Son Haberler

Leyla Erbil’in Edebi Kişiliği

-
Eylül 11, 2022
Leyla Erbil’in Edebi Kişiliği

Leyla Erbil'in Edebi Kişiliği

Son zamanlarda Ahmed Arif’in aşkı olarak anılsa da, o, hikaye ve roman yazarı olarak edebiyatımızın ehemmiyetli kadın yazarlarındandır.

Leyla Erbil’in Hayatı

Orta kazançlı bir ailenin 3 kızından birisidir. 1931 senesinde İstanbul’da o ailenin ikinci kızı olarak dünyaya gelmiş ve liseye kadar İstanbul’da okumuştur. Daha sonra İstanbul Üniversitesi İngililiz Dili ve Edebiyatı kısmına girmek istemiş ve girmiştir de; lakin eğitimini bitiremeden son sınıfta mektebi vazgeçmek zorunda kalmıştır. 1953 senesinde İskandinav Hava Yolları’nda, 1956 Ankara Devlet Su İşleri’nde sekreter- tercüman / daktilo olarak çalıştı.

1961 senesinde evlenmiştir ve Fatoş ve Pınar ismini verdiği iki kız evlada sahip olmuştur.

1970 senesinde Türkiye Sanatçılar Birliği’ni kurdu. Ardından 1974 senesinde Türkiye Yazarlar Sendikası kurucularından birisi oldu. Kendisi aynı zamana PEN Yazarlar Derneği abonesidir; aynı zamanda 1961 senesinden bu yana Türkiye Emekçi Partisi abonesidir.

1979 senesinde Iowa Üniversitesi onur aboneliğine layık görülmüştür.

PEN Yazarlar Derneği tarafından Nobel Edebiyat mükâfatına aday gösterilen ilk ve tek şimdiye kadar başka kadın yazarımız aday olarak gösterilmedi kadın yazarımızdır. O, edebiyat aydını tutumunu gözeterek hiçbir edebiyat mükâfatına katılmamıştır.

Henüz yeni bir zamanda 2013 senesinde 82 yaşında yaşama gözlerini yummuş ama vefatına kadar da eser vermeye devam etmiştir.

Leyla Erbil’in Terbiyeyi Şahsiyeti

Edebiyatı evvel uğraş sonra iş edinmiş yazarlarımızdandır.

Edebiyata 1945 senesinde şiirle girmiştir;  lakin 1950 sonrasında yazdığı ve muhtelif edebiyat mecmualarında yayımlanan hikayeleriyle ününü tutmuştur.

Atilla Özkırımlı onun hikayecilik kavrayışı için şu yorumu yapmaktadır : “Alışılmış hikaye tekniğinin dışına çıkarak yeni şekiller aradığı, laf dizimini kırarak kendine özgü bir anlatım dili oluşturduğu eserlerinde, evvelleri varoluşçu bir kavrayışla modern insanın cemiyetle çatışmasını, başkaldırıya varan depresyonunu işledi. Daha sonra şekil arayışlarını sürdürerek ele aldığı bireyleri cemiyetçi bakış açısıyla irdelemeye çalışan, asılcılığı farklı ebatlarıyla yansıtmayı hedefleyen hikayeler yazdı.”

Asım Bezirci ise Yeni isimli eserinin 3.sayfasında Leyla Erbil’in “Gecede” isimli hikaye kitabını açıklamıştır. 1972 basımlı bu analiz kitabında Asım Bezirci “Gecede” ve “Leyla Erbil” için şunları söylemiştir : “ Erbil, ilk eserinde varoluşu hiçlenen, bağsız, vazgeçilmiş, yabancılaşmış, bireylerin boğunçlu vaziyetini yansıtıyordu çoğunlukla. Bunu yaparken – dolaylı da olsa – bozuk kumpasa baş kaldırıyor, fakat makûslukların kaynağına inmiyor, temel paradokslardan, değiştirici eforlardan laf açmıyordu. Kendi tabiriyle bir “seçmeye bağlanmaya” gitmiyordu. Ne felsefî, ideolojik bir sistemde, ne de cemiyet bilimsel bir usule dayanıyordu. Bu surattan da devrimciden çok devirici, cemiyetçiden çok fertçi bir görünümü vardı.

“Gecede” ile bu görünüm hayli değişiyor. Gerçi yazar, o daha önceki başkaldırıcı, yergici davranışı vazgeçmiyor: Etrafındaki bağlayıcı töreleri, yozlaşmış bireyleri, azgınlaşmış absürtlükleri yeniden iğneleyici, eğlenici bir anlatımla sergiliyor, yeniden bunda miktarı kaçırdığı anlar oluyor ama bu arada “olması gereken”’i de hissettirmekten geri durmuyor. “ Ne yapmalı?” sualine kendine göre bir yanıt getirmeğe yöneliyor Özellikle “Çekmece” ve “Vapur” hikâyelerinde . Böylece, deviricilik meyilli yapıcılık mücadelesiyle, devrimci kavrayışla birleşerek bir tamlık kazanıyor.“

Arkadaş, Yeni Minikler, Yeditepe, Ataç, Papirüs, Yelken gibi mecmualarda yazı ve öyküler yayımlamıştır.

Eserlerindeki düşünce metodu Marksist yaklaşımdır. Yalnız onun bu Marksist yaklaşımı, katı ve bağlayıcı düşünceden uzak, daha çağdaş bir Marksist yaklaşımdır.

Sigmund Freud, James Joyce, Samuel Beckett gibi yazarlardan etkilenmiştir.

Postmodern anlatımın tüm olanaklarından faydalanmıştır. Postmodern edebiyatın gereklerini yerine getirmiştir ki bu bakımdan oldukça kapalı ve karışık bir anlatımı vardır.

Şuur akışı usulünü oldukça fazla kullanmıştır. Bazı hikayelerinde okuru saf dışı vazgeçecek miktarda şuur akışı usulüne başvurmuştur.

Psikanaliz usulünü kullanmıştır.

Özgürlükçüdür. Dinin, cemiyetin, mektebin ve sosyal yaşamın getirdiği tüm baskı ve diretmelere karşıdır. Bu özgürlükçü görüşünü eserlerine de yansıtmıştır.

Kitapları

Hikaye

Hallaç 1961
Gecede 1968
Daha Önceki Sevgili 1977

Roman

Garip Bir Kadın 1971
Karanlığın Günü 1985
Mektup Aşkları 1988
Cüce 2001
Üç Başlı Ejderha 2005
Kalan 2011
Garip Bir Erkek 2013

Öbür eserleri

Tezer Özlü’den Leylâ Erbil’e Mektuplar 1995
Düşler Hikayeler 1997
Zeka Kuşları 1998