Son Haberler

Küresel Isınmanın Nedenleri ve Zararları

-
Eylül 6, 2022
Küresel Isınmanın Nedenleri ve Zararları

Küresel ısınma, Dünya’daki atmosferin ve ummanların vasati ısısının kademeli olarak çoğalma vaziyetini açıklamak için kullanılan terimdir. 

Dünya, yaşanan son bir milyar yıl içerisinde, hemen hemen iki surat elli milyon yıl süren çok sıcak yarıyıllar ve bu yarıyıllardan sonra gelen dört büyük soğuk yarıyıl geçirmiştir. Dünya, alt yukarıya elli milyon sene evvel ise, soğuk bir yarıyıla daha girerek, yüz bin senede bir on bin sene zamanla görülen sıcak yarıyılların haricinde soğuma meyli de göstermiştir. Şu an Dünya’da bu sıcak yarıyıllardan birini yaşamaktayız. Dört bin sene evvel başlayan sıcaklık düşmeleri sonrasında, Dünya’nın soğuma meylinin çoğalması beklenirken, son surat elli yılda bu çoğalış gerçekleşmemiştir.

İnsanların atmosfere vazgeçtiği gazlar birleşerek sera tesiri alana getirir. Bunun neticesinde, dünyanın yüzeyindeki sıcaklık çoğalır. Başka Bir Deyişle, atmosferin üst kısmı olan stratosfer soğur; alt kısım olan troposfer ise ısınır. Bu metamorfoz, küresel ısınmaya neden olmakta ve Dünya’daki iklimleri de kalıcı olarak değiştirmektedir. Azıcık daha ayrıntılı bir açıklama yapılması gerekirse, küresel ısınma şu biçimde özetlenebilir: 

Dünya’nın yüzeyi, Güneş ışınları ile ısınmaktadır. Dünya, bu Güneş ışınlarını atmosfere yansıtır. Bazı ışınlar sera tarafını yakalanır. Sera, su buğuyu, karbondioksit ve metan gazının, Dünya üzerinde oluşturduğu natürel bir örtüdür. Dünya’da bulunan, sera tesirsine neden olan gazların oranı şöyledir:

Su buğuyu %36-70 
Karbondioksit %9-26 
Metan %4-9 
Ozon %3-7

Bu natürel örtü, Dünya için zorunlu olan sıcaklığı ayarlar ve yeryüzünün yeterli derecede sıcak kalmasını sağlar. Sera tabakayı, Güneş’deri gelen hasarlı ışınların bir kısmını yansıtıp geri yollar. Şayet, bu gazlar olmasaydı, Güneş’deri gelen ışınlar Dünya’nın çok fazla ısınmasına veya çok soğumasına neden olurdu. Gece ve gündüz arasındaki fazla ısı farkı da Dünya’daki hayatı tehdit ederdi. 

Son zamanlarda, fosil yakıtların kullanılması, ormanların ve tüm yeşilin eksilmesi, çok süratli popülasyon çoğalışı, artan tüketim ve genel olarak cemiyetlerin değişen tüketim alışkanlıkları, karbondioksit, metan ve diazot monoksit gibi gazların atmosferde yığılmasına neden oluyor. Bu yığılma da küresel ısınmayı birliktesi getiriyor.

Sonuç olarak, natürel bir vaka olan sera tesiri, insanlar tarafından üretilen muhtelif hasarlı gazların atmosferde biriktirilmesi sebebiyle, Dünya’nın ısı balansının bozulmasına ve küresel ısınmaya neden olmakta.

Kayıtlara göre, 1860’tan günümüze, vasati küresel sıcaklık 0,5-0,8 oranında çoğalış göstermiş. Özellikle son 50 senedeki çoğalış azami noktada. Bu da, insan yaşamı üzerinde gözle görülebilir tesirler oluşturuyor. Bu mevzuyla alakalı en huzursuzluk verici noktaysa, Dünya’nın artık geri dönüşü olmayan bir safhaya yanaştığına dair yorumlar. Şayet, tedbir alınmazsa, içinde bulunduğumuz asrın bitimine doğru, küresel sıcaklığın vasati 2 derece çoğalacağı öngörülüyor.  

Küresel Isınmanın Sebepleri ve Sorumluları

Küresel ısınmanın başlıca sebepleri şöyle sıralanabilir:

Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmaması 
Onların yerine, petrol, kömür, doğalgaz gibi fosil yakıtların yakılması ve bu yakıtlar sebebiyle atmosfere dağılan karbondioksit, metan ve azot oksitleri gibi zehirli gazlar
Fabrika ve konut bacalarından çıkan dumanlar
Orman yangınları

Küresel ısınma sebebiyle, tüm dünya uzun vadeli bir tehlike altında. Ancak, en çok ve en yakın zamanda hasar görecekler özellikle fakir ülkeler. Bu mevzuda ciddi bir haksızlık mevzubahisi. Meseleyi daha çok zengin ülkeler yaratırken, hasar görecek olanlar muhtaçlar. Çünkü, atmosfere giden karbonun yüzde 70’ini zengin ülkelerin faaliyetleri yaratıyor. Yüzde 28’ini ise orta seviyede gelişmişlik ülkelerin ürettiğini görüyoruz. Karbonun sadece yüzde 2’sine muhtaç ülkeler neden oluyor. Küresel ısınmadan hali hazırda en çok etkilenen ve gelecekte de en çok hasar görecek ülkelerin başında, Etiyopya, Bangladeş ve Vietnam geliyor. 

Küresel ısınmaya neden olan ülkeler içinde başı Amerika Birleşik Devleti sürüklüyor. Bu neticeyi hipotez etmek zati çok efor değil. 2000 yılı itibariyle Amerika’nın küresel ısınmaya yol açan karbon emisyonunda genel toplam içindeki hisseyi yüzde 24 olarak tanımlanmış. İkinci azami emisyon oranı ise Çin’de. Fakat, Amerika Birleşik Devletleri’nin karbon emisyon oranı, Çin’i dahi ikiye katlamış vaziyette. Küresel ısınmaya en büyük katkıyı yapmış değişik ülkeler, Avrupa Birliği ülkeleri öncelikli olarak Almanya, sonra İngiltere, İtalya ve Fransa, Rusya, Japonya, Kanada, Avustralya ve Hindistan. 

Küresel ısınma mevzusunda ülkelerin oranlarını popülasyona ayrılındığında, vasati bir Amerikalı vatandaşın bir yıl içinde 6 ton karbondioksit ürettiği ortaya çıkıyor. Bu oran, İngiliz bir vatandaş için 3 ton iken, Çinli bir vatandaş için 0,7 ton, Hintli bir vatandaş içinse 0,25 ton. Buradan, Çinli veya Hintli bir ferdin küresel ısınmaya katkısının İngiliz ve Amerikalı vatandaşlara göre çok daha az olduğu neticeyi çıkıyor.

Genel anlamda, sera gazı salınımının büyük bir kısmından sanayileşmiş devletlerin mesul olduğu görülüyor. Evvelki yıllarda, ekonomik sihrime karbondioksit salınımıyla neredeyse doğru orantılıydı zira enerji üretmek için petrol, kömür ve doğalgaz yakılmak zorundaydı. Ancak, günümüzde yenilenebilir enerji kaynaklarının da bulunmasıyla bu vaziyet ciddi anlamda değişti. Fakat, dünya ülkelerinin sadece çok ufak bir kısmı yenilenebilir enerji kaynaklarını faal şekilde kullanıyor. 

Küresel ısınma mevzusunda en etrafçı ve duyarlı ülkeler genellikle az gelişmiş ülkeler içinde çıkıyor. Bu vaziyet şuurdan ziyade, bu ülkelerin endüstriyelleşmemiş olmalarından alana geliyor. Dünyadaki popülasyonun neredeyse üçte birinin, yemek pişirme, aydınlatma gibi çok kolay işleri yapabilmek için dahi elektrik irtibatı bulunmuyor. Endüstriyelleşmiş cemiyetlere baktığımızda ise, onların yenilenebilir enerji sektörünü kuracak ve geliştirecek para ve bilgiye sahip oldukları halde, bu teknoloji ve bilgiyi küresel ısınmaya seçenek çözüm sunmak yerine, silahlanma, korunma ve yeni sanayi yatırımları için kullandıklarını görüyoruz.

Gelişmiş ülkelerin bu duyarsız düşünce sisteminin nedeni, oluşan ve oluşacak iklim farklılıklarına çok seri adapte olacaklarını düşünmelerinden ileri geliyor da olabilir. Ancak, belirli bir noktaya erişildiğinde, iklim farklılığı öyle bir ebada varacak ki, yeni şartlara değil adapte olmaya çalışmak, bu şartlarla en kolay biçimiyle yaşamaya çalışmak dahi bir yaşamda kalma gayretsine dönecek. Bu vaziyette, ekonomik endişeler çok geride kalacak ve insanoğlu müddetin çok geç olduğunu kavrayacak. 

Küresel ısınma ve iklim farklılıkları mevzusunda birleşik bir gayret sağlamak için, Birleşmiş Milletler İklim Farklılığı Çerçeve Kontratı dahilinde bir protokol imza atılmıştır. Kyoto Protokolü olarak öğrenilen bu uyuşmayı imza atan ülkeler, karbondioksit ve sera tesirsine neden olan gazları eksiltmeye söz vermişlerdir.  Protokol ile, ülkelerin atmosfere vazgeçtiği karbon ölçüsünün 1990’daki seviyeye düşmesi zorunluluğu karara bağlanmıştır. 1997’de imza atılıp 2005’te yürürlüğe giren Kyoto Protokolü, bugün itibariyle Dünya’daki 160 ülkeyi içerir. 

Küresel Isınmanın Neticeleri ve Hasarları 

Dünya’daki iklim sistemlerinde farklılıklar alana getiren küresel ısınmanın tesirleri ve neticeleri dağların azami doruklarından, ummanların derinliklerine, kutuplardan ekvatorlara kadar Dünya’nın her bir noktasını seziliyor. 

Misal vermek gerekirse, 1960’lardan günümüze dek, Kuzey Yarımküre’deki kar örtüsü takribî olarak yüzde 10 oranında eksildi. 20. asır süresince ise, deniz seviyelerinde 10-25 cm arasında çoğalış olduğu kollandı. 

Küresel ısınmanın genel neticeleri şöyle sıralanabilir:

Dünya’daki buzulların erimesi
Buzulların erimesi neticeyi ummanlardaki tuz oranının eksilmesi
Ummanlardaki tuz oranının düşmesi sebebiyle, akıntıların yok olması
Mevsimlerin düzgün yaşanmaması nedeniyle bazı hayvanların üreyememesi, bir hayli hayvan jenerasyonunun tükenmesi 
Buzulların erimesi neticeyi deniz suyu seviyesinin yükselmesi ve kıyı kesimlerin sular altında kalması 
Toprak kaymaları
Dünyadaki yaşanabilir alanların daralması
İklim farklılıkları
Kışın artan sıcaklıklar, erken gelen ilkbahar, ve geciken güz neticeyi  nebatların ideal yetişme şartlarına kavuşamayarak eksilmesi ve pek çok nebat cinsinin yok olması
Şiddetli fırtınalar, su baskınlar ve taşkınlar
Uzun süreli ve şiddetli kuraklıklar 
Çölleşme
Orman yangınları
Karlı dağlardaki ısı metamorfozları sebebiyle çığların oluşması ve bu çığların ve etrafındaki mesken yerlerini ve insanları riske sokması
Su kaynaklarının süratle tükenmesi ve susuzluk
İnsanların kalp, solunum yolu, bulaşıcı ve alerjik hastalık geçirme tehlikesinin çoğalması 

Küresel ısınmaya karşı alınabilecek önlemler

Küresel ısınmayı hakimiyet altında yakalayabilmek için, öncelikle sera gazı salınımı hakimiyet altına alınmalı. Bunun için yapılabilecekleri şöyle sıralayabiliriz. 

Standart bir ampül kullanmak yerine, tasarruf ampulü kullanmak. Bu metamorfoz, senede 75 kga kadar karbondioksit tasarrufu sağlayabiliyor.Daha az araba kullanmak. Araba kullanmak yerine yürüyerek, bisikletle veya toplu taşıma vasıtalarıyla yolculuk etmek. Araba kullanılmayan her 1 km için takribî olarak 0,37 kg karbondioksitten tasarruf edilebilir.Otomobillerin hava ve yakıt filtrelerini sıkça arınmak. Lekeli filtreler daha fazla yakıt kullanılmasına neden olur.Evlerden ve bürolardan çıkan çöpleri ayrıştırmak ve dönüştürmek. 1 yıl içinde, konuttan çıkan çöpün sadece yarısı dahi geri dönüştürülürse 1200 kg karbondioksit tasarrufu sağlanabilir.Lastik tazyiklerini hakimiyet etmek. Düzgün şişirilmiş lastikler, alınan yolu litre başına yüzde 3 oranında artırır. Her 4 litre benzin tasarrufu ile ise, 10 kg karbondioksitin sarihe çıkmasına mani olur.Daha az sıcak su kullanılırsa, suyu ısıtmak için gereken enerjiden tasarruf edilir. Daha az su püskürten duş başlıkları kullanılmalı, kıyafetler soğuk veya ılık suda yıkanmalıdır.Ambalajlı mahsullerin tüketimi eksiltilirse, çöpler de azalacaktır.Konut ve büroları ısıtan sistemler, kış mevsiminde 2 derece daha düşük, yaz mevsiminde 2 derece daha yüksek olursa, yılda 1000 kga kadar karbondioksit tasarrufu yapılabilir.Elektronik aygıtlar kullanılmazken stand by konumunda değil tamamen kapalı yakalanmalıdır. Bu sayede yılda 450 kilgoram karbon gazından tasarruf edilir.Her ferdin her sene en azından 1 ağaç dikmesi çok büyük katkı sağlar. Bir ağaç, ömrü süresince takribî 1 ton karbondioksit emer.Güneş enerjisi kullanan sistemler kurmak ve kullanmak.Ormanlar yerine daha minik park ve bahçelerde piknik yapmak.Ormanlarda yanıcı madde bırakmamak.Tarımda organik madde kullanımını artırmak ve teşvik etmek.