Son Haberler

Yakup Kadri Karaosmanoğlu Kimdir?

-
Eylül 2, 2022
Yakup Kadri Karaosmanoğlu Kimdir?

Yakup Kadri Karaosmanoğlu Kimdir?

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Milli Gayret yarıyılinde aktif olarak görev almış, TBMM’de birçok ilden milletvekili seçilmiş ayrıca elçilik görevinde de bulunan haberci, romancı, edebiyatçıdır.  Yapıtlarinin çoğunun bireysel olmaması ve ideolojik olması nedeniyle zaman zaman yapıtlarinin edebiyat kıymeti anlaşılmamış ama birçok romanıyla güzel bir çizgide edebiyat dünyamıza katkı sağlamış yazarlarımızdandır.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Hayatı

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, soy ismini ailesinin ve kendisinin üyeyi olduğu Karaosmanoğullarından alır.  27 Mart 1889 senesinde Kahire’de doğan Yakup Kadri’nin annesinin ismi İkbal Hanım, babasının ismi Abdülkadir Bey’dir.

 

1895 senesinde aile Kahire’den Manisa’ya döndüklerinde Yakup Kadri henüz altı yaşındaydı ve dolayısıyla mektep hayatına 1901 senesinde Manisa’da başladı. Evvel Çaybaşı Feyziye Mektebi’ne gitti; 2 sene sonra İzmir İdadisine başladı ama 1905 senesinde babasının vefatı üzerine annesinin yanına dönmek zorunda kaldı. 1905 senesinde aile yeniden Mısır’a, bu sefer Kahire şehrine değil, İskenderiye şehrine gitti ve Yakup Kadri burada, Fransız Mektebinde orta öğrenimi bitirdi. II.Meşrutiyet ilan edilmeden biraz evvel İstanbul’a gelerek hukuk kısmına yazıldı ama yalnızca 3 sene okudu zira verem hastalığını tutuldu. Tedavi için İsviçre’ye gitti 1916 ile 1919 senelerinde orada kaldı.

 

Yakup Kadri, İstanbul’a döndüğünde ülkenin vaziyeti pek içi açıcı değildi. İstanbul’da düşman askerlerinin izleri görülüyordu; Mustafa Kemal Anadolu mücadelesini başlatmak üzere Samsun’a ayak basmıştı. Yakup Kadri de belki de hayatındaki en doğru kararı alarak İkdam gazetesinde işe başladı. İkdam’dan evvel Peyam gazetesinde yazılar yazan Karaosmanoğlu, İkdam gazetesinde Milli Gayret’yi destekleyici yazılar yazdı. Daha sonra bu yazılarını Ergenekon ismi altında bir kitapta topladı ve yeni kurulan Ankara hükümetinin dikkatini çekti. Yakup Kadri  1921’de Ankara hükümetince çağrılınca artık tarafını belirlemiş oldu ve Kurtuluş Savaşı yarıyılini destekleyen en önemli aydınlarımızdan birisi oldu.

Savaştan sonra Tedkik-i Mezalim Kuruli’nde* Kütahya, Simav, Gediz, Eskişehir, Sakarya bölgelerini gezdi, anekdotlar aldı. Bu anekdotlar daha sonra onun gerçekçi yapıtlarinin kaynağı olacaktır.

Mardin 1923- 1931 ve Manisa 1931-1934 bölgelerinden milletvekili seçilerek II. Meclis’e girdi. Bu arada da yazarlıkla arasını hiç açmadı ve  Hakimiyet-i Milliye, Cumhuriyet ve Milliyet gazetelerinde imtiyaz sahibi olarak yazdı.  Daha sonra Kadro ismiyle kendi dergisini açarak siyasi yazılar kaleme almaya başladı. Yalnız yazıları “Kemalist düşünceyi saptırma” olarak değerlendirildi ve Yakup Kadri daha sonra romanını yazacağı – Zoraki Diplomat bu dönemlerinden esinlenilmiştir –  diplomatlık görevine zorakii bir geçiş yaptı.

1934’şöhret sonralarına doğru ceddildiği bu görevde birçok ülkeyi gezdi. 1955 senesinde emekli olarak Türkiye’ye döndü. 1965’te siyasete tamamen veda etmeden evvel 1960 ihtilâlından sonra kurucu mecliste Cumhuriyet Millet Partisinin kurucularından oldu. 1961’de Manisa’dan milletvekili seçildi ama 1 sene sonra Atatürk’şöhret yolundan uzaklaştığını söyleyerek o partiden parçaladı. Siyasete veda ederken son görevi Anadolu Ajansı yöneticiliğiydi. 13 Aralık 1974 senesinde Ankara’da hayata gözlerini yumdu. Kabri İstanbul – Beşiktaş Yahya Efendi Kabirliğindedir. Annesi ile kabirleri yan yanadır.

 

*Bu kurul, Batı cephesinde Yunan askerlerinin Ege bölgesini işgal etmesiyle oluşan hasarı tespit için 1921- 1922 seneleri arasında kurulmuştur. Bu kurul, yalnızca gözlem yapmak üzere gönderilen aydınlardan oluşmaktaydı. Bu aydınlar arasında Halide Edip Adıvar, komisyonun başkanlığını üstlenirken Falih Rıfkı Atay ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu da bu heyetteydiler. Bu kurulin edebiyatımızda önemli bir yeri vardır zira Yakup Kadri Karaosmanoğlu “Yaban” romanın, Halide Edip Adıvar da “Vurun Kahpeye” isimli yapıtlari, o gezinin anekdotlarıyla hazırlanmıştır. Ayrıca kurul isminin günümüzdeki anlamıyla bütün çevirisi şöyledir : Zalimliğin incelendiği kurul. Yazar anekdotudur.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Edebi Kişiliği

Yakup Kadri için edebiyatçılığının ilk senelerinden bu yana Milli – Gerçekçi bir şahsiyet sergiledi diyemeyiz. O, bir arayış neticeyi natüralist akıma geçmiştir. İlk zamanlarda tek perdelik bir reyin yazmıştır. 1909 senesinde Nirvana ismini vererek bitirdiği piyes, Resimli Kitap dergisinin 9. sayfasında yer bulmuştu.

Yakup Kadri, İzmir senelerinde Şehabeddin Süleyman’ın yönlendirmesiyle Fecr-i Ati topluluğunun fikirlerini benimsemiştir. Fecr-i Ati, edebiyat yarıyılimizde ara yarıyıl olarak görülebilecek minik ama etkili bir topluluktur. Fikirler bakımdan bireyselci ve sanatkârane bir üslup takınır. Yakup Kadri, gençlik seneleri aşkından olacak Fecr-i Ati’nin sıkı bir korunucusu olmuş ve bu konudaki yazıları da  Servet-i Fünun dergisinde yayımlanmıştır. Ayrıca yazdığı bu eleştiri yazıları – ki Yakup Kadri, eleştiri yazısıyla başlamıştır yazın hayatına – Çığır, Dergah, Genç Kalemler, Hoş Sanatlar Mecmuası, Hayat, İctihad, İnci, Jale, Alan, Muhit, Musavver, Muhit, Musavver Eşref, Musavver, Hale, Peyam-ı Edebi, Nevsal-i Milli, Resimli İstanbul, Rübab, Şebab, Şiir ve Tefekkür, Çevirmen, Çevirmen -ı Hakikat, Türk Yurdu, Varlık, Yeni İstanbul, Yeni Mecmua, Yeni Nesil gibi yarıyılin iyi dergilerinde yayımlanmıştır.

Edebiyat dünyamıza iz vazgeçen bir çalışma vardır ki o Yahya Kemal ile birlikte oluşturmaya çalıştığı neo – klasik bir edebiyattır. Bu edebiyata göre Akdeniz bölgesi, birleştirici bir havzadır ve tüm Akdeniz medeniyetlerini içine alan bir edebiyat oluşturulabilir. Tabii ki Anadolu bir Türk medeniyetidir ki bu edebiyatın da mimarı Türk edebiyatı olacaktır. Bu mevzu için ciddi bir araştırma yapan Yahya Kemal ve Yakup Kadri, I.Dünya Savaşı patlak verip Batı’nın kanlı medeniyetini görerek bu projeden vazgeçmişlerdir. Yakup Kadri, bu evreden sonra kendi topraklarının edebiyatını korunan gerçekçi bir aydın olacaktır.

Romanlarında, ele aldığı bu yeni düşüncesine göre “Sultan Abdülmecid devrinden 1950’lerin Türkiye’sine kadar geçen asır içindeki tarihi hadiseleri ve sosyal değişmeleri” [ İslam Ansiklopedisi ] ele almıştır.

Çocukluğundan beri gezdiği yerlerin aynı zamanda müthiş bir İslami çerçeve olduğunu da unutmamak gerekir. O, bu coğrafyanın tüm nimetlerini kullanarak yapıtlarine kutsal kitaplardan, kutsal mekanlardan, hadislerden alıntılar katar. Ayrıca “Zoraki Diplomat” olduğu zamanlarda gezdiği Batı coğrafyasından da Batı aydın ve aydın fikirlerini, filozofları tanır ve romanlarında Doğu – Batı sentezini oldukça zaferli bir şekilde gerçekleştirir.

Yakup Kadri, Fransız realist ve natüralistlerinden etkilendiğini ve onların görüşlerini benimsediğini kabul eder. Romanlarında da bu bakımdan müthiş bir gözlem ve acımasızca surata vurulan asıllar vardır. “Yaban” romanı Anadolu gerçeğini insanın suratına – özellikle kitapta seslendiği ve kabahatli bulduğu aydın tayfanın suratına –  tokat gibi çarpan ve benim için Yakup Kadri’nin gerçeklik kavrayışını en keskin şekilde dışa vuran bir yapıttır.

Yakup Kadri’nin yarattığı roman kahramanları hayalleriyle hakikat hayatın kıskacında vazgeçilen karakterlerdir. Özellikle erkek kahramanları hayatın acı yönlerini yaşayan, biraz “psikopat” olan, hayatın iyi yönlerini görmeyen kötümser insanlardır. Bu vaziyet birçok edebiyat tarihçisine göre Yakup Kadri’nin kendi hayat ve ruh gidişatının romanlarına yansımasıdır.  Bir nevi fatalizm Cebriye, kadercilik yapar.

Daha ilk romanından başlayan bu şahsiyetler, iradeden yoksundurlar. Etkiye sarih olan bu insanlarda ak ile kara ayrımı yoktu ve bu surattan da oldukça fazla meseleyle karşılaşırlar.

Yakup Kadri,kitaplarında Atatürk’ü anlatmıştır, ayrıca yakinen tanıdığı Ahmet Haşim de onun kaleminden kendi hayat hikayesini dinlemiştir. Bunun dışında kendi siyasi düşüncelerini işlediği yazılari, sınamalari bulunmaktadır. Romanları, cemiyetsel bakış açısıyla yazılmış ve Milli Gayret yarıyıline ışık meblağ nitelikte sağlam romanlardır.

Yapıtlari

Roman:

Kiralık Konak 1922
Nur Baba 1922
Karar Gecesi 1927
Sodom ve Gomore 1928
Yaban 1932
Ankara 1934
Bir Sürgün 1937
Panaroma 2 cilt, 1953
Hep O Şarkı 1956

Hikaye:

Bir Serencam 1914
Rahmet 1923
Milli Savaş Hikâyeleri 1947
ŞİİR:
Erenlerin Bağından 1922
Okun Ucundan 1940

Reyin:

Nirvana 1909 – İlk eseridir –

Anı:

Zoraki Diplomat 1955
Anamın Kitabı 1957
Vatan Yolunda 1958
Politikada 45 Sene 1968
Gençlik ve Edebiyat Anıları 1969

Monografi:

Ahmet Haşim 1934
Atatürk 1946

Yazı:

İzmir’den Bursa’ya 1922, Halide Edip, Falih Rıfkı Atay ve Mehmet Asım Akıl ile birlikte
Bayanlık ve Bayanlarımız 1923
Seçme Yazılar 1928
Ergenekon iki cilt, 1929
Alp Dağları’ndan ve Miss Chalfrin’in Albümünden 1942