Son Haberler

Teizm Nedir?

-
Eylül 17, 2022
Teizm Nedir?

Teizm Nedir?

Yaradanın varlığı ve yokluğu üzerine yapılan münakaşalar suratlarca yıldır insanlığı meşgul etmiştir. Felsefeciler, bilim insanları ve teologlar birbirinden değişik iddialar sunmuş ve kendi görüşleri hariç öteki iddiaları çürütmeye çalışmışlardır. İşte bu görüşlerin başında gelen teizm, Yunanca yaradan anlamına gelen theos sözcüğünden türemiştir ve yaradancılık demektir. Teistler en az bir yaradanın var olduğuna, bu yaradanın insanlığı doğru yola sokmak için değişik yollarla onlara dinler ve peygamberler yolladığına inanırlar. 

Teistler yaradanın insanlara din yolladığına inandığı için teizmde yaradan dışında, peygamber, kutsal kitap, vahiy, sevap, günah, iman, melek, iblis, cin, kıyamet, ahret, cennet, cehennem ve kader gibi kavramların hepsi mevcuttur. 

Bu inanışı korunanlar teist olarak adlandırılır. Onlara göre evrenin oluşumundan mesul yaradanlar, evreni yarattıktan sonra aylak vazgeçmemişlerdir; aksine yaradanlar dünya ve insanlarla aralıksız ilişki içindedir. Teizm vahşice yaradana insansal duygular yükleyen şekli ile şahsi teizm, yaradanı tüm nesnelerin nedeni kabul eden şekli ile akılsal teizm biçiminde böler. 

Teizmin Cinsleri Nelerdir?

Teizmin monoteizm, politeizm, panteizm ve panenteizm gibi alt cinsleri vardır. Monoteizm, tek yaradancılık demektir. Başka Bir Deyişle monotezime göre yalnızca tek bir yaradan vardır ve yaradanın bir ortağı ya da başka bir yaradan olamaz. Geçmişten günümüze varlığını gözeten İslam, Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi tek yaradanlı dinler, en çok öğrenilen ve dünyada yaygın olan monoteistik dinlerdir. 

Politeizm çok yaradancılıktır ve politeistler birden fazla yaradan olduğuna inanırlar. Yunanca’çok anlamına gelen poly ve yeniden yaradan anlamına gelen theos sözcüklerinden türemiştir. Daha çok daha önceki cemiyetlerde tesadüfülen politeizmde yaradanlar muhtelif özelliklere göre böler ve hepsi bir kavramın sembolüdür. Bu inanca göre zamanla bir figüre dönüşen yaradanlar, doğaüstü hünerlere sahiptir. 

Panteizmde, her şeyi içeren içkin bir yaradan vardır ve evrenin ya da tabiatın yaradan ile aynı olduğu fikri egemendir. Panenteizm ise, panteizmde olduğu gibi evrenin kendisinin yaradan olduğunu korunur. Ama evrensu baskın panteist görüşten değişik olarak panenteizm, yaradanın evrenden aşkın ve salt değişmez olduğu görüşüdür.

Teizme göre Yaradanın özellikleri nelerdir?

Teizm, yaradanı bazı özellikleri ile sarihler ve yaradan ile alakalı teoriler sunar. Teistlere göre yaradanın en keskin özelliği yaratıcı olmasıdır. Bu teori teizmin ilk ve temel teoriyidir. İkinci özellik ise yaradanın yanılgısızlığıdır. Teistler için yaradan her açıdan salt bir harikuladelik ile donanmıştır. Üçüncü teoriye göre yaradan her şeyi öğrenir ve bilginin kaynağıdır. Dördüncü teori yaradanın evren gibi ebedi bir efora sahip olduğu inanışıdır. Beşinci teoriye göre yaratıcı kendiliğindene yeterlidir. Altıncı sırada yaradanın duygulardan bağımsız ve tarifsiz olması kazançken son teori yaratıcının mekân ve zaman kavramlarından bağımsız olduğu fikri üzerine heyetidir. 

Teizmin öteki öğretilerden farkları nelerdir?

Teistler evreni yaratan ve idareyen, vahiy yoluyla insanlara emirler yollayan bir yaradanı korunurken elbette ateizm ve deizmden böler. Bu öğreti yaradanı ve dini inkar eden ateizmin tamamen karşısındadır. Hatta ateizm ile savaş halindedir. Yaradanı kabul eden ancak kutsal kitapları, peygamberleri ve dinleri yalanlayan deizm ise teizm ile yaradan mevzusunda birleşirken kutsal kitaplar, peygamberler ve dinler mevzusunda ayrı düşer. Tarihsel süreçte deizm başta yaradan tanımazlık olan ateizme karşı yaradancılığın savunusu olarak kullanılırken zamanla kilise teologları yaradancılığı egemen yapmak için teizmi özgür düşünceyi korunan deizmden ayırmışlardır. 

Nasıl ortaya çıkmıştır?

Deizmin tesiri, aydınlar ve ulus arasında yaygınlaşınca kilise, Hıristiyan yaradanını deizmin yaradanının karşısında bir bakıma yine şekillendirip yeni bir yaradan tasarımı yaratmıştır. Hatta ilerleyen yarıyıllarda teizm kilisenin tekelinden bağımsızlaşmış ve teistler fikirlerini tecrübelerine ve akılsal ispatlara direndirerek korunmayı sınamışlardır. 

Teizm neyi korunur?

Yaradanın salt, hudutsuz bilgiye ve efora sahip olduğunu ifade eden bu öğretide, yaradan veya yaradanlar yaratılmamışlardır; Ayrıca olmuş ve olacak her şeyi öğrenirler. Teizmde yaradanların evrenin işleyişine müdahale ettikleri inancı hâkimdir. Zira bu varlık özünü ve şahsiyetini uslu mahlukatların düşüncelerinde ve ideallerinde sarihe vurur. Bu surattan da yaradan insan ile şahsi bir ilişki içindedir. Yaradan yarattığı varlıklardan ayrıdır ama kendini yarattıkları aracılığıyla gösterir. Bu surattan da bu kavrayışa göre varoluşun kaynağı ve gözeticisidir. O, azami varlıktır, insan onu öğrenebilir ve onu ulaşabilir. 

Batı Felsefesinde Teist Teoriler Yaradanın Sıfatları Nelerdir?

Teistler yaradanın varlığını us yoluyla ispatlamak için ontolojik, kozmolojik, kumpas ve emel açısından, ahlaki açıdan ve erdem açısından bazı ispatlar ileri sürmüşlerdir. 

Ontolojik ispat

Ontolojik ispat Ortaçağ’da St. Anselm’in Proslogion isimli yapıtında ve Yeniçağ’da ise Descartes’ın Meditasyonlar isimli yapıtında geliştirilmiştir. Ontolojik ispat yaradan kavramından yaradanın varlığını çıkartmaktır ve yaradanın her bakımdan yanılgısız olduğunu ifade eder. 

Hudus Varlığın ortaya çıkması delili

Bu ayrıca kozmolojik ispat olarak da adlandırılır. Teistler, yaradanın varlığını sebepsel olarak ispatlamak isterler. Her şeyin bir sebebi vardır. Her neden, başka bir sebebin neticeyidir. Bu sebepsellik zincirini ebediye kadar götürmek insan usu için muhtemel olmadığından, kendisi netice olmayan sebepte durulur. İşte, teizme göre ilk neden yaradandır.

Sonradan alana gelen her şey, mantıken onu alana getiren bir varlığa fukara olduğuna göre ve evren de zaman içinde sonradan alana geldiğine göre, onu alana getiren varlık yaradandır. Bu ispat, ilk olarak İslâm felsefesinde yaradanın varlığını ve birliğini us ve anlam yoluyla ispatlamak isteyen kelamcılar tarafından kullanılmıştır.

Erdem delili

Bu delili St. Thomas kullanmıştır. Buna göre evrende var olanların bir harikuladelik sıralaması vardır. Bu sıralamanın en üst katında ise her şeyin en muhteşemi olan yaradan yer alır. 

Ahlâk delili

Teizmde insan iyilik yapmaya, makûsluklardan sakınmaya meyillidir. Teistlere göre bu bir ahlâk kanunudur ve bilinmemiştir. İnsanların özünde ve vicdanında hazır biçimde mevcuttur. Bunu insana kazandıran yaradandır. Teizm yaradan olmasaydı her şeyin mubah olacağını, iyi ve makûsun bir anlam ifade edebilmesinin karşıtlıklara bağlı olduğunu iddia eder. Onlar için iyi ve makûsun karşılığının güvenceyi ise yaradandır.

Kumpas ve emel delili

Teistlere göre natürel dünyaya baktığımızda, her şeyin kendi işlevini yerine getirecek biçimde en ince detayına kadar tertip edilmiş ve ayarlanmış olduğunu görürüz. İşte bu kumpas onlar için her şeyi tertip eden yaradanın varlığının ispatıdır. Teistler için kumpas ve emel kendiliğindene ortaya çıkmaz; belirli emele hizmet eder ve istem sahibi yaradan tarafından asıllaştırılır. İbni Rüşd, Isaac Newton ve daha bir hayli feylesof bu fikrin ehemmiyetli savunucularıdır.

Dini deneyim delili

Bu düşüncesi özümseyenlere göre, bir hayli insan yaradanın varlığının delili olarak iç duygularına ve sezgilerine müracaat etir. Tasavvufta Mevlana, Yunus Emre gibi öne çıkan adlar da bu düşünceyi özümsemişlerdir. Onlar için yaradanı kanıt etmeye gerek yoktur. Zira yaradan zati sezgiyle kavranabilir.

Teizmin bilimle ilişkisi nasıldır?

Bu öğreti bağnaz dinsel bir felsefe öğretisi olarak kabul edilir ve bilimi yadsır. Teizm tüm bilimsel teorilerle hakikatinde ters görüştedir. Bilimle örtüştüğüne inandıkları bedeller varsa, teistler bu kaidelere sahip çıkarlar. Ama neden veya nasıl gibi sualleri sormaz, bilimin düşünceleriyle örtüşmesi koşulunu koşarlar. Bunun dışında bilimdeki yeni büyümeleri dine ve yaradana şuurlu darbe vurmaya çalışanların mahsulü olarak görme meyli de egemendir. Bazen de siyasal teizmi korunanlar bilimi siyasal bir vasıta olarak görür ve hatta bilimsel usulleri kullanarak argümanlarını oluşturup bilimle savaşırlar.