Son Haberler

Sait Faik Abasıyanık Hayatı

-
Eylül 15, 2022
Sait Faik Abasıyanık Hayatı

Sait Faik Abasıyanık Hayatı

Şiir ve hikaye yazarı Sait Faik, 1906 senesinde Adapazarı’nda doğmuştur. Abazsızoğlullarından kereste tüccarı Mehmet Faik’in oğlu olarak dünyaya gözlerini açmıştır.

Yazarımız, ilköğrenimini Adapazarı Rehber-i Terakki Okulu’nde bitirildi. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra ailesi İstanbul’a yerleşince İstanbul Erkek Lisesi’ne verildi. Onuncu sınıfta Arapça hocasına yaptıkları bir şaka neticesinde disiplin cezası alarak mektepten atıldı. Bu surattan lise öğrenimini Bursa’da bitirmek zorunda kaldı ki liseyi tamamladığında takvimler 1928’i gösteriyordu.

Yüksek mektep olarak İstanbul Edebiyat Fakültesine girdi ama mektep hayatındaki karmaşa burada da devam etti. Edebiyat fakültesinde istediği, hayal ettiği eğitimi bulamayınca buradan da ayrıldı. Babasını ricası üzerine iktisat başka bir deyişle ekonomi öğrenimi için 1931 senesinde Lozan’a gitti. Orada da ancak beş gün gibi kısa bir zaman kaldı. Lozan’dan ayrılarak Fransa’nın Grenbole’ya geçti. Burada üç sene süresince kaldı ama eğitimine pek de ehemmiyet verdi. Kaldığı zaman içinde gönlünce dolaşıp gezdi. Elbette bu saltanatı çok sürmedi ve babası tarafından geri çağrıldı. Takvimler 1935 senesini gösterdiğinde Sait Faik, yurda dönmüştü.

Yurda döndükten sonra Halıcıoğlu Ermeni Yetimhanesinde Türkçe hocalığına başladı ama burada da uzun zaman barınamadı. Yeniden babasının yardımını arda alarak fasulye ticaretine yeltendi ama acele bunalan yapısı burada da peşini vazgeçmedi; elbette iflasa çekildi. Bu iflastan ve değişik zafersiz iş teşebbüslerinden sonra pek fazla iş teşebbüsü olmadı.

1942 senesinde Haber isimli gazetede bir ay zaman ile adliye muhabirliği yaptı ki belki de hayatındaki en uzun ilk ve son işiydi. Nitekim babası 1939 senesinde ölüm etti ve Sait Faik, babasından kalan servet ile geçinmeye başladı.

Sait Faik, babasını kaybettikten sonra annesi Makbule Hanım ile beraber aile yadigarı olan Burgazada’daki konutlarında oturmaya başladılar. Sait Faik II. Dünya savaşı senelerinde başka bir deyişle 1942 senesinde Haber gazetesinde muhabirlik yaparken, yeniden bu konutta annesi ile yaşıyordu.

Sene 1953’ü gösterirken hem Türk edebiyatı hem de Sait Faik için oldukça güzel bir şey oldu: Yazarımız “Çağdaş edebiyata yaptı hizmetlerden dolayı” Amerika‘daki Mark Twain Derneği’ne onur azası seçildi.

Sait Faik, kapsadı, çok kapsadı ve ne yazık ki bu onun sonu oldu. Siroz lanetini tutuldu. Ne Yazık Ki uzun vakittir rehabilitasyonunu gördüğü bu hastalık, onu 11 Mayıs 1954 tarihinde yendi ve Sait Faik Abasıyanık 48 yaşında, edebiyatının doruğunda, hayata gözlerini yumdu.

Sait Faik Abasıyanık’ın annesi ise 1963 senesinde ölüm etti; başka bir deyişle oğlundan sonra. Evlat acısını yaşayan anne, 1955 senesinde “Sait Faik Hikaye Hediyeyi” ananesini başlattı ve bugün hala bu ödüller verilmektedir. Bu ödüller her senenin 11 Mayıs’ında başka bir deyişle Sait Faik’in vefat sene yarıyılında sahiplerini bulmaktadır. 2012 senesinden itibaren de Türkiye İş Bankası Kültür yayınlığı ve elbette Darüşşafaka işbirliği ile veriliyor. Bugün, hikaye alanındaki en prestijli ödüllerden sayılmaktadır. Ayrıca bütün 59 yıldır verilen bu ödül, edebiyatımızın en uzun soluklu hikaye müsabakasıdır.

Makbule Hanım’ın defninden 1 sene sonra başka bir deyişle 1964 senesinde; Sait Faik ve annesinin hayatlarının sonuna kadar yaşadığı Burgazada’daki konutları müze halini aldı. Bugün “Sait Faik Müzesi” diye adlandırılmaktadır.

Sait Faik’in vasiyeti gereğince kitap teliflerinden, basımlarından elde edilen tüm kazançlar Darüşşafaka müessesesine bırakıldı.

Darüşşafaka ve Sait Faik

Sait Faik’in bu müesseseye olan bağlılığı 1953 senesine dayanmaktadır; başka bir deyişle siroz olduğunu bildiği ve vefattan bir sene önce.

Annesi ile Darüşşafaka lisesinde yapılan bir matineye katılan yazar, liseyi dolaşmıştır. Gördüklerinden, yapılan çalışmalardan etkilenmiş ve oracıkta annesi Makbule Hanım’a vasiyetine vazgeçmiştir. Vasiyetine göre tam kitaplarının kazanç hakları bu müesseseye affedilecektir. Nitekim öyle de olmuştur ve akılda yazarın vefatından sonra 8 Kasım 1954 senesinde tertip edilen vasiyetnamede telif hakları Darüşşkafa’ya geçmiştir.

Sait Faik’in kabri ise Zincirlikuyu’dadır.