Son Haberler

Teşbih Sanatı Nedir?

-
Eylül 11, 2022
Teşbih Sanatı Nedir?

Teşbih sanatı edebi sanatlar mevzusunda işlenir. Edebi sanatlar ya da öteki ismiyle laf sanatları bir kelimenin gerçek anlamından uzaklaşarak yeni anlamlar kazanmasıdır. Türk edebiyatında laf sanatlarının en çok kullandığı devir Osmanlı edebiyatı devridir. Bir öteki ismiyle divan şiirinde sanatsız tek bir dize bile bulamazsınız. Hatta bir beyitte birden fazla sanat kullanılması daha sonra adet edinilmiştir.

Laf sanatları genelde nazımda ve nesirde aynıdır; başka bir deyişle nazım için ayrı nesir için ayrı laf sanatı yoktur. Kullanımlar ortaktır. Yalnız ayrım yalnızca kimisin nazma kimisin nesre özgü olmasıyla başlar. Bu bakımdan edebi sanatlar üç kolda araştırılır:

1. Mecazlar

2. Anlamla Alakalı Sanatlar

3. Lafla Alakalı Sanatlar

Teşbih, mecazla alakalı laf sanatlarında değildir zira teşbih sanatında kelimelere gerçek anlamlarından daha güçlü anlamlar verir. Mecaz sanatının emeli kelimeleri gerçek anlamları dışında kullanarak lafa hoşluk, canlılık vermektedir  ama teşbihte kelime gerçek anlamı dışında kullanılmaz.

Teşbih / Benzetme

Teşbih, Arapça olup şbh sülasisinden kazanç. Reel anlamı “benzetmek” olarak verilir. Teşbihte dikkat edilmesi gereken nokta, bu sanatta mecaz anlamın değil gerçek anlamın kullanılıyor olmasıdır. Ayrıca teşbihte iki kelime olmalı ve bunlar arasında benzetme emeli güdülmedir. O zaman teşbih sanatında:

– İki öğe olmalıdır.

– İki kelime öğe gerçek anlamıyla kullanılmalıdır.

– Emel, lafı daha güçlü kılmaktadır.

– Bu emeli reelleştirmek için aralarında anlam alakası bulunan iki şey kullanılır.

Bu balakaları derleyip teşbih sanatının tanımını şu biçimde yapabiliriz :   Lafı daha tesirli söylemek için aralarında anlam alakası olan iki öğeden, eforsuz olanı güçlü olana benzetme sanatıdır. Burada, nicelik değil kalite ehemmiyetlidir. Bu sanatta kelimelerin gerçek anlamları kullanıldığı için teşbih, mecaz sanatlarından değildir.

Teşbih sanatında benzetme öğeleri vardır. Öteki sanatlardan değişik olarak iki öğe kullanıldığı için bu öğeleri ve bu öğeleri birbirine bağlayan detayları görmemiz gerekir:

Benzetme Sanatının Öğeleri

Benzetilen

Benzeyen / benzetmelik

Benzetme Doğrultuyu

Benzetme İlgeci

Yukarıdaki dört öğe, bütün bir benzetmede kullanılan dört öğedir. Bu öğelerin azalması ya da değişik biçimlerde kullanılması ile teşbih sanatının 5 cinsi ortaya çıkmıştır:

Detaylı Benzetme

Kısaltılmış Benzetme

Pekiştirilmiş Benzetme

Hoş / Uz Benzetme

Yaygın Benzetme

Biz evvel, benzetme öğelerini göreceğiz; daha sonra benzetme cinslerine bakacağız. 

1. Benzetilen: Öteki ismiyle müşebbeh olan öğe, öğeler arasındaki en eforsuz öğedir. Birbirine benzetilen şeylerden kalite bakımından en cılız şeydir.

2. Benzetmelik / Benzeyen: Kendisine benzetilen, benzetmelik ya da daha öncekilerin tabiriyle müşebbehün- bih olarak da anılır. Benzetmedeki en üstün en güçlü öğedir. Kendisine benzetme yapılan unsurdur.

Benzetilen ile benzeyen için daha öncekiler tarafeyn-i teşbih derlerdir.

3. Benzetme Doğrultuyu : Daha Öncekiler vech-i şebeh, maksad-ı teşbih de derlerdi. Benzetme doğrultuyu, birbirine benzeyen şeyler arasındaki alaka, bağdır. Başka Bir Deyişle benzetilen ile benzeyen arasındaki ortak noktadır. Bu ortaklılar da  4 ‘e böler:

3.a. Akılsal : isminden de anlaşabileceği gibi buradaki ortak şeyler akli ve mantıki şeylerdir.

3.b Duyusal: Beş duyu uzvumuzla algılayabileceğimiz benzerliklerdir.

3.c İmgesel : Yalnızca hayal eforumuzla kavrayabileceğimiz soyut benzerliklerdir.

3.d Düşsel : Gerçek olmayan benzerliklerdir. İmgesel de hayal eforumuzla idrak etsek de küçük bir hakikatlik vardır fakat burada yoktur.

Bir benzetme, benzetme doğrultuyu üç biçimde olur:

3.1. Müfred : Benzetme doğrultuyu yalnızca bir tanedir.

3.2. Mürekkeb : Birkaç benzetme güzergahından oluşur. Bu birden fazla benzetme doğrultusundaki özellikler anlamca birbirinden bağımsız değildir ve şayet bir anlam alakası ortadan kalkarsa anlam bozulur.

3.3. Müteaddid : Burada da birden fazla benzetme doğrultuyu vardır ama benzetme istikametleri, mürekkeb benzetmedeki gibi birbirine anlam bakımından bağlı değildir. Birisi ya da birkaçı çıkarılırsa anlam bütünlüğü hasar görmez.

4. Benzetme İlgeci : Daha Öncekilerin tabiriyle ilgeç-ı teşbih ya da taşıt-ı teşbih de denir. Kelimeler arasında anlam alakası kuran ilgeçlerdir. Teşbih için en sık kullanılan ilgeçler şunlardır :

gibi, big,i, sanki, kadar, meğerse ki, güya, tıpkı, gûne, misl, misillü, nitekim, niteki, örnek, sıfat, manend, çün, sanki, çü , çün, angın gibi, yeminin, benzer…

Benzetmenin 5 cinsi olduğundan bahsetmiştik, bu cinsleri gözden geçirelim:

A. Detaylı Benzetme: Teşbih-i mufassal da denir. Benzetme öğesinin dört öğesi de  vardır. Bu benzetmeye bütün benzetme diyenler de vardır:

Misaller

1

Gülerek şive ile bezme o şûhun gelişi

Benzer ol nükteye kim tab-ı sühan-dâna kazanç Nedim

Benzetme doğrultuyu  :  Nüktedan olmak

Benzetme ilgeci : Benzer 

Benzeyen: Sevgili/ şûh

Kendisine benzetilen :  tab-ı sühan-dân

2

Gül hasretinle yollara dutsun kulağını

Nergis gibi kıyâmete dek çeksin intizâr Baki

Benzetme doğrultuyu  :  İntizar sürüklemek 

Benzetme ilgeci : gibi 

Benzeyen: Gül

Kendisine benzetilen :  Nergis

3

Titreyen dallarını açıp göklere kadar,

Hıçkıracak ney gibi sülün breyli kavaklar

Talihimin göğsümde tutukladığı canavar

Derin çatırtılarla kıracak mahpesini… Nitelik Mahir Kocatürk – Şairin Vefatı

Benzetme doğrultuyu  :  Hıçkırmak

Benzetme ilgeci : gibi 

Benzeyen: sülün breyli kavaklar Burada da bir benzetme var, kavakların boyu sülüne benzetilmiş

Kendisine benzetilen :  ney

4

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik    

Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik Yahya Kemal Beyatlı – Akıncılar

Benzetme doğrultuyu  :  Şen olma 

Benzetme ilgeci : gibi 

Benzeyen: Bin atlı

Kendisine benzetilen :  Çocuklar

5

Kalb-i  âşık gibi virân ettiler mey-hâneyi

Bî-nevâlar ahidine döndürdüler peymâneyi Sani

Benzetme doğrultuyu  :  Yıkık etmek 

Benzetme ilgeci : gibi 

Benzeyen: Meyhâne

Kendisine benzetilen :  Kalb-i  âşık

B. KISALTILMIŞ BENZETME

Benzetme doğrultuyu söylenmemiş benzetmedir. Öteki öğeler kullanılmıştır.

Misaller:

1

Âb-gine içinde mey gibidir

Leb-i la’lin hayâli dilde müdâm Baki

Benzetme ilgeci : gibi 

Benzeyen: Leb-i la’lin hayâli

Kendisine benzetilen :  Âb-gine içinde mey

Çeviri: O kırmızı dudağının hayali, göz yaşı kolisinin içindeki mey gibidir.

2

Ârızın âb-ı nâbdır gûyâ

Zekânın bir habâbdır gûyâ Baki

*İki adet benzetme vardır; her mısrada ayrıca benzetme kullanılmıştır.

Benzetme ilgeci : gûyâ 

Benzeyen: Arız / zeka

Kendisine benzetilen :  Âb-ı nâb / habâb

3

Sinesi destindeki peymaneden berrak u saf

Rûhları destindeki sahbâ-yı terden kırmızı Nedim

*İki adet benzetme vardır ve benzetme ilgeci kullanılmamıştır. Bu cins vaziyetlere rastlanabilir.

Benzetme ilgeci : –  

Benzeyen: Sine / rûh

Kendisine benzetilen :  berrak u saf / kırmızı

 C. PEKİŞTİRİLMİŞ BENZETME

Teşbih-i müekked de denir, bu benzetmede benzetme ilgeci bulunmaz. Öteki öğeler vardır.

Misaller

1

Aşk bir şem-i İlahidir benem pervanesi

Şevk bir zencirdir gönlüm anın divanesi Hayali

* İki adet benzetme vardır

Benzetme doğrultuyu  :  Şem ile pervane öyküsü , pervane böceğinin kesintisiz ışığın peşinde koşması / zencir başka bir deyişle zincir; zincirin içe içe geçmesi

Benzeyen: Aşk / şevk

Kendisine benzetilen :  şem-i İlahidir / zencir

2

Câm-ı zerrin ü mey-i yâkût-rengi neylesin

Şol gedalar kim şafak bâde güneş peymanedir Necati

* İki adet benzetme vardır

Benzetme doğrultuyu  :  bade için renk, peymane için cisim

Benzeyen: şafak / güneş

Kendisine benzetilen :  bade / peymane

3

Ârızında ol iki zülf-i girih-gîrin senin

Suya konmuş iki garrâ taze sünbüldür bana Bâkî

Benzetme doğrultuyu  :  Renk gara beyaz demektir ve renk

Benzeyen: zülf-i girih-gîrin Saçın düğümündeki bağ

Kendisine benzetilen :  Suya konmuş iki garrâ taze sünbül

D. UZ  BENZETME / HOŞ BENZETME

Teşbih-i beliğ olarak anılır ve sıkça kullanılır. Yalnızca benzetilen ve benzeyenin söylendiği teşbih sanatıdır. Dört öğeli benzetmeye göre daha güzel görülmüş daha çok kullanılmıştır.

Misaller:

1

İncü dişin lal’i- lebin genc-i saâdettir yeter

Kân içre gevher bitmesin lâ’l-i Bedahşân olmasın Ahmed-i Dai  

Benzeyen: Diş

Kendisine benzetilen :  İnci

2

Mukavves kaşların yayı atar kirpük okun her dem

Ne kim ol gamzeden gelse bana sehm-i saâdettir Şeyhî

* İki adet benzetme vardır

Benzeyen: Kirpik / kaş

Kendisine benzetilen :  Ok / yay

3

Ey kemân-ebrû şehid-i nâvek-i müjganınam

Bulmuşam feyz-i nazar senden senin kurbanınam Fuzuli

Benzeyen: Kaş

Kendisine benzetilen :  Keman

4

Gözyaşı encümünü rehber edinmezse şayet

Şeb-i gamda eremez âşık-ı gümrâh sana Necati

Benzeyen: Göz yaşı

Kendisine benzetilen : Encüm

5

Cevr odu yaktı beni yanımda durma ey gönül

Bir alevlenmiş âteşim kurb u civârımdan sakınm Fuzuli

Benzeyen: Aşık  ya da şair

Kendisine benzetilen :  Alevlenen ateş

D. YAYGIN BENZETME

Teşbih-i temsili de denir. Benzeyen ile benzetilen arasındaki birden fazla özelliklerin arda arda sayılmasıyla oluşur. Genelde evvel benzeyen ve benzetilen verilir, daha sonra özellikler sayılmaya başlanır.

Aşağıdaki misalde, çınardan maksat, vatandır. Başka Bir Deyişle “vatan” benzetilen, “çınar” kendisine benzetilendir. Şiirin tamamında anlam, çınar ve özellikleri üzerinden vatan temsil edilerek gitmektedir. Yaygın benzetme olan yer koyu renkle gösterilmiştir.

ÇINAR

Hani bir gün seninle Topkapı’dan

Geliyorduk, yol üstü bir meydan

Bir çınar gördük: Enli, breyli, vakûr

Bir ağaç; hiç eğilmemiş, mağrûr

Koca bir gövde; belki altı yüzyıl,

Belki ondan da fazla, düşünceli, ağır,

Kaygısız bir ömür sürüp gelmiş;

Öyle serpilmiş, öyle yükselmiş,

Ki etrafında kubbeler, damlar

Onu haşyetle izler gibidir.

Duyulan onun hep menâkıbidir.

Görülen hep odur uzaklardan;

Fakat ayyûka ser sürükleyen, uzanan

Bu mehabetli gövde çırçıplak,

Ne yeşil bir filiz, ne bir yaprak…

Kuruyor; âh, pek yazık! Şu derin

Şerha böğründe belki bir hain

Baltanın, bir gazaplı yıldırımın

Zehridir..Söyle ey çınar, bağrın

Hangi odlarla yandı? Hangi siyah

Kurt içinden kemirdi? Hasta, tebâh,

Seni kim şimdi bağlayıp saracak?

Kim şifalar verip de kurtaracak?

Söyle ey mustarip vatan, bşehirdir;

Sürüklediğin hangi kanlı seyyiedir?

Tevfik Fikret

Bunlar dışında çok az kullanılan benzetme cinsleri de vardır ama burada bunu işlemeye gerek görmüyoruz. Edebiyatımızda en çok kullanılan cinsler zati verilmiştir.