Son Haberler

Telmih Nedir?

-
Eylül 7, 2022
Telmih Nedir?

Telmih Türkçe lügatte “Anlatılmak istenen şeyi laf arasında imalı olarak emin etme, sarihçe söylememe” anlamına kazanç. Edebiyat terimi olarak ise bir terbiyeyi sanattır. Cem Dilçin ve Yavuz Bayram “benzetmeye dayalı anlam sanatı olarak” gruplandırmıştır.

Telmih, kısaca “andırma” olarak da tanımlanır. Bir metinde, şiirde veya laf arasında tarihi bir hadiseye, tarihi bir şahsiyete gönderme yapılır. Bu gönderme herhangi bir vaka olabilir; aşk öyküsü, atasözü, canlı – cansız varlık, tarihi bedeli olan bir eşya da olabilir. Bu anımsatmaya Telmih sanatı denir.

Telmih sanatında emel, andırdırılmak istenen vakayı, bireyi, vaziyeti ya da nesneyi uzun uzun anlatmak yerine bir iki kelime ile onu çağrıştırmaktır. Şiiri ya da metini okuyan birey çağrışım yapılan kelimeyi bulmalı ve telmihi tutmalıdır; yoksa şiir ya da metin oldukça ham kalır.

Telmih, şiirde katman oluşturur

Telmih sanatı, şiirde alt metin oluşturur. Şair, bazen anlatmak istediği şeyi telmih yaptığı öge arasına gizler. Telmih ögesini araladıkça başka anlamlar çıkar ortaya. Bu da çok katmanlı bir şiir oluşturur okuyucuya.Telmih ögesi, şiirde asıl anlamıyla verilip alt metinde daha değişik anlamlara yol açabilir. Fuzûlî’nin “Su Kasidesi” bu gidişata çok iyi bir misaldir ki örnekler kısmında bu kasidenin bir beyitini inceleyeceğiz.

Telmih sanatının kullanılma emeli…

Telmih sanatının şiirde kullanılma emeli şiire alt katman vermektedir. “Çağrışıma dayanan bu sanatta” [ İskender Pala]  andırdırılmak istenen şey uzun uzun açıklanmaz, bu bakımdan aslında az lafla çok şey anlatılır. Divan şiirinde emel tüm anlamı beyite sığdırmak olduğu için telmih sanatı çok fazla kullanılır. Yani ilk kullanılma emeli az lafla çok şey anlatmak, ikinci kullanım emeli beyite anlam derinliği kazandırmaktır.

Telmih sanatı genelde “temsil ve örneklendirme emelina yöneliktir.” [ İskender Pala]. Sonuçta telmih aslında şairin anlattıklarını tarihten örneklendirmedir.Telmih sanatını kullanan şairler, bazen de okuyucuya öğüt verir ya da anlattıklarının doğruluğunu kanıtlamak emeliyle kendisiyle aynı gidişata düşmüş tarihi bir karakteri okuyucuya örnek olarak sunar. Bir nkonutu onama ihtiyacını tarihteki öykülerden karşılar.

Telmih yapılacak öykü nreel seçilir?

Tarih oldukça geniş bir alandır. Telmih unsuru olarak kullanılacak tarihi hadiseler, bu koca tarih deryasından öylesine seçilmiş değildir. İlk koşul, o vakayın, çoğunluk tarafından bilinmesidir. Sonuçta bu sanat, tarihi öğretmez, tarihi andırdırır.  Yani telmih yapılacak tarihi hadiseler ünlü olmalıdır.

Telmih yapılacak tarihi vaka kesinlikle şiir ile anlam ve benzerlik ilişkisi içinde olmalıdır. Beyitle ilgisiz bir telmih, hata sayılır.“Telmihin reel malzemesi şiir dışı bilgilerdir.” [ İskender Pala]. Aslında şiirde bilgilen telmih de bilgidir. Bu bakımdan bu bilgi malzemesini dikkatli kullanmak gerekli kazanç. Telmih, şiirde, ne fazla göz önünde ne  de fazla kapalı olmalıdır. Yani okuyucunun gayret limitini zorlamadan telmih kendini emin etmelidir.Telmih, yakın tarihten seçilen konular üzerine de kurulur. Örneğin Osmanlı döneminde bir önceki saltanatın padişahının başarıları, kahramanlıkları, aşkları methedilebilir. Edebiyatımızda bu vaziyet genelde Kanuni Sultan Süleyman üzerine yapılır.  Sultan Süleyman övülürken Hürrem Sultan’a aşkı da telmih konusu olabilir.

Telmihler hangi konuları ele alır ?

Telmihin konuları çok muhteliftir. Telmih yapılan öyküleri alttaki başlıkta inceleceğiz ama genelde telmih konuları şu biçimdedir:

Aşk Aşk öyküleri ile
Aşkın verdiği acılar
Aşktan kaynaklı delilik
İlahi aşk
Devlet yönetimi
 Savaşlar
Din
Peygamber hayatları
Peygamber, peygamber yakını gibi mübarek bireylerin hoş ahlakları
Adetler
Örfler
Ananeler
Hukuk
Mucizeler
Yiğitlik, kahramanlık
Haksızlığa engel olma
Haksızlık
Aşkta rakibin kötülükleri
Zalimin zulümleri
Kurnazlık
Ayetler
Hadiseler
Vecizeler
Kıssalar vs…

Türk edebiyatında telmih konusu olan malzemeler…

Her kültürün daha doğrusu böyle bir sanatı olan her edebiyatın bir de telmih kaynağı vardır. Bu telmih kaynağı, cemiyetin edebiyatının nelerden etkilendiğini, cemiyetin hangi düzeylerden geçtiğini nreel bir sosyolojiğe sahip olduğunu anlatır. Bu bakımdan cemiyetlerdeki telmih konuları oldukça önemlidir.

Telmih Türk edebiyatına Arap ve Fars edebiyatından geçmiştir.  Türk halkımın kültürü ile birleşerek hoş bir karma oluşturmuştur. Bu bakımdan telmih malzemelerimizi İslamiyet’ten önceki konular ve İslamiyet’ten sonraki konular olarak ayırabiliriz.

İlk malzemeyi Arapların İslamiyet öncesi dönemi olarak bilinen Cahiliye Devri’nden alırız. Ahbârü’l-Arab ismi bilgilen başlıkta toplanır bu malzemeler. Ahbârü’l-Arab denildiğinde Arapların ilk tarihleri, destanları, efsaneleri, öyküleri anlaşılır. Burada bizim için en önemli öykü “Leyla ve Mecnun” öyküsüdür. Divan şiirinde özellikle gazellerde Leyla ve Mecnun değişik açılardan ele alınır.

Leyla ve Mecnun önemli bir telmih olduğu için bu konuda yeri gelmişken örnekler verelim:
Mende Mecnûn’dan füzûn âşıklık isti’dâdı var
Âşık-i sâdık menem Mecnûn’un ancak ismi var Fuzuli
Vezin : fâ’ilâtün / fâ’ilâtün / fâ’ilâtün / fâ’ilün
Açıklama : Burada Leyla ve Mecnun öyküsüne telmih vardır. Mecnun, Leyla aşkından çıldırmıştır ama Fuzuli burada ondaki aşk ateşinin Mecnun’dan daha fazla olduğunu söylüyor. Hatta Fuzuli, kendi aşkını o kadar geliştiriyor ki kendi aşkının yanında Mecnun’un Leyla uğruna can verdiği aşk için “yalnızca ismi” var diyerek onu küçümsüyor. Elbette burada telmih sanatının yanında mübalağ sanatı da vardır.

Kimi vaziyetlerde ne Leyla ne de Mecnun’un ismi geçer. Telmih, vaka üstünde yine bu iki aşığa getirebilir:

Âşiyân-ı murg-ı dil zülf-i perîşânındadır
Kande olsam ey perî gönlüm senin yanındadır Fuzûlî
Vezin : fâ’ilâtün / fâ’ilâtün / fâ’ilâtün / fâ’ilün

Şiiri günümüz Türkçesine çevirme ve açıklama: Ey Peri ! Perişan saçlarıma kuşlar yuva yaptılar  öğren ki sen nerede olursan ol benim gönlüm  her zaman senin yanındadır.

Bu beyitte telmih unsuru saçların çalı gibi olarak kuşlara yuva olmasıdır. Kays, Leyla aşkından çöllere düştüğünde kendine bakmaz, Mecnun’a Mecnun “çılgın” demektir döner. O kadar ki orman canlılarıyla çöl canlılarıyla konuşur. Saçları o kadar çok uzar ki kuşlar onun saçlarına yuva yaparlar. Şair, güçlü bir telmih yaparak ne Leyla’yı ne Mecnun’u ne de Mecnun’un reel ismi Kays’ı anmıştır. Hiçbirini anmadan bize bu vakayı andırdırdığı için zarif  ve sanatlı bir söyleyiş vardır. Elbette her şiir bu kadar galibiyetli değildir. Misal yine aynı vakayı anlatan ama cılız bir telmih örneği şu biçimdedir:

Ser-i tugda itdi oklar mekân
Tuyûr itdi Kaysın saçın âşiyân Nadiri
Burada, telmih unsuru olan Kays andırdırıldığı için Fuzuli’den daha cılız bir telmih görülmektedir.

Mecnun’un Leyla aşkı o kadar şiddetliymiş ki bu aşk artık fani aşk olmaktan çıkmış, ilahi aşka dönüşmüştür. Aşk öyküsünin bu kısmı tasavvufta oldukça fazla kullanılmıştır. Ulus edebiyatında da bu örneklere tesadüfmek mümkündür. Örneğin:

Mecnun oluban yürürüm
O yâri düşte görürüm
Uyanıp melûl olurum                   
Gel gör beni aşk neyledi Yunus Emre

Açıklama : Buradaki telmih unsuru Mecnun’un yürüyerek, dağları aşarak, çölleri geçerek sevgilisini araması daha sonra da Leyla ona geldiğinde onu tanımaması ve Mecnun’un artık Leyla’yı Allah’ta bulmasıdır. Yani Mecnun ve yürümek, Mecnun’un fani aşkının ilahi aşka dönüşmesinin telmihidir. Dizeyin tamamında bu öyküye atıflar vardır. İlk mısrada Mecnun ve yürümek, ikinci mısrada sevgiliyi düşte görmek, üçüncü mısrada melûl yani kendini öğrenmez olmak ve son dizede bunların hepsinin aşka bağlanması telmihin ipuçlarıdır.

Türk edebiyatında, Fars edebiyatından geçmiş telmih malzemeleri de vardır. Bunların en önemlisi Firdevsî’nin yazdığı Şehname’dir. Şehnamedeki, Rüstem – Zâl , Siyavuş – Bijen , İskender – Dârâ, İsfendiyâr – Suhrâb, Gâve – Dahhâk – Adil Vezir Nuşirevân serüvenleri divan şiirinde konu alınmıştır. İslamiyet öncesi destanlarımızda Alp Er Tungalarımız varken, Oğuz Kağanlarımız varken, Tomris Hatun varken 600 sene boyunca İran efsanelerinin telmih unsuru olarak kullanılması sanki gelenek olmuştur Osmanlı için.

Ayrıca İran tarihinde yer alan İskendername, Târih-i Taberî, Âŝâr-ı Bâķıye, Siyerü’l-mülûk gibi yapıtlardaki kahramanlar da telmih konusudur.

İranlı şair, Nizâmî-i Gencevî’nin Hüsrev ü Şîrîn mesnevisinden ayrılan Ferhâd ile Şîrîn öyküsü de Hüsrev – Ferhad – Şirin malzemeleriyle edebiyatımızdaki telmih rafında yerini almıştır.  Yalnız Ferhad ile Şirin ulus tarafından oldukça fazla beğenilmiş, Anadolu kültürüne alınmış, binlerce Ferhad ile Şirin üretilmiştir. Bu bakımdan bu malzemeyi artık yerli malzeme olarak değerlendirebiliriz. Bu malzemeler Türk edebiyatında işlenmiştir; bunun örneklerini inceleyelim:

Kıl tefâhur kim senün her var men tek âşıkun
Leylî’nin Mecnûn’u Şîrîn’ün eger Ferhâd’ı var Fuzuli
Vezin : fâ’ilâtün / fâ’ilâtün / fâ’ilâtün / fâ’ilün
*
Hüsnünü bir dem görüp ey Hüsrev-i Şîrîn- dehen
Aşkına Ferhâd olup yoluna can verse muhâl Bâki
Vezin : fâ’ilâtün / fâ’ilâtün / fâ’ilâtün / fâ’ilün
*
Aşk-ı Ferhâd ile Mecnûn’n n’ola yâd eylesem
Kim biri şeyhim azîzîm biri üstâdım benim Hayalî
Vezin : fâ’ilâtün / fâ’ilâtün / fâ’ilâtün / fâ’ilün
 
Türk edebiyatında telmih malzemesi olarak Hint destanları da rağbet görmüştür. Hint destanları ve kutsal kitapları edebiyatımızda bir telmih malzemesidir.

Telmihte İslamî malzemeye geçince burada da oldukça fazla tat buluyoruz. İslamiyet’in kutsal kitabı olan Kuran’dan tutun da menkıbelere kadar zengin bir yelpaze vardır bu başlıkta. Üstelik bu malzeme yalnızca gazellerde değil kasidelerde, kıtalarda, mesnevilerde de kullanılmaktadır; yani divan şiirinin her tarafına dağılmıştır. Bu malzemeleri tek tek açıklamak yerine madde madde verip aralarından birkaç malzemeye örnek vereceğiz:

1.       Kurân, tefsir ve hadislerdeki peygamber kıssaları 

1. 1    Hz. Adem ve Havva kıssası
1. 2   Hz. Yusuf Kıssası Yusuf ile Züleyha aşkı, rüya yorumu , Yusuf’un hoşluğu
1. 3   Hz. Yakup ve Hz. Yusuf’un kardeşleri
1. 4   Hz. Nuh ve tufân felaketi
1. 5   Hz. Meryem Bakirelik, paklik
1. 6   Hz. İsa Doğumu, hastaları iyileştirmesi, ölüleri diriltmesi, nefesinin gücü, Ashab-ı Keyf, babasız dünyaya gelişi, bebekten konuşup tanıklık etmesi
1. 7   Hz. Musa Doğumu, Firavun ile çabası, rüya yorumları, Nil’e vazgeçilmesi, Karun ile savaşı, Tur dağına çıkması, Hz. Hızır ile çıktığı yolculuk
1. 8   Hz. İbrahim Putları devirmesi, ateşe atılması
1. 9  Hz. Süleyman Belkıs ile ilişkisi, yüzüğü, cinlere hükmetmesi, hayvanlarla konuşması, atı Hüdhüd, karınca ile olan öyküsü
1. 10     Züleyha Sabır
1. 11     Hz. Muhammed Miraç, ayı ikiye ufalaması ve öbür mucizeleri
1. 12     Ehl-i beyt

2.       Kerbelâ Vakayı

3.       Tasavvuf

4.       Mutasavvıflar ve kerametleri

5.       Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş-i Veli, Eşrefoğlu gibi Anadolu mutasavvıfları

6.       Hallac-ı Mansur ve “Ene’l Hak” sözü

7.       Kuran’daki hadiseler Şeytanın cennete girmesi, Şeytanın Hz.Adem ve Hz. Havva’yı kandırması… 

Telmihte mazmunlar da kullanılır. Örneğin papağan – şeker ilişkisi, şem – pervane aşkı gibi gidişatlara telmih edilir. Ayrıca mesnevilerden alınan hikaye parçalarına da telmihte bulunulabilir.

19. asıra geldiğimizde telmihlerde önemli bir farklılık olacaktır. Batı tesiri kendini her alanda sezdirdiği gibi edebiyatımızda da kendini sezdirecektir. Bu dönemde Yunan mitolojisi, Batı’nın destanları suni ve natürel destanlar , Batı epik unsurları telmih olarak edebiyatımıza girmiştir.

TELMİH SANATINA ÖRNEKLER:

Mu’cizi bir bahr-ı bî pâyân imiş kâinat kim
Yetmiş andan min min âteşhâne-i küffâra su Fuzuli
Vezin : fâ’ilâtün / fâ’ilâtün / fâ’ilâtün / fâ’ilün
Telmih Unsuru: Hz. Muhammed’in doğumuyla bin yıldır sönmeyen Kisra dağı ateşinin sönmesi telmih unsuru olarak kullanılmıştır.

*

Tûti-i mu’cize-gûyem ne desem lâf değil
Çerh ile söyleşemem âyinesi sâf değil Nefi
Vezin : Müfteilün / fâ’ilün / müfteilün / fâ’ilün
Telmih Unsuru: “Tûti-i mu’cize-gûyem” mucize söyleyen papağan anlamına kazanç. Bu laf öbeği papağanın ayna karşısında şeker verilerek konuşturulmasına işaret edilmiştir.

*

Ben şâirim ki kâmet-i mevzûnu doğrusu
Sevmem desem de öğren ki yalan söylerim sana Nedim
Vezin : Mef’ûlü / fâ’ilâtü / mefâ’îlü / fâ’ilün
Telmih Unsuru: “Şairler yalancıdır” sözüne telmih yapılmıştır.

*

Râz-ı derûnı taşraya salmak revâ degül
Budur günâhı kim asılur muttasıl ceres Fuzuli
Vezin : Mef’ûlü / fâ’ilâtü / mefâ’îlü / fâ’ilün
Telmih Unsuru: Hallac-ı Mansur’a telmih vardır. Hallac-ı Mansur öyküsüni ve tasavvufu öğrenmeyen için güç bir telmihtir. Şiire göre telmih unsurunu açıklamaya çalışacağız:
Şiir Açıklaması : Hallac-ı Mansur, içindeki gizemi sarihe vurmuştur. Oysaki o fenafillah aşamasını görmüş, nefsini yok etmiştir; “Ene’l Hak” dememeli bunu kendisine gizlemelidir bu yüzden. Lakin o bunu muvaffak olamamıştır. Gönlün çana benzemesi gibi o da zamanı gelince gönül hakikatini herkese bağırmış ve bu yüzden de bu günahını canıyla ödemiştir.

*

Hür ufuklarda donanmış iki surat pâre gemi
Yeni doğmuş aya baktıkları yerden geliyor Yahya Kemal Beyatlı
Vezin : Fâ’ilâtün / fe’ilâtün / fe’ilâtün / fe’ilün
Telmih Unsuru: Buradaki telmih unsuru tarihi bir hadiseye işaret etmektedir. Osmanlı döneminde, donanma, yeni ayın doğup doğmadığını anlamak için denize açılırlarmış. Yahya Kemal Beyatlı, bu daha önceki geleneğe gönderme yapmaktadır.

*

Nâbî ile ol âfetin ahvâlini nakl et
Efsâne-i Mecnûn ile Leylâ’dan usandık Nâbî
Vezin : Mef’ûlü / mefâ’îlü / mefâ’îlü / fe’ûlün Vezin hatasız işlenmiştir.
Telmih Unsuru: Şair sarih bir biçimde Leyla ve Mecnûn öyküsüne gönderme yapmıştır.

*

Serverâ şi’r degül nutk-ı Mesihâ’dır bu
Tutalım gayrılar eş’ârı ola sihr-i mübîn Bâkî
Vezin :  Fâ’ilâtün / fe’ilâtün / fe’ilâtün / fa’lün
Telmih Unsuru: Hz. İsâ’non nefesinin mucizesine gönderme yapılmıştır. Yalnız burada İsa yerine Mesih ibaresi kullanılmıştır. Mesih, Hz. İsa’nın iyileştirici gücünden doğma bir lakaptır. Sondaki “â” kelimeye “Ey” anlamı veren seslenmedir.