Son Haberler

LGBT Nedir, Neyi Temsil Eder?

-
Eylül 6, 2022
LGBT Nedir, Neyi Temsil Eder?

LGBT Nedir, Neyi Temsil Eder?

Eşcinsellik, insanlık tarihi kadar eski bir olgudur. Geçmişten günümüze hep var olduğunu, kusur bazı cemiyetlerde sanat ve felsefe akımlarına ilham kaynağı olduğunu söylemek muhtemeldir. Bununla birlikte, bazı cemiyetlerde ise kabahat olarak kabul edilmiştir. Bu kabahati işleyenlere infaza kadar varan ağır cezalar verilmiş, eşcinseller cemiyet tarafından dışlanmış ve küçümsenmiştir. Hatta bazı ülkelerde bireylerin cinsiyet değişim ameliyatlarına izin verilmemiştir. Eşcinsellere karşı olan bu önyargı neticesinde “homofobi diye bir olgu türemiş ve eşcinsellik denildiğinde ilk akla gelen kelimelerden biri olmuştur.

LGBT Nedir?

LGBT; lezbiyen, gey, biseksüel ve transgender transeksüel kelimelerin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. Bazı kaynaklarda GLBT olarak da kısaltılır. 1990’lara kadar LGB kısaltması kullanılmaktaydı. Ancak 1980 sonlarından itibaren gey kelimesinin de eklenmesiyle kısaltma LGTB’ye dönüşmüştür.

Gerçeğinde LGTB kısaltmasının değişik kullanımları da vardır. Misal vermek gerekirse:

LGBTT: Lezbiyen, gey, biseksüel, transseksüel, travesti

LGBTİ: Lezbiyen, gey, biseksüel, transgender, intersex

LGBTTIQ: Lezbiyen, gey, biseksüel, travesti, transseksüel, intersex, queer

1990 senesinden itibaren LGBT kısaltması kullanılmaya başlanmıştır. Bu topluluğun emeli eşcinsel haklarını tek çatı altında korunmaktır. Ayrıca cemiyette eşcinsellere karşı olan önyargı ile gayret etmektir. Öyle ki; LGTB hareketi eşcinsel hareketi ile özdeşleşmiştir.

LGTB kısaltması travesti, transeksüel ve biseksüel kelimelerini içermediğinden çatı kelime olmaktan çıkmıştır. Hareket, GLBTT kısaltmasını kullanmaya başlamıştır. Ancak bu kısaltma da “lezbiyenler cemiyette yok sayılıyor” eleştirisi almıştır. Bu gidişat karşısında L harfi başa alınarak kadınlara pozitif ayrımcılık yapılmıştır. Zaman içerisinde yurt dışındaki bazı teşkilatlar bu çatı kelimeye interseksüelleri temsilen “I” ve queerileri temsilen “Q” harflerini ilave etmiştir.

LGBT’li bireyler teşkilatın gerçekleştirdiği aktiviteler ile birlikte günümüzde tanınmaya başlamış, medyada kendilerine yer bulmuşlardır. Her ne kadar tolumda hala “marjinal” olarak belirlenseler de, millet tarafından kabul görmeye başladıklarını söylemek muhtemeldir. Bununla birlikte ne yazık ki dünya genelinde eşcinsel bireylere karşı laflı ve cinsel tacizler hali hazırda devam etmektedir.

LGBT Kültürü

LGBT kültürü; lezbiyen, gey, biseksüel ve transgender olan kişiler tarafından tertip edilen etkinlik ve aktiviteleri belirlemek için kullanılan bir genel adlandırmadır. LGBT Kültürü yerine Gey Kültürü tanımı da kullanılsa da, gey kültürü belirlemesi LGBT kültürü ile eşanlamlı değildir.

LGBT Simgeleri

LGBT’li bireyler kendi emelleri ve yönelimlerini belirlemek için bazı simgeler kullanır. Bu simgeler teşkilatın varoluş emelini ve değerlerini tanımlar.

LGBT Sosyal Hareketleri

LGBT’liler emellerinin tüm LGBT’liler için sosyal eşitlik sağlamak, LGBT topluluklarını geliştirmek ve cemiyeti cinsel baskılardan kurtarmak olduğunu söylemektedirler.

Günümüzde artık örgütlenmiş olan LGBT etkinlikleri; cadde yürüyüşleri, destek grupları aktiviteleri, topluluk aktiviteleri ve lobicilik başta olmak üzere çok rakamda siyasi eylemler ve kültürel faaliyetlerden oluşmaktadır.

LGBT Sancağının Anlamı

lgbt bayrağı

LGBT simgelerinden biri de gökkuşağı sancağıdır. Bu sancak 1978 senesinde Gilbert Baker tarafından planlanmıştır. Orijinal 8 şeritli eşcinsel sancağı ile başlanmış, mevzubahisi yarıyılda pembe kumaş olmaması sebebiyle 1978 ila 1979 seneleri arasında yenilenerek pembe renksiz homoseksüel sancağı ve sonrasında turkuazsız yani bugünkü haliyle kullanılmaktadır. LGBT sancağı için gey sancağı de denir.

Bugünkü haliyle LGBT sancağı ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri’ndeki LGBT Onur Yürüyüşü’nde kullanılmıştır. Bu sancak, günümüzde hali hazırda LGBT aktivisti ve destekçilerinin gerçekleştirdiği etkinliklerde sıkça karşımıza çıkmaktadır.

LGBT bayrağındaki her renk ayrı bir gidişatı temsil eder. Planlanan ilk sancakta kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi ve mor kullanılmıştır. Pembe ve sırça göbeği renkleri ise fabrikalarda bu renkler olmaması sebebiyle basılmamıştır.

LGBT ve Eşcinselliğin Tarihi

Eşcinselliğin tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Yazılı kaynaklarda bu tarih MÖ. 2000-3000 arasındaki senelere kadar uzanmaktadır. LGBT tarihiyle ilgili en eski evraklar Eski Mısır, Sümerler ve Hititlilere aittir. Mezopotamya’daki bazı tapınaklarda kutsal fahişeler ile birlikte kültün hizmetine adanmış eşcinsel fahişeler de bulunmaktaydı. Bu uygulama yakın bir zamana kadar Hindistan’da da vardı.

LGBT tarihinde Hititler ve Yahudiler de yer almaktaydı. Yapılan araştırmalarda MÖ. 1400’lü senelerde bir Hitit kanununda erkekler arası evliliğe izin veren bir maddeye tesadüfülmüştür. Bu kanunun en önemli özelliği tarihte ilk defa eşcinsel evliliğe izin veren yasa olmasıdır. Yahudilerin ise eşcinselliğe karşı tarih süresince büyük bir gayret verdiği bilinir.

Akdeniz ülkelerinden Antik Yunanistan’da ise gidişatlar bütün tersiydi: eşcinsellik daha hür ve kabul görür bir gerçekti. Hatta zaman zaman yüceltiliyordu. Eşcinsellik sanatta ve felsefi mevzularda saygıdeğerlik kazanmıştı. Yunan Mitolojisi’nde kullanılması da bunun bir göstergesiydi. Eski Yunan sanatında da eşcinsellik sıklıkla kullanılmıştır. İlk zamanlar üryan veya yarı üryan erkek figürleri kullanılmış, MÖ. 4 ve 5’inci asırda heykel sanatında eşcinselliğin kullanımı en parlak yarıyılini yaşamıştır. Eski Yunan şiirlerinde hem erkek hem de kadın eşcinselliğine sıklıkla yer verilmiştir. Bu akımın en önemli temsilcisi kendisi de biseksüel olan Sappho’dur. Bazı kaynaklara göre; Sappho’nun Midilli’de bir cimnazyonu vardır. Bu cimnazyumda öğrenciler arasında eşcinsel ilişkiler yaşandığı söylenmiş ve bu gidişat hem yöneticilerin hem de milletin tepkisini çekmiştir. Ayrıca Sappho yazdığı şiirlerden lezbiyen olduğunu düşünüldüğü için Lesbos Tiranı tarafından Sicilya’ya sürgün edilmiştir.

Antik Yunan yarıyılinde ise; erkeklerle ilişki kurmaktan ziyade kadınlar ile ilişki kurmaya düşkün olan kadınlara tribades deniliyordu. Roma Medeniliği’nda ise eşcinsellere karşı baskı vardı. Ancak bu baskı yalnızca Roma yurttaşlarına uygulanıyordu. Antik Çin’in neredeyse tüm tarihi süresince eşcinselliğin çok yaygın olduğu biliniyor. Yarıyıl olarak ise MÖ. 206 ila MS. 220 seneleri arasında ülkeyi idareyen Han Hanedanı yarıyılinde eşcinsellik altın yarıyılini yaşamış diyebiliriz. Feodal Japonya’da ise askeri etraflarda eşcinsellik sıradan bir şeydi. Ortaçağ Arap Medeniliği’nda erkekler arası ilişkilerin mevzu edildiği bir şiir geleneği bulunmaktaydı. Ünlü Binbir Gece Masalları okunduğunda erkekler arası eşcinsel ilişkilerden esinlenerek yazılan bir şiir geleneğinin olduğu fark edilmektedir. Afganistan’da ise 19’uncu asra kadar kadın gibi giyinen ve makyaj yapan erkekler oğlanlar erkek haremlerinde görev alıyordu.

Hristiyanlıkta eşcinsellik yasaktır. Hatta duruşma kararı ile infaz edilenler oluyordu. Buna karşın, özellikle ortaçağ yarıyılinde eşcinsel ilişkilerin çok yaygın olduğu bilinmektedir. 15 ve 16’ıncı asırda, yani Rönesans yarıyılinde, eşcinsellik sanki Eski Yunan yarıyılindeki gibi yükselişe geçmiştir. Bu yükseliş Çağdaş Çağ yarıyılinde de devam etmiştir. Avrupa’da eşcinsellik Fransız Yarıyıli’nde dine dayalı tüm kabahat ve cezaların kaldırılmasıyla birlikte bir kabahat olmaktan çıkmıştır.

1968 senesine gelene kadar millette eşcinsellere karşı ciddi bir önyargı olduğunu söylemek muhtemeldir. Ancak 1968 yılındaki cinsel devrim ve 1969’daki Stonewall ayaklanmaları sonrası bu gidişat biraz da olsa istikamet değiştirmiştir. LGBT kültürü bu tarihten sonra süratle gelişmiş ve evvel Batı Avrupa’dan başlayarak tüm dünya çapında kabul görmeye başlamıştır. Bu yarıyılda Kuzey ve Güney Amerika, Avustralya, Orta ve Doğu Avrupa’nın aksine Güney Afrika, İsrail, Filipinler, Güney Kore, Japonya, Nepal ve Tayvan haricindeki Afrika ve Asya ülkeleri eşcinselliği hala kabahat olarak kabul etmekte, hatta cinsiyet değiştirme ameliyatlarına izin vermemekteydi.

1970’lerin sonundan itibaren LGBT’li bireylere bakış açısında köklü değişimler olmuş ve bu bireyler için teşkilatlanma yarıyıli başlamıştır.