Son Haberler

Milli Edebiyatın Zevk ve Anlayışını Sürdüren Sanatçılar

-
Eylül 10, 2022
Milli Edebiyatın Zevk ve Anlayışını Sürdüren Sanatçılar

Cumhuriyet Yarıyılı Türk Edebiyatı 1923 senesinden başlayan ve günümüze kadar devam eden edebiyat yarıyılıdır. Bu yarıyıl, insanların ve cemiyetin hayat başkalaşımlarına göre çeşitlenmiştir. Bahsedilen yarıyıl, yek pare bir mevzunun kıskacında olmadığından muhtelif yarıyıllara parçalamıştır. Biz bu yazıda, Cumhuriyet Yarıyılı Türk Edebiyatı yarıyılında ulusal duygu ve düşünceleri edebiyata yansıtan Ulusal Edebiyat zevk ve kavrayışını sürdüren sanatçıları işleyeceğiz. Ama evvel Ulusal Edebiyat zevkini kavramalıyız…

Ulusal Edebiyat Zevk ve Kavrayışı

Cumhuriyet Yarıyılı Türk Edebiyatı’nda Ulusal Gayret ve Ulusal Edebiyat kavrayışını sürdüren şairler, yazarlar vardır. Bu sanatçıların yaptıkları edebiyata Memleket Edebiyatı da denmektedir.

Memleket Edebiyatı, en genel deyimiyle memleket aşkını işleyen romantik ve umut dolu, suratı Anadolu’ya dönük bir edebiyattır. Ulusal romantik dinleyiş olarak da adlandırılan bu edebiyatın kaynağı millet ve Anadolu’dur. Başka Bir Deyişle ulusal kaynaklar temel alınır.

Bu yarıyıl ve kavrayış sanatçıları, ulusal ve yerli mevzuları işlemişlerdir. Anadolu ulusunun meselelerine ışık yakalamayı, onların seslerini duyurmayı ilke edinmişlerdir. Böylece merkezi Anadolu, Anadolu meseleleri ve Anadolu insanı olan bir edebiyat alana getirmişlerdir. Bu edebiyatta ulusal duyarlılık ve hisler ön tasarıya çıkarılmış, sanatçılar kalpleriyle şiir yazmaya başlamışlardır.

Anadolu romantizmi denilen, umutlu, geleceğe iyimser bakan bir edebiyat kavrayışı altta bahsedeceğimiz sanatçılar arasında yaygınlık kazanmıştır. Bu edebiyatta mevzu edinilen Anadolu, şirin ve cazip gösterilmek istenmiş, devamlı yüceltmiştir. Reelinde bu yüceltilme azıcık da bir görev edasıyla yapıldığı için kimi şairlerce yapmacılıkla tenkit etilmiştir. Bazısı da bu vaziyete daha yumuşak bakarak iyimserlik demekle kanaat etmişlerdir.

Vatan ve ulus sevgisinin aşılandığı ve işlenildiği bu yapıtlar bir hayli mecmua ve gazetede yayınlanmıştır. Milliyetçilik duygusu, temel duygu olarak işlenmiş dolayısıyla “Sanat cemiyet için yapılır” kavrayışı egemen kılınmıştır.

Millet Edebiyatı, Ulusal Edebiyat ve Beş Hececiler, bu yarıyılda etkilenilen, misal alınılan edebiyat yarıyılları olmuştur.

Bu yarıyıl edebiyatında dil şuuruna ayrı umursanmış ve dil şuuru ayrıca işlenmiştir. Yabancı ve alıntı kelimeler muhtemel olduğunca kullanılmamaya çalışılmış hatta yerli kelime arayışları yapılmıştır.

Yapıtlarda konuşma diline yakın bir dil kullanılmıştır. Temel alınan ağız ise İstanbul Türkçesidir.

Batı edebiyatından etkilenilmekle beraber Millet Edebiyatı’na bağlı kalınmış ve hece miktarı yanında Millet Edebiyatı nazım biçimleri temel alınmıştır.

Şiirde memleketçi bir kavrayış dominanttır bu bakımdan fertsellik yok denecek kadar azdır. Ayrıca yapıtlarda yalın, sarih ve sade söyleyişler seçim edilmiş; şiirlerde imge, çağırışımlar kullanılmamıştır.

Yukarıyada bahsedilen özellikleri sürdüren sanatçılar edebiyat tarihinde Ulusal Edebiyat zevk ve kavrayışını devam ettiren sanatçılar olarak nitelendirilir. Bu sanatçıların kimileri ve onların edebiyat kavrayışlarını vermeden evvel şunu belirtmek gerekir ki yazıda yalnızca sanatçıların göze çarpan özellikleri dile getirilmiştir. Bütün hayatı verilmemiştir.

Ulusal Edebiyat Zevk ve Kavrayışını Devam Ettiren Şairler

Ahmet Kutsi Tecer: 1901 senesinde Kudüs’te dünyaya geldi; babası Kudüs Düyun-u Umumiyesi müdürü olan Abdurrahman Bey, annesi ise Hatice Hanım olarak öğrenilir.  Tecer, 4 çocuklu bir ailenin en ufağıdır ve ismi Ahmet’tir. Kutsi ismi onun doğum yerine atıfla sonradan verilmiş ve soyadı yasayı ile de Tecer soy adını alarak bugünkü haline gelmiştir. Tecer soy adı Sivas’ın bir dağından alınmadır. Ahmet Kutsi Tecer hoca, şair, reyin yazarı, politikacı kimlikleri ile tanınır.

Ahmet Kutsi Tecer Memleket Edebiyatı’na bağlıdır ve şiirlerinde Anadolu’yu işler. Ayrıca aşk, doğa ve vefat işlediği değişik mevzulardır.

“Orada Bir Köy Var Uzakta” isimli şiir ona aittir ve “Nerdesin” şiiriyle beraber onun tanınmasını sağlamıştır.

“Halay” isimli şiirinde Türk dirlik ve birliğinden laf eder. Cumhuriyet yarıyılı edebiyat siyaseti çatışan değil birleşen unsurlar üzerine durduğu için yukarıyada bahsi geçen şiir, bu poetikaya uygundur.

Cumhuriyet’in halklaşma siyasetini desteklemiştir.

Sivas’ta folklor derlemesi yapmış adını da bu derlemeden esinlenerek almıştır. Karacaoğlan ve Yunus Emre çalışmalarına rehber olacak çalışmaları vardır.

Şiire saf şiirin 1921 senesindeki yayın uzvu Dergah ile başlamış daha sonra Ülkü isimli kendi mecmuasını yönetmiştir.

Aşık Veysel’i bize kazandıran adam olarak da tanınır.

Şair olduğu kadar reyin de yazmıştır. Şiirlerinde Millet Edebiyatı’nın şekil özeliklerine uyarak dizelerle ve hece miktarıyla şiirlerini yazmıştır. Divan Edebiyatı’na karşılık Millet Edebiyatı’nı savunmuştur.

Arif Nihat Asya: “Sancak Şairi” olarak tanınır. 1904 senesinde İnceğiz’de doğan şair, ünlenmesini sağlayan “Sancak” isimli şiiri, Adana’nın kurtuluş günü olan 5 Ocak’ta yazmıştır. Yeniden vefatı da 5 Ocak 1975 senesinde olan şairin mezarı Ankara’dadır. Gerçek işi edebiyat hocalığıdır ki bu bakımdan da oldukça fazla gezmiştir.

Fetih Marşı, Bir Sancak Rüzgar Bekliyor, Sancak onun en ünlü şiirleridir. Bu şiirlerinde de görüldüğü gibi kendisi milliyetçi lirik bir şairdir. İşlediği mevzular Anadolu, vatan – ulus sevgisi, sancak sevgisi gibi mevzulardır.

Şiirlerinde kaynak olarak Millet Edebiyatını gösterir. Bu bakımdan dili, azametsiz ve sadedir.  Hece ve aruz miktarıyla yazdığı şiirlerinin yanı gizeme hür yazdığı şiirleri de vardır

Rubai cinsinin çağdaş Türk edebiyatındaki son temsilcisidir. Bu anlamda ananeyi devam ettiren şair olarak da öğrenilir.

Mensur şiirleri, şiirleri ve düzyazıları vardır.

Hüseyin Nihat Atsız: Milliyetçi şair, yazar ve analisttir. 12 Ocak 1905 senesinde İstanbul’da doğmuştur. Hayatı güçlük ve haksız yasaklamalarla geçmiştir. İş gidişatı politik iktidara göre değişmiştir bu bakımdan da hayatı süresince rahat ettiği bir memurluğu yoktur. Aslen fikir adamı, Türkolog’tur. Kendisini Türkçü – Turancı ve Milliyetçi olarak tanımlar. Bu bakımdan da gerek şiirlerinde gerek yazılarında gerek romanlarında Türkçülükten bir nebze taviz vermemiştir. Ömrünün sonuna kadar oldukça fazla alaka toplayan Ötüken isimli mecmuayı çıkarmıştır. Bunun dışında Atsız Mecmua, Orhun, Orkun mecmualarında da fikirlerini yayma fırsatı vurmuş ve cemiyette büyük ses getirmiştir.

Hasan Ali Yücel olan davası ile tanınan Atsız, romanlarında ve şiirlerinde tarih şuurunu irdeler. Hayatı süresince Türkçülük aşkından bırakmamış iyi bir fikir adamıdır. Suratlarca yazısı, şiiri bulunmaktadır. 11 Aralık 1975 senesinde hastalıktan İstanbul’da ölmüştür.

Kemalettin Kamu: 1901 Bayburt doğumlu Türk şair ve politikacıdır. Gurbet isimli şiiri suratından “Gurbet Şairi” olarak tanınır. 1948 senesinde Ankara’da ölüm eden Kamu,  açılan İstiklal Marşı şiir müsabakasına da şiir göndermiştir.

Başlangıçta aruz vezni kullanan şair daha sonra hece miktarına yönelmiştir. Vatan sevgisi, gurbet, doğa, vefat, aşk, vefat çoğunlukla işlediği mevzulardır. Millet edebiyatının şekil özelliklerine başarıyla şiirlerine taşımıştır. Lirik bir söyleyişe sahip olan Kemalettin Kamu, Türk Yurdu,Varlık, Ülkü, Kalem ve Oluş mecmualarında şiirler yayımlamıştır.

Şiirlerinde sade ve yalın bir dil kullanan Kemalettin Kamu, “Bingöl Çobanları” isimli pastoral şiiri ile de nam kazanmıştır.

Behçet Kemal Çağlar: 1908 senesinde Erzincan’da doğan şair, 24 Ekim 1969 senesinde ölüm etmiştir. Faruk Nafiz Çamlıbel ile beraber “Onuncu Sene Marşı” yazmasıyla ünlüdür. Ayrıca hamasi şiirleri ile de tanınmaktadır. 

Atatürk, cumhuriyet, Türklük şuuru mevzuları onun şiirlerini en sık işlediği temalarıdır. Millet şiiri nazım şeklini kullanan Çağlar, “Ankaralı Aşık Ömer” mahlasıyla şiirler kaleme almıştır.

Şiirlerinin yanında oyunları da olan Çağlar’ın tiyatrolarında Türklük mevzusu sıklıkla işlenmiştir.

Yukarıyada bahsedilen adların dışında da şairler vardır: Ömer Bedrettin Uşaklı 1904 – 1946 , Orhan Şaik Gökyay 1902 – 1994 , Zeki Ömer Defne 1903 – 1992 , Necmettin Halil Onan 1902 – 1968 ve bir kadın şair Şükufe Nihal Başar 1896 – 1973 .