Son Haberler

Meritokrasi Nedir?

-
Eylül 19, 2022
Meritokrasi Nedir?

Meritokrasi Nedir?

Tarihsel süreçte insanoğlu birçok yönetim süreciyle karşı karşıya gelmiş, her cemiyetin, her dönemin benimsediği değişik yönetim biçimleri, değişik kavrayışları olmuştur. Meritokrasi, insanoğlunun karşılaştığı birçok yönetim biçiminden değişik bir yapıya sahiptir. Zira daha öncekilerden değişik bir dayanağı vardır.

Meritokrasi, cemiyetsel hiyerarşide ancak liyakata sahip yani kendisine iş verilmeye uygunluğu ispatlanmış insanların yükseleceklerini, cemiyetsel kaynakların, mükafatların dağılımının kişinin yeteneğine ve bilgisine göre gerçekleşeceğini ifade eder. Yönetimin ipleri, soyluluğa, zenginliğe, rütbeye ya da dine göre değil, tamamen kişinin yönetim beceresine, bu alanda sahip olduğunu ispatladığı bilgilere göre verilir. Çeşitli kabiliyet ve bilgilere sahip olan kişiler arasında yapılan üzüntüyeler, bir ekip imtihanlar neticesinde devletin yönetim idaresinin belirlendiği meritokrasi, bu özelliği ile diğer yönetim şekillerinden parçalamakta ve daha adil, değişik noktada olanlara fırsat tanıyan bir çerçeve çizmektedir.

Meritokratik bir cemiyette, eğitimde fırsat eşitliği ilkesinin de desteğiyle, cemiyetsel orijinleri, inançları, sahip oldukları ne olursa olsun herkes yaşam yarışına katılma hakkına sahiptir. Bu cemiyetlerde, cemiyetsel kumpas ve cemiyetsel adaletin temin edilebileceğinin ispatı eğitimdir. İnsanların zaferlerine göre ayıklanması işi eğitimindir. Eğitim sürecinde kişilerin cemiyet içerisindeki belli konumlara ve işlere ayrıştırılacağı düşünülür.

Meritokrasi kavramı, ilk kere 1958 senesinde, Michael Young tarafından “Meritokrasinin Yükselişi” isimli kitabında işlenmiştir. Meritokrasi kelimesi, Latince meritum ve Yunanca kratein kelimelerinin birleşiminden alana gelmiştir. Meritum yeterli, kretain ise efor, kuvvet anlamlarına gelmektedir. Young, mevzubahisi olan kitabında meritokrasinin pozitif ve ideal bir yönetim biçimi olduğunu düşünmemektedir. Young, meritokrasi ile yönetilen cemiyetlerin elitlerin egemenliğine neden olacağını korunmaktadır. Daha sonraki senelerde ise, liberal kavrayışın da desteği birlikte meritokrasi ideal bir sistem olarak gündeme gelmeye başlamıştır. Hakikat ortaya çıkması ise siyasal kayırmacılık sisteminin giderek daha büyük galibiyetsizliklere uğramasıyla olmuştur. Kayırma sistemi ile devletin rolü gün be gün genişlemiş, devlet yeni ve daha büyük meselelerle yüzleşmek zorunda kalmıştır. Devlete yüklenen bu yeni görevleri yerine getirebilecek çağdaş kamu personeli ihtiyacı da merik sistem ile karşılanmaya başlamıştır. Osmanlı’da I. Murat zamanında gelişmeye başlayan ve İstanbul’un fethinden sonra kuvvetlenmeye başlayan devşirme sistemi de meritokrasiye verilebilecek hoş örneklerdendir. Fethedilen topraklarda yaşayan genç ve yetenekli çocukların bir araya gelmesi, bu çocukların sıkı eğitimlerden geçirilmesiyle oluşan devşirme sistemi neticesinde, Osmanlı’da yüksek rütbelere gelebilen birçok kişi vardır.

Meritokrasi düşüncesinin güçlü ve kabul gören bir söylemi vardır zira meritokratik cemiyetin hak edenin kazanacağı, galibiyetli olanın ve daha iyi olanın daha yüksek cemiyetsel konumlara ulaşabilecekleri bir cemiyet olduğu kabul edilmektedir. Bu düşüncenin de desteğiyle, insanlara eğitimle ‘parlak bir gelecek’ yaratmanın olası olduğu iletiyi verilmektedir.