Son Haberler

Virgül Nerelerde Kullanılır?

-
Eylül 6, 2022
Virgül Nerelerde Kullanılır?

Virgül, nokta ile beraber en çok kullanılan noktalama işaretimizdir. Kullanım alanı oldukça geniş olan virgül, bir o kadar da yanlış kullanılan bir noktalama imidir. Virgülün kullanıldığı yerleri, tümce örneklemeleri ile altta ayrıntılıca inceleyebilirsiniz.

Virgülün kullanım alanlarını, misallerle birlikte şu biçimde sıralayabiliriz:

1. Tümcelerde, eş görevli sözcükleri ve sözcük gruplarını ayırmak için kullanılır. Eş görevli sözcüklerden kasıt, tümcedeki ögelerdir. Misalin yer bildiren ögeler ya da zaman bildiren ögeler arasına konur.

Kelime gruplarından da kasıt, ögelerin isim ya da sıfat tamlaması; çelişkiye; yansıma sözcük vs olmasıdır.

Bahsedilen gidişat, tümce içinde geçerlidir. Tümceler arasında değil. 

Misallersek: 

Masayı, sandalyeyi, bibloyu, şu koca yatağı taşımak kolay da koca bir ailenin hatıralarını taşımak kolay mı beyim?

2. Tümceler arasına da virgül konur. Yukarıyada bahsedilen gidişat, tümce içindeydi buradaki gidişat ise tümceler arasında geçerlidir. 

Misal: 

Kalktı yerinden, uzun uzun baktı köşesine, muhakkak ki seneler sonra ilk kere görülmüş bir aşk gibi bakıyordu odasına, baktı, baktı, baktı… 

3. Uzun tümcelerde, özne yüklemden uzaklaşabilir. Bu da tümcenin anlamını sarsar. Bu sarsıntı önlemek için böylesine uzun tümcelerde, özneden sonra virgül kullanılır. 

Misal tümce:

Yahya Kemal Beyatlı, edebiyatımızın göz bebeği olma yolunda ilerken benliklerine yenik düşmüş

; dile düşme korkusuyla aşkını terk etmiş, vefasız ama bir  o kadar duygusal lakin Türkçenin en arı en hoş halini bir ressam titizliğinde operasyonu bir şairdir.

4. Ara söz ya da tümce dediğimiz durumlarda, bu ara tümceleri bildirmek için ara tümcenin başlangıç ve bitiş yerine konur. Ara sözler, söz diziminde açıklama tümcelerdir; özneden sonra öznenin açıklamayıcısı olan bir tümce varsa bu ara tümceye açıklamalı özne denir. 

Misallersek:

Babam, mavi gözlü kavruk derili olan adam, seni görür görmez bir su misali kaydı ellerime. 
Türk şiiri, merhalesi Osmanlı olan ama kökü asla değişmeyen şiirimiz, bugün eser vermekten aciz bir halde can vermeyi beklemektedir. 

5. Tümce anlamına kuvvet katmak, tümce anlamını pekiştirmek için alakalı sözcükler arasına virgül konur. Bu sözcükler, kimi zaman, tekerrür eden sözcüklerdir. 

Misallersek: 

Usuma sen, yeniden sen, hep sen, sen…

6. “dedi” tümce kalıbında, alıntılan tümce tırnak işareti ile gösterilmek zorunda değildir; “dedi”’den evvel konulan virgül, alıntı tümceyi gösterecektir. 

Misal:

Ekmek almaya gitmem, diye dayanıyordu annesine. Öcü var, dedi bakkalda; makûs makûs bakıyor bana, dedi. Sustular. 

7. Terbiyeyi eserlerde, konuşma çizgisinden sonra alıntılanan tümcenin sonuna konur. 

Kır saçlarının karşısında oturan pırasa bıyıklı, dinlenecek gibi:

– Keyifsizsin bugün, dedi. Köpoğlu da ne sözler var ya. Sırf matrak dürzü, dedi.

Vüsat O. Bener, Dost ~ Yaşamasız , s. 149 , YKY. 

8. Bayağı yazılarda da konuşma çizgisiyle yazılan alıntı sözcüklerde “dedi” ifadesinden sonra virgül konur.

Annem:

– İyi bakmazsa böyle hasta olur işte, dedi. 

9. Tümceye pekiştirme, ret, itiraz ya da kabul anlamı veren; evet, hayır, asla, pekala, pekiyi, tamam, başımla birlikte, afiyetle, hadi, hey vs. gibi sözcüklerden sonra virgül konur. 

Misallersek:

Evet,  Türk halkı tarihini bilse bunlar gelmeyecekti başımıza. Belki de mutsuz bir ittifak yaptık tarihte. Hayır, tarihimizi öğrenmeyerek cahil ile yaptık ittifakımızı. Yazık… 

10. Tümcede yakın anlamlı kelimeler varsa, bu sözcükleri anlamını ayırmak için belirtilen kelime ya da kelime grupları arasına virgül konur. Bu biçimde tümcede anlam karmaşası aşılır. 

Misallersek: 

Yaşlı diyemeyeceğim küçük, minyon tipli, çıtı pıtı bir kız geldi müdür olarak. Eski otoriter, dediğim dedik, dik başlı yönetçilere inat geldi sanki buraya.

11. Özellikle mektup ya da söylev stili eserlerde, eserin ithaf edildiği bireye hitap edilirken hitap tümcesinden sonra virgül konur. 

Misal:

Ey Türk gençliği,

Birinci görevin Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini sonsuza kadar muhafaza ve müdafaa etmektir.

M.Kemal Atatürk, Gençliğe Nutuk, 20 Ekim 1927 

12. Matematikte, kesirlerin bütün ve kesir kısımlarını ayırmak için virgül kullanılır. 

34,6 otuz dört bütün onda altı 

13. Şayet metin içinde ard arda gelen değişik görevlerle kullanılan zarf fiil ilaveleri varsa bu ilavelerin oluşturdukları zarf tümleçlerini ayırmak için virgül kullanılır. Aşinayı gibi zarf tümlecinin dört görevi vardır: gidişat, zaman, vasıta, ölçü. Bu dört gidişat için de zarf fiil eklerinden yararlanır. Virgül iste, gidişatları ayırmak için kullanılır. 

Misallersek:

Konuttan gitme kararını verirken en çok annesini düşünmüştü. Bu surattan yemek annesinin suratına baka baka, fısıldayarak, o komiğe gülerek konuşuyordu. 

14. Birey ya da işaret zamiri şayet ki tümcede özne olarak kullanılacaksa zamirden sonra virgül konması gerekir. Aksi taktirde zamir, isimle birleşerek sıfat muamelesi görür ve tümce anlamı değişir.

Misallersek:

O kitabı alıp gelmiş.  > O kitap, sıfat tamlaması ve “o” işaret sıfatıdır.

O, kitabı alıp gelmiş. > O, tümcenin öznesi vaziyetinde ve birey zamiridir.

15. Yazı ya da rastgele bir bilimsel yazıda kaynakça belirtirken, yazar – eser –basımevi – basım seneyi bilgilerinin arasına virgül konur. Sonuna ise nokta konur. 

Misal:

AHMAD, S. Maqbul, Coğrafya Türkiye Diyanet Vakfı, İslam Ansiklopedisi, sene: 1993, cilt: 8,  sayfa: 50-62AK, Mahmut, Coğrafya, Türkiye Diyanet Vakfı, İslam Ansiklopedisi, sene:1993, cilt: 8, sayfa: 62-66

Virgülün Kullanılmadığı Yerler

İkilemelerin arasında virgül kullanılmaz.

Güle güle git, güle güle gel. 

Tekerrür eden yansıma sözcüklerde virgül kullanılmaz. 
Horul horul uyuyordu yeniden. 

“Ama, lakin, fakat, zira…” gibi açıklayıcı ya da tümcedeki yargının antisini oluşturacak tümcelerde, bağlaçtan evvel virgül konmaz. Tek başına bağlaç zati virgülün anlamını da kapsar. Sana gitme demeyeceğim ama gitme Lavinia… Özdemir Asaf, Lavinia 

“ve , veya, ya da” bağlaçları zati virgülün görevini yerine getiren bağlaçlardır. Bu bakımdan bahsi geçen bağlaçlardan evvel veya sonra virgül kullanımı gereksizdir. 

Bu hayat ve ben, bir cinsli uyuşamayan bir kadın ve bir erkek gibiyiz. 

İsim tamlamasının arasına virgül konmaz.

Türkiye’nin anayasası devrimci ve her zaman laik kalması gereken bir bedeldir. 

Tek bir sıfatla oluşturulan sıfat tamlaması arasına virgül konmaz. Şayet sıfat tamlamasında birden çok sıfat varsa o sıfatlar arasına virgül konabilir. 

O kadın ve yaşlı adam el ele tutuşmuşlardı.

Sert, mimiksiz, katı, çelikten suratı bir anda yumuşadı. 

İlgeç grupları arasına virgül konmaz. İlgeçler, zati tek başına anlamı olmayan isim sreyli sözcüklerdir, ilgeç ile ilgeçten evvel kullanılan ismin arasına virgül koyduğunuzda, ilgeci tek başına vazgeçmiş olursunuz. Bu bakımda ilgeç grupları virgül ya da başka bir noktalama işareti yerine kullanılmaz. Misallersek :

Senin gibi egoistini de ilk kere gördüm.

İsnad grubu olarak adlandırılan zamir ve iyelikli isim arasına virgül konmaz. 

 Benim kadınım olacaktı, benim ailem, benim konutum, benim aşkım olacaktı. Onların evinde ne işi vardı bu nazik ellerin?

Metinde tekerrür eden “hem … hem , ya … ya, ne … ne” gibi bağlaçlar zati tümcede bağlama görevindedir. Bu bakımdan bu bağlaçlardan sonra ya da evvel virgül koymaya gereksinim yoktur. Misallersek :

Hem işe gitmez hem para yer hem de haykırır çağırırdı.

Ya kazanacaksın bu sınavı ya kazanacaksın!

Bağlaç olarak ve pekiştirme anlamında kullanılan -de / -da bağlacından sonra virgül konmaz.

Gel de gülme bu işe.

Şartlı bileşik tümcelerde koşul kipinden sonra virgül kullanılmaz. Misallersek:

Seviyorsan git konuş bence.

Zarf fiil eklerinden –ken, – ıp , -ip, -up, -üp, -ince, ınca… sonra virgül konmaz. Misallersek:

Gelip gidip bana soru sormayan artık!

Sözde soru tümcelerinde, başka bir deyişle sonuna soru işareti almayacak tümcelerde, kullanılan –mı / -mi ekinden sonra virgül kullanılmaz. Misallersek :

Konuştu mu susmak öğrenmez birisine benziyor bu adam da.

### Virgül aynı zamanda diksiyon için de ehemmiyetlidir. Hoş ve tesirli konuşmak için virgüllü tümcelerle, virgülün olduğu yerde yarım nefeslik durmak gerekir.

Bu yazı 2009 Türk Dil Kurumu Yazım ve Yazım kaidelerine göre yazılmıştır. Yazıda alıntı misaller, nereden alıntılandıkları gösterilecek biçimde ayarlanmıştır. Kaynak belirtilmeyen rastgele bir alıntı yoktur, kaynak belirtilmeyen misaller özgün yazıdır.