Son Haberler

Monarşi Nedir?

-
Eylül 7, 2022
Monarşi Nedir?

Monarşi Nedir?

Monarşi hâkimiyetin kaynağının tek bir şahısta olduğu, muhtelif adlarla anılan hükümdarların idarede olduğu devlet idare şekillerinden biridir. Dilimize Fransızca Monarchie sözcüğünden geçen monarşinin başında, her ülkede değişik adlarla anılan bir hükümdar bulunmaktadır. Ülkemizde saltanat olarak da anılan bu idare şekline Türkçede padişah, kral, prens, emir, şahlar, kont, oymakbeyi olarak anılan hükümdarlar dominant olmuştur.

Monarşiyi öbür idare şekillerinde kesin çizgilerle ayıran özellik, idarenin başındaki hükümdarın, bu yetkiyi tüm yaşamı süresince elinde tutmasıdır.

Monarşinin Temel Özellikleri

İdare babadan oğula geçer.
İdare aynı haneden azaları tarafından yapılır.
Karar verme yetkisi tek bir şahsın elindedir.

Eskiçağlarda devletlerin monarşi ile idarendiği sıklıkla görülmüştür. Tüm milletler, tarihlerinin bir kısmında bu idare biçimine idarenmişlerdir. Monarşide, devlet başkanını Yaradan’nın ya da birden fazla yaradanın seçtiği, ya da doğruca Yaradan olarak kabul edildiği için devletin her güzergahı dinsel bir atmosfere sahip olmuştur. Monarşideki bu dine aşırısıyla yakınlık, idare şeklinin ortadan kalkmasından sonra dahi uzun zaman geçerliliğini sürdürmüştür. 

Monarşi Türleri

Salt Monarşi: Bu monarşi cinsinde iktidar kaygısız koşulsuz devlet başkanına aittir. Çoğu monarşide başkanın bu iktidarı Yaradan’dan aldığına inanıldığı için, kendisi hiçbir sınırlamaya bağlı olmaksızın lider olarak kabul edilmiştir. Salt monarşinin kurucusu da Babil kralı Hammurabi olarak kabul edilmiştir. 

Evvellerinde Mısır ve Babil gibi monarşilere verilen bu ad, zaman içinde Batı monarşilerinden Fransız ve İspanyol monarşileri için de kullanılmaya başlamıştır. Osmanlı da uzun bir yarıyıl süresince salt monarşi ile yönetilmiştir.

Meşruti Monarşi: Meşruti monarşi, iktidarın ve yetkilerinin tanımlanan bir tüzük ile sınırlandığı, hükümdarların emin yetkilerinin olduğu idare şeklidir. 18. yy sonlarında doğan meşruti monarşi, parlementer de olabilir ve demokrasiye en yakın idare şekillerinden biri olmuştur. Buna göre, kral ya da hükümdar, devletin sembolü olarak kalmaya devam ederken yürütme yetkisi kurulan bir hükümet tarafından devam ettirilir. 

Salt krallık rejiminden parlementer idareye geçişin kökleri 1215 senesinde İngiltere’de kabul edilen Magna Carta’ya kadar uzanmaktadır. İngiliz soyluların önayak olmasıyla kabul edilen bu fermana göre kralın ulus onayı almadan vergi toplaması, kanuni takviye olmadan kimsenin hapsedilmemesi, mapus edilmemesi, ve sürgüne sevk edilmemesi, ülkeye giriş çıkışların ve ticaretin özgür vazgeçilmesi sağlanmıştır. 

Parlementer idare bazen işletilerek bazen askıya alınarak günümüze kadar gelmeyi muvaffak olmuştur. Osmanlı’da da 1830’da tüzük ve parlementer rejim kavgaları başlamış, 1876 senesinde Meşrutiyet bülten edilmiştir. Meşrutiyet yönetimi de Osmanlı Devleti’nin sona ermesine kadar geçerliliğini sürdürmüştür. 

Günümüzde de monarji ile idarenen ülkeler vardır, Belçika, Belize, Danimarka, Hollanda, Japonya, İspanya, Kanada, Nepal, Norveç, Tayland, Umman, İsveç, Fas, Büyük Britanya gibi ülkeler meşruti monarjiyle idarenmektedir.