Son Haberler

Resmi, Sözlü, El Yazılı Vasiyetname ve Miras Sözleşmeleri

-
Eylül 7, 2022
Resmi, Sözlü, El Yazılı Vasiyetname ve Miras Sözleşmeleri

Bu yazımızda biçimi anlamda vefata bağlı tasarruf olan vasiyetname çeşitleri ve servet kontratlarından bahsedeceğiz.

Biçimi anlamda vefata bağlı tasarruflar Medeni Kanun madde 531 ve devamında yer almaktadır. Vasiyet resmi biçimde veya servet vazgeçenin el yazısı ile ya da laflı olarak yapılabilir.

Resmi Vasiyetnamelerin Tertip Edilmesi

Resmi vasiyetname, iki şahidin katılmasıyla resmi memur tarafına tertip edilir. Resmi memur noter, barış egemeni veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş öteki bir görevli olabilir. Noter bulunmayan yerlerde, duruşma yazı işleri müdürü bakanlıkça noter ile yetkisi ile yetkilendirilebilir.

Borçlar Kanunu can verinceye kadar bakım kontratı resmi vasiyetname şeklinde yapılır biçiminde bahseder. Yargıtay içtihadı birleştirme kararı ise can verinceye kadar bakım kontratının içeriğinde taşınmaz mülkiyetinin devri mevzubahisi ise o takdirde böyle bir kontratı yapmaya tapu memurları da yetkilidir biçiminde bahseder.

Medeni Kanun’un resmi vasiyetname yapılmasına ait öngördüğü kurallara uygun şekilde vasiyetname yapılırsa o vasiyetname veya servet kontratı geçerli olur. Fakat bazı vaziyetlerde Noter Kanunu Medeni Kanun’un aradığı koşullardan daha aşırısını arayabilmektedir. Misal olarak noterde resmi vasiyetname yapılırken noter Noterlik Kanunu kararlarını bütün anlamıyla uygulamayıp ama Medeni Kanun kararları çerçevesinde resmi vasiyetname yapma kararlarını uygulamış olursa bu resmi vasiyetname geçerli olur ancak noter Noterlik kanunu kararlarına uymadığı için disiplin soruşturması geçirip para cezası alabilir.

Şahit Olarak Katılamayacak Olanlar

Fiil ehliyeti bulunmayanlar, ceza duruşması karar ile kamu hizmetinden yasaklı olanlar, okuryazar olmayanlar, servet vazgeçenin eşi, üst soyu ve alt soy kan hısımları, kardeşleri ve bu şahısların eşleri resmi vasiyetnamenin tertip edilmesi sırasında şahit veya memur olarak bulunamazlar. Bu bireyler şahit veya memur olarak katılırlarsa vasiyetname tümden iptal edilir.

Vasiyetnamede Kazandırmada Bulunulamayacak Bireyler

Resmi vasiyetnamenin tertip edilmesine katılan şahitlere ve memura, bunların üst soy ve alt soy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu şahısların eşlerine o vasiyetname ile kazandırmada bulunulamaz. Bu bireylere o vasiyetnamede kazandırmada bulunulursa, vasiyetname yeniden geçerlidir ancak bu bireylere yapılan kazandırmalar geçersizdir.

Vasiyetnamelerde birinci biçim okunarak ve imza atılarak tertip edilen resmi vasiyetnamedir. Bu stil vasiyetnameleri kanun madde 533 ve 534’te tertip etmiştir. Bu vasiyetnamelerin özelliği içeriğinin şahitlerden saklı olmasıdır. Şahitler burada o bireyin tasarruf yapmaya ehil olduğuna ve onun son arzularını noterin kaleme aldığı biçimin kendi istemine uygun olduğunu belirttiğine şahit olurlar.

Türk Medeni Kanunu madde 533- Servet vazgeçen, arzularını resmi memura bildirir. Bunun üzerine memur, vasiyetnameyi yazar veya yazdırır ve okuması için servet vazgeçene verir.

Vasiyetname servet vazgeçen tarafından okunup imza atılır.

Memur, vasiyetnameye tarih koyarak imzalar.

Yargıtay kararlarında bu operasyondaki birlik prensibine Unitas Actus prensibi önemsemektedir. Operasyonun başından sonuna kadar operasyona katılan memurun aynı olması gerekir.

Tam imzaların el yazılı imza olması gerekir. Böyle bir vaziyette servet vazgeçen de parmak izi veya imza yerine bir alet kullanmak suretiyle imza soymaz. Zira Medeni Kanun madde 533 ve 534’e göre tertip edilen vasiyet servet vazgeçenin okuryazar olmasına işaret eder. Bu biçimde el yazılı imza atamayacak olan bireyler Medeni Kanun madde 535’e göre vasiyet yapabilirler.

Avrupa’da insanlar mektup yazdıklarında tarihin yanına bir de mahal yazarlar. Yazılı vasiyetnamenin de geçerli olabilmesi için mahal de belirtilmesi gereklidir. Bireyler, vasiyetnamelerinde mahal bildirmedikleri zamanda vasiyetnamenin ayakta yakalanabilmesi için Funda Testamenti prensibi vasiyet metni içinden onun nerede yazıldığı anlamaya çalışılır. Bu vaziyeti daha önceki Türk Medeni Kanunu aramaktaydı. Resmi vasiyetnamede bu gidişat mesele değildir. Zira resmi vasiyetname noterde yapılır ve noterin de yeri emindir.

Vasiyetnamede birden fazla sayfa mevzubahisi ise Yargıtay 1. Hukuk Dairesi son sayfaya atılan imzayı yeterli saymıştır.

Bu şartlar sağlandıktan sonra ikinci aşamaya geçilir. Vasiyetnameye tarih ve imza konulduktan hemen sonra servet vazgeçen, vasiyetnameyi okuduğunu, bunun son arzularını kapsadığını memurun huzurunda iki şahide beyan eder. Şahitler bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve servet vazgeçeni tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar, bunu da şahit şerhi denir. Şahit şerhi bilgisayar yazısı veya daktilo ile yazılmış olabilir ama altının imza atılması lüzumludur. Vasiyetnameye tarih konulması, o tarihte servet vazgeçenin ehliyetinin var olup olmadığı ve birden fazla vasiyetname varsa hangisinin geçerli olduğunun anlaşılması noktalarında ehemmiyet taşır.

İmza Atamayacak Olanların Vasiyetname Hazırlama Vaziyeti

Birey okuryazar olsa dahi isterse madde 535’e göre vasiyetname hazırlayabilir ama okuryazar olmayanlar, görme manililer veya imza atmaya muktedir olmayanlar madde 533 ve 534’e göre değil madde 535’e göre vasiyet yapabilirler.

Servet vazgeçen vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa, memur vasiyetnameyi iki şahidin önünde ona okur ve bunun üzerine servet vazgeçen vasiyetnamenin son arzularını kapsadığını beyan eder. Bu vaziyette şahitler hem servet vazgeçenin beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarruf yapmaya ehil gördüklerini, hem vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından servet vazgeçene okunduğunu ve onun vasiyetnamesinin son arzularını kapsadığını beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar.

Memura noter veya barış egemeni şahitler huzurunda bildirme,
Şahitlerin servet vazgeçeni tasarrufa ehil görmeleri,
Vasiyetnamenin şahitler önünde memur tarafından servet vazgeçene okunması,
Servet vazgeçenin yazılanların kendi hevesine uygun olduğunu şahitlerin huzurunda beyan etmesi,

Bu dört unsurun şahit şerhinde yer almaması halinde o vasiyetname iptal edilebilir.

Doktrinde birde bu kanunda öngörülmüş olan iki vasiyetnameden karma bir vasiyetname de üretilebileceği kabul edilmiştir. Karma vasiyetnamede dikkat edilmesi gereken temel husus ise;

1- Kanunda öngörülen emele uygun olması

2- Kanunun getirdiği teminattan daha az teminatı olmamasıdır.

Burada bahsedilmek istenen bireyin madde 535’e göre vasiyet yapıp ekstradan o vasiyetin altına imza atmasıdır. Karma vasiyetnameden maksat budur.

Vasiyetname yapıldığı zaman noter bir misalini alakalısına verir, bir misalini dairede gizler ve servet vazgeçenin kayıtlı olduğu popülasyon dairesine bildirir. Bunun nedeni ise birey can verdiğinde o popülasyon dairesinin notere haber vermesi lüzumluluğundan kaynaklanmaktadır. Sonra noterlik o evrakı bireyin popülasyona kayıtlı olduğu barış hukuk hakimliğini yollar.

Servet vazgeçen yabancıysa çevirmen çağrılır ve son arzuların bildirilmesi sırasında şahitlerin de anlayabileceği biçimde eş zamanlı çeviriler yapılması gerekir.

El Yazılı Vasiyetname

El yazılı vasiyetnamenin tertip edildiği sene, ay ve gün gösterilerek tamamen servet vazgeçenin el yazısı ile yazılmış ve imza atılmış olması mecburdur. El yazılı vasiyetname saklanmak üzere sarih veya kapalı olarak notere, barış egemenine veya yetkili memura vazgeçilebilir.

El yazılı vasiyetnamelerin faydası pratik ve gidersiz olmalarıdır. Bu vasiyetnameler için şahit olması lüzumlu değildir. Tek gereken şey el yazısı ile yazı yazabilme iktidarına sahip olabilmektir. Dolayısıyla ne noter ne de bir başkası içeriğini öğrenmez ama riskli bir usuldür. Vasiyetname bir bireyin eline geçer ve bu vasiyetnameden memnun kalmazsa kolay bir biçimde yıkım edebilir. Bazen de servet vazgeçen vasiyetnameyi yazar, can verir ama ardından kimse vasiyetnameyi bulamaz veya başka bir risk olarak bu vasiyetnamelerin taklit edilebilmesi mevzubahisi olabilir veya servet vazgeçenin anlık duyguları tesiriyle reelinde hiç istemediği bir biçimde vasiyetname yazması mevzubahisi olabilir. Bir öteki gidişat ise vasiyetname noterde tertip edildiğinde, noter hukuk bilgisine sahip olduğu için noksanlıkları giderebilme yetisine sahiptir ancak hukuk bilgisi olmayan bir birey şekle aykırı vasiyet tertip etmiş olabilir ve vasiyetnamesi geçersiz olur. Bu vaziyetler mevzubahisi olabilecek risklerdir.

Kural olarak kağıt ve kalem kullanılır ama değişik bir nesneye yönelmeyi gerektirecek bir gidişat varsa o da değerlendirilir. Kural olarak yazıda Türkçe kişilikler kullanılır ama değişik mazeretler varsa değişik abeceler de kullanılabilir. Yargıtay bunları geçerli saymıştır, yeter ki kimliği tespite ergonomik olsun.

El yazısı vasiyetname tamamen el yazısı ile yazılmalıdır. Bilgisayar yazısı veya daktilo ile yazılmış el yazılı vasiyetname geçersizdir. Ancak imza ve tarih kısımları yazıldıktan sonra bir kısım yer daktilo veya bilgisayar ile yazılmışsa ve ardından bir daha imza ve tarih atılmışsa yalnızca o ek olan kısımlar geçersiz sayılmakla kanaat etilir. Tarih gün/ay/sene olarak belirtilmelidir. Kesinlikle takvim tarihi belirtmeye gerek yoktur, o günün net anlaşılacağı biçimi de kabul görür. Misal olarak, 2016 senesinin kurban bayramının üçüncü günü biçiminde bir tanımlamada hangi gün oldu net olarak anlaşılır ve bu tarih geçerli sayılır. Ancak 2016 senesinin kurban bayramı biçiminde tanımlama yetersiz kalır, hangi gün olduğu kesin muhakkak değildir.

Laflı Vasiyetname

 Laflı vasiyetname temel itibariyle kanun koyucunun arzuladığı bir vasiyet şekli değildir ama mucizevi şartlarda müracaat etilmesine ihtimal verilen istisnai bir vasiyet cinsidir. Bu vasiyet yoluna müracaat etebilmek için yukarıyada bahsettiğimiz iki vasiyet cinsinden hiçbirini yapamayacak vaziyette olmak gerekir. Bu bir ön koşuldur. Başka Bir Deyişle bir birey el yazılı veya resmi vasiyetname yapma olanağına sahipse o taktirde laflı vasiyetname yoluna gidemez.

Laflı vasiyetname yapmak vefata bağlı tasarrufta bulunan bireyin arzularının saptırılmasına veya hiç olmamış vakıanın varmış gibi gösterilmesine yol açabileceği için sakıncalı bir yoldur.

Servet vazgeçenin laflı vasiyetname yapabilmesi için, yakın vefat riski, erişim kesintisi, hastalık, savaş gibi mucizevi vaziyetler suratından el yazılı veya resmi vasiyetname yapamıyor olması gerekir. Belirttiğimiz tümcenin lafzından da anlaşılacağı gibi bu vaziyetler tahdidi hudutlu değildir, yeter ki mucizevi bir gidişat ortaya çıkmış olsun. Yalnızca böyle bir mucizevi vaziyetin varlığı da yetmez el yazılı veya resmi vasiyetname yapabilme ihtimalinin de olmaması gerekir.

Laflı vasiyetname için şartlar oluştuktan sonra servet vazgeçen, son arzularını iki şahide anlatır ve onlara bu beyanına uygun bir vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları görevini yükler. Resmi vasiyetname tertip edilmesinde şahitlere ait yasaklar, laflı vasiyetteki şahitler için de geçerlidir. Yalnızca okuryazar olma şartı hariç yakalanmıştır. Şahitlerden ikisi de okuryazar ise birisi kendilerine yapılan beyanı gün/ay/sene ve yer belirtmek üzere yazıya döker, ardından imzalar ve okuması için öteki şahide verir, metni okuduktan sonra o da imzalar. Bunlar yapıldıktan sonra barış veya asliye duruşmasına giderler.

Öteki bir yol ise, şahitler hiçbir şey yazmazlar, ikisi de duruşmaya müracaat etir ve olanları anlatırlar, orada zabta geçirilir.

Yer olarak belirtilecek konum, servet vazgeçenin şahitlere hangi yerde son arzularını anlattıysa orasıdır. Yargıtay, şahitler veya yakın etrafı için hayati bir gidişat olmadıkça ilk fırsatta duruşmaya gitmeyi koşul koşmuştur. Yargıtay burada aralığı çok dar yakalamıştır, bir gün beklemeyi süre geçirmeksizin şartının ihlali olarak varsaymıştır. Bunun nedeni ise, şahitlerin o arada servetçilerle bağlantıya geçip manipülasyona veya bazı çıkar teminine müteveccih olarak hareket etme gidişatının mevzubahisi olabilmesidir.

Laflı vasiyetname geçersiz sayılırsa olacak olan şey legal intikaldir. Legal intikal, kuşkulu bir intikaldense laflı vasiyetname daha ergonomiktir. Taraf çıkarı veya birilerinin mağdur olmaması açısından seçime daha şayandır.

Türk Medeni Kanunu madde 540/3- Laflı vasiyet yoluna müracaat eten kimse askerlik hizmetinde bulunuyorsa, teğmen veya daha yüksek rütbeli bir subay; ülke hudutları dışında izleyen bir erişim taşıtında bulunuyorsa, o taşıtın mesul idareyicisi; sağlık müesseselerinde rehabilitasyon edilmekteyse, sağlık müessesesinin en yetkili idareyicisi egemen yerine geçer.

Laflı Vasiyetnamelerin Karar İfade Edeceği Tarih

Servet vazgeçen için sonradan öteki biçimlerde vasiyetname yapma imkânı doğarsa, bu tarihin üzerinden bir ay geçince laflı vasiyet karardan düşer. 

Servet Kontratları

Servet kontratları pozitif ve negatif servet kontratları olarak iki cinstir. Pozitif servet kontratları temel itibariyle servet vazgeçen ile öteki taraf arasında ivazlı veya ivazsız karşılık veya karşılıksız olarak bir vefata bağlı tasarruf yapmaktır ve bu ya bir servetçi atama ya muhakkak bir mülk vazgeçme veya bunlara ilaveten vasiyeti yerine getirme görevlisi tanımlama gibi hususları kapsar. Öteki cins ise negatif servet kontratıdır ve bu kontrat servetten feragat olarak adlandırılır. Bu kontrat çoğunlukla gizli paylı servetçiler ile yapılır. Zira legal paylı servetçilerin gizli payı yoksa vasiyetname yapmak suretiyle ona hiçbir şey bırakmayarak servetin dışını yakalanabilir. Dolayısıyla muhatap gizli paylı servetçidir.

Vasiyetname yapmak için 15 yaşını doldurmuş olmak ve ayırtım eforuna sahip olmak gerekiyordu ama servet kontratı yapabilmek için bütün ehliyetli olmak, ergin olmak ve ayırtım eforuna sahip ve kısıtlı olamamak gerekir. Şayet kontratta taraflardan birisi vefata bağlı tasarruf yapıyorsa bütün ehliyet aranır ama karşı taraf ya yalnızca sağlar arası borç altına giriyor veya hiçbir edim borcu altına girmiyorsa onun için genel ehliyet kuralları uygulanır.

Servet kontratları resmi biçimin dışında yapılamaz. Vasiyetname tek taraflı hukuksal bir harekât iken servet kontratı iki taraflı bir hukuksal harekâttır. Servet kontratı iki taraflı hukuksal harekât olduğu için kanunda belirtilen haller dışında tek taraflı olarak bundan dönülmesi muhtemel değildir. Oysa vasiyetnameden her zaman dönmek muhtemeldir, hatta resmi vasiyetnameden el yazılı vasiyetnameye dönmek dahi muhtemeldir.

Servet kontratlarının bazen tek taraflı olanlarından bahsedilir. Bunlarda iki taraflı servet kontratlarıdır, tek taraflıdan maksat, tek tarafı borç altına sokmasından kaynaklanır. İki tarafı borç altına sokan servet kontratları ivazlı veya ivazsız olabilir. İvazsız bir servet kontratı yapılmışsa feragat edenin alt soyu feragatten etkilenmez. Onlar yeniden halefiyet prensibi gereği servet vazgeçenin servetçisi olmaya devam ederler. Buna rağmen feragat eden ivaz olarak feragat etmişse onun alt soyu da bu feragatten etkilenir ve onlar da servetten rastgele bir hak arz edemezler.

Biçim

Kanunun da tanımlamasına göre servet kontratlarının geçerli olabilmesi için resmi vasiyetname biçiminde tertip edilmiş olmaları gerekir. Resmi vasiyetname için okuryazar olanlar için ayrı olmayanlar için ayrı biçimler vardı, burada da o vaziyete atıf yapılmıştır.

Servet kontratı tertip edilirken kontratın tarafları, arzularını resmi memura aynı zamanda bildirirler ve tertip edilen kontratı memurun ve iki şahidin önünü imza atırlar. Servet vazgeçen okuryazar olmasa dahi servet kontratı yapabilir. Vasiyetname için yapılan tertip etme servet kontratı için de geçerlidir. Ancak tek fark şudur ki, iki taraf olduğu için istemler resmi memura aynı anda bildirilir, okuryazar olanlar içinse aynı anda imza atılır. Şahit şerhleri o çerçevede olur. Türk Medeni Kanunu madde 533 ve 534’e göre son arzular resmi memura yazılı veya laflı bildirilirdi. Resmi memur da onu yazar veya yazdırırdı. Sonra okunması için servet vazgeçene verir. Servet vazgeçen okuduktan sonra arzularına uygun olduğunu dile getirip imzalar. Sonra şahitler huzura alınır ve onların huzurunda vasiyetnameyi yapan birey dokümandaki hususların son hevesine uygun olduğunu dile getiriri ve kabul eder. Şahitler iki şeye şahitlik eder; birincisi servet vazgeçeni vasiyet yapmaya ehil gördüklerine, ikincisi yazılanların son arzularına uygun olduğunun şahitler huzurunda beyan edilmesidir. Servet kontratındaki fark ise iki taraf birden arzularını notere bildirirler, iki taraf birden imza atarlar. Sonra şahitler huzura alınır ama okuma yazma öğrenmeyenler için iki taraf son arzularını memura bildirir, memur yazıya döker, memur yüksek sesle şahitler huzurunda taraflara okur, taraflar altını imzalar ve şahitler üç hususa şahitlik eder.

1- Tasarruf yapmaya ehil gördüklerine,

2- Son arzuların memur tarafından huzurlarında yüksek sesle okunmasına,

3- Karşı tarafın kendi son arzularına uygun olduğunu bildirmesine,

Şayet kontratı yapan taraflardan biri vefata bağlı tasarrufta bulunmuyorsa temsilci katılabilir, ehliyet kuralları genel kurallara tabi olur. Başka Bir Deyişle bütün ehliyetli olunmasına da ihtiyaç yoktur, onun yerine legal temsilcisi de bulunabilir.