka bir tanıma göre de, yetki genişliği, merkezde bir araya gelmiş yetkilerin bir bvefatının, merkezin teftişindeki bir teşkilattaki bazı idareyicilere aktarılması uygulamasıdır.

Yetki genişliği ile alakalı temel ilkeler şunlardır;

Yetki genişliği; merkez teşkilatına ait olan kamu eforundan kaynaklanan karar alma ve uygulama gibi yetkilerin bir yerin veya bir hizmetin başında bulunan personele devredilmesidir. 
Yetki genişliği, taşra teşkilatındaki görevliye veya personele, işlerin topallamaması için “merkez ismine karar verme” yetkisini devretmektir. 
Kamu müesseselerinde yetki genişliği prensibi, bir şehirdeki valiye tanınan bir yetkidir. 
Taşra teşkilatları, yetki genişliği çerçevesinde, merkez teşkilatın yönerge ve emirlerini yerine getirmek ve taşrada merkezin görevlerini uygulamakla mükelleftir. 
Taşra teşkilatı, yetki genişliği prensibi gereği merkez teşkilatın hiyerarşik teftişindedir. Emir-komuta zinciri devam etmektedir. 
Yetki genişliği eforu veya yetkisi verilen kimseler, merkezin hiyerarşisine tabidir, merkez teşkilat içinde sayılır. 
Yetki genişliği verilen makam veya şahıs, devlet tüzel şahsiyetini kullanır. 

Yerinden İdare Nedir?

Yerinden idare; siyasi ve yönetsel yetkilerin bir bvefatının merkezi idarenin dışında bulunan otoritelere aktarılmasıdır. Yerinden idarenin temel prensipleri şunlardır;

Bazı yönetimsel hizmetler, devlet merkezinden veya tek elden değil, merkezi yönet hiyerarşisine dahil olmayan kamu tüzel şahısları tarafından yürütülmesi uygulamasıdır. 
Yerinden idare kuruluşları, özerktir; kendilerine ait ayrı bir tüzel şahsiyeti vardır. 
Yerinden idarede “istem” merkezdedir. Merkeze bağlı birimlerin görev ve yetkileri hudutludur. Birimler, üstlendikleri yetki ve görevler bakımından merkeze karşı sorumludur.

Yerinden idare kuruluşları ikiye dağılır:

Yerel yönetler: Şehir özel yöneti, belediye ve köy yönetlerinden oluşur. Belli bir yörede oturanların ortak gereksinimlerini karşılamak emeliyle tanınmış bir özerkliktir. Yerel idareyiciler, o yörenin seçmenleri tarafından belirlenir. Şehir özel yönetinin başı, şehir valisidir. Belediye yöneti, tercihle gelen belediye başkanı tarafına idarenir. Taşradaki yerinden idare kamu tüzel şahsiyetlerinin ayrı malvarlıkları ve bütçeleri vardır. Şahıs topluluklarıdır. 
Hizmet kuruluşları: Uzmanlık ve teknik balaka gerektiren hizmetleri yerine getiren merkez teşkilatından ayrı kamu tüzel şahsiyetleridir. “Hizmet yerinden idare” kuruluşlarının yönetçileri veya karar uzuvları, tercihle değil, ceddilmeyle belirlenir. Ayrı malvarlıkları ve bütçeleri vardır. Mülk topluluklarıdır. 

Yerinden idarenin “siyasal” ve “yönetsel” olmak üzere iki temel biçimi vardır.

Siyasal Yerinden İdare: Siyasi eforun merkezi idare ile yerel idare birimleri arasında bölüşülmesini ifade eder. Bu sistemde siyasi otorite bir merkezde bir araya gelmemiş, muhtelif birimler arasında yaygınlaştırılmıştır. Yerinden idare, teşkilatsal olarak “çok merkezliliği” ifade eden federalizmi doğurmuştur. Federalizm, bir ülkedeki muhtelif siyasi, kültürel ve ekonomik meselelere çözüm arayışının bir neticeyidir. 
Yönetsel Yerinden İdare: Yerel kalitedeki kamu hizmetleri ve ekonomik, ticari, kültürel ve teknik bazı işlevlerin merkezi idarenin hiyerarşik yapısı dışında bulunan kamu tüzel şahsiyetlerince yürütülmesi olarak ifade edilebilir. Bu kamu tüzel şahsiyetleri belirli bir coğrafi bölgede yaşayan milleti veya eğitim, kültür ve sanayi gibi bazı hizmetleri temsil ederler. Dolayısıyla yönetsel yerinden idare, ‘yönetimsel’ ve coğrafi’ olmak üzere ikiye dağılır. 

A. Yönetimsel Yerinden İdare; yerel kalitedeki kamu hizmetlerinin ve kültürel, ticari ve iktisadi bazı teknik mevzuların merkezi yönetin dışındaki kamu tüzel şahsiyetlerince yürütülmesidir. Bu müesseselere tüzük çerçevesinde özerk bir statü tanınmıştır. Bütün ülkelerde uygulanan bir idare biçimidir. Üniterliğin meselelerini ortadan kaldırmak ve ulusun idareye katılmasını sağlamak emeliyle uygulanır. Yerel lüzumlar ve hizmetler arasında denklik sağlar ve kamu hizmetlerindeki yararı artırır.

B. Coğrafi Yerinden İdare: Yönetimsel bazı görevlerin yürütülmesi yetkisinin, bölge, şehir, belediye ve köy gibi belirli bir coğrafi alanla hudutlu bölgelere verilmesi uygulamasıdır. Coğrafi bölgenin idareyicileri veya karar uzuvları, seçmenlerin istemiyle belirlenir. Bu idare uygulaması; bir şehir, ilçe, köy veya mahalle milletinin gereksinimlerini kendi uzuvları aracıyla karşılar. Yerel idareler, bu prensibin bir neticeyidir.

Bunları Biliyor musunuz?

Yapılan araştırmalara göre, özellikle orta yaşlı idareyiciler yetkilerini astlarına devretmek istemiyor. 
Yetki devri ile imza devri değişiktir. İmza devrinde idareyicinin yetkileri değil, yalnızca imza yetkisi bir bireye devredilir. 
Yetki genişliğinin öteki ismi “tevsii mezuniyet”tir. Fransızca “déconcentration” kelimesinin karşılığıdır. 
Türkiye’de, Tüzük’ya göre şehirlerin yöneti “yetki genişliği” temeline göre yapılır. Bu temelden mesul makamlar, valiler veya kaymakamlardır. 
Tüzük, şehirlerin idaresinde “görevler ayrılığı” temelini benimsemez. Taşrada idare sistemi, Şehir Özel Yöneti değil, şehir genel yönetimi üzerine yürütülür. 
Yerinden idare veya “ademi merkeziyet” kavramı Fransızca “decentralisation” kelimesinin karşılığıdır. “Ademi merkeziyet” kök anlamı olarak “merkez yokluğu” anlamındadır. Ancak bu kavramın tersine “yerinden idare, “bir merkezden idarenme” uygulamasıdır. 
Yerinden yöntem, üniterlik ilkesine sabreder; birçok özerk ya da yarı-özerk bkocamanımın bir merkezden idarenmesi usulüdür. 
Yerinden idare, 20. asrın başlarından bu yana üniterlik veya üniterlik prensibine bağlıdır. 
Yerinden idare, 1950‘li senelerden itibaren tekelci işletmelerin teşkilatlanma meselelerine çözüm bulmak emeliyle geliştirilmiştir.