Son Haberler

Köroğlu Kimdir ve Köroğlu Destanı Özellikleri Nelerdir?

-
Eylül 5, 2022
Köroğlu Kimdir ve Köroğlu Destanı Özellikleri Nelerdir?

Köroğlu 15. yüzyılda yaşamış saz şairidir. İsmina yakılan matemleri ve kendisine ait oluşturulmuş Köroğlu destanı vardır.

Türk edebiyatında genelde aydınlar tek kişiliklidir. Yani ya şairdir ya da romancıdır ama hem şair hem de şiirinin kahramanı ya da hem romancı hem de romanın kahramanı olan pek azdır. Köroğlu ise, hem şair hem de destan kahramanıdır. Bu bakımdan onu iki kimlikte değerlendirmek gerekir.

Destan kahramanı olarak Köroğlu

Köroğlu destanının kahramanı Ruşen Ali’dir. Ruşen Ali, babası seyis olan bir köylüdür. Babasının gözleri zalim bir ağa Bolu Beyi tarafından mile çekilince babasının intikamını almak için eşrefe karşı bir savaş başlatır oğul. Babasının âmâ olmasından dolayı o artık Köroğlu diye anılır. Köroğlu, yalnızca babasının gözüne mil çeken ağadan almaz intikamını. O, artık tüm eşref beylerine kök söktürür, eşref malını millete dağıtır, fakir donatır, aç doyurur. Bir nkonutu Robin Hood’dur.

Köroğlu öyküsündeki öbür kahramanlar…

Köroğlu, kendisine can yoldaşı istediğinde Ayvaz’ı kaçırır. Ayrıca Köroğlu’n Ayvaz dışındaki öbür şahısları ,Timurlenk’in oğlu Kenan, Köroğlu’nun oğlu Hasan, Karavezir’in kızı Benli Hanım, Demircioğlu, Koca Arap, Celâlî Bey, Kiziroğlu Mustafa Bey ve Çılgın Hoylu’dur.

Köroğlu öyküsündeki mekan…

Bu bireylerle birlikte Çamlıbel’e çekilir Köroğlu. Köroğlu hikayelerindeki Çamlıbel,  haramilerin sığındığı bir yer olmaktan ziyade bayındır bir şehirdir. Öyküye göre Çamlıbel’de 366 bey, 700 çılgın atlısı vardır. Burada ayrıca uşaklar da vardır. Çamlıbel’de tabir yerindeyse sosyal adalet dominanttır. Orada haksızlık yoktur, hırsızlık ya da daha büyük fenalık yapanın cezası çok ağırdır.

Çamlıbel, bir hayli yolcunun uğrak yeridir. Çamlıbel’de köşkler, tavlalar vardır. Burada uzun ya da kısa süreli kalan ozanlar, aşıklar da vardır.

Çamlıbel’de yemek tek bir kazanda pişer ve ahaliye dağıtılır. Orada açlık yoktur, haksızlık yoktur, çile yoktur.

Çamlıbel’in kazanç kaynağı, eşreflerden alınan haraç paralarıdır. Yani zengin tabakanın paraları ile döner burası. Destanlarda, Köroğlu’nun millete zulmedip onlardan haraç aldığıyla alakalı bir kısım vardır; aynı destanda bunun bir kötüle olduğu da söylenir. Ama yine de bunlar “Köroğlu’nun kirleri” olarak geçer tarihe…

Köroğlu’nun atı..

Köroğlu’nun bir de kıratı vardır ki bu at dünyada eşi benzeri olmayan bir attır. Kırat, gerektiğinde kılık değiştiren, sahibinin konuşmasını anlayıp ona göre hareket eden, sihirli, ebedi bir varlıktır. Ayrıca kmlerce koşar da bir kere durmaz, dünyada hiçbir at onu geçemez ya da Köroğlu, Kırat’ına bindiğinde kimse onu yakalayamaz.

Köroğlu nerelidir?..

Köroğlu ünü Balkanlar’dan Doğu Türkistan’a, Güneybatı Anadolu’dan Sibirya’ya yani Türk’ün olduğu her yere gitmiştir. Bu bakımdan da artık nereli olduğunu tespit etmek ya da artık nereden geldiğini öğrenmek şuan için çok güç, hatta imkansızdır. Lakin anlatılardan yola çıkılarak düşünülen teoriler de yok değildir:

“Neslimize Murat Hanlı diyorlar” dizesine bakarak Köroğlu’nun kökenleri Muradiye şehrine çekilmiştir. Doğu Anadolu- Azeri söylentiyine göre Köroğlu Muradiye şehrindendir.

Hazar denizinin gerisindeki Türkmenlerin de Köroğlu hakkında bir söylentiyi bulunuyor. Onlara göre Köroğlu, Türkmenlerin Teke oymağındandır. Yalnız Şecere-i Terâkime ve Şecere-i Türk gibi bize kaynak talep eden yapıtlarda Köroğlu ismi geçmediği için bu gidişat yalnızca bir hipotezden ibarettir.

Köroğlu reelde kimdir?

Köroğlu, her ne kadar destanlaşan bir kişilik kazansa da kesinlikle bu destanının bir çıkış noktası olmalıdır. Şöyle ki ; ulus, böyle bir kahramanı yoktan var etmedi, yalnızca mübalağa unsurları ile süsleyerek bu zamana kadar getirdi.

Köroğlu’nun Celâliler’den olabileceği düşünülmektedir. Evliya Çelebi, IV.Mehmed’in Anadolu’daki Celali isyanları sindirmek için 1658 yılında çıktığı seferi anlatırken Köroğlu’ndan bahseder. Evliya Çelebi, Celali isyanlarının başı olan Celali bey yakalanıp asıldığında huzura getirilen Itakî ismindaki saz şairlerin Köroğlu’ndan bahsettiklerini dile getirir. Yine Evliya Çelebi’ye göre Anadolu’nun Kuzeybatısındaki Celalilerdendir Köroğlu ve saz çalıp düzen bozar.

XII. yüzyıl tarihçilerinden olan Tebrizli Arakel’de Celalilerden bahseder. Yapıtı, Ermeni Tarihi’nde  Köroğlu’nun Celalilerden olduğunu söyler. 1664 yılında tamamlanan aynı tarih yapıtınde ayrıca Köroğlu ile Kiziroğlu Mustafa Bey’in ahbaplığından da laf eder.

Ermeni müellif Agayan, Köroğlu’nun Türk değil Ermeni olduğunu öne sürmüştür.

Lakin; Köroğlu reelde bir harami de olsa ulus onu haramiden çok bir kahraman olarak görmüş ve tarihe böyle taşımıştır.

Köroğlu’nun destansı özellikleri

“Köroğlu, öykü midir destan mıdır ?” tartışılan bir konudur. Ama bu anlatılarda ulus öyküsü özellikleri de destan özellikleri de vardır.

Köroğlu hikayelerinin destan özelliklerini andıran iki önemli vaka vardır.  İlk vaka, Ruşen Ali’nin Bolu Bey’ine sunduğu kısraktır. Bu kısrak sihirli bir aygırla birleşerek dünyaya gelmiştir.  Bolu Beyi’nin bu atı beğenmeyerek seyisi âmâ etmesi, seyisin oğlunun yani Köroğlu’nun bu atı yetiştirip Bolu Beyi’nden intikam alması hadiseyin devamıdır. Aslında bu tem, Dede Korkut Hikayelerinde de  kullanılan bir temdir. Burada, destansı özelliklere sahip olan Kırat’tır.

“Gözleri âmâ edilmiş adam/baba” motifi, M.Ö V. ve IV. yüzyıllarda İsktiler’de yani Sakalar’da da görülmektedir. Kafkasya bölgesinde yaşayan Gürcülerin ya da öbür Türk illerinin; ayrıca Ermenilerin aynı motiften yararlanarak destan oluşturması bu ana motifin genellik kazandığının en büyük kanıtıdır. Köroğlu ise Anadolu’daki bu motifin temsilcisidir ve bu motif şekil olarak yukarıyada bahsettiğimiz öbür vaziyetlere benzese de kahramanın kişiliğinde farklıklılarla kesin olarak ufalar. Kahraman yalnızca babasının intikamını almak isteyen bir âmâyın oğlu değil, sosyal düzeni tenkit eten ve bu tenkit babında da savaşan birisidir.

İkinci vaka ise günümüze de tabir olarak gelen “Demir çıktı, yiğitlik bozuldu” ibaresidir. Buna göre “Delikli Demir” çıkmış ve artık mertliğin bir anlamı kalmamıştır. Köroğlu ise haramiliği vazgeçip birden ortalıktan kaybolmuştur.

İslami destanî özellikler de vardır Köroğlu’nda ama bu özellikler özünde yoktur. Dualar, menkıbeler, evliya ve peygamber yaşamları sonradan girmiştir Köroğlu’na.

Köroğlu’nun Ulus Öyküsüne Özgü Yanları

Ulus hikayelerinin en önemli özelliği anlatıcının anlatıyı şiirlerle süslemesi, duyguları şiirlerle ifade etmesidir. Ulus hikayelerinin de en az dokunuşan yerleri bu şiir kısımlarıdır çünkü insanlar her zaman nazmı, nesre göre daha kolay sindirir. Öyküye serpiştirilen bu şiirler, aşığın kendi ürünleri olur evet ama bazen de benzer adlı şairlerin şiirleri öyküye karışabilir.

Köroğlu hikayelerindeki şiirlerin hepsi Köroğlu’na aittir diyebilir miyiz ya da bu şiirlerin hepsi Celali Beyi Köroğlu’nun isyanı mıdır öğrenemiyoruz. Öyle ki Köroğlu, bir zaman sonra bir mahlas olarak kullanılmaya başlanmış ve Köroğlu ismi altında bir hayli aşık, şiir yazmaya başlamıştır. Bu aşıkların kimliği Ahmet Kutsi Teceri, Pertev Nail Boratav gibi analistler tarafından tespit edilmiştir ama yine de Köroğlu öyküsündeki her şiire “Bu Köroğlu şiiri” diyemeyiz.

Köroğlu Hikayelerinin Sosyolojik Yanı

Özellikle Evliya Çelebi’nin bilgilerine dayanarak Köroğlu’nun Celali Beyi olduğu düşüncesi ağır basıyor.  Ayrıca Evliya Çelebi için Köroğlu, haramidir, düzen bozucudur; ama millete göre ise o bir efsanedir. Ulus, devlete karşı isyan eden bir bireyi neden kahramanlaştırır?

Bunun yanıtı kolay: Köroğlu, feodal yani eşref sistemine karşı savaşıp sosyal bir adalet istiyordu en azından bu biçimde görülüyor anlatılarda , o zamanki monarşide milletin böyle bir şeyi savunması ve bunu efsaneleştirmesi gayet olağan karşılanmalıdır. Cemiyet biliminden yola çıkarsak, milletin var olan sistemden pek de memnun olmadığı varsayımını çıkarabiliriz. Ulus, devlet yöneticilerinden ve sistemden yana olan tenkidi tavrını, denklik ve adalet için savaşan bir adamı öne çıkarak dile getirmiştir.