Son Haberler

Türk Dil Kurumu (TDK) Nedir? (Tarihi, Amacı)

-
Eylül 20, 2022
Türk Dil Kurumu (TDK) Nedir? (Tarihi, Amacı)

Türkçenin geliştirilmesi ve korunması için mücadele sarf eden Türk Dil Müesseseyi, methiyeler, tenkitler ve müzakereler arasında çalışan bir bilim kuruluşudur.

Türk Dil Kurumu TDK Nedir? Tarihi, Amacı

Türk Dil Müesseseyi Türk Dil Kurumu, Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Müesseseyi’na bağlı bir kuruluştur. Tüzel şahsiyeti olan kamu müesseseyidir. Türk dilinin zenginliğini ortaya çıkarmak emeliyle kurulmuştur. Ayrıca, “Türkçeyi diğer diller arasında kıymetine yaraşır bir şekilde yükseltmek” emelini güder. Türk dili ile alakalı çalışmalar yapan ve bu çalışmaların neticelerini yayınlayan kuruluştur. Merkezi Ankara’da bulunan Türk Dil Kurumu, Türkçeyi zenginleştirmenin yanında yabancı sözcüklerin Türkçe karşılıklarını da bularak dil dejenerasyonunun önüne geçmek için mücadele sarf ediyor. Yabancı sözcüklerle dolu tabelalar, medyadaki yabancılaşmış dil, teknolojik dejenerasyon ile gayret eden Türk Dil Kurumu, methiyeler ve tenkitler arasında, 1932 senesinden beri vazifesini yürütmeye çalışıyor.


Tarihçesi

Türk Dil Kurumu, 12 Temmuz 1932 tarihinde Atatürk’nam emriyle kurulan dil bilim müesseseyidir. İlk kurulduğunda “Türk Dili Muayene Toplumu” ismi verilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, 1932 senesinden itibaren vefatına kadar müessesede “kurucu ve gözetici genel başkan” sıfatıyla yer aldı. Diğer kurucuları, hepsi milletvekili olan yarıyılın ünlü edebiyatçıları Samih Rıfat Horozcu, Ruşen Eşref Ünaydın, Celâl Sahir Erozan ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu’dur. Müessesenin ilk başkanı Samih Rıfat Horozcu’dur. İsmet İnönü de, Atatürk’nam vefatından sonra 25 Aralık 1973 senesine kadar “gözetici başkan” sıfatıyla yer almıştır.

Türk Dil Kurumu’yla alakalı bazı ehemmiyetli tarihleri şöyle sıralayabiliriz;

26 Eylül – 5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Epilepsiyi’nda Birinci Türk Dil Kongreyi yapıldı. Kongrede, “lügat-ıstılah, gramer-sentaks, derleme, lenguistik-filoloji, etimoloji ve yayın” kollarında çalışma yapılması kararlaştırıldı. Sonraki kongrelerde bu kollardan kimileri böldü, kimileri tekerrür birleştirildi; ancak ana çatı değiştirilmedi.
İlk dil kongresinin açılış günü olan 26 Eylül, her sene “Dil Bayramı” olarak kutlanıyor.
1934 senesinde yapılan kongrede Toplum’in ismi “Türk Dili Araştırma Müesseseyi” olarak değiştirildi.
1936 senesindeki kongrede müessesenin ismi “Türk Dil Müesseseyi” oldu.
Atatürk’nam sıhhatinde Tarama ve Derleme Sözlüğü ile alakalı çalışmalar başladı.
1940’lı senelerde Divânu Lügati’t-Türk ve Kutadgu Bilig isimli yapıtlar yayınlandı.
Atatürk’nam vefatından sonra Türk aydınları arasında “Öz Türkçe” akımı tartışıldı. Türk Dil Kurumu, 1983 senesine kadar bu akımın liderliğini sürdürdü.
Türk Dil Kurumu, 1940 senesinde “kamu bereketine çalışan dernekler” statüsüne alındı.
1951 senesinde Demokrat Parti hükümeti tarafından müessesenin tahsisatı kesildi.
1982 Tüzüğü’nın ardından 1983 senesinde Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Müesseseyi, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Müesseseyi çatısı altında devletleştirildi ve dernek tüzel şahsiyetlerine son verildi.

Atatürk, 1 Kasım 1936’da Türkiye Büyük Halk Meclisi’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi 5. yarıyıl 2. kanunuma senesinin açılış konuşmasında Türk Dil Müesseseyi ve Türk Tarih Müesseseyi hakkında şunları söyledi; “Türk Tarih Müesseseyi ile Türk Dil Müesseseyi’nun her gün yeni asıl ufuklar açan, ciddî ve sürekli çalışmalarını methiye ile anmak isterim. Bu iki milli müessesenin, tarihimizin ve dilimizin, karanlıklar içinde unutulmuş derinliklerini, dünya kültüründe başlangıcı temsil ettiklerini, kabul edilebilir bilimsel evraklarla ortaya koydukça, yalnız Türk ulusunun değil, tam bilim dünyasının alakasını ve uyanmasını sağlayan, kutsal bir vazife yapmakta olduklarını güvenle söyleyebilirim.”

Türk Dil Kurumu, 1955-1983 seneleri arasında muhtelif dallarda ödül verdi. Ödüller, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Müesseseyi bünyesine alındıktan sonra 1983 senesinde kaldırıldı. Türk Dil Kurumu ödülü alan ünlü adlardan kimileri şunlardır; Emre Kongar 1977 bilim ödülü, Behçet Necatigil 1964 sanat ödülü, Kemal Tahir 1968 roman ödülü, Orhan Kemal 1969 hikaye ödülü, Aziz Nesin 1970 reyin ödülü, Çetin Altan 1978 sınama-tenkit ödülü.

Emeli ve Projeleri

Türk Dili Muayene Toplumu ilk kurulduğunda emeli, “Türk dilinin öz hoşluğunu ve varsıllılığını ortaya çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında kıymetine yaraşır yüksekliğe ulaştırmak” olarak tanımlanmıştır. Türk Dil Kurumu’nın günümüze müteveccih emellerini şöyle başlıklarla sıralayabiliriz;

Türkçeyi bilim, kültür, edebiyat ve öğretim dili olarak geliştirmek ve yaygınlaştırmak.
Türkçenin her alanda doğru, hoş ve tesirli kullanılmasına katkıda bulunmak.
Türk dilinin zenginliklerinin korunup işlenerek gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak.
Akademik altyapıyı ve müessesesel teçhizatı kuvvetlendirerek müessesenin Türk dili alanındaki bilimsel yetkinliğini ortaya koymak.

Türk Dil Kurumu bünyesinde, bu emeller çerçevesinde ilmî çalışmalar yürüten kollar bulunuyor: Türk Yazı Dilleri ve Ağızları Kolu, Türkçenin Eğitimi ve Öğretimi Kolu, Kitabe Bilimi Kolu, Sözlük Kolu, Yayın ve Tanıtma Kolu, Dil Bilimi ve Dil Bilgisi Kolu.

Türk Dil Kurumu’nın devam eden projeleri de şunlardır; Türk Dili ile alakalı yabancı dillerdeki temel yapıtların çeviri edilmesi, Türkiye Türkçesi Köken Bilgisi Etimolojik Sözlüğü’nün hazırlanması, Türk işaret dili sisteminin oluşturulması, İşaret Dili Sözlüğü’nün hazırlanması, uzaktan öğretim usulüyle yabancılara Türkçe öğretimi yazılımı, değişik kültürlerin temel düşünce ve ilim yapıtlarının Türkçeye tercümesi, Türk dili Dokümansalı ve filmi üretimi…

Türk Dil Kurumu’nin Yabancı Sözcüklere Önerdiği Türkçe Karşılıklar

Türk Dil Kurumu, Türkçenin dejenerasyonunun önüne geçmek için Türk toplumunun diline yerleşmiş bazı yabancı sözcüklere Türkçe karşılıklar buluyor. Türk Dil Kurumu bünyesindeki Yabancı Sözcüklere Karşılıklar Çalışma Grubu tarafından yurttaşlardan gelen teklifler de dikkate alınarak bazı yabancı kelimeler Türkçeleştiriliyor. Türkçe karşılıklı kelimeler tanımlanırken, sözcüklerin kısaltılabilirliği, kısaltıldığına başka bir sözcüğün anlamıyla karışıp karışmadığı, telaffuzu ve cemiyetteki yansıması dikkate alınıyor. Türk Dil Kurumu, kendi bünyesindeki üniteleri dışında yurttaşlardan da “Türkçe karşılıklar” için teklifler alıyor.

Türk Dil Kurumu’nın tanımladığı Türkçe karşılıkların bir hayliyi seçim edilmeyebiliyor. Başka Bir Deyişle dile yerleşen yabancı sözcüklerden kolay kolay bırakılmıyor. Bunun nedeni kültürel dejenerasyonla da iletişimli. Başka Bir Deyişle kültürler yabancılaştıkça dil de yabancılaşıyor. Bu nedenle Türk Dil Kurumu’nin Türkçeyi zenginleştirme ve koruma gayreti milletin takviyeyi ile doğru orantılı olarak değişiyor.

Türk Dil Kurumu, son olarak Eylül 2017 tarihinde yaptığı bir bilgilendirme ile bazı yabancı sözcüklere Türkçe karşılıklar tanımladığını açıkladı. Bu kelimeler ve Türkçe karşılıkları şunlar; petrol yer yağı, doğalgaz yer gazı, SMS kısa bilgi, kısa haber, hyperloop sürat kovanı, smoothie karsanbaç, julyen şerit doğrama, store sarma perde.

Türk Dil Kurumu’nin bazı yabancı kelimeler için tanımladığı; ancak pek kullanılmayan Türkçe karşılıkları da şöyle sırlayabiliriz; arma belirtke, aspiratör emmeç, banliyö yörekent, bypass köprüleme, billboard ilanımlık, yonga yonga, dart oklama, duayen aksakal, ekspres özel ulak, eküri ahırdaş, gurme tatbilir, happy hour indirim saatleri, kapora güvenmelik, klip görümsetme, light yeğni, lot tutam, metroseksüel bakımlı erkek, migren yarım baş sızısı, navigasyon yolbul, ordövr yemekaltı, panik ürkü, prime time altın saatler, raket vuraç, reenkarnasyon ruh göçü, self-servis seçal, sürpriz şaşırtı, terör yıldırı, tirbuşon burgu, tribün sekilik, türbülans burgaç, ultrason yansılanım, voleybol uçan top, zapping geçgeç.

Süreli Yayınlar

Türk Dil Kurumu bünyesinde bazı süreli yayınlar bulunuyor. İlk rakamı Ekim 1951 tarihinde yayınlanan “Türk Dili” isimli dil ve edebiyat mecmuası, aylık bir mecmuadır. Altı ayda bir yayımlanan “Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Mecmuası”, beynelmilel hakemli bir mecmuadır. Kazak, Kırgız, Tatar ve diğer Türk topluluklarının dil ve edebiyatla alakalı araştırmalarını yayımlar. “Türk Dili Araştırmaları Seneliği – Belleten” de senede bir kere yayımlanan ve bilimsel araştırmaları kapsayan bir seneliktir. Türk Dil Kurumu, aynı zamanda senede 30 ila 40 bilimsel yapıtı da yayın dünyasına kazandırmaktadır.

Sözlükler

Türk Dil Kurumu bünyesinde, internet sitesinde çevrimiçi olarak da yararlanılabilen 14 değişik sözlük bulunuyor: Aktüel Türkçe Sözlük, Sesli Türkçe Sözlük, Büyük Türkçe Sözlük, Şahıs İsimleri Sözlüğü Türk Lehçeleri Sözlüğü, Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü, Bilim ve Sanat Terimleri Sözlüğü, Derleme Sözlüğü Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü, Atasözleri ve Tabirler Sözlüğü, Tarama Sözlüğü, Türk İşaret Dili Sözlüğü, Beynelmilel Metroloji Sözlüğü, İlaç ve Eczacılık Terimleri Sözlüğü, Hemşirelik Sözlüğü Yazım Rehberi, LexiQamus: Osmanlıca Kelime Çözücü.

Türk Dil Kurumu Temelli Müzakereler

Türk Dil Kurumu, politik ve aktüel mevzularda yapılan muhtelif münakaşaların odağında yer aldı. Türk Dil Kurumu’nın bazı teklifleri münakaşalara yol açarken, bazen de gerçek değil iddialarla tenkit oklarını üzerine çekti. Bunlardan kimileri şunlardır;

Suriye’deki iç savaş nedeniyle yapılan haberlerde, Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın ismi bazı basın kuruluşları tarafından “Beşar Esed” olarak kullanıldı. Türk Dil Kurumu, bunun üzerine “Beşşar Esed” ismini önerdi.
2012-2013 senelerinde Mısır’daki protestoların ardından Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin vazifeden alınması üzerine Türk Dil Kurumu, “darbe” sözcüğünün tanımını değiştirmekle tenkit etildi. Türk Dil Kurumu, bir açıklama yaparak bu iddiayı reddetti.
2013 senesindeki Gezi hadiselerini tenkit eten yarıyılın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, eylemcilere “çapulcu” dedi. Bunun üzerine Türk Dil Kurumu’nın, “çapulcu” sözcüğünün “Başkasının mülkünü alan, yağma, talan eden kimse, talancı, yağmacı, plaçkacı” biçimindeki anlamını, “Kumpasa ters tavırlarda bulunan, kumpası bozan, plaçkacı” olarak değiştirdiği iddia edildi. Türk Dil Kurumu, bu iddiayı reddetti ve farklılık yapılmadığını açıkladı.
Mart 2015 tarihinde “müsait” sözcüğünün anlamının “flört etmeye hazır olan, kolayca flört edilen kadın olarak verilmesi uzun süren münakaşalara yol açtı. Türk Dil Kurumu, bunun üzerine, “Sözlükçünün misyonu bir sözcüğe kendi başına, masa başında yeni bir anlam katmak değil, yazı dilinde ve günlük dilde kullanılışlarına bakıp var olanı tespit ederek sözlüğe yansıtmaktır.” biçiminde bir açıklama yaptı.

Atatürk’nam, el yazısı ile kaleme aldığı vasiyetindeki Türk Dil Kurumu ile alakalı kısım…

Bunları Öğreniyor Musunuz?

Atatürk’nam dil ile alakalı bir sözü şöyledir; “Ülkesini, yüksek istiklâlini gözetmesini bilen Türk halkı, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.”
Atatürk, vasiyetinde, malvarlığının bir kısmını Türk Dil Kurumu’ya ve Türk Tarih Müesseseyi’na bağışladı.
Günümüzde kullanılan matematiksel terimlerin hemen hemen tamamı Cumhuriyet kurulduktan sonra Türk Dil Kurumu tarafından Türkçeye kazandırılmıştır.
2017 seneyi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde “Türk Dili Seneyi” olarak duyuru edildi. Bu emelle, Türkçenin son asırda yaşadığı kimi meselelere ve bunların çözüm yollarına daha fazla dikkat toplamak ve duyarlılık oluşturmak için 2017 seneyi süresince bir dizi bilim, kültür ve sanat faallikleri düzenlendi.
Türk Dil Kurumu’nın hazırladığı ve 2011 senesinde 11. baskısı yayımlanan Türkçe Sözlükte 122 bin etrafında kelime bulunuyor.
Türk Dil Kurumu bünyesinde takribî 800 yayın, 40 Bilim Heyeti azası ve 17 dil uzmanı bulunuyor. Bilim Heyeti abonelerinin 20’si Yüksek Öğretim Heyeti YÖK; 20’si de Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Müesseseyi tarafından seçiliyor. Azaların bir hayliyi Türk üniversitelerinde çalışan Türkologlardır. Aynı zamanda bir araştırma kütüphanesi ve gezici kütüphaneleri bulunmaktadır.
Türk Dil Kurumu’nın bünyesinde takribî 80 personel bulunmaktadır. 2017 seneyi bütçesi 15 milyon 778 bin liradır.
Prof. Dr. Mustafa Sinan Kaçalın, 2012 senesinden bu yana 2017 Türk Dil Kurumu başkanlığı vazifesini yürütüyor.