Son Haberler

Mutsuz Evlilikler Neden Bitemiyor?

-
Eylül 11, 2022
Mutsuz Evlilikler Neden Bitemiyor?

Aile kavramının çok ehemmiyetli! olduğunu korunan insanların çok olduğu bir ülkede yaşıyoruz ama… Bu amalardan sonra konuşulacak,söylenecek o kadar çok şeyler oluyor ki, hemde olumsuz olarak ne yazık ki..

Evilik çağına gelmiş gençleri evlendirmek için can atar bu cemiyette büyükler. Hele 30 una gelmişse bir genç, konutta kaldın diyede baskı yaparlar gençlere. Kırsal kesimde konutluluk yaşı ne yazık ki daha çocuk yaşarda olur 14-15 gibi…Kent yaşamında mekteplerini tamamlamış,eli para yakalayan gençleri hemen evlendirmek ister büyükler. Kendi çaplarında bunun için lüzumlu gayretleri de gösterirler..İşte konutluluk bu kadar önemlidr bu cemiyet insanları için ama sonrası..

Şimdi evlendikten sonraki “AMA” ları konuşalım istedim azıcıkta. Evilik için can atan insanlar evlendikten sonrada illa çocuk olsun baskısını sürdürürler ama o çocuğun nasıl yetişeği,o çocuğa dinlenmesi gereken mesullük onları ilgilendirmez,o ehemmiyetlide değildir zati. Aile olunmuşsa kesinlikle çocukda olmalı,âmâ topal da o çocuk orada gelişir işte. Geleceğinin ne olduğunun ehemmiyeti olmadan..

Evlendikten sonra şahsiyet çatışması yaşayan insanlar konutluluk sürdüğü müddetince şiddetli uyumsuzluk içinde yaşarlar. Bu şiddetli uyumsuzluğun içine çok muhtelif taşıtlarda girebilir. Alkol,kumar,kadın,kandırma ve dayak…Ve bu etrafta gelişen ,gelişmek zorunda kalan çocuklar… Cemiyet böyle konutlulukların dahi devam etmesi için baskı kurar bu insanlara. Yuvanı devirme sakın,çocuklarının boynu bükük vazgeçme gibi saçma subuk,absürt sapan düşünceler çıkartır ortaya… Kimse konutlulukta meselelerin çözümüne katkıda bulunmaz, yalnızca çok öğrenmiş bir biçimde öğüt eder. Bu şiddet etrafında şidddet gören çocuklar kimsenin umurunun işi değildir,anne -babası vardır ya,yeterlidir..O anne -baba o koşullarda çocuk yetiştirmeye müsaitmidir ehemmiyetli olmadan..Evleninin evlenin baskısı yapanlar bu defada boşanmayın baskısı kurarlar o çiftlere..Konutluluk müesseseyi kutsal! ya güya onlara göre..Nasıl kutsalliksa bu!..

Ülkemizde konutlulukların bana göre %90 ı bitmesi gereken konutluluk. Zira hepsinin içinde fiziksel ve psikoljik şiddet var,hemde ciddi ve uzun senelere sabredecek kadar..O konutluluklar ne kadar sürerse o kadar müddet şiddet olacak orada ve mutsuzluk sürüp gidecek AMA yinede bölme-boşanma reelleşemeyecek …Bir yaşam mutsuzluk ve travmalar içinde geçecek. Buna kimin hakkı olabilir ki’ kim böyle bir vebali üstlenebilir,sıradanında ama bizim ülkemizde cemiyet bu vebali çok rahat üstleniyor ne yazık ki..

Yılarca şiddet etrafında yaşamak zorunda kalan kadın neden boşanmıyor’ evvel; sosyal ve ekonomik mağduriyetten boşanamıyor.Yanında ona sahip çıkacak güçlü bir ailesi de yoksa el mahkum o eziyet etrafına devam edecek,mecbur..Burayı kavramak hiç de güç değil.Burada devlet dayanağı gerekiyor ama sosyal devlette oluyor bu destekler.

Öteki bir kadın tipide, sosyal ve ekonomik hürlüğünü eline almış ama hala şiddet etrafında devam eden konutluluğunu sürdürüyor. Buradaki kadının gereççeleride kendince. Ya kocasının sosyal ve ekonomik statüsü ona çok cazip geliyordur,onların kaymağını yeme kısmetine herşeye,her türlü şiddete,aşağılanmaya dayanıyordur ki,bu kadın tipine misaller de çok ama çok fazla bu ülkede,ne yazık ki… Sorsan neden devam ediyorsun diye; KOCASINI HOŞLANDIĞINI söyleycek kadar da küçülür. Gerçeğinde beğendiği kocası değil,kocasının ona sunduğu ihtimaller ve stadütür.

Sosyal ve ekonomik hürlüğünü eline almış öteki bir kadın tipi daha var. Bunların kocalarının ekonomik ve sosyal olarak albenileri diğerleride kadar olmamasına karşın yinede boşanmaz. Sebebi özgüven yetersizliğinden geliyor. Kendine güvenemiyor. Kocasının isminin arda sığınarak yaşıyor,hala fert olamamıştır zira,sosyal ve ekonomik hürlüğü olsa dahi.Cemiyet baskısından korkar..İffeti elinden gidecektir,zira iffeti kocasına bağldır..Dul kadın damgası yiyecektir.Ne olurki yese ama fert olamamışsa tüm bunlar çok normal.Bu kadınlar her türlü şiddete,aşağılanmaya maruz kalarak sürdürürler o konutluluğu,kocalarını çok beğendiklerini! söyleyerek..

Böyle etrafta boşanamayan erkeklerin gidişatı çokmu değişik sanki..Erkeklerde ancak birine aşık olunca sürükleyip gidiyorlar konuttan,konutluluktan. Yoksa benlik tatminlerini yılarca sürdürüyorlar. Nasılsa kendilerine ezik bir kadın var ve istedikleri gibide ezmeye devam edebilirler,neden boşanıpta güçe soksunlar kendilerini…Çocuklarda yanlarında olmuş oluyor işte..

Boşanmış bir kadın olarak hemcinslerime ve cemiyetteki mutsuz insan rakamının çok fazla olmasına çok ama çok üzülüyorum ben.. Çocuğumun hala annesi ve babası aynı ve ilişkleri çok sıhhatli devam ediyor. Ve çocuğum şimdi çok daha mutlu bir çocuk,annesi,baba sı gibi..

Cemiyet baskısına boyun eğmemek ,özgüveninizi bitirmeniz,ben başarabilirm demeniz gerekiyor. Evvel kendinize güvenin ki başaracaklarınızn yarısı muvaffak olunmuş olsun.

Devası olupta takatlerini aramayanlar lütfen kendinize güvenin,inanın muvaffak olursunuz..

sevgiler