Son Haberler

Yerelleşme (Desantralizasyon) Nedir?

-
Eylül 20, 2022
Yerelleşme (Desantralizasyon) Nedir?

Yerelleşme Desantralizasyon Nedir?

Merkezi idarenin, bazı yetki ve mesullüklerini yerel unsurlara devretmesi operasyonlarını içeren yerelleşme, hükümetlerin elini kuvvetlendirir.

Yerelleşme; hiyerarşik bir teşkilat içerisinde üst kademeden alt kademeye ‘yetki devri’, merkezi idareden taşra idaresine ‘yetki genişliği’, merkezi idareden yerel idarelere ‘yetki göçerimi’ uygulamalarıdır. Globalleşme ile birlikte idarede yerelleşme ehemmiyet kazanmıştır. Globalleşme; ulus devleti, dominantlığını uluslararası teşkilatlarla paylaşmaya, diğer taraftan da merkezi yönetimi zayıflatarak yerel idarelere yetki devrine zorlamaktadır. Bu bağlamda tercihle iş başına gelmiş yerel idareyicilere, kendilerine ait bütçeleri olan ve merkezi idareden bağımsız bazı yetkileri olan müesseselere gereksinim vardır. Kısaca “yerelleşme” ismini verebileceğimiz bu uygulamanın ayrıntılarına mercek yakalayalım!

Tanım

Yerelleşme; merkezi idarenin yetki ve mesullüklerinin taşra birimlerine dağıtılmasıdır. 1990’lı senelerden itibaren yaygınlaşan bir kavramdır. Her ülkede veya sistemde değişik emeller için kullanılan yerelleşme, devlet teşkilatlanmasının yerelleştirilerek, “yerellik” temelinin kurulması temelinde yaşama geçirilmiştir. Son 10 senede büyümekte olan ülkelerde yaygınlaşmıştır. Yetkilerin ve kaynakların yerelleştirilmesi, demokratikleşmenin bir gereği olarak görülmektedir. Bu biçimde merkezi ve yerel idarenin bazı hasılatları ortaya çıkmaktadır.

Başka bir tanıma göre de, yetkilerin, “yüksek seviyedeki hükümet yapısından alt seviyedeki birimlere aktarılması”dır. Merkezi idarenin kamusal harekâtlarına ait yetki ve mesullüklerinin, merkeze bağlı yarı özerk hükümet kuruluşlarına, özel sektöre veya sivil toplum teşkilatlarına devredilmesi uygulamasıdır.

Literatürde kabul gören tanımı ise şöyledir; “Kamuya ait merkezi idare ve işlevlerin; merkezi otoritenin taşra birimlerine, yarı özel kamu birliklerine, fonksiyonel otoritelere, özel yerel idarelere ya da hükümet dışı teşkilatlara devridir.” Kamu yönetimi lügatinde, “yönetsel kararların alınması ve görevlerin reelleştirilmesi yetki ve mesullüğünün, ya coğrafi ya da işlevsel kriterlere bağlı olarak merkezi hükümet teşkilatı dışında hizmet yerinde bulunan uzuvlarca üstlenilmesi gidişatı” biçiminde belirlenmektedir.

Dünya Bankası, 1980’li senelerde az gelişmiş ülkelere, geçim siyaseti çerçevesinde finans meselelerine çözüm için “yerelleşme” ve “özelleştirmeyi” önermiştir. Yerelleşme, Avrupa Birliği siyasetlerinin ve geçim çalışmalarının ehemmiyetli bir emelidir.

Yerelleşmenin Sebepleri

Globalleşme ile birlikte ulus devlet felsefesinin temel taşı olan dominantlık, meşruiyet ve ulus gibi kavramlar kavgaya sarih hale gelmiştir. Devletin gitgide küçülmesi, hudutlandırılması ve yine tertip edilmesi lüzumu doğmuştur. Bütün bunlar, devletin ehemmiyetinin çoğalmasına paralel olarak gelişmiştir. Yerelleşme; ideolojik, politik, işlevsel ve globalleşme başlıkları altında muhtelif sebeplerle gereksinim dinlenen bir uygulamadır.

Şöyle ki;

İdeolojik sebepler: Merkezi hükümete güvensizlik dinlenmesi, bireysel ve yerel mesullüklere ve özerkliğe değer verilmesi ve merkezi hükümete karşı tepki olarak yerelleşme gerçekleşebilir.
Politik sebepler: Demokratikleşme, özerklik, temsil ve merkezi hükümetin, mesele çıkaran işlevlerden kurtulmak istemesi yerelleşme bahanesi olabilir.
İşlevsel sebepler: Merkezi hükümet, maliyetli işlevlerden kurtulmak için “yerelleşme” alternatifini gündeme getirebilir. Hükümet, politik mevzulara ağırlık vermek için rutin operasyonları yerel birimlere aktarabilir. Kamu hizmetlerinin ve altyapı hizmetlerinin aktif olarak yerine getirilmesi; hizmetlerin yerel hassasiyet ve lüzumlara göre karşılanması; hizmetlerin eriştirilmesinde hiyerarşinin uygulanması; yetkili uzuvlara kendi kararlarını alma fırsatı verilmesi; yerel önceliklerin ve gereksinimlerin sağlanması için kaynak ve yetki temin edilmesi gibi sebepler de, yerelleşme uygulamasının ehemmiyetli gerekçeleridir.
Globalleşme sebepleri: Yerel ve bölgesel kalkınma için global ihtiyaçların değişmesi, yerel ve bölgeye özgü zenginliklerin yararlı kullanılması gibi sebepler yerelleşme adımı için mazeret olabilir. 

Yerelleşme Cinsleri

Yerelleşme, dört başlık altında değerlendirilir. Bu cinslere göz atalım:

Politik Siyasi Yerelleşme: Politik yerelleşmenin emeli; millete ve temsilcilerine karar verme evrelerinde daha fazla yetki vermektir. Ayrıca, yerel idareyicilerin bölgesel meselelerini ve yerel ulusu daha iyi bilmelerinden kaynaklanan “yerinde çözüm” kastedilir. Bu yerelleşme cinsinde anayasal ve yasasal reformlar gerekebilir. Yerel politik birimler oluşturmak ve sivil toplum teşkilatlarına destek vermek, politik yerelleşmenin görevleri arasındadır.
Yönetimsel İdaresel Yerelleşme: Yerel idarelere, hizmetlerin sağlanması için idaresel, mali mesullük ve yetkilerinin devredilmesi operasyonlarıdır. Yönetimsel yerelleşme, kendi içinde üç başlık altında değerlendirilir:

A. Dekonsantrasyon: Taşra teşkilatlarına merkezin bazı yetkilerinin devredilmesidir. “Yetki genişliği” veya “yerel yerinden idare” olarak da tanımlanabilir. Politik yetki devri değil, bazı yönetimsel yetkileri taşra teşkilatlarına devretmedir. Yetkisini taşraya veren şahıs veya müessese, bu yetkiyi her an geri alabilir.”

B. Temsil: Yerelleşmenin yaygın olarak kullanılan bir biçimidir. Yetkinin her kademede bir alt kademeye devri operasyonudur. “Yetki devri” olarak da belirlenir. Bu uygulamada merkezi idare; karar verme ve mesullük verme yetkilerini yarı özerk organizasyonlara ya da kuruluşlara devreder. Bu cins yerelleşme; kooperatifler, erişim yetkileri, özel mektep alanları ve özel proje uygulama birimlerinin oluşturulmasında görülen bir uygulamadır. Bu organizasyonlar hükümet tarafından dolaylı olarak sorgulanır.

C. Devolüsyon: Yerel idarelere yetki devri anlamındadır. Tek başına “yerelleşme” olarak da belirlenir. Karar verme yetkisi merkezi ve yerel veya bölgesel idareler arasında paylaşılır. Ulusal yapılanmanın altında özerk bir alt yapı oluşturmaktır. Taşra teşkilatına birçok noktada bağımsız davranma yetkisi verilir. Gelişmiş ülkelerde yaygın olarak kullanılan bir uygulamadır.

Mali Yerelleşme: Ana unsuru, mali mesullüktür. Yerel idare ve özel organizasyonların yerel işlevlerini tesirli bir biçimde yerine getirebilmesi için yeterli kazanca sahip olmaları ve otoritenin verdiği tüketme yetkisi ehemmiyetlidir. Merkezi idarenin kazancının yerel birimlerle paylaşılması, belediyelerin borç alma ve kredi çekebilme mevzusunda yetkilendirilmeleri, satış ödentileri ve dolaylı kazançların artırılması biçiminde uygulanabilir. 
Ekonomik Piyasa Yerelleşme: Hükümetlerin perspektifi açısından yaygın yerelleşme uygulamasıdır. “Özelleştirme” “deregülasyon” olarak ikiye parçalar; 

A. Özelleştirme: Hükümetin görevlerini muhtelif oranlarda kâr emeli güden veya gütmeyen özel kuruluşlara devretmesidir. Geçici bir çözüm olarak görülür. Bazı ülkelerde ideolojik bir emel haline gelmiştir. Hükümet işlevlerinin bir işletme ya da kamu bereketine çalışan bir sivil kuruluşa aktarımı operasyonudur. Yerelleşmenin son biçimidir. Karar alma yetkisinin kamudan özel sektöre verilmesi uygulamasıdır.

B. Deregülasyon: Hükümet veya özel sektör tarafından verilecek hizmetlerin yararlı olması için mevcut yasa ve idaremeliklerde tertip etmeler yapılması operasyonudur. Hizmetlerin yürütülmesi için bürokrasinin eksiltilmesi kastedilir. Büyümekte olan ülkelerde en büyük “ekonomik yerelleşme” seçeneğidir.

Yerelleşmenin Avantajları ve Dezavantajları

Yerelleşmenin avantajları ve dezavantajlarını şöyle sıralayabiliriz;

Avantajları:

Yerel cemiyetin idareye katılımını sağlar 
Yerel idarelere özgüven kazandırır 
Devlet görevlilerinin cemiyetle kaynaşmasını sağlar 
Devlet ve hükümet uygulamalarında bereketliliği artırır 
Taşra birimlerinde çalışanları motive eder 
Saydamlığı, hesap verilebilirliği ve mesullüğü artırır. 

Dezavantajları:

Merkezi idarenin koordinasyon ve hakimiyet hünerini eksiltir 
Makro-ekonomik kararsızlığa yol açabilir 
Standart harekâtların topallamasına yol açabilir 
Ekonomik kayıplar ortaya çıkabilir 
Hizmet niteliğinde ve temininde meseleler yaşanabilir 
Yerel çıkar grupları ve zengin etrafların idareye müdahalesine ve hakimiyeti ele geçirmelerine sebep olabilir 
Yerel bazda haksızlıklar ve yolsuzluklar artabilir. 

Üniterlik Nedir?

Üniterlik; bir topluluğun teşkilatlanmasında merkez uzvun gerek yer doğrultusundan gerek şahıslar doğrultusundan bütün kamu hizmet ve faallik yetkilerini kendinde toplayan sisteme verilen isimdir. “Siyasal merkeziyet” ve “yönetsel merkeziyet” olmak üzere ikiye parçalar:

Siyasal Üniterlik: Üç kamu erkinin merkeziyet sistemine bağlı olmasıdır. Bu anlamda ulus devlet modellerinden olan üniter devlet, siyasal açıdan merkeziyetçidir.
Yönetsel Üniterlik: Yönetsel hizmetlerin merkezde bir araya gelmesi ve bu hizmetlerin merkez ve merkezin hiyerarşisi içinde kuruluşlar tarafından yürütülmesidir. Başka Bir Deyişle yönetsel görev ve mesullüğün tek merkezde bir araya gelmesidir. Bu sistemde yönetsel faallik yalnızca merkez uzuv tarafından ya da merkez uzva sıradüzensel olarak bağlı kamu görevlileri tarafından yürütülür.