Son Haberler

Marsias Efsanesi

-
Eylül 2, 2022
Marsias Efsanesi

Yunan mitolojisinin ve Ege’nin en hüzünlü şahsiyetlerinden biri olan Marsias Frigya’lı ünlü bir satyridir. Başka Bir Deyişle gövdesinin belden yukarıyası insan, belden altı eşek olan bir kişiliktir. Marsias efsanesi Ege’nin en drama öykülerinden biridir.

Anlatılana göre, milattan evvel 4000’li senelerde Yunan tanrıçası Athena bir geyik kemiğinin üzerinde delikler açarak bir müzik aleti yaratır. Bir başka anlatıya göre de Büyük Menderes çayı kenarındaki sazlıklardan aldığı bir parçaya delikler açarak bu müzik aletini yapmıştır ve gerçeğinde bahsettiğimiz enstrüman günümüzde bildiğimiz flüttür. Athena bu buluşu ile onur dinler ve tanrıların önünde becerisini ve buluşunu sergilemek üzere bir ziyafete katılır. Bu ziyafette çok hoş ezgiler çıkarır ancak hoşluk tanrıçası Aphrodite ve Zeus’un karısı konutluluk kraliçesi Hera flütü çalarken Athena’nın biçim değiştiren suratı ile dalga geçip çirkin göründüğünü söylerler. Athena bu vaziyete çok öfkelenip şölen alanını terk eder.  Kaz dağları  ve o zamanki ismiyle İda dağları eteklerine kazanç, suyun yansımasından kendini izleyerek flüt çalar. Flütü üflerken yanaklarının şiştiğini ve çirkinleştiğini görünce daha çok hiddetlenir ve flütü o an oracıkta fırlatıp atar. Bulup onu tekerrür kullananın da çok büyük cezalara çarptırılmasını diler.

Athena’nın bu vaziyetinden ve flütü lanetlediğinden habersiz olan çoban Marsias yeniden bir gün kırlarda gezerken flütü bulur ve üflemeye başlar. Flüt bir tanrıça yapıtı olduğu için Marsias’ın becerisiyle birleştiğinde harikulade sesler çıkarmaya başlar. Etrafındakiler Marsias’ın flütünü dinlemeye doyamazlar, şanı o kadar dağılır ki sanat ve müzik tanrısı Apollon’a kadar erişir. Apollon bir lir ustasıdır ve müziğe oldukça düşkündür. Üstelik kimse onunla müsabakaya cesaret bile edemez. Apollon Marsias’ın dağılan bu şöhretini çok çekemer ve ona haddini bildirmek ister. Bunun için de Marsias’ı herkesin önünde yapılacak bir müsabakaya davet eder. Bu müsabaka tanrı Timolos’un dağı Bozdağ’ın eteklerinde yapılacaktır ve kazanan yenilen tarafa istediğini yapmaya hak kazanacaktır. Müsabakaya Frigya kralı Midas başkanlık eder ve Midas’a eşlik eden bir kurulun önünde müsabaka başlar. Apollon lirini kullanarak çaldığı tanrısal ezgilerle herkesi sihirler ve bu mevzudaki ustalığını ispatlar. Apollon lir çalarken su perileri başka bir deyişle Müz’ler de ona eşlik eder ve dinleyenlere zevk dolu bir dinleti sunarlar. Gizeme Marsias’a geldiğinde o da en az Apollon kadar galibiyetli bir performans sergiler. Marsias’ın bu performansı karşısında Apollon’u yenmes olasılığından ve cezalandırılmaktan korkan jüri kararını açıkladığında Apollon öndedir ancak adaletli davranan Kral Midas sayesinde vaziyet eşitlenir zira onun oyu 2 rey sayılmaktadır. Apollon bu vaziyete çok hiddetlenir.

Dedikodulardan birine göre Apollon mağlubiyeti sindiremez ve Marsias’tan kendi yapabildiği gibi müzik aletini baş alt çevirip çalmasını ister. Jüri bu alan okumayı adaletli bulur, Marsias sınar ancak baş alt olduğu için flütten ses çıkmaz ve müsabakayı kaybeder.

Diğer bir söylentiye göre Apollon müzik aletini çalarken şarkı söyler ve Marsias’tan da benzerini yapmasını ister. Marsias müzik aletlerinin cinslerinin değişik olduğunu, müsabakanın sadece müzik aletlerini çalma becerilerini ile alakalı olduğunu ve ses becerisinin karışmaması gerektiğini söylese de Apollon flütü de soluğu, dolayısıyla sesi ile çaldığını söyleyip jüriyi ikna eder ve Marsias hem flüt çalıp hem de şarkı söyleyemediği için müsabakayı kaybeder.

Bunun neticesinde Apollon Marsias’ı kayalıklarda bir zeytin ağacına astırır, muhtelif eziyetler yaparak ve tenini yüzdürerek öldürür. Ayrıca kral Midas oyunu Marsias’tan yana kullandığı için çok hiddetlenir ve kulaklarının iyi dinlemediğini bu surattan da insana özel kulakları hak etmediğini söyleyerek eşek kulaklarına çevirir.

Bir başka söylenceye göre de Apollon bu gidişattan çok pişman olur, lirini kırar ve bir daha çalmaz. Marsias’ı da bir nehre dönüştürür.