Son Haberler

Salvador Dali Kimdir?

-
Eylül 15, 2022
Salvador Dali Kimdir?

Salvador Dali Kimdir?

Katalonya’da İspanya doğan gerçeküstü bir ressam. Eksantrik ve mübalağalı giyinimi, sivri dili, kendini sevmişliği ve fantastik sanatçılığı ile tüm dünyada şan sahibi olmayı başaran Salvador Dali, ressamlığın dışında heykel, resim ve film sektörlerinde de galibiyetli mahsuller ortaya koyan biridir. Her ne kadar tenkit etilen bir sanatçı olsa da bu tenkitler Salvador Dali’nin şöhretini çoğaldırmaktan başka bir işe afacan. Bu yazımızda görünüşüyle, duruşuyla, davranışlarıyla, sanatıyla, dünyaya bakış açısıyla sıradan diyemeyeceğimiz sanatçı Salvador Dali’yi anlatmaya çalışacağız.

Salvador Dali’nin Hayatı

1904 senesinde dünyaya gelen Salvador Dali, ailenin ilk çocuğu olan ve doğumundan 9 ay 10 gün evvel sindirim sistemi cerahatinden hayatını kaybeden kardeşinin ismini alır. 1901 doğumlu oğullarının acısını üzerinden atamayan anne ve baba, Salvador Dali’nin üstüne daha çok düşerler. Kesintisiz olarak ilk çocuklarında bahseden Dali çiftinin bu davranışı ufak Salvador’un kimlik meseleleri yaşamasına neden olur.

Salvador Dali üç yaşına geldiğinde bir kız kardeşi olur. Ana Maria’nın doğumu ile evin tek oğlu olarak evin kadınları tarafından bolca şımartılan ve bu şımarıklık ile gelişen ufak Salvador, şımarık ve kaprisli bir karaktere sahip olur. Bu şahsiyet ileride Salvador Dali’nin hırslı ve kendini hoşlanmış şahsiyetinin esaslarını oluşturacaktır.

Fotoğraf becerisinin farkında olan annesi tarafından hep destelenen ufak Salvador kendine büyük bir şöhret getirecek olan ressamlık yoluna da bu biçimde girer. 10 yaşındaki Salvador Dali, annesinin yardımı ile özel bir fotoğraf mektebine yazılır.

Sert, disiplinli ve otoriter bir babaya sahip olan Salvador Dali, babasının aksine yumuşak, sevgi dolu bir anneye sahipti. Hayatı süresince babası ile uyuşamaması bir yana “Ona tapardım…” dediği annesini henüz 17 yaşındayken, 1921 senesinde göğüs kanserinden kaybeder.

Annesini kaybettiği sene San Fernando Hoş Sanatlar Yüksekokulu’ne girmeye hak kazanır. Hayatı süresince hiç uyuşamadığı babası ise eşinin vefatından sonra baldızı ile evlenecektir. Salvador Dali, kazandığı mektep için Madrid’e yerleşir. Henüz İspanya’da fazla yayılmamış olan Kübizm ve Dadaizm akımlarına ilgi duyarak bu akımları eserlerine yansıtan Salvador Dali, etrafında isminden çokça laf ettirir. Mektep hayatı sırasında ileride çok ünlü olacak şair ve yazar Federico Garcia Lorca ile rejisör, senaryocu Luis Bunuel ile yurt dostu olur.

Salvador Dali 2 sene sonra mektepten uzaklaştırma cezası alır. Neden; öğretmenlerini tenkit etmek ve yüksekokulun disiplin kaidelerine karşı gelmektir. Mektepten uzaklaştırıldığı 1923 senesinde anarşist eylemlere dahil olduğu mazereti ile hapsedilir.

Salvador Dali, 21 yaşında ilk şahsi sergisini açar. Sonraki senede kız kardeşi Ana Maria ile beraber Paris’e gider ve kübizmin en önde gelen sanatçılarından Pablo Picasso ile tanışır. İspanya’ya döndükten sonra ele aldığı çalışmalarda Picasso’nun tesiri sarihçe görülür. 1927 Ekim tarihinde askerlik misyonunu tamamlamış bir Dali vardır. Salvador Dali, sanatta modernizmi ve fütürizmi korunduğu “Sarı Manifesto” isimli eseri sanat eleştirmenleri Lluis Montanya ve Sebestia Gasch ile beraber yazar.

Yurt dostu Luis Bunuel ile beraber “Bir Endülüs Köpeği” isimli sürrealist anlayışla çekilen ilk sinema filmini 1929’da izleyiciyle buluşturdular. Sürükledikleri kısa film bu iki yurt dostuna sürrealistçi etrafta şöhret kapılarını aralayan film olur. Salvador Dali aynı sene Paris’te bir arkadaş aracılığıyla sürrealistçi akımın ileri gelen adlarından Paul Eluard ile tanışır.

Salvador Dali eserleri ile sanat dünyasında yükselmeye devam ediyordu. Dali’nin bu şöhreti sürrealistçilerinde ilgisine sürükler ve bu sıralarda bir iş adamı olan Camille Geomans ile yaptığı uyuşma ile Geomans’ın galerisinde fotoğraflarını sergiler. Salvador Dali Paris’te açılan sergide sürrealistçiliğin ileri gelenlerinden olan Andre Breton ve evvelden tanıştığı Paul Eluard ile bir araya gelerek daha sağlam ilişkiler kurdu. Bu görüşmenin en ehemmiyetli noktası Salvador Dali’nin hayatının kadını olan Gala ile tanışmasıdır. Paul Eluard’ın eşi olan Gala’ya ilk gördüğü andan itibaren istekle bağlanan Salvador Dali, bu isteğini ömür boyu devam ettirecektir.

1931 senesine gelindiğinde Salvador Dali, evvel “Aşk ve Hafıza isimli eserini sonrasında da günümüzde her kesim tarafından öğrenilen “Hafızanın Azmi” isimli eserini resimledi. 

Hafızanın Azmi isimli eser insanlarca Yumuşak Saatler veya Eriyen Saatler ismiyle anılacaktı. Eser, hükmedilemez zamana karşı bir başkaldırı ve protesto olarak anlamlandırılır. Ancak Dali bir yazısında Hafızanın Azmi isimli eseri için ağustos sıcağının altında erimekte olan bir Camembert peynirinden esinlendiğini yazar. Bu laflar Salvador Dali’nin uçarı şahsiyetine karşın ne kadar milletten biri olduğuna misal verilebilir. 

Salvador Dali’nin babası 1931 senesinde oğlunun dul bir kadın ile olan ilişkisini onaylamayarak onu aileden çıkarır. Bu olayı Salvador Dali, “Guillaume Tell Bilmecesi” ile resimler. Bu fotoğrafta Hafızanın Azmi isimli fotoğraf kadar şan kazanır.

1934 senesinde hayatının kadını Gala ile evlenen Salvador Dali, aynı sene New York’ta açtığı sergi ile şöhretini çoğaldırır ve artan şöhreti sonrası 1936 senesinde asıllaşan Londra Uluslarası Gerçeküstü Sergisi’nde konuşmacı olarak davet edilir. Salvador Dali, davete icabet ederken giydiği dalgıç kostümü ile kendi eksantrik çizgisini ortaya koyarak yeniden kendinden çokça laf ettirmeyi muvaffak olur.

Hollywood’a giderek komedyen Marx Kardeşler için film senaryosu yazar ve bu alandaki yetkinliğini de ispatlar. 1937 senesinde büyük hayranlık dinlediği Sigmund Freud ile tanışma olanağı bulur. Tüm sürrealistçiler gibi Salvador Dali de Freud’un bilinçaltı ile alakalı yazılarını takip eden bir okuyucudur.

İspanya’daki iç savaş ve savaş neticesinde idarenin başına geçen faşist rejimi desteklediğini dile getiren Salvador Dali, Marksist sanatçıların çoğunluğunu oluşturduğu sürrealistçiler tarafından tenkit yağmurunu yakalanır. Eksantrik tavırları ile zati fazla hoşlanılmayan Salvador Dali hayatı süresince sürecek bu çekişmede Andre Breton tarafından Avida Dollars başka bir deyişle Dolar Oburu lakabı takılır. Salvador Dali bu lakaba karşılık “Sürrealizm benim!” yanıtını verir.

1940 senesinde başlayan II. Dünya Savaşı sebebi ile Salvador ve Gala 9 sene yaşayacakları Amerika’ya taşınırlar. Salvador Dali burada Destino ve Spellbound filmlerinin üretiminde misyon alır. 9 senenin ardından eşi Gala ile beraber doğduğu şehir olan Katolonya’ya geri döner. Faşist rejimin idarede olduğu İspanya’ya yerleşmesi sol görüşlü sürrealistçiler tarafından ağır biçimde tenkit etilecektir. Bilimi ve Katolik inançları bir araya getirdiği Mistik Manifesto’da II. Dünya savaşı sonrası alaka duymaya başladığı nükleer, atom gibi bilimsel temalar ve Katolik temaların bir araya geldiği yeni görüşünü anlatmaya çalışır. Atom bombasının tesirinden oldukça etkilendiği bu yarıyılı nükleer mistisizm ismi ile anar. Nükleer mistisizm olarak adlandırdığı bu yarıyılında hologram, tuvale boya atlatma, stereoskopi, optik hatalar gibi farklı fotoğraf teknikleri sınar.

Hayatının anlamı, her şeyi olarak gördüğü sevgili eşi Gala’yı 10 Haziran 1982 senesinde kaybeder. Eşinin vefatından sonra hayat ile alakalı temennisi kalmayan Salvador Dali, Gala’nın defnedildiği Pudor kalesine yerleşir ve burada sade bir hayatı seçim eder. Aynı sene içerisinde İspanya Kralı Salvador Dali’yi Pudor Markisi duyuru edecek, Dali’de bu jest’e karşılık olarak Kral Juan Carlos’a “Avrupa’nın Başı” isimli resmini hediye edecektir. Hayatına devam ettiği Pudol Kalesi’nde resimlediği “Serçenin Kuyruğu” isimli fotoğraf Salvador Dali’nin son resmi olur. Kalede çıkan bir yangın neticeyi bacağından yaralanan Salvador Dali, olaydan sonra kalp yetmezliğinden ölüm edeceği 23 Ocak 1989 tarihine kadar kendi ismini taşıyan ve üretiminde bizzat misyon aldığı Figueres’teki Salvador Dali Tiyatro ve Müzesinde hayatını devam ettirir.