Son Haberler

Mavi Akım Nedir?

-
Eylül 20, 2022
Mavi Akım Nedir?

Mavi akım, reelinde bütün de bir akım sayılmayan, topluluktur. Edebiyatımızda kalıcı izler vazgeçememiştir bu bakımdan da bir hayli analist tarafından akım olarak görülmemektedir. İlginç akımı gibi bir çizgi oluşturup peşinden kitleleri çekememiştir. Lakin yeniden de edebiyatımıza bir hareket katmıştır ki sırf bu surattan dahi işlenmeye kıymettir.

Mavi akım, edebiyatımıza artık normal olmuş bir kavrayışla başlar: Mecmua… Mavi akımı da Servet-i Fünun gibi bir mecmua çevresinde bir araya gelen ve başında üstadı bulunan bir şairler topluluğundan ibarettir. O üstat ise Atilla İlhan’dır. Her akım gibi bu akımında karşı çıktığı şeyler vardı. Nasıl ki İlginç akımı, kafiyeli – miktarlı – sanatlı şiire karşı çıktıysa Mavi akımı da İlginç’in “kolay” olan şiir kavrayışına karşı çıktı…

Mavi Mecmuası Nedir?

Türk edebiyatında iki adet “Mavi” isminde mecmua vardır. Bu mecmualardan ilki, May yayınevinin kimliğini taşıyordu. 1 Ekim 1967 – Nisan 1970 tarihleri arasında 3 sene süresince aylık olarak yayınlandı. Sahibi Mehmet Ali Yalçın; yazı işleri mesulü Babür Kuzucu idi. Toplamda 31 sayı çıkaran mecmua, cemiyetçi yazarların yazılarına yer verdi. Hatta 1968 senelerinde mecmua aracılığıyla bir edebiyat mükâfatı kondu ama May yayınlarının kimliğinden pek çıkamadı ve kalıcı olamadı.  Bu mecmuanın Atilla İlhan ile ilgili olup olmadığı hakkında bir bilgi yok yalnız elimizde. Atilla İlhan, ikinci Mavi Mecmuası içinde zikredilen bir isim.

Bahsedilen ikinci Mavi Mecmuası, 1 Kasım 1952 – Nisan 1956 seneleri arasında edebiyat yaşamında yaşadı. İlk 25 rakamda mecmua sahibi Teoman Civelek idi; 25.sayıdan sonra ise mecmuanın başına Özdemir Söylevi geçti. Bu mecmua Ankara’da 32 sayı olarak çıktı. İlk zamanlarda gençlerin çıkardığı karma bir edebiyat – fikir – sanat mecmuasıydı.  Ama mecmua, Yılmaz Gruda, Ahmet Oktay, Güner Sümer ve Özdemir Söylevi’nın mücadeleleriyle cemiyetsel reelci bir kişilik göstermeye başladı. İşte bu mecmua, Atilla İlhan’ın Mavi mecmuası zira mecmua ve yazarları, Atilla İlhan’ın İlginç akımı ve günün egemen şiir kavrayışına başlattığı savaşı desteklediler.  Ve Mavi mecmuası, Atilla İlhan’ın sosyal reelci yazılarına yer vermeye başladı. İşte bu düzeylerden sonra kısa süreli ses getiren ve ismine pek akım diyemeyeceğimiz Maviciler gurubu ortaya çıktı. Bu harekette ismi mecmuada anılmayan bireyler de vardı : Hilmi Yavuz, Ferit Edgü, Oğuz Arıkanlı, Orhan Çubukçu, Demirtaş Ceyhun, Ece Ayhan, Asaf Çiğiltepe, Tahsin Yücel ve Orhan Duru. Bu şahıslar hikaye, yazı ve şiirlerinde harekete destek verdiler.

Mavi Akımı Nedir?

Bu akım ya da daha doğru deyimle hareketin İlginç akımına karşı çıktığını söylemiştik. Reelinde İlginç akımı, hakimiyetten çıkan bir akımdı ki bunu İlginç akımının kurucusu ve en büyük temsilcisi Orhan Veli bile defaatle dile getirmişti. Mavi akımında / Mavi hareketin en ehemmiyetli özelliği de budur ; İlginç akımına karşı gelen ilk kıpırdanış olması…

Maviciler, İlginç akımının sarih şiir kavrayışına karşılık şairane söyleyişi ele almıştı. Mesela Hilmi Yavuz’un hemen hemen tüm şiirleri anlam imgeleriyla, geçmiş şairlere atıfla doludur ve o şiirleri kavramak bütün bir mesai işidir.

Şiirde sarih şiire karşı çıkan Maviciler, şiirde anlam kapalılığını, imgeli, bol çağrışımlı kelimeleri ve sanatsal olmak gerektiğini savunmuşlardır.

Anlam olarak İlginç akımına karşı çıkan Maviciler, şekil olarak da şiirin düz yazıya yanaştırılması fikrine pek sıcak bakmamışlardır. Bu bakımdan şiirde şekil yeniliği fikrini öne çıkarmışlardır.

Maviciler için şiir asla bir reyin değildir. Onlar şiiri net bir emek işi olarak görüp şiire ciddi mesai tüketirler. Bu da bize bir okumada kavrayamayacağımız şiirleri sunar. Bu akım / hareket, 1956’da kapanan Mavi mecmuası ile tarihteki yerini almıştır. Yalnız bu hareketin en ehemmiyetli sağlayıcılarından olan Atilla İlhan’dan bahsetmeden mevzuyu kapatmak olmaz..

Atilla İlhan Kimdir?

Menemen’de 1925 senesinde doğdu ve henüz yeni diyebileceğimiz bir zamanda 2005 senesinde yaşama gözlerini yumdu. Çolpan İlhan’ın abiyi olan Atilla İlhan, şair, romancı, sınama yazarı, gazeteci, senaryocu ve eleştirmen kimlikleri ile tanınır.  Kendisi, avukat Muharrem Bedreddin İlhan’ın oğludur.

İzmir’de liseyi okuyan Atilla İlhan, henüz lisedeyken saklı teşkilat kurma kabahatinden soruşturma geçirmiştir. Bunun üzerine Manisa Us Hastalıkları Hastanesi’nde bütün 3 hafta himaye altında yakalanmıştı. Lakin yaşının ufak olmasından dolayı cezası ertelendi, bu ertelenme onu “Türkiye’de okuyamaz” evrakından kurtaramadı ve 1941 senesinde bu evrakı almasıyla Türkiye’deki öğrenim yaşamı geçici bir zaman son buldu. Babasının avukat olması İlhan’ın kısmetineydi zira babası bu kararı Danıştay’a bozdurdu ve 1944 senesinde İlhan Türkiye’de yine okuma hakkı kazandı. Akabinde İstanbul Işık Lisesini tamamladı.  İstanbul Hukuk Fakültesinin Hukuk kısmını kazandı ama öğrenimini yarıda vazgeçti. 1950 senesinde Nazım Hikmet’i Kurtarma Komisyonuna katılmak emeliyle Paris’e gitti. Paris’deri dönüşünde ise Türkiye Sosyalist Partisine girdi. Asıl isimli gazetede çalışırken bir tercümesinden dolayı kovuşturma riskiyle karşı karşıya kaldı ve Paris’e gitti yine. Türkiye’ye döndüğünde ise yeni fikirler ışıldıyordu kalbinde ve ilk işi İlginç akımına karşı Mavi hareketini başlatmak oldu. Daha sonra Vatan isimli gazetede sinema eleştirmenliği yaptı. Vatani vazifesini yapan Atilla İlhan, Ali Kaplan takma ismiyle 3 adet film senaryosu yazdı ve bu esnada 1962 -65 senelerini Paris’te geçirdi. Dönüşü İzmir’e oldu ve Demokrat İzmir’de gazeteciliğini sürdürdü. Ankara’ya taşınan İlhan, Bilgi Yayınevi’nde çalışmaya başladı.

1941 senesinde Balıkçı Türküsü isimli ilk şiirini Yeni Edebiyat mecmuasında yayınladı. Yeniden bir takma ad ile Beteroğlu Yücel ve Gün gazetelerinde destanî özellikler gösteren şiir sınamalarını yayımladı. Cebbaroğlu şiiriyle CHP şiir müsabakasından ikincilik mükâfatına layık görüldü.

O, Mavi mecmuasında sadece İlginç akımına karşı çıkan yazılar yazmadı. O, esası Atatürk’e direnen bir cemiyet istiyordu ve bunu 1952 -54 senelerinde Mavi, Yedigün ve Kaynak mecmualarında dile getirdi. Kalemi belirgin olan birisiydi ki bu bakımdan çok fazla tenkide maruz kalırdı.

Atilla İlhan’ın şiir özellikleri, içerik açısından cemiyetsel özellikler gösterir. Bu sebeple onun şiirleri, cemiyetsel mevzulu oldukları için, Nazım Hikmet dingilinde kabul edilir. Elbette fertsel şiirleri de vardır ama fertsel şiirlerinin merkezinde de insanı denetlemek, kâinatı denetlemek vardır.

Şiirlerinde  genelde işlediği mevzular, aşk, vefat, intihar, kahramanlık ve cemiyetsel meselelerdir. Ayrıca başlattığı Mavi hareketiyle sadece İlginççilere değil, II.Yeni ve taraftarlarına da karşı çıkmıştır.

Romanlarında da cemiyetsel mevzulara değinir. Özelikle Atatürk hakkında yazdığı kitapları ile alaka sürüklemiştir. Ayrıca romanlarında, okuyucularına tarih şuuru aşılamaya çalışır. Tek öykü kitabı Yengecin Kıskacı’dır.

Dili oldukça zengin olan Atilla İlhan, şiirin değişik disiplinlerden faydalanması gerektiğini korunarak şiire sinemayı, resmi, sosyolojiyi sokmuştur. Bu biçimde de oldukça zengin bir içeriğe sahip olmuştur onun şiirleri. Şekil mevzusunda da şiire kattığı zenginlikler vardır.

Yazım kaidelerini umursamayan bir şairdir. Büyük harf kullanmaz, nokta – virgül – ünlem onun şiirlerinde tesadüfülmez ama özel adlara gelen ilaveleri tek tırnakla ayırır. Kısacası kendine özgü bir yazım geliştirmiştir.

Yaşamı süresince üretmiş, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu 2’de “Atilla İlhan ile Zaman İçinde Yolculuk” isminde kendi programına sahip olmuştur.  Bu programında da tarih şuuru aşılamak için çabalamıştır.

Atilla İlhan, her daim taktığı kaptan şapkasıyla, yarattıkları ile, yazdıkları ile edebiyatın mihenk taşlarındandır ve unutulacak bir çınar değildir. Öyle ki Asım Bezirci onun için : “Şiir macerayı,  cemiyetçi şiirimize olduğu kadar fertsel şiirimize de yeni ebatlar kazandırma yolundaki mücadelelerin macerayıdır” demiştir ve haklıdır da.