Son Haberler

Sıkma Kehribar Nedir?

-
Eylül 11, 2022
Sıkma Kehribar Nedir?

Sıkma kehribarın ile alakalı ayrıntılara girmeden hemen evvel kehribarın ne olduğuna kısaca bir göz atmakta fayda var. Kehribarla alakalı ilk söylenmesi gereken bilgi, belki de kehribarın reelinde fosilleşmiş bir reçine olduğudur. Bu reçine ise aşinayı üzere Pinüs succinifera ağaçlarının fosilleşmesi ile oluşmaktadır. Pinüs Succinifera ağaçları, Pinaceae başka bir deyişle çamgiller ailesinden bir çam cinsidir.

Dünyada bulunan kehribar yataklarının yüzde 90’lık bir kısmı, Rusya’nın Kaliningrad Bölgesi’nde bulunur ve bu bilgiyle paralel bir biçimde en fazla kehribar bu bölgeden çıkarılır. Avrupa’da kehribar yataklarının bulunduğu ülkeler ise şu biçimde sıralanabilir: Ukrayna, Romanya, İsveç, İngiltere, Hollanda, Sicilya ve Rusya. Bu ülkeler günümüzde neredeyse tam dünyada bulunan Kehribar ölçüsünü sunan ülkelerdir. Kendilerini Kehribar madeni mevzusunda geliştirdikleri için öbür ülkeler için yarışılmaz vaziyete gelmiş oldukları da söylenebilir.

Sıkma Kehribarın Yapısı ve Özellikleri

Kehribar adı verilen bu reçineler, uzun tarihler süresince ziynet eşyalarının üretiminde kullanılmıştır. Bu reçinelerin genel özelliklerine baktığımızda renklerinin samani renkten koyu kırmızıya kadar farklılık gösterebildiğini, ancak yeniden de çoğunlukla yarı şeffaf ve kolay kırılabilen bir yapıda olduğunu görürüz. 

Kehribar’ın yapısına ve içeriğine yine dönecek olursak görüntü haysiyeti ile özelliklerinden  ve  yaradılış yapısından bahsetmek doğru olacaktır.

Kehribar taşının genelde bulunduğu renkler şu biçimde sırlanabilir:

Turuncu,
sarı,
kırmızı,
kahverengi,
konyak rengi,
bal rengi,
altın rengi,
kemik rengi,
siyah, renksiz,
mavi
yeşil…

Unutulmaması gereken bu saydığımız renklerin yalnızca ana renkler olması ve bu renklerin dışında takribî 256 adet değişik renk tonundan oluşmuş bir renk fihristine sahip olmasıdır.

Sıkma Kehribarın Kullanıldığı Yerler

Muhtelif ziynet eşyalarının yanı gizeme tesbih ve ağızlık üretiminde de kullanıldığı da görülen kehribarın, daha öncekinden afrodizyak özelliği ile uyarıcı olarak kullanıldığı da öğrenilen bilgiler arasındadır. Günümüzde ilaç sektöründe de geniş bir yer bularak kullanılan kehribar, ülkemizde genel olarak ilaç sektöründen ya da kozmetik sektöründen ziyade tesbih üretiminde kullanılmaktadır.

Ülkemizde daha çok sıkma kehribar olarak öğrenilen kehribar, Osmanlı İmparatorluğu yarıyılında çok kullanılan bir tesbih ve ziynet eşyası malzemesi olarak öğrenilmektedir. Osmanlı İmparatorluğu yarıyılında sıkma kehribar, tesbih taşımanın çok pahalı olmasından dolayı yalnızca devlet büyüklerinde görülen bir vaziyet halini almıştı. Sıkma kehribardan elde edilen tesbihler, günümüzde olduğu gibi Osmanlı İmparatorluğu yarıyılında da her tesbih ustasının yapabileceği cinsten bir tesbih değildi. Emek, emekçilik ve belirli bir el kabiliyeti ile bu işe senelerini adamış akıldalar tarafından yapılabilen bir tesbih cinsi olan sıkma kehribar teşbih, bu özelliğinden dolayı da pahalı aksesuarlar arasında olmayı başarmıştı.

Kehribar’ın günümüze kadar geçirdiği kullanım alanlarına baktığımızda daha önceki tarihlerde tıp alanında kullanıldığını görürüz. Ancak günümüzde kehribarın bu alanda artık bir kullanım biçimi bulmadığını öğrenilmelidir. Kehribarın millet arasında ya da bazı kaynaklarda amber mürekkebi olarak adlandırıldığını da söylemeden geçmeyelim. Amber mürekkebi ilk çağlardan bu yana hoş kokusu ile parfüm imalinde kullanılmıştır.

Daha Önceki tarihlerde Antik Roma’da Kehribar muhtelif us hastalıklara karşına karşı gözetici olarak da kullanılmaktaydı. Aynı zamanda bal ile karıştırılan Kehribar kulak burun boğaz hastalıklarında tesirli neticeler gösterdiği de gözlemlenmişti ve bu biçimde bir ilaç olarak kullanılmıştı.

Aynı biçimde kehribar taşının guatr ya da baş sızısı gibi hastalıklara da iyi geldiği söylenmektedir. Bir öbür inanış ise Kehribar taşının sol el ile yakalanması gidişatında bedendeki olumsuz elektrik yükünü topladığına inanıldığı için tesbih olarak kullanımı daha da yaygınlaşmıştır.

Kehribar ile Sıkma Kehribar Arasındaki Fark

Sıkma kehribara baktığımızda piyasada sıkma kehribar ile alakalı muhtelif değişik bilgilerin bulunduğunu görürüz. Sıkma Kehribarlar kısaca açıklamak gerekirse piyasada çok yüksek maliyetlerle satılan ve genelde tesbih yapılmış taşlardır. Sıkma kehribarlar ile alakalı, bu taşın kehribar tozlarının bir araya gelip sıkıştırılması neticeyi oluşturulmuş bir taş olduğunu söyleyen bilgi kaynakları doğru değildir. 

Sıkma kehribar, aslen kehribar taşı ile bir ekip başka taşların etkileşimi girdikten sonra oluşturdukları taşlardır. Başka Bir Deyişle etkileşim neticeyi oluşan ve kehribar taşı özelliğinde olmayan taşlardır. Ancak oluşabilmeleri için kehribar taşlarına gereksinimleri vardır. 

İmal yöntemi unutulmaya surat yakalamış bir değer

Bu sıkıştırma kehribar taşlarının geçmişine baktığımızda tarihinin 1700’lu senelere kadar uzandığını görürüz. Ancak ikinci dünya savaşına kadar çok galibiyetli bir biçimde dağılmış olan sıkma kehribarın şöhreti ikinci dünya savaşından sonra eksilmiştir. Bunun nedeni sıkma kehribar taşının kullandıkça renk ve şekil değiştirmesi olarak gösterilmiştir. Bu biçimde bazı yapı ve renk farklılıklarının yaşandığı sıkma kehribarlarının eksilen şöhreti bu taşların imalinin de zamanla eksilerek neredeyse durma noktasına gelmesine neden olmuştur.

Ancak neredeyse duran sıkma kehribar taşı yapımı bu taşın seneler sonra yine değerlenmesini sağlamıştır. Artık piyasada çok fazla bulunmayan sıkma kehribar taşı maliyeti de seneler sonra yine yükselmiştir. Misal vermek gerekirse Osmanlı Devleti’nin son yarıyıllarında devlet adamları ve ileri gelenleri tarafından bolca kullanılan sıkma kehribardan yapılmış aksesuar ve tesbihler günümüzde çok değerli bir hale gelmiştir. Bunun sebebi ise yok olma noktasına kadar varan sıkma kehribar taşı imalinin ve bu imalin yönteminin neredeyse artık öğrenilmiyor olması olarak açıklanmaktadır. Osmanlı zamanında kullanılan sıkma kehribar aksesuarları günümüzde gerek tarihi eser olarak gerekse çok değerli yapıları haysiyeti ile güçlü bir biçimde korunup saklanmaktadır.

Sıkma Kehribar taşının tarihi özel yönteminin artık çok az kimse tarafını öğreniliyor olması sıkma kehribar taşının değişik yöntemlerle ve usuller ile üretilmeye çalışılmasına yol açmıştır. Ancak bu yöntemlerin hiçbiri tarihi sıkma kehribar taşı kadar galibiyetli olmamıştır. Günümüzde yalnızca kehribar tozunun sıkıştırılması neticeyi oluşturulmuş kehribar taşları da bulunmaktadır. Ancak bunlar hakikat sıkma kehribar taşlarından çok daha ucuz maliyete satılmaktadır ve hakikat sıkma kehribar taşları gibi renk farklılığına uğramamaktadırlar. 

Bu nedenlerden dolayı hakikat sıkma kehribar taşını, bu sahte sıkma kehribar taşlarından ayırmamız da kolaylaşmaktadır. Kehribar taşı tozlarının sıkıştırılması ile oluşturulan sıkma kehribar taşları yapımı da orijinal sıkma kehribar taşı yapımından kolay olduğu için arada büyük bir maliyet farkı bulunmaktadır. Bu biçimde piyasada ucuza bulabildiğimiz sıkma kehribar taşlarının aslen kehribar tozunun sıkıştırılması ile oluşturulmuş taşlar olduğunu anlayabiliriz.

Sahte Sıkma Kehribar ile Orijinal Kehribar Taşı Arasındaki Farkı Nasıl Anlarız?

Daha evvel de söylediğimiz gibi orijinal kehribar değeri, binlerce Türk Lirasını bulabilecek taşlardır ve şayet piyasada daha ucuza kehribar olduğu iddia edilen taşlar var ise şüphe ile bakmamız yerinde olacaktır. Bu gidişatta yalnızca elimiz ve gözümüz ile aradaki farkı fark etmeye çalışmamız galibiyetsiz olabilir. Bize önerilen ise en kesin neticeyi veren kızılötesi testidir. Kızılötesi testinden zafer ile geçen kehribar taşları uzmanlar tarafından hakikatliği ispatlanmış sertifikalarla onaylanırlar.

Gözle fark edebileceğimiz en büyük detay ise orijinal kehribar taşlarının tek renk değil bir renk helezonisinden oluşuyor olmalarıdır. Çok değerli olan bu taşların çok eş biçimde kopyaları yapılabildiği için biz yeniden de sizlere bir uzmandan sertifikalı kehribar taşlarını almanızı öneririz.