Son Haberler

Kükürt Nedir, Nerelerde Kullanılır?

-
Eylül 11, 2022
Kükürt Nedir, Nerelerde Kullanılır?

Kükürt, eski çağlardan bu yana bir hayli emel için kullanılmış müstesna bir elementtir. Sağlıktan sanayiye kadar bir hayli sektörün bırakılmaz maddesi…

Kükürt Nedir, Nerelerde Kullanılır?

Kükürt; endüstri, tarım ve tıp alanlarında yaygın kullanılan ehemmiyetli bir elementtir. Eski çağlardan günümüze kadar sırlı bir madde olarak kabul edilmiş bir madde olan kükürt, toz ve sıvı olarak kullanılabilen yanıcı ve patlayıcı bir ametaldir. İnsan sağlığı için bir hayli faydası da bulunan kükürt, endüstride kullanılan ehemmiyetli asitlerden biri olan sülfürik asidin de hammaddesidir. Yazımızda kükürtle alakalı dikkat toplayan bilgiler öğrenebilirsiniz.

Tarihçesi

Kükürt, eski çağlardan beri öğrenilen müstesna bir madde. İsminin İtalya’nın bazı bölgelerinde konuşulan Oscan dilinden Latinceye geçtiği varsayım ediliyor. Orijininin Farsça olduğu da iddia edilen kükürt, Latince “yanan taş” anlamındadır. Eski çağlardan beri sırlı ve büyüleyici bir madde kabul edilen kükürdü, bazı simyacılar maddeleri altına çevirdiği varsayılan “felsefe taşı” olarak nitelemiş.

Bulguyu, MÖ 2000’li senelere direniyor. Antik Yunan’da da öğrenilen kükürt, bir fümigant kimyasal maddeler olarak yakılıyordu. Sicilya’daki Etna Volkanı’ndan elde edilen kükürt, pamukların ağartılması ve şarap olarak kullanılmış. Kükürt, geçmişte tuz ve cıva ile beraber tüm metallerin bileşeni olarak öğreniliyordu.

Mısır’daki dini merasimlerde kükürt yakılırmış. Bu tarih takribî 4000 sene evvele direniyor. İncil’de kükürtten “cehennem ateşi” olarak bahsedilir. Antik çağ yazarlarından Homeros, Odysseia destanında kükürdün böcek öldürücü ve odaların havasını arınma emeliyle kullanıldığından bahsetmiştir. Ortaçağ’daki savaşlarda kullanılan alevli silahlar kükürt ile hazırlanmış. İlaç sanayisi tarihinde de kükürdün tonik olarak kullanıldığına dair kayıtlar mevcut. Romalılar, bazı hastalıkların tedavisinde ve silahlarda kükürdü kullanmış. Yanıcı özelliği sebebiyle tarihte muhtelif emellerle kullanılan kükürde, bazı tarihi mağaralarda sarı renkteki figürlerde rastlanmış. Geçmişte kiliselerdeki ayinlerde de kükürt yakılırmış. 17. ve 18. asırlarda kükürtle alakalı bilimsel çalışmalar yapıldı, sanayide kullanılmaya başlandı ve sülfürik asit ehemmiyetli bir asit olarak belirlendi.

Fransız kimyager Antonie Lavoisier, hidrojen ve oksijen bileşiği olarak kabul edilen kükürdü, 1777 senesinde kimyasal bir element olarak belirledi. Bu tanım, 1810 senesinde Fransız kimyacı Joseph Gay Lussac ve Louis Thenard tarafından yapılan deneylerle doğrulandı. Aralık 1894 tarihinde Alman asıllı Amerikalı kimyacı Herman Frasch’ın kükürt elde etmek için geliştirdiği ve “Frasch yöntemi” ismi verilen yöntem günümüzde kükürt yataklarında hala kullanılmaktadır.


Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri

Kimyasal sembolü “S” olan kükürt, element tablosunun 6-A grubunda atom numarası 16 olan sbağışlama kristal formunda ametal bir elementtir. 116 derecede erir, 445 derecede kaynar. Soluk limon sarısı renginde, tatsız, kokusuz, yalın, kırılgan ve katı bir kimyasal elementtir. Isı ve elektrik geçirgenliği çok düşüktür, bu sebeple iyi bir elektrik izolatörüdür. Yanıcı ve patlayıcı özelliği vardır. Kolay alev alır, ufak mavi bir alevi vardır. Suda çözünmez. Muhtelif metalik olmayan elementlerle bileşikler oluşturabilir. Metaller, oksijenle olduğu gibi kükürt buğusunda da yanarak sülfürleri alana getirir. Bu özelliğinden de anlaşılacağı gibi kükürt, oksijenle eş kimyasal özellikler göstermektedir. Kükürt öğütüldükten sonra toprakla karıştırılırsa sülfat formunda okside olur. Oda sıcaklığında reaksiyonu çok azdır; flor ve cıva gibi maddelerle reaksiyon verebilir.

Yerkabuğunun takribî yüzde 0,06’sını oluşturur. Dünyanın derin tabakalarında çok büyük oranda kükürt bulunduğu varsayım edilmektedir. Deniz syat sülfat olarak takribî 0,09 oranında kükürt kapsar. Tabiatta yaradılışları serbest ve bileşik halinde olabilir. Mermi, çinko, demir, bakır ve alüminyum gibi bir hayli ehemmiyetli metalin madeni sülfür veya sülfür bileşikleri kapsar. Bazı natürel gazlar da hidrojen sülfür biçiminde bulunur. Fosil yakıtları ve kömürlerde de kükürde rastlanabilir. Volkanik yataklar, alçıtaşı kalsiyum sülfat ve kireçtaşı tabakalarında natürel halde bulunur. Tuz sütunlarının oluşturduğu yüzeylerin yakınında ve buğulaşmış eski havzalarda kükürde rastlanabilir. Deniz dibindeki kalın alçıtaşları tabakalarının mutasyonuyla oluşan kükürt yatakları bulunmaktadır.

Natürel yataklarda geçmişte “Sicilya yöntemi” ismi verilen bir yöntemle elde edilen kükürt, günümüzde ise “Frasch yöntemi” ismi verilen ve kükürt yatağına ısıtılmış basınçlı su buğuyu verilmesi biçiminde uygulanan bir yöntemle üretilmektedir. Petrol ve doğalgazda kükürt elde etmek için de “Claus yöntemi” ismi verilen bir kimyasal operasyon uygulanır.

Kükürdün toz, katı ve sıvı olarak bir hayli çeşidi var. Tanecik ebatları ve sbağışlamalık derecelerine göre çeşitlerine dağılıyor. Kükürt çeşitlerinin formları ve fiziksel özellikleri değişik olsa da kimyasal özellikleri aynıdır. En nitelikli kükürt yüzde 99,9 sbağışlamalık derecesinde ve 1-90 mikron ve yüzde 0,05 kül oranı olan kükürttür. Ticari olarak kullanılan kükürt yüzde 99 sbağışlamalıktadır.

Kükürt çeşitleri şöyle sıralanabilir; natürel kükürt, maden kükürdü, sanayi kükürdü, tarım kükürdü, ilaç kükürdü, toprak kükürdü, yaprak kükürdü, toz kükürt, elementel toz kükürt, mikronize toz kükürt, granül kükürt…

Sülfürik Asit Nedir?

Sülfat asidi veya sülfürik asit; kükürdün en ehemmiyetli bileşiğidir. 8. asır simyacılarından Cabir bin Hayvan tarafından keşfedilmiştir. Çok güçlü bir mineral asididir. Renksiz ve yağ kıvamında sıvıdır. Suyla karıştığında büyük bir ısı sarihe çıkar. Kükürtdioksit ve syatıl reaksiyonu sonucu elde edilen sülfat asidi, organik bileşiklerin sentezi başta olmak üzere endüstride bir hayli ürün ve kimyasal bileşiğin elde edilmesinde kullanılır. Sanayide “dokunma” ve “mermi odalar” ismi verilen yöntemlerle elde edilir. Dünyada kullanılan tam kükürtlerin takribî yüzde 90’ı sülfürik asitten oluşur. Sülfürik asitlerin takribî yüzde 50’si de gübre imalinde kullanılmaktadır. Çok riskli bir asittir. Bedene teması halinde ciddi yanık ve tahrişlere yol açar.


Nerelerde Kullanılır?

Kükürt, başta sülfürik asit olmak üzere endüstriyel imalin temel maddeleri arasında yer alıyor. Sanayide kullanımı oldukça yaygın olan sülfürik asit imali için milyonlarca ton kükürt kullanılmaktadır. Çiğ kükürt, sülfürik asit dışında kükürt dioksit gazı, karbon sülfür, tiyosülfat imalinde kullanılmaktadır.

Kükürt, sülfürik asit ve bileşiklerinin kullanıldığı bazı ürün ve sektörleri şu biçimde sayabiliriz; kimya ve tarım endüstrisi, yem katkı maddeleri, sentetik reçineler, gübreler ve gübre katkıları, hayvan ilaçları, pigmentler, petrol ürünleri, deterjanlar, sac, patlayıcılar, bazı bataryalar, kâğıt, böcek öldürücüler, lastikler, barut, havai fişekler, kibrit, kauçuk, kozmetik ürünler, şampuanlar, kumaşlar, yapıştırıcılar…

Kükürdün Sağlığa Yararları ve Hasarları

İnsan sağlığı için ehemmiyetli bir element olan kükürde lüzumumuz günde 1 gram kadardır. Bu ölçüyü yediğimiz besinlerden alırız. Kırmızı ve beyaz etler, yumurta, süt, peynir, soğan, sarımsak, bazı sebzeler, çilek, muz, maydanoz, marul, patates, incir ve hurma gibi bir hayli besin zengin kükürt kaynağıdır.

Kükürt; bağ dokuları, ten ve tırnak gelişimi, kan şekeri hakimiyeti, bedendeki toksiklerin temizlenmesi, safra imali, saçların gelişimi için zorunlu bir maddedir. Bedendeki kükürt, oksijen dengesini sağlar ve beyin fonksiyonlarının sağlıklı işlemesine katkı sunar. Karaciğerde safra salgılanmasına da destekçi olur.

Kükürtlü havuzları bulunan kaplıcalar ve termal tesisler de bir hayli şahsın şifa aradığı mekânlar arasında yer alıyor. Kükürtlü havuzlar, bel ve eklem ağrıları, romatizma, egzama gibi ten hastalıkları başta olmak üzere bir hayli rahatsızlıkta seçim edilebiliyor.

Hasarları da yok değil. Kükürt oranı çoğaldıkça bedende bazı dengeler bozuluyor. Fazla kükürt böbreklere hasar verir; baş ağrıları, mide krampları, boğaz yanması ve kusma gibi sonuçlara yol açabilir. Astım hastalarının kükürt soluması da risklidir.

Sabunlarda ve ilaçlarda kullanılan kükürt, cilt sorunlarına karşı ehemmiyetli bir element. Ancak doğru kullanılmadığı takdirde bazı hasarları ortaya çıkabiliyor.

Bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar kükürt kapsar. Ancak yan tesirlerini de dikkate almak gerekiyor. Kükürt kapsayan ilaçlar mideyi tahriş edebiliyor. Kabızlık veya ishal gibi bağırsak sorunlarına da yol açabiliyor. Baş dönmesi veya baş ağrıları, uykusuzluk, bitkinlik gibi yan tesirleri de görülebiliyor. Kükürde karşı alerjik hassasiyeti olan bünyelerde ise “anafilaksi” ismi verilen ağızda kabarıklık, nefes darlığı ve şuur kaybı gibi hayati risklere sebep olabiliyor.

Kükürt kapsayan sabunlar ise, ciltte kızarıklık, yanma, kaşıntı ve soyulma gibi sorunlara yol açabiliyor. Cilt rengini de değiştirebilen kükürtlü sabunlar, ciltte alerjik gidişatlara ve kabarıklık, kurdeşen gibi sorunlar da ortaya çıkarabiliyor. Ayrıca, sivilce ilaçları ile beraber kullanılan bu sabunlar ciltte geri dönülmez hasarlar oluşturabilir.

Hangi Ülkelerde Bulunur?

Kükürt, volkanik alanlarda çok bulunur. Volkanik orijinli 12 ülkede zengin kükürt yaradılışları mevcuttur. Meksika, Japonya, Polonya, Rusya, Amerika Birleşik Devletleri’nin Gulf bölgesi ve batı Teksas, Kanada, İtalya, Kıbrıs, Norveç, İspanya ve Fransa zengin kükürt ve bileşiklerini kapsayan yataklar bulunmaktadır. Takribî 50 ülkede de petrolden yan ürün olarak üretilmektedir.

Türkiye’de Balıkesir, Muğla Milas, Ağrı Diyadin, Isparta Keçiborlu, Denizli Sarayköy ve Van’da natürel kükürt yatakları bulunmaktadır. Petrolden kükürt imali ise İzmir Aliağa, İzmit ve Kırıkkale’deki TÜPRAŞ rafinerilerinde yapılmaktadır.