Son Haberler

Lesitin Nedir, Faydaları Nelerdir?

-
Eylül 2, 2022
Lesitin Nedir, Faydaları Nelerdir?

Lesitin Nedir, Faydaları Nelerdir?

Lesitin Nedir

Lesitin, genel olarak yumurta sarısından ve bazen de soya fasulyesinden elde edilen diğer bir ismi ise fosfatidilkolin olan bir karışımdır. Lesitin, soya filizinden un yapımı esnasında ya da soya bitkisinden soya yağı yapımı esnasında bir yan ürün olarak alana çıkar ve içeriğinde glokolipidler, trigliseridler ve fosfolipidler bulundurur. Lesitin sözcüğü aslen Yunancada yumurta sarısı anlamını taşıyan “lekithos” sözcüğünden gelmektedir.

Diğer bir ismi fosfatidil olan lesitin aslen bir fosfolipiddir ve fosfolipid genel olarak hücre yapı taşlarını oluşturan, gözeten ve sıhhatli kalmasını sağlayan maddedir. Aynı zamanda hücre çeperinin sertleşmesini önler ve hücreleri oksidasyon yaradılışına karşı gözetirler.  Aynı zamanda insan bedeninde beyni gözeten ve çevreleyen gözetici çeper olarak da misyon alırlar.

Genel olarak ilaç imal sektöründe kullanılan lesitin fazla derece saflaştırılmış bir karışım olduğundan hiç bir vaziyette alerjik olmadığı söylenmektedir. Yalnız soya fasulyesine karşı alerjisi olanların, yeniden soya fasulyesinden üretilmiş lesitin maddesini kullanırlarken dikkat etmeleri gerekebilir. Bu vaziyette soya fasulyesinden üretilmiş lesitin bu şahıslarda soya fasulyesinin neden olduğu gibi alerjilere neden olabileceği bilinmelidir. Lesitin elde edilecek bitkiler ya da besinler genelde içerik bakımından yüksek yağ oranına sahiptir. Yağ oranı yüksek bu besinlerin içerisindeki lesitin sebebi ile direk kullanılmaları hiçbir işe yaramayacaktır. Aynı zamanda yağ oranı yüksek bu bitkilerin kolesterole karşı negatif tesirler gösterebileceği bilinmelidir.

Soya fasulyesinden elde edilen lesitinler için soya fasulyesine yakından bakıldığında tüm aminoasitleri yeterli oranda sağlayan bir besin olan soya fasulyesinin bir kaç aminoasit türünü bir arada kapsaması sebebi ile et cinslerinden değişik olarak tek başına bütün bir protein kaynağı olduğu görmekteyiz. Diğer protein cinsleri ile birleştirildiği vaziyetlerde ise sindirim sistemimiz tarafından daha kolay hazmedilirler ve bu biçimde sahip oldukları protein kıymetlerinin çok üstünde protein bedellerine ulaşabilirler.

Lesitinin Yararları Nelerdir?

Yapılan araştırmalarda lesitin maddesinin belleği kuvvetlendirdiğine dair neticeler elde edilmiştir. Aynı zamanda kolesterolu düşürdüğüne ve karaciğerin işlevlerini tertip ettiğine dair araştırmalar da vardır. Piyasada toz ya da jelatin kapsül biçiminde çiğ lesitin bulmak olasıdır, ancak harici olarak harcamadan evvel belli bir uzmana danışmanız önerilmektedir.

Lesitinin en büyük kullanım alanlarından bir değişiği de ilaç sektörünün yanında yiyecek katkı sektörüdür. Genel olarak hiç bir biçimde alerjik ya da zehirli olmayan lesitin bu özelliği ile ilaçların çevresindeki gözetici tabakanın oluşturulmasında güvenle kullanılırlar ve bu biçimde en çok seçim edilen bileşimlerdendir. Yiyecek sektöründe yeniden aynı zamanda çikolata üretiminde de aynı özellikleri ile bir emülgatör olarak kullanılan lesitin bu vaziyette çikolata ve çikolata yağının birbirinden dağılmasını önler. Lesitinin bazı vaziyetlerde viskoziteyi eksiltme ve ürünşöhret raf ömrünü uzatmada da kullanıldığı da görülmüştür. Pastacılık sektöründe ise yumurta ve yağ kullanımının indirgenmesi ve aynı zamanda bütün karışımların bütün olarak birbirine karışabilmesi için fermantasyonun dengelenmesinde ürünlerde lesitin kullanılabilmektedir.

İnsan bedeninin lüzum dinlediği bütün natürel fosfolipid ölçüsünü karşılayacak özellikte olan lesitin, genel olarak yumurta sarısından ve soya fasulyesinden elde edildiğini söylemiştik. İçeriğindeki lesitin kaynağı özelliği ile soya fasulyesi insan sıhhati için daha da ehemmiyetli bir konuma gelmiştir. Genel olarak bakıldığında hububatlarda protein kıymetlerinin çok düşük olmasına karşın, bir hububat ürünü olan soya fasulyesi protein oranı bakımından oldukça zengindir. 

İnsan bedeni için hasarsız olan bu bitkisel protein soya fasulyesini leşitin içeriğinin yanı gizeme bu özelliği ile de çekici hale getirmiştir. Soya fasulyesinin içerisinde ette bulunandan üç kat daha fazla protein olduğu bilinmektedir. Daha yakından bakıldığında ise soya fasulyesinin içerisindeki yüksek oranda E vitamini, serbest radikal arınıcı maddeler, lifli, zarlı bir hububat olması sebebi ile de yüksek orandaki B vitamini soya fasulyesinin ehemmiyetini içerisindeki lesitin oranının yanı gizeme bir kere daha çoğaldırmaktadır. Soya fasulyesinin en ehemmiyetli içeriği olan lesitin ise asapları uyararak beynin daha güçlü çalışmasını sağlar, kan dolaşımı ve soluk alış verişimizi canlandırır, kemiklerin kuvvetlenmesini ve onarılmasına dayanakçı olur, muhtelif yaralanmalara karşı mukavemeti çoğaldırırken asapsal gerginliklere ve enerji yetersizliklerine karşı ehemmiyetli bir destek olarak savaşır.

Lesitin ilk olarak takribî 150 sene kadar evvel Fransız kimyacı Maurice Gobley tarafından yumurta sarısının içinden Lesitin’in parçalaması neticeyi tek başına kullanılır hale gelmeye başlamıştır. Gobley ayırdığı bu maddenin kimyevi etkileşimlerde emülsiyonu çoğaldırdığını tespit ederek ona ”lecithin” adını vermiştir. Daha evvel de bahsettiğimiz gibi Yunanca yumurta sarısı mantığına gelen lekithos sözcüğünden gelen lesitin, bu maddenin ilk kere yumurta sarısından elde edildiği için bu biçimde de kullanımı yayılmıştır.

Lesitin’in insan bedenindeki en ehemmiyetli işlevleri kısaca üç başlık altında şu biçimde sıralanabilir: 

Hücre çeperinin yenilenmesinde ve yaradılışında en büyük rollerden bkocamanını oynar, hücre çeperine elastikliğini veren maddedir.Beyini oluşturan hücrelerin yaradılışında yeniden aynı biçimde etkilidir.Asap sisteminin % 17’sini oluşturur.

Asap sisteminde ve beyinde ehemmiyetli vazifeleri olan lesitin maddesi kumpaslı olarak kullanıldığında asap sisteminin kuvvetlenmesinde dayanakçı misyon üstlenir.

Kumpaslı bir biçimde beslenen bkocamanının bünyesinde karaciğer tarafından yeterli ölçüde üretilen lesitin, kalın bağırsak çeperinin de temel taşlarından bir tanesini oluşturur. Bağırsakların çevresindeki mukoza çeper biçimindeki lesitin bağırsakların içerisindeki bakterilere karşı korunmasını sağlar. Ülserli kolit hastalığında ise mevcut olan vaziyet lesitin maddesinin bağırsak çeperlerinde çok az ölçüde bulunması vaziyetidir, bu vaziyet başka bir deyişle lesitin ölçüsünün az olması bağırsak çeperinin bakterilere karşı eforsuz hale gelmesine neden olur ve bu vaziyette bağırsak hastalıklara karşı korunmasız ve açıktır.

Aynı özelliği ile midede mide çeperinin elastikliğini ve bakterilere karşı korunmasını da çoğaldıran lesitin, bu özelliği ile kabızlık ya da midede ülser hastalıkları gibi problemlere karşı savaşmada da en büyük destekçilerden bir tanesidir.

Yumurta sarısının aslen kolesterolu yükselten bir besin olduğu bilinirken içerisindeki lesitin maddesi kolesterolu dengeleyeci ve düşürücü özelliği ile kolesterol hastalarına natürel bir dengeleme usulü sunmaktadır.

Lesitini haricen toz halinde almak isteyenlere genelde günde bir çorba kaşığı yemeklerle birlikte almaları önerilmektedir. Kullanılmaya başlandıktan bir müddet sonra gözle görülür derecede tesirler elde edildiği bilinmektedir. İlk olarak sindirim sisteminin balansa girmesi bağırsak ve mide problemlerinin eksilmesi ve daha sonra da hudut sistemindeki tesiri de ikincil olarak zaman içerisinde kendisini göstermektedir. Toz olarak almak istemeyenler için biçiminde de piyasada bulunabilen lesitin maddesinin granül hali tabletten daha fazla nasihat edilen şeklidir.

Cilt, saç ya da tırnak sıhhatinde meseleler yaşayanlara, İçki kullanımı sebebi ile karaciğer tahribatı yaşayanlar ya da genel olarak karaciğer meseleleri olanlara ve safra taşı yaradılışına karşı savaşanlara da önerilen natürel bir bileşim olan lesitin maddesinin aynı zamanda bazı nörolojik – psikiyatrik rahatsızlıklara karşı da pozitif neticeler gösterdiği gözlemlenmiştir.

Ehemmiyetli: 

Bu cins natürel besinleri haricen almadan evvel bir uzmana danışmanız önerilmektedir.