Son Haberler

Sinan Çetin ve Yönetmenliğini Yaptığı Filmler

-
Eylül 20, 2022
Sinan Çetin ve Yönetmenliğini Yaptığı Filmler

Sinan Çetin ve Yönetmenliğini Yaptığı Filmler

Sinan Çetin, 1953 yılında Van’da doğdu. Gümrük muhafaza memuru Mehdi Bey ve Şevket Hanım’ın sekiz çocuğundan biriydi. Babasının işi gereği ailesi Ankara’ya taşınınca eğitimine burada başladı. Samanpazarı’ndaki Sakalar İlkokulu’nun ardından Gazi Lisesi’ni tamamlayan Çetin, evvel bir süre Hacettepe Üniversitesi’nde eczacılık, ardından sanat tarihi okudu.

İlk eşi Hale Sözmenden Rüzgar isminde bir oğlu olan Çetin, filmlerinde sinematograf olarak çalışan Rebekka Haas ile 1990’da evlendi. Çiftin Rafael Cemo, Orfeo ve Tess Sahara isimlerinde üç çocuğu var.

Üniversite yıllarında resim, grafik ve resimle ilgilenen Çetin, siyasi gurupların ve yayınevlerinin simgelerini çizdiği, kitapçıklarını hazırladığı Genç Fotografik’i GFG kurdu. Burası o yarıyılda yayıncıların ve entelektüellerin uğrak yeriydi.

1976’da Modern Sahne’de programlar kumpaslarken resimle ilgilenenlerle temasa geçti ve Ankara Resim Sanatçıları Derneği’ni kurdu. Film gösterimi ve söyleşi gibi faalliklerin yeni adresi bu kere burasıydı. Öyle ki Aziz Nesin, Çetin Altan, Uğur Mumcu gibi isimler burada gençlerle buluşuyordu.

İlk Yönetmenlik Sınamaları

Çetin gençlik yıllarından itibaren sinemaya alaka duyuyordu. Para biriktirip 8 mm’lik bir Canon alınca bu alakasini profesyonelliğe dönüştürme imkânı buldu. Evvel 11 dakikalık kısa filmi Baskın’ı çekti. Bu filmde konutu basılan bir grup devrimciyi anlatıyordu.

1975’te Zeki Ökten’in sürüklediği Hanzo filminde asistanlık yapan Çetin, artık sektöre adımını atmıştı. Genç yönetmen 1977’de başrolünde Ahmet Mekin’in oynadığı Halının Türküsü isimli filmini yönetti. Bu film 65 dakikaydı, fakat Moskova Film Festivali’ne katılabilmesi için 34 dakikaya indirildi. Bugün tek kopyasının Moskova’da olduğu sanılan film, aynı festivalde Çetin’e en zaferli genç yönetmen mükâfatını kazandırdı.

Bir Günün Hikâyesi

bir günün hikayesi

Görsel: TSA

Y: Sinan Çetin S: Mehmet Günsur, Sinan Çetin O: Fikret Hakan, Nur Sürer, Nizamettin Ariç, Şerif Sezer

1980’de yönetmen, ilk uzun metrajlı filmi Bir Günün Hikâyesi’nde kamera arkasındaydı. Antalya Film Festivali’nde en iyi yönetmen mükâfatına layık görülen film, madende çalışan Mustafa’nın ağabeyi can verince yengesiyle evlenmek zorunda kalmasını anlatıyordu.

Bir Günün Hikâyesi, emekçilerin yürüdüğü sahnelerden dolayı Sansür Heyeti’nun azizliğine uğradı. Bazı sahneleri kesildi ve ancak iki yıl sonra gösterilebildi. Yıllar sonra Çetin bir söyleşisinde bu yüzden bu filmden nefret ettiğini anlatacaktı.

Çiçek Abbas

Y: Sinan Çetin, S: Yavuz Turgul O: İlyas Salman, Şener Şen, Pembe Mutlu, Ayşen Gruda

Çetin’in filmografisinde en çok öne çıkan Çiçek Abbas, aynı bayana âşık olan minibüs sürücüyü, düzenbaz Şakir ile sbağışlama ve iyi niyetli yardımcıyı Abbas arasındaki çekişmeyi anlatıyordu. Yavuz Turgul’un senaryosunu yazdığı filmde Abbas, sevdiği bayanla evlenebilmek için hurda bir minibüsü onarıp Şakir’e rakip oluyordu. Ama Şakir’in şikeleri çiftin önünde büyük bir maniydi.

1980 yılında çekilen film o yarıyılda gazetelerde çıkan bir minibüs sürücüsünün sevdiği kızı kaçırması haberinden esin almıştı. İlk taslağı hayli trajik biçimde Abbas’ın donarak ölmesiyle sonlanan bu filmde kamera arkasındakiler, iyi kalpli Abbas’a daha iyi bir sonu layık görerek seyircilerin içini serinletti.

Çirkinler de Sever

Y/S: Sinan Çetin O: Müjde Ar, İlyas Salman, Tunga Uyar

Anadolu’da bir köyde yaşayan yoksul ve sbağışlama delikanlı Mazlum’un hikâyesine odaklanan Çirkinler de Sever, film içinde film konseptindeydi. Mazlum’un hayatı, köylerine gelen film yıldızına âşık olunca tamamen değişiyordu. Müjde Ar’ın peşinden İstanbul’a giden Mazlum, hayalini büyükşehirde de kovalamayı sürdürecekti.

Çetin bir ziyaretinde filmin esas isminin Odama Düşen Yıldız olduğunu ve filmin isminin yapımcılar yüzünden değiştiğini anlatacaktı.

14 Numara

Y: Sinan Çetin S: Sinan Çetin, Ömer Uğur O: Hakan Balamir, Serpil Çakmaklı, Keriman Ulusoy

Çetin 1985 yılında kamerasını bu kere bir geneleve çevirmişti. Üstelik o zamanki yönetmenlerin aksine genelev basit bir fon değildi. Ünlü yönetmen doğrudan, asılcı ve sert üslubuyla o dünyayı anlatıyordu.

İrfan Çetin’in Genelevde Yas kitabından uyarlanan filmde, Yaprak isimli seks emekçisinin genelevden kurtulmaya çalışması anlatılıyordu. Belgesele yakın görüntüleriyle dikkat toplayan film, yönetmene Altın Portakal’da en iyi yönetmen mükâfatını kazandırdı.

Prenses

Y/S: Sinan Çetin O: Serpil Çakmaklı, Tunç Okan, Mahmut Hekimoğlu

12 Eylül filmleri arasında bahsedilen 1986 yapımı Prenses’te Çetin, Türkiye’nin çalkantılı yıllarına odaklanıyordu. Film, devrimci bir grubun militanlarından Tarık ile resimci Selim ve ikisi arasında kalan Nevres’in askeri darbe evvelsi hayatlarını mevzu ediniyordu.

Solu lanetlediği için sert tenkitlerin amacı olan ünlü yönetmen, ilerleyen yıllarda bu filmde yanlış anlaşıldığını, aslında emelinin hayatı kutsamak olduğunu anlatacak, bir düşünceye hayatını feda edecek kadar inanmanın insanın başına gelebilecek en riskli şey olduğunu belirtecekti.

Berlin in Berlin

Y: Sinan Çetin S: Sinan Çetin, Ümit Ünal, O: Hülya Avşar, Cem Özer, Armin Block, Aliye Rona

Üç kuşaktır Almanya’da ailesiyle yaşayan ve Berlin’de bir inşaatta çalışan Mehmet’in hayatı bir anda altüst olur. Alman mühendis Thomas karısı Dilber’e alaka duyuyordur. Bir gün Thomas, Dilber ve Mehmet’in müzakerelerini ayırmaya çalışırken Mehmet kazaya kurban gider. Olayın ardından Thomas Mehmet’in ailesine özür dilemeye gidince devreye töreler girecektir. Törelere göre katil de olsa özür dileyip konuta sığınan birine hasar bilgilemez.

Turgut Özakman’ın yıllar evvel kendisine anlattığı bir Dadaş töresinden yola çıkan Çetin, bu filmle 1993 yılına sanki damga vurmuştu. Vizyona girdiği yarıyılda Hülya Avşar’ın mastürbasyon sahnesiyle büyük sansasyon yaratan film, senaryosunun çalındığı gerekçesiyle Gökhan Akçura’nın açtığı davayla da öne çıkmıştı.

Bay E

Y/S: Sinan Çetin O: Mehmet Ali Erbil, Natalie Heroux, Meltem Cumbul

Medya çalışanı İsmet ve karısı Leyla bir yolculuk sırasında birbirlerine dürüst olmaya söz vererek ilişkilerini masaya yatırırlar. Leyla kocasının kendisini kandırdığını bilince ortadan kaybolur. Eşinin peşine düşen İsmet ise kendini bir anda garip bir serüvenin içinde bulur.

Çetin’in “En sevdiğim filmim” dediği Bay E, yönetmenin kendi deyimiyle Anadolu’da kaybolan bir aydını anlatıyordu. Yönetmen filmini şöyle özetliyordu: “Kendini Türk toplumuna adamış bir aydın, Türk toplumu tarafından hiç güzel görülmediğini ve kendisinin de onları pek sevmediğini kavradığı bir serüven yaşar.”

Propaganda

Y: Sinan Çetin S: Sinan Çetin, Gülin Tokat O: Kemal Sunal, Metin Akpınar, Meltem Cumbul

Çetin’in gümrük muhafaza memuru babasının başına gelenlerden esin aldığı film, 1948 yılında yaşanan reel bir olaya dayanıyordu. Bir tel örgüyle çekilen sınır yüzünden hayatları allak bullak olan köy milletinin trajikomik hikâyesi, 1999’da ünlü yönetmenin vizöründen beyazperdedeydi.

Gümrük memuru Mehdi ve çocukluk dostu Rahim’in ailelerinin hayatı sınır telleri ile ayrılınınca Mehdi’nin oğlu Adem ile Rahim’in kızı Filiz arasındaki istekli aşk da bu vaziyetten nasibini alacaktı.

Komser Şekspir

Y: Sinan Çetin S: Mesut Ceylan O: Kadir İnanır, Müjde Ar, Gazanfer Özcan, Pelin Batu

Çetin 2001’de bu kere kamerasını bir karakola çevirdi. Kanser hastası kızının tiyatro tutkusunu reelleştirmek için gözaltındakilere Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler’i oynatan komiser rolünde Kadir İnanır öne çıkarken filmin oyuncu kadrosu da göz dolduruyordu.

Karakolun bahçesine Vatansever Şekspir abidesini diken komiser bununla da yetinmeyecek, kraliçe rolündeki mafya babası silahlı saldırıya uğrayıp vurulunca kızı için kraliçe rolünü dahi oynayacaktı.

Romantik

Y: Sinan Çetin S: Galip Tekin, Sinan Çetin, Gülin Tokat O: Okan Bayülgen, Teoman, Toprak Sergen, Yasemin Kozanoğlu

Yıllar evvel başlayan ve bazı aksaklıklar yüzünden 2007’de bitirilerek izleyiciyle buluşan Romantik, aynı kızı seven iki yakın dostun, Ömer ve Gökhan’ın hikâyesiydi. İki dostun arası aşk yüzünden üzgün şekilde açılırken, Çetin bu filmde seyirciyi donakaltıp makûs adamın peşinden sürüklüyordu.

Yönetmen Romantik’te yıllar içinde oyuncuların tipi dahi değiştiği için özellikle aralıksız mevzusunda hayli eleştirildiyse de, yine de inandığımız şeyleri yeniden sorgulamaya davet ediyordu.

Kağıt

Y/S: Sinan Çetin O: Öner Erkan, Ayşen Gruda, Zeynep Beşerler

Çetin’in 2011’de izleyiciyle buluşan filmi, genç ve idealist bir yönetmenin film sürükleme sürecini anlatıyordu. Genç yönetmen adayı Emrah ideallerini kovalayıp emekçi sorunlarını anlatan bir film sürüklemek için uğraşırken, karşısında Sansür Heyeti Başkanı Müzeyyen Hanım’ı bulacaktı. İnandıklarından vazgeçmeyen Emrah her defasında sansürle uğraşırken, film1 Mayıs 1977 evvelsi bir adamın bürokrasi ile mücadelesine odaklanıyordu.

Eleştirmenlerce siyasi bir kara film olarak yorumlanan Kağıt’ta Çetin, Nâzım Hikmet, Uğur Mumcu, Said-i Nursî, Hrant Dink, Martin Luther King gibi isimlere de bir çeşiti saygı duruşunda bulunuyordu.

Çanakkale Çocukları

Y/S: Sinan Çetin O: Haluk Bilginer, Rebekka Haas, Wilma Elles, Oktay Kaynarca

2012’de gösterime giren Çanakkale Çocukları, 1. Dünya Savaşı’nda İttihat Terakki’nin önde gelenlerinden Kasım Bey ve yabancı eşi Kathrine’in iki oğlunun öyküsüydü. İki değişik cephede savaşan iki askerin ve annelerinin mücadelesi vefat kalım savaşına dönüşürken, film gişede beklenen alakayi görmedi. Çanakkale’de çekilmediği ve yönetmen kadroda kendi ailesini oynattığı için eleştirmenler tarafından sanki evinin arka bahçesinde film sürüklemekle suçlanan Çetin, sosyal medyada da topa yakalanmıştı.

Reklam Filmlerinden Plato Film Mektebi’na

Sinema kariyeri boyunca pek çok film yöneten Çetin aynı zamanda Taylan Biraderler, Gülse Birsel, Tolga Çevik gibi isimlere destek verdi. Mektep, Pardon, Avrupa Yakası, Komedi Dükkânı gibi sinema ve TV’de öne çıkan eserlerde yapımcılık yaptı.

Kendisi de 1999 – 2003 yarıyılında kayıp bireylerin arandığı Film Gibi isminde bir TV programı yapan Çetin muhtelif üniversitelerde verdiği derslerin yanı sıra, Plato Film isimli firmayı kurdu ve yeni sinemacılar yetiştirmek için Plato Film Mektebi’nu açtı.

Cihangir tutkusuyla ve semtteki evleriyle tanınan Çetin, 20 yıl boyunca Garanti Bankası, Ülker, Akbank, Renault, Arçelik, Turkcell, Digiturk gibi markalara binden fazla reklam filmi çekti. Tansu Çiller’in başbakanlığı yarıyılında sanat danışmanı olarak görev yaptı. Liberal duruşuyla öne çıkan yönetmen, yakın dostu Atilla Yayla’nın da desteğiyle Ayn Rand ve Karl Popper gibi feylesofların eserlerini yayımladığı bir yayınevi sahibidir. İktidara yakın siyasi duruşundan dolayı tenkit etilen Çetin, son zamanlarda yaptığı “Türkiye’nin ismi Osmanlı olarak devam etmeli” gibi çıkışlarıyla da gündemde olmayı sürdürmektedir.