Son Haberler

Odysseia Destanı

-
Eylül 5, 2022
Odysseia Destanı

Homeros’un yazdığı Odysseus’un sürüklediği çileleri anlatan Odysseia Destanı’nı detayları ile anlattık.

Odysseia Destanı

Odysseia Destanı, Avrupa hatta tüm Batı uygarlığının esasını oluşturan Yunan mitolojisinin iki büyük destanından biridir. Homeros’un yazdığı bu iki destan İlyada Destanı ve Odysseia Destanı’dır. İlyada Destanı, Truva Savaşı’nı anlatırken Odysseia Destanı, İthaka Kralı Odysseus’un Truva Savaşı sonrası evine dönmeye çalıştığı on senelik müddeti anlatır. Bu iki destan birbirlerinin devamı kalitesinde sayılabilir. Ancak İlyada Destanı bir hadiseyi anlatırken Odysseia Destanı bir bireyin başka bir deyişle Odysseus’un öyküsünü anlatır. Homeros’un Truva Savaşı’nın bir kısmını anlattığı İlyada Destanı ve savaşın geri kalan ayrıntılarını bilmek için “Truva Savaşı” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz. Odysseia Destanı’nın anlattığı Odysseus, Yunan mitolojisinde oldukça ehemmiyetli bir şahsiyettir. Kendi öyküsünü anlatan başlı başına bir destanı olmasına karşın İlyada Destanı’nın hemen her sayfasında ismine tesadüfmek muhtemeldir. Bu yazımızda Odysseia Destanı başlığı altında destanda anlatılan öyküden, Odysseus’un yaşamından Odysseia Destanı yalnızca Truva Savaşı sonrasında yaşadıklarını anlatır, Odysseia Destanı’nda ismi geçen mitolojik tanrılar ve mahlukatlardan laf edeceğiz. Yunan mitolojisi ve tanrıları hakkında daha detaylı bilgi almak için “Yunan Mitolojisi Nedir?” başlıklı yazımızı okumanızı öneri ederiz. Odysseia Destanı’nı anlatmaya başlamadan evvel destanın başkahramanı Odysseus hakkında bilgi verelim.

Odysseus Kimdir?

İlyada Destanı’nın ehemmiyetli kahramanlarından ve Odysseia Destanı’nın başkahramanı olan Odysseus, İthaka Şehri’nin kralıdır. İthaka Kralı Laertes’in bir başka rivayete göre Sisyphos’un oğlu olduğu söylenir. Annesi Antikleia’nın Sisyphos ile de bir ilişkisi vardır. Sisyphos’un uyanıklığı ile meşhur olduğu düşünülürse Odysseus’un şikelerini babasından aldığı genlere bağlamak daha manalı olacaktır. Spartalı Helen’in kuzeni Penelope ile evlenir ve Telemakhos isminde bir oğlu olur. Truva Savaşı, Odysseus’un şikeleri ve cingözlükleri sayesinde kazanılır. Bu şikeleri ve cingözlükleri çoğu defa tanrılar tarafından güzel karşılanmaz ve başına bir hayli bela açar.

Odysseus’un Evlenmesi ve Tyndareos’a Takviyeyi

Odysseus, Truva Savaşı’ndan kısa bir vakit evvel İthaka kralı olur. Başlangıçta evlenmek için tüm Yunanistan’ın talip olduğu Helen’e talip olsa da daha sonra bu işin çok külfetli olduğunu düşünerek Helen’in babası Tyndareos’tan kardeşinin kızı Penelope’yi ister. Tyndareos, Odysseus’un bu tereddütlüğünü güzel karşılamadığı için Penelope’yi vermez. Odysseus, Tyndareos’a başındaki kasvetten kurtulmanın bir yolunu bildiğini ancak Penolope ile evlenmesine izin verirse takviye edeceğini söyler. Tyndareos, kızı Helen’in dünyaca ünlü hoşluğu suratından ona talip olan tüm kral ve güçlü savaşçıların arasında tercih yapmakta zorlanmaktadır. Kimi seçerse seçsin yalanlanan taraf, seçilen tarafa savaş kalemtıraş ve kaosa neden olacaktır. Bir çözüm yolu bulamadığı içinde talipleri bekletmektedir. Süreyi kalmayan Tyndareos, Odysseus’un önerisini kabul eder. Odysseus’un verdiği us: Tüm talipler karar açıklanmadan evvel Helen ve seçilecek eşinin konutluluğunu gözetmeye yemin edecektir. Bu sayede kim tercihe karşı çıkarsa çıksın; damatla beraber tüm öbür talipleri karşısına almak zorunda kalacaktır. Tüm talipler yemin için çağrılır ve Odysseus da dahil olmak üzere herkes Helen ve konutluluğunu gözetmeye yemin eder. Helen Akhaların Kralı Agemennon’un kardeşi Sparta Kralı Menelaus’u seçer. Odysseus, bu açıkgözce fikir ile edilen yemin suratından Helen’in Truva Prensi Paris ile kaçması neticeyi kendisi ve tüm Yunanistan krallarını Truva Savaşı’na katılmak zorunda vazgeçer.

Odysseus’un Şikesini Bozan Palamedes’deri İntikam Alması

Helen’in Truva Prensi Paris ile kaçması üzerine ettiği yemin gereği savaşa çağırılan Odysseus’un savaşa gitmeye hiç amacı yoktur. Zira savaşın kaç sene süreceği ve neticeleri çok meçhuldür. Savaştan kaçmak isteyen Odysseus, çılgın numarası yapmaya karar verir. Palamedes ve adamları Odysseus’u almaya geldiğinde Odysseus, boş tarlaya tuz ekmektedir. Tarlayı sürmek için de sabana kendini koşar. Tarlayı sürdüğü sırada Palamedes, Odysseus’un çılgınlığını test etmek için henüz bebek olan tek oğlu Telemakhos’u sabanının önüne koyar. Oğlunu ezmeyi göze alamayan Odysseus, numara yapmaktan bırakır ve savaşa katılmayı kabul etmek zorunda kalır. Şikesini ortaya çıkaran Palamedes’e kin güden Odysseus, intikam tasarıları planlamaya başlar. Savaş sırasında bir tutsağa Palamedes’e teşekkür mektubu yazdırır. Ayrıca mektupta tutukluluğunun bitmesi için hediye olarak yolladığı altınların erişip erişmediğini yazdırır. Bir kese altını Palamedes’in çadırına gizleyen Odysseus, mektubunda Agemennon’a erişmesini sağlar. Agemennon eline geçen mektup üzerine Palamedes’in çadırını aratır. Altınların çadırda bulunması üzerine Palamedes suçlanmadan vatana hıyanetten taşlanarak öldürülür.

Odysseus’un Aşil’i İkna Etmesi

Akha kahinleri Truva Savaşı’nın Aşil Akhilleuskatılırsa kazanılacağını söyler. Bir söylenceye göre annesi Thetis ile konuşup geleceğini bildikten sonra savaşa katılma kararı alır Ancak Aşil, savaşa katılmak istememektedir. Bunun için bir kralın sarayında kılık değiştirerek kızların arasına karışır. Odysseus, Aşil’i bulabilmek için kızların önüne geçerek bir yana kıymetli, hoş ipek ve mücevherler; bir yana da silahlar koyar. Tam kızlar ipek ve mücevherlere giderken Aşil kendini kaptırıp silahları tahlile başlar. Aşil’in bu yanılgısı şikesini ortaya çıkarır. Şikesi ortaya çıkan Aşil, Odysseus’un ısrarları ile savaşa katılır.

Odysseus’un Truva Atı Tasarıyı

Truva Savaşı on yıldır devam etmektedir. Aşil’in Paris tarafından topuğundan vurularak öldürülmesi üzerine ordu içinde meselelerde çoğalmaya başlar. İki tarafta bitkin ve eforsuzdur. Ancak Truva, kalın duvarları ile hala katlanır. Odysseus, savaşı kazanabilmek için duvarları aşmak zorunda olduğunun farkındadır. Bu surattan açıkgözlüğünü kullanarak Truva Atı tasarısını düşünür. Büyük bir tahtadan at yapılır. Akha ordusunun en iyi askerleri İçinde Aşil’in oğlu da vardır yerleştirilerek geriye kalan ordu saklanır. Truvalılar, Akhaların pes ederek geri çekildiğini ve tahta atında tanrılara bir armağan olduğunu düşünerek şehrin içine sokarlar. Tahta atın içine saklanan askerler gece harekete geçerek Truva kapılarını Akha ordusuna açar. Bu tasarı sayesinde 10 yıldır alınamayan Truva Şehri bir gecede fethedilir.

Odysseia Destanı Hakkında

Odysseia Destanı, Homeros’un yazdığı ikinci destandır. 12100 mısradan oluşan bu destan oldukça geniş bir mevzu ve kişilik kadrosuna sahiptir. Odysseia Destanı’nda temel mevzu Odysseus olsa da destan Odysseus ile başlamaz. İlk olarak Odysseus’un oğlu Telemakhos’un Truva Savaşı’nın sona ermesine karşın İthaka’ya dönmeyen babasının izini sürme kararı alması ile başlar. Bu karar da Bilgelik ve Savaş Tanrıçası Athena’nın tesiri vardır. Telemakhos öncelikle seferden dönmüş olan Kahraman Nestor’a babası Odysseus’u sorar. Nestor, Odysseus’un kendisi ile gelmediğini sefer sonrası ortaya çıkan fikir ayrılıkları suratından Menalaus ve Agemennon arasında kaldığını söyler. Bunun üzerine Telemakhos, Menelaus ve eşi Helen’in sarayını ziyaret eder. Kendini tanıttıktan sonra babası Odysseus’un gidişatı hakkında bilgi ister. Menelaus, Odysseus’un evvel kendisi ile beraber yola çıktığını ancak daha sonra geri dönerek abisi Agemennon’un gemilerine katıldığını söyler. Menelaus, Odysseus hakkında en son aldığı haberin Peri Kalypso’nun yanında mecburi yakalandığı olduğunu söyler. İkinci kısımda ise Kalypso’dan kurtulan Odysseus’un Phaiak Kralı Alkinoos’un sarayında, o ana kadar yaşadıklarını anlatması ile başlar.

Odysseia Destanı zaman akışındaki bu sıçramalar ve geriye dönüşler ile İlyada Destanından böler. İlyada Destanı’nda düzgün bir ilerleyiş mevcuttur. Odysseia Destanı’nın İlyada Destanı’ndan ayıran başka bir özelliği ise üslup ve anlatımıdır. İki destan arasındaki üslup ayrımı o kadar fazladır ki bazı tahlilciler bu destanların ikisinin de Homeros’a ait olmadığını öne sürer.

Odysseia Destanı’nın Mevzusu

Odysseia Destanı, Odysseus’un Truva Savaşı sonrası 20 yıldır ayrı kaldığı İthaka Şehri, karısı Penelope ve oğlu Telemakhos’a kavuşmaya çalıştığı 10 senelik sürecin yanı gizeme İthaka’ya döndükten sonra Odysseus’un can verdiğini düşündükleri için eşi Penelope ile evlenmek isteği evine yerleşen taliplerden kurtulmaya çalışmasını anlatır.

 Odysseia Destanı’nda Odysseus’un Başından Geçenler

Odysseia Destanı’nın zaman sıçramaları ve geriye dönüşlerinden evvelki başlıklarda laf etmiştik. Biz bu başlık altında Odysseia Destanı’nı anlatırken destanın zaman sıçramaları ile aktardığı öyküleri oluş sırasına koyarak başlıklar halinde anlatacağız.

Kikonların Ülkesinin Yağmalanması

Savaş sonrası çıkan ayrılıklar neticeyi Menelaus ile yola çıkan Odysseus daha sonra bırakarak Truva’ya döner ve Agemennon’un gemilerine katılır. 12 gemisi ile yola koyulan Odysseus, bir vakit sonra çıkan bir fırtına suratından Agemennon’un gemilerinden ayrı düşer. 12 gemisi ile yola tek başlarına devam etmek zorunda kalan Odysseus ve adamları yollarına çıkan bir adayı yağmalamaya karar verirler. Kikonların yaşadığı bu isme İsmaros isminde minik bir şehre sahiptir. Kikonlular yanaşan istilacıları görür ve şehri terk ederek dağlara çıkar. Hiçbir korunma ile karşılaşmayan Odysseus ve adamları tim şehri yağmalar ve tuttukları insanları katleder. Yalnızca Güneş Tanrısı Apollon’un rahibi Maron’un yaşamasına izin verirler. Tanrıların hizmetkarlarına ne kadar önemsediği herkes tarafından öğrenilmektedir. Bu surattan Apollon’un hiddetini üzerlerine sürüklemek istemezler. Maron, istilacılara çok ağır olması ile nam salmış olan ve sulandırılarak içilmesi gereken İsmaros şarabından hediye eder. Odysseus, yağma sonrası gemilere binme emri verse de adamlarının hepsi karada kalıp kutla yapmak ister. Tam gece şarap içen askerler. Sahilde yata kalır. Yağmacıların yatmasını fırsat bilen Kikonlular sahile inerek yağmacılara saldırır. Ataktan son anda kaçabilseler de her gemiden 6 adam olmak üzere 72 adamlarını kaybederler.

Lotus Yiyenlerin Adasına Çıkılması

Odysseus ve adamları mola vermek için çıktıkları Kythera adasında Lotus Yiyenler ile karşılaşırlar. Lotus Yiyenler Odysseus ve adamlarına Lotus ismi verilen bir nebat ikram eder. Odysseus öncelikle üç adamının yemesini izin verir. Lotus nebatını yiyen adamlarının klasik davranmadığını fark eden Odysseus, bu nebatı yasaklar. Ancak adamları saklıca Lotus nebatının tadına bakarlar. Nebattan yiyen herkes adaya daha da bağlanır ve adadan hiç bölmek istemez. Odysseus, adamlarını güç kullanarak gemiye bindirir ve adaya dönmemeleri için hepsini bağlar. Bir vakit sonra tam adamlar daha önceki hallerine döner.

Kykloplar Adasında Polyphemos ile Çabası

Kykloplar tek gözlü devlerdir. Poseidon’un Nymphe’ler ile olan birlikteliğinden doğar. Kykloplar adasına demir atan Odysseus, adamları ile beraber çevreyi keşfetmeye çıkar. Keşif sırasında Kyklop Polyphemos’un koyunlarını gizlediği mağaraya girerler. O sırada mağaraya gelen Polyphemos, mağaranın girişini bir kaya ile kapatır. Odysseus, Zeus’un davetlilik haklarını arz eder. Ancak Polyphemos, tanrılardan korkmadığını söyler ve Odysseus’un iki adamını tutarak yer ve uykuya dalar. Ertesi gün Odysseus Rahip Maron’dan aldığı İsmaros şarabını Polyphemos’a ikram eder. Su katılmadan içildiğinde çok sert olan bu şarabı Polyphemos çok hoşlanır ve Odysseus’a ismini sorar. Odysseus, isminin “Hiç Kimse” olduğunu söyler. Kyklop şarap karşılığında Odysseus’u en son besinini söyler. Polyphemos şarabın verdiği tesir ile kendinden geçince Odysseus adamlarına büyükçe bir ağaç dalını sivrilterek ateşte kızdırır. Asabi kazığı Polyphemos’un tek sonbaharına sokarak onu âmâ eder. Polyphemos, can acısı ile mağarayı kapatır. Polyphemos’un bağırtılarına etraftaki Kykloplar kazanç. Kykloplar, “sana bunu kim yaptı?” diye sorduğunda “Hiç Kimse” yanıtını alınca Polyphemos’u tek başına vazgeçerler. Polyphemos kapattığı mağarayı tekerrür açar Polyphemos, âmâ olduğu için dışarı çıkan koyunların sırtını okşayarak yalnızca koyunların çıktığından emin olmak ister. Ancak Odysseus ve adamları koyunların altlarına saklanarak kaçmayı muvaffak olur. Kaçtıklarını fark eden Polyphemos sahil’e koşarak gemilerinin ardından taşlar atmaya başlar. Ancak hiçbiri isabet etmez. Odysseus, Kyklop’un arttan hakikat ismini söyler. Polyphemos da babası Poseidon’a Odysseus’un vatanına varamaması için yakarır. Şayet mukadderatında vatanına erişmek varsa da gemisini, tüm adamlarını kaybetmiş; bitap bir biçimde dönmesini ister. Poseidon oğlunun dilenmesi üzerine Odysseus’un yolculuğunu güçleştirmeye başlar.

Rüzgarlara Hükmeden Kral Aiolos ve Aiolia Adası

Kral Aiolaos, tanrıların verdiği rüzgarları hakimiyet edebilme eforuna sahip bir insandır. Bu eforu suratından kendini tanrı yerine koyan biridir. Odysseus ve adamlarına çok iyi davranır ve adasında uzun bir vakit ağırlar. Odysseus’un anlattığı öyküleri çok seven Kral Aiolos, hediye olarak içine rüzgarları doldurduğu bir torba verir. Yola çıkan gemilerinin rahat yol alması içinde arkalarından rüzgar yollar. Odysseus, Kral Aiolos’un verdiği torbanın başında hiç yatmadan beklemeye başlar. Bu hareketi gemidekilere torbanın içinde büyük bir hazine olabileceği fikrini düşündürür. Yunan kıyılarına yanaştıkları sırada Odysseus katlanamayıp yattığında çantayı açarlar. Bir anda özgür kalan rüzgarlar büyük bir kasırgaya neden olur ve gemi yine Aiolia adasına döner. Ancak bu defa Kral Aiolos gelenleri güzel karşılamaz ve Poseidon’un lanetini alan bu adamlardan uzak durmak ister. Odysseus ve adamları kasırgalı denizde altı gün kürek sürüklemek zorunda kalır.

Yamyam Laestrygon’ların Ülkesi

Zorlu geçen altı günün sonunda Odysseus ve adamlar yarımay biçimindeki bir adaya demir atmak zorunda kalır. Odysseus öbür gemileri adanın iç kısmını yollarken kendi dış taraftaki kayalıklara demir atar. Kayalıkları tırmandıktan sonra içeriye demirleyen gemileri görür. Ormanın içinden gelen bir dumanı merak ederek ormanın içine girerler. Ormanda kocamanca bir kız ile karşılaşırlar. Kral Antiphates’in kızı olduğunu söyleyen kız Odysseus ve adamlarını babasına götürür. Kral Antiphades bir devdir. Kendine en yakın olan adamı tutup yemeye başlar. Dostlarının başına geleni gören herkes kaçmaya başlar. Ancak öbür yamyam devler peşlerine düşerler. Büyük taş parçaları ile gemilerini ufalarlar. Ancak Odysseus ve 52 adamı kayalıklara demirledikleri gemiye erişmeyi muvaffak olur. Bu riskten de kaçarak yollarına devam eder. Odysseus kaçarken

Sihirci Kirke’nin Adası

Önlerine çıkan yeni adaya ihtiyatlı yanaşan Odysseus, öncelikle bir keşif grubu yollar. Adaya çıkan bu grubu çok güçlü bir sihirci olan Kirke karşılar. Onlar için ziyafet verir. Şaraptan içen herkes yatar. Kirke yatanları domuza dönüştürür. Sadece bir birey şaraptan içmez. O da kaçarak Odysseus’a olanları anlatır. Odysseus adaya çıkacakken Tanrı Hermes gelerek Kirke’den uzak durmasını söyler. Ancak Odysseus bu nasihati dinlemez. Hermes, Odysseus’a bir nebat vererek Kirke’den kurtulmanın yolunu anlatır. Kirke’nin karşısına çıkan Odysseus, Hermes’in verdiği otu yediği için Kirke’nin sihirlerinden etkilenmez. Kirke’yi kılıcı ile tesirsiz hale getirir. Odysseus’a aşık olan Kirke, onunla beraber olur. Odysseus, Kirke dostlarını daha önceki haline getirmediği vakitçe istediklerini yerine getirmez. En sonunda boyun eğen Kirke olur. Odysseus, bir sene süresince Kirke ile beraber yaşar ve Kirke’den Telegonus isminde bir oğlu olur. Dostları Odysseus’a konuta gitmek istediklerini söyleyince o da kabul eder. Kirke her ne kadar istemese de ayrılığı kabul eder. Ancak onlara Hades’in yeraltı dünyasında yaşayan kahinden yolculuk hakkında bilgi almalarını ve yine bu adaya dönmelerini öneri eder.

Hades: Ölüler Ülkesi’ne Yolculuk

Hades’in dünya üzerinde birkaç girişi vardır. Odysseus ve adamları girişlerden birine geldiklerinde girişin üç başlı köpek Kerberos tarafından yakalandığını görür. İçeri girmek olası olmadığı için girişte kurban keserek ruhları yanlarına çağırırlar. Kahin Teiresia, uzun ve kısa olmak üzere iki yol önerir. Daha fazla zaman kaybetmek istemeyen Odysseus, kısa yolu seçer. Kahin bu yol üzerine nasihatlerde bulunur. Ölüler diyarından sonra önlerine çıkacak adada bulunan sığırlara değmemeleri gerektiğini o sığırların Güneş Tanrısı Helios’un sığırları olduğunu söyler. Ayrıca Scylla ve Charybdis’in yakaladığı geçitderi nasıl geçeceklerini anlatır. Nasihatleri alan Odysseus, ölüler Ülkesi’nde dolaşmaya başlar. Burada bir hayli birey ile karşılaşır. Oğlunun dönüşünü beklerken yeisten can veren annesinden; karısı Penelope için talip olanlardan burada haberi olur. Agemennon’dan nasıl öldüğünü bilir. Aşil ve Ajax’ı görür. Aşil vaziyetinden memnun olmadığını anlatır. Ajax ise Odysseus’a dargındır. Aşil’in vefatından sonra Aşil’in zırhını Ajax hak ettiği halde Odysseus almıştır. Odysseus, burada daha fazla süre geçirmemesi gerektiğini anlar ve adamları ile beraber oradan böler. Kirke’nin yanına geri döner. Kirke verdiği lafı yakaladığı için yolları üzerinde bulunan Siren riskinden ve kurtuluş yolundan bahseder.

Sirenler ve Şarkıları

Odysseus, yarı kuş yarı kadın olan Sirenlerin etkileyici şarkılarından korunmak için adamlarının kulaklarını balmumu ile tıkar. Kendisi Sirenlerin etkileyici şarkılarını merak ettiği için kendisini gemi direğine bağlatır. Adamlarına ne kadar dilense de kendisini çözmemelerini tembihler. Gerçektende Sirenlerin şarkısı dinlenmeye başlandığında Odysseus gemidekilere dilenip yakarır. Ancak kulakları balmumu ile tıkalı adamları onu dinlemezler. Hatta o çırpındıkça daha sıkı bağlarlar. Riski sıçrattıktan sonra Odysseus’u çözerler.

Sirenler ve Odysseus

Scylla ve Charybdis’in Yakaladığı Geçit

Denizcilerin iki uçurumun arasından geçmek zorunda oldukları bir yer vardır. Bu uçurumların birini Scylla isminde 6 başı 20 ayağı olan bir canavar, ötekisini de Charybdis isimli bir canavar yakalamaktadır. Odysseus, kahinin önerisine uyarak Scylla’nın olduğu tarafı seçer. Scylla 6 başı ile gemideki altı şahsı yakalar. Scylla tuttuğu bireyleri yemekle meşgulken değişikleri bölgeden uzaklaşır. Odysseus, Scylla’dan 6 şahsı feda ederek kurtulabileceğini biliyordu. Risk atlatıldıktan sonra adamları Odysseus’un olacakları bildiğini düşünmeye başlar ve Odysseus’a kin güderler.

Güneş Tanrısı Helios ve Sığırları

Odysseus ve adamları kahinin haber verdiği gibi Helios’un sığırlarının bulunduğu adaya çıkarlar. Odysseus sığırlara değmeyi yasaklar. Ancak Odysseus’a kin gütmekte olan adamları onun olmadığı sırada sığırları keserek yemeye başlar. Bu gidişatı gören Helios’un kızları babalarına hemen haber verir. Helios da Tanrılar Tanrısı Zeus’a çıkarak adalet ister. Şayet kabahatliler cezalandırılmazsa güneşi yeryüzünden yeraltına indireceğini söyler. Vaziyete öfkelenen Zeus, Odysseus’un gemisine bir şimşek göndererek gemiyi parçalara ayırır. Gemideki adamların hepsi boğularak can verir. Odysseus ise akıntılara kapılarak Atlas’ın kızı Peri Kalypso’nun hükmettiği topraklara ayak basar.

Odysseus’un Peri Kalypso’nun Ülkesinde Tutsak Kalması

Kalypso, Odysseus’a aşık olur. Bu surattan Odysseus’u vazgeçmek istemez. Odysseus, Kalypso’nun tam önerilerini geri çevirir. Kalypso son olarak şayet kendisi ile evlenirse Odysseus’u ebedi yapacağını söyler. Tek koşulu kendi ile bakiye kadar yaşamasıdır. Ancak bu öneride yanıtsız kalır. Kalypso, Odysseus’u elde edemese de gitmesine izin vermez. Odysseus, Kalypso’nun yanında 7 sene tutsak kalır. Tanrıça Athena Odysseus’un kurtulabilmesi için Zeus ile görüşür. Zeus, Kalypso’ya Odysseus’u özgür vazgeçmesi için emir verir. Zeus’un emrine karşı gelemeyen Kalypso, Odysseus’un gitmesine izin verir. Hatta ona bir sal yapmasında takviye ederek salın içini erzak ile doldurur. Denize açılan Odysseus, Poseidon’un hiddeti ile tekerrür yüzleşmek zorunda kalır. Poseidon, salı batırır. Odysseus, tanrıların takviyeyi ile Phaiakların adasına çıkar.

Kral Alkinoos ve Epilepsiyi

Alkinoos’un kızı Odysseus’u kıyıda uzanmış periün bir halde bulur. Odysseus’u babasına götürür. Kral Alkinoos, Odysseus’a çok iyi davranır. Odysseus’un başından geçenleri heyecanla dinler. Odysseus’un evine erişebilmesi için gereken her şeyi karşılar. Buraya kadar anlatılanlar Odysseus’un kendi anlatımı ile başından geçenlerdir.

İthaka’ya Dönüş ve Talipler ile Çaba

Odysseus ülkesine eriştiğinde başlarda başka bir adaya vardığını düşünür. Ancak yol süresince ona takviye eden Tanrıça Athena, reelleri ona söyler. Odysseus ilk evvel kılık değiştirerek sürülerini güden sadık çobanının yanına gider. Sonra da oğlu Telemakhos ile bağlantıya geçer. Kendi evine dilenci kılığında girerek taliplerin karşısına çıkar. Talipler yeni dilenci ile dalga geçerek eğlenirler. Odysseus, açıkgözlüğünü tekerrür kullanarak tam taliplerden tek seferde kurtulacağı bir tasarı yapar.

Odysseus’un yokluğunda Penelope’nin çevresini talipler sarar. Penelope konutluluk kararını ertelemek için bir palavra uydurur. Evleneceği şahsı Odysseus’un babası Kral Leartes’in kefenini dikmeyi tamamladıktan sonra seçeceğini sarihler. Bu numara ile beraber her gün ördüğü kefeni gece herkes yatarken yine söker. Ancak bu palavrayı bir hizmetçinin taliplere her şeyi anlatması ile son bulur. Bu hadise Odysseus’a evindeki herkese güvenemeyeceğini gösterir. Tanrıça Athena’nın verdiği fikir ile Penelope, evleneceği bireyin Odysseus’un yayını kirişine takarak dokuz baltanın arasından geçirmesi gerektiği bir müsabaka ortaya sunar. Müsabakaya Odysseus da katılır. Hiç kimse yayı kirişine takamaz. Son olarak yayı eline alarak kirişe takan Odysseus, oku taliplerin arasında en güçlü olduğunu düşündüğü bireye atarak onu öldürür ve kendisinin kim olduğunu sarihler. Neye uğradığını afallayan öbür talipler kapanan kapılar suratından kaçamazlar. Taliplerin yanı gizeme hıyanet eden hizmetçilerde öldürülür. Tam olanlardan sonra Penolope hala Odysseus’un hakikat olduğuna inanmaz. Bunun üzerine Odysseus, Yatak odalarındaki yatağın nasıl yapıldığını anlatarak yalnızca ikisinin bildiği bir gizem ile Penelope’yi inandırır. Athena’nın takviyeyi ile can veren adayların ailelerinden de kurtulan Odysseus, ailesi ile beraber mutlu ve uzun bir ömür sürer.