Son Haberler

Yağış Tipleri Nedir ve Özellikleri Nelerdir?

-
Eylül 15, 2022
Yağış Tipleri Nedir ve Özellikleri Nelerdir?

Yağışlar, semandaki bulutlardan düşen su formlarıdır. Başlıca yağış formları; çiseleme, yağmur, karla karmaşık yağmur, kar, graupel ve doludur.

Yağış Tipleri Nedir ve Özellikleri Nelerdir?

“Yağış” kavramı kolayca ifade edilecek olursa atmosferde ortaya çıkan ve yere düşen rastgele bir su partikülüdür. Bu partiküller akışkan veya katı olabilir. Meteorolojik ifadeyle de yağış, kısaca “hidrometeor” olarak belirlenir. Yağış tipleri, suyun alabileceği formlara göre değişiklik gösterir.

Yağış Nedir?

Yağışlar, semandaki bulutlardan düşen su formlarıdır. Çok farklı biçimlerde ve vaziyetlerde ortaya çıkabilir. Yağmur ve çiseleyen yağmur, tek bir akışkan cinsidir. Donma cinsleri ise; kar, karla karmaşık yağmur, donan yağmur ve dolu olarak ortaya çıkar. Dolunun oluşması eşsizdir; zira genellikle yaz aylarında yalnızca gök hengameli kasırgalarda düşen donmuş yağışlardır. Yağış cinslerinin nebatlar ve toprak üzerinde farklı tesirleri vardır. Donmuş yağış çeşitleri, dikili arazilerde ve karayollarında tehlikeler doğurur.

Genel tanıma göre yağış, gökten suyun farklı biçimlerde düşmesidir. Tam yağışlar, dünyanın troposferinde yer alan ve yerden takribî 8 ila 16 km yukarıya çıkan bulutlardan oluşur. Rastgele bir su parçacığı veya tüm su parçacıkları atmosferin yüksek seviyelerinden düştüğünde ve dünya yüzeyine eriştiğinde yağış tipleri ortaya çıkar. Toprağa düşme, yerçekiminden kaynaklanır. Katı veya akışkan bir parçacık buluttan düştüğünde daha süratli ve aralıksız damlalara neden olur.

Yağış Tipleri ve Özellikleri

Meteorolojide yağış, yerçekimi nedeniyle düşen atmosferik su buğusunun yoğunlaşması neticeyi ortaya çıkan rastgele bir mahsuldür. Başlıca yağış formları; çiseleme, yağmur, karla karmaşık yağmur, kar, graupel ve doludur. Yağış, atmosferin bir kısmı su buğusuna doygun hale geldiğinde oluşur. Böylece su yoğunlaşır ve düşer. Bu sebeple sis ve buhar yağış değil, bir süspansiyondur; zira su buğuyu çökelecek kadar yoğuşmaz.

Bulutlarda kristalize olan buz, toprağa buz topakları veya kar gibi erişebilir. Ayrıca, atmosferik sıcaklıklara bağlı olarak yeryüzüne erişmeden evvel eriyebilir ve yağmur damlalarına dönüşebilir. Bu sebeple; yağmur, kar, karla karmaşık yağmur, donan yağmur ve dolu gibi bir hayli farklı yağış cinsi vardır.

Yağmur

Yağmur, “yağmur damlaları” olarak da öğrenilen akışkan su damlacıklarından oluşur. Her mevsimde alana gelebilecek yağış tiplerinden biridir. Hava sıcaklıkları, donma noktasının 0 -sıfır- derece üzerinde olduğu sürece, yağmur yağabilir. Yağmur, teknik olarak gökten düşen rastgele bir akışkan değildir. Su döngüsünün en yaygın bileşenidir ve yeryüzündeki tatlı suyun çoğunu yeniler.

Yağmurdaki su damlacıkları, 0,5 mm veya daha büyük boyutta olabilir. Yarım milimetreden minik damlacıklar, “çiseleme” olarak sınıflandırılır. Yağmur damlaları, genellikle minik bulut parçacıkları çarpıştığında ve minik damlalar birbirine yapışarak daha büyük damlalar alana geldiğinde oluşur. Damlalar yeteri kadar geliştiğinde yükselen hava destekleyemez ve yerçekimi damlaları yere indirir. Eksi 17 derecenin altındaki havalarda yağmur damlaları, kar veya buz kristalleri haline dönüşebilir; ancak daha sıcak havaya düştüklerinde eriyebilirler.

Bazen yağmur toprağa erişmeden buğulaşır ve bu vaziyet “virga” ismi verilen yağmur çubukları ile sonuçlanır. Uzağa bakıldığında görülen ve yere erişmeyen bir bulutun altındaki gri çizgiler, virga vakayıdır. Yağmurun zemine erişememesinin bir değişik sebebi de taşıyıcılardır. Rüzgâr, yağan yağmurdan daha süratli bir biçimde esiyorsa yağmuru taşır ve yağmur damlaları yere erişemez. Yağış oranları, yağmurun toprağa karışıp karışmayacağını tanımlar.

Çok minik yağmur damlaları harikulade bir küre biçimindedir. Daha büyük damlalar geliştikçe daha da düzleşir. Vasati büyüklükteki bir yağmur damlası, azıcık içbükey değilse düz bir tabana sahiptir; kenarları ve üst kısmı yuvarlaktır. Bu biçim, hamburger topuzu, paraşüt veya denizanası olarak belirlenir. Bir yağmur damlasının çapı 1 inç ortamındaysa yere erişmeden dağılınır.

Kar

Kar ve buzu iki farklı şey olarak görürüz. Ancak kar, reelinde “kar taneleri” olarak bildiğimiz pulları oluşturan milyonlarca ufak buz kristalidir. Karın oluşması ve zeminde yakalaması için yüzeyin ve üstündeki hava sıcaklığının donma noktasının 0 -sıfır- derece altında olması gerekir. Bazı cephelerde donma noktasının azıcık üstünde olabilir. Donma noktasının üzerindeki sıcaklıklarda kar, uzun süre zeminde kalamaz ve kar taneleri erir.

Kar reelinde her zaman ortaya çıkar; ama yere erişmeden evvel genellikle erir. Karın yere düşmesi kuru havalarda mevzubahisi olur. Bulutlardan virga yağmur çubukları veya buzlu su parçacıkları biçiminde kar yağışı görülebilir. Kar bayağıda yüksek, ince ve cılız cirrus bulutları ile beraber görülür. Atmosferik sıcaklıklar donma noktasının üstüne çıktığında kar yağışı zaman zaman düşer; ancak çoğunlukla donan havada alana kazanç.

Sıcaklıklar donmanın üstünde olduğunda, kar taneleri kısmen eriyebilir; ancak oranla sıcaklıklardan dolayı parçacıklar buğulaşır. Bu buğulaşma, kar taneciğinin hemen etrafında soğumaya neden olur ve toprağa kar olarak erişmesini sağlar. Kar; şişkin, beyaz ve yumuşak bir yapıya sahiptir. Yaradılışı farklı biçimlerde düz plakalar ve ince iğneler biçimindedir. Her kar tipi, atmosferik nem ve sıcaklıkların emin kombinasyonları altında oluşur.

Graupel

“Supercooled” veya fazla soğuk su damlacıkları, düşen kar taneleri üzerinde donarsa “graupel” ismi verilen yağış tipi oluşur. Bu vaziyette kar kristali, belirlenebilir altı taraflı biçimini kaybeder. Bunun yerine kar ve buz istifi ortaya çıkar.

Almanca bir terim olan “graupel”, Türkçede “sulu kar” olarak öğrenilir; fakat sulu kardan farklı bir yağış tipidir. “Yumuşak dolu” olarak da belirlenir. Millet dilinde, “bulgur” veya “kuzu dişi” olarak tanınır. Kar gibi beyaz görünür. Çapı 2 ila 5 mm’dir. Parmakla basıldığında ezilir ve granüllere ufalar. Yere düştüğünde, karla karmaşık yağmur gibi etrafa atlar. Görüntüsü sebebiyle dolu ile karıştırılır.

Suyun donması için sıfır derecenin altındaki sıcaklıklar yeterli olmaz. Su, havadaki toz tanecikleri çevresinde donabilir; ancak havada toz yoksa su eksi 40 derecede dahi akışkan kalabilir. Bu vaziyete “supercooled” ismi verilir. Bu haldeki su damlacıkları, havadaki kar kristallerinin üstüne yapışırsa, o anda donar. Kristaller, supercooled su damlacıkları çarptıkça gelişir ve buzla kaplı kar taneleri alana kazanç. Grapuel yağış, genel olarak bu biçimde oluşur.

Yatay büyüyen bulutlarda görülmeyen graupel, zaman zaman gök hengameleriyle beraber yağabilir. Bu yağış tipi denize yakın yerlerde yaygın olarak görülür. Yükseklerin soğuk, denizlerin oranla sıcak olduğu aralık ayında sık görülen yağış tipidir.

Sulu Kar

Şayet bir kar tanesi kısmen erir; fakat sonra yine donarsa “sulu kar” veya “karla karmaşık yağmur” alana kazanç. Sulu kar taneleri, minik ve yuvarlaktır. Bu surattan bazen “buz topakları” olarak da adlandırılır.

Sulu kar, atmosferde yüksek ve düşük seviyelerde bir başka düşük, dondurucu alt hava katmanı arasına ince bir hava katmanı sıkıştırıldığında oluşur. Böyle bir vaziyette yağışlar karla başlar, orta seviyelerde daha sıcak bir hava tabakasına düşer ve kar taneleri kısmen erir; ardından donmuş hava tabakasında toprağa doğru düşerken yine donar. Başka bir ifade ile bazen kar tamamen erimez ve kısmen erimiş kar taneleri kar topakları biçiminde yine donar.

Karla karmaşık yağmur, donan atmosfer şartlarında gerçekleşir. Kar sıcak bir tabakaya düştüğünde oluşur. Sonra yağmur yağar ve yağmur damlacıkları, yeterince soğuk olan bir hava tabakasına düşünce donar. Dolayısıyla, karla karmaşık yağmur, minik ve yarı transparan buz toplarından oluşan bir çökelme şekli olarak belirlenmektedir. Görünümü nedeniyle genellikle dolu taneleri ile karıştırılır; ancak sulu kar taneleri daha miniktir. Buz topakları zemine veya değişik katı nesnelere çarptıklarında zıplarlar ve sert bir ses çıkarırlar. Sulu kar, donan yağmur ile birleştiği gidişatlar dışında katı bir kütle biçiminde donmaz. Sulu kar ve donan yağmur, eş şartlarda alana kazanç.

Donan Yağmur

Donan yağmur; akışkan yağmur taneciklerinin, donma seviyesinin altında sıcaklığı bulunan yerlerde veya yüzeylerde donması gidişatıdır. Başka bir ifade ile hava sıcaklığının donma derecesinden yüksek, zemin sıcaklığının ise düşük olduğu vaziyetlerde alana kazanç.

Donan yağmur, kar ılık bir tabakaya düştüğünde ve eridiğinde oluşur; ancak donma tabakayı çok sığdır. Bu sebeple akışkan su donar ve katılaşan yüzeylerin üzerine düşer. Donan yağmur, yağmura eş biçimde oluşur. Yağışlar ya kar gibi başlar ya da supercooled damlaları ılık katmana yağmur olarak yağar. Dondurucu hava toprağı sarar. Yağmur damlaları, toprağa erişmeden evvel ince bir katmandır. Bunun üzerine yüzey sıcaklıkları sıfır dereceden daha düşük olan nesnelere çarpan yağmur damlaları, donar.

Donan yağmur, kar taneleri ile sulu kar arasındaki bir yağış tipidir. Tamamen supercooled damlalarından oluşur. Negatif hava sıcaklıklarında düşen sert yağış tipidir. Yaygın olarak havanın eksi 10 ila 15 derece ve daha altındaki sıcaklıklarda görülür. Donan yağmur veya buz taneleri saydamdır ve ebadı 1 ila 3 mm’dir. Saydam topların içinde su olduğu için genel olarak bir yağmur cinsi olarak belirlenir. Ancak bilim adamları, donan yağmuru dolu veya yağmur olarak görmüyor.

Kış ve buz kasırgalarından kimileri, temel olarak donan yağmur sebebiyle oluşur. Bunun sebebi donan yağmur yağdığı zaman, ağaçları, karayollarını ve yerdeki değişik her şeyi berrak bir buz veya “gizem” katmanı ile kaplamasıdır. Buz birikintileri ağaç dallarında ve elektrik hatlarında ağırlığa yol açarak hasar görmelerine yol açabilir.

Dolu

Genellikle karla karmaşık yağmur ile karıştırılan dolu, yüzde 100 buz olan bir yağış tipidir. Ancak yalnızca kış aylarında alana gelmez. Genellikle kasırgalı havalarda oluşur. Ağırlıklı olarak kış veya soğuk havalarda yaşanır.

Dolu, yumuşak ve yuvarlaktır. Bazı kısımları düz veya sivri olabilir. Bezelye ebadından beyzbol topu büyüklüğüne kadar muhtelif boyutlara erişebilir. Çapları 5 milimetre ila 15 santimetre arasında olabilir. Dolu buzdur; ancak yolları kayganlaştırmasından ziyade tarım alanlarına ve nebatlara hasar verme tehdidi kapsar.

Dolu taneleri, gök hengameli kasırgalardan sonra düşen büyük buz parçalarıdır. Transparan tabakalar, dolu, bulutun daha soğuk kısmındayken ya da alt katlara eriştiğinde oluşur. Supercooled damlacıklar dolunun üzerine düştüğünde minik hava kabarcıkları sıkışarak, buzun süt gibi beyaz görünmesine neden olur.

Dolu taşları, büyük toplardır ve büyük kasırgalarda düşen kumpassız buz istifleridir. Tamamen katı bir yağış tipidir. Dolu taneleri, genellikle su buzundan oluşur. Çok güçlü üst yapılara sahip şiddetli gök hengameli fırtınalar, genellikle buz yakalama maharetine sahiptir.

Hidrometeor Nedir?

Hidrometeor, atmosferik su buğusunun her çeşidini içeren bir ifadedir. Rüzgâr tarafından yeryüzünden savrulanlar da bu kavramın içinde kabul edilir. Katı, akışkan, bulut, sis, buz sisi, pus misal olarak verilebilir.

Yağmur ve çisenti akışkan hidrometeorlardır. Donmuş yağmur ve çisenti, “donan hidrometeorlar” olarak belirlenir. Katı veya donan hidrometeorlara; kar, dolu, buz iğnecikleri ve kar ve buz kristalleri misaldir. Yere düşerken buğulaşan yağmur, gaz halindeki hidrometeorlardır. Rüzgarın savurduğu kar ve su sürülmeleri ve savrulmaları da hidrometeorlar arasında sayılır. Yeryüzündeki nesneler üzerinde biriken ham ve kırağı gibi yağışlar, hidrometeorlardandır.

Yağış Tipleri Hakkında Notlar

Yağmur damlaları, sanılanın aksine gözyaşı damlası biçiminde değildir. Yağmur damlalarının kükürt oksitler veya azot oksitler gibi pisleyicilerle karışması neticeyi “asit yağmuru” ismi verilen vaziyet ortaya çıkar. Asit yağmuru, nebatları öldürür ve su kaynaklarına lekeler. Kuzey Amerika’daki Apalaş Appalachian Dağlarının ölü ağaçlarla dolu olmasının nedenlerinden biri, asit yağmurlarıdır. Sanayileşmiş bölgelerden dolayı bu dağlarda çok rakamda asit yağmuru ortaya çıkar. Dolu yağışı, mahsullere çok hasar verdiği için bazı ülkelerde “beyaz veba” olarak belirlenir. Donan yağmur, karayolu ve hava araçları ve elektrik hatları için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. 11 Aralık 2013 tarihinde İstanbul’daki Galatasaray-Juventus maçı, graupel yağışı nedeniyle iptal edildi. Haberlerde bu yağış tipi için “yoğun kar yağışı” ifadesi kullanıldı. “Budala nemlendiren” ismi verilen çiseleyen yağış cinsi, sisin, dünyanın yüzeyindeki veya yakınındaki havada asılı kalan buz kristallerinden veya su damlacıklarından oluşur. Ebatları, 0,5 milimetreden daha miniktir. “Güneş duşu” ismi verilen yağış cinsi, güneş parlarken yağmur yağdığında ortaya çıkan bir yağış vakayıdır. “Elmas tozu” ismi verilen yağış cinsi, genellikle düşük seviyelerde ve eksi 30 derecenin altındaki sıcaklıklarda oluşur. Son derece minik buz kristalleridir. “Elmas tozu” adını, havadaki buz kristallerine yansıttığı ışıltılı efektten alır. “Siklonik yağmur”, tazyik farkından dolayı ortaya çıkar. Barometrik tazyik değer düşüşü neden olur. Yükselen havanın dikine faaliyetlerle veya sıcak hava kütlesinin soğuk hava üzerinde tırmanarak soğumaya geçmesi ile alana kazanç. Bir siklon, dairesel rüzgar hareketi ile büyük bir pespaye tazyik bölgesidir. “Konvektif yağmur”, lokalize ısıtma sebebiyle havanın, daha sıcak olan yukarıya kesimlere hareketi sebebiyle ortaya çıkar. Atmosferde, hava parselinin konvektif tereddütlük veya dikey termal hareketler sebebiyle yükselmesi gidişatıdır. Adyabatik soğuma neticeyi oluşur. Yağışlar kısa süreli ve yoğun sağanaklar şekline reelleşir. Bu cins yağmurlar, 10 kmden daha az alanlarda oluşur. “Orografik yağmur”, dağlar gibi natürel topografik bariyerlere çarpıp yukarıya doğru yükselen nemli hava kütleleri nedeniyle ortaya çıkar. Hindistan’ın yüksek bölgelerindeki şiddetli yağışların çoğu, orografik yağmurlardır. Türkiye’de Karadeniz ve Akdeniz bölgelerindeki gizeme dağlarda kollanan yağış tipidir.