Son Haberler

Kompozisyon Nasıl Yazılır?

-
Eylül 14, 2022
Kompozisyon Nasıl Yazılır?

Kompozisyon Nasıl Yazılır?

Kompozisyon, kelime olarak “birbirinden ayrı parçaları bir araya getirerek bir tam oluşturma, tertip etme işi” anlamına gelmektedir. İnsan olarak en temel lüzumlarımızdan birisi, kendi duygu ve düşüncelerimizi karşımızdakine anlatmaktır. Kendinden söz etmek veya cemiyetteki bir vakayla ilgili fikirleri sunabilmek için kompozisyon yazmaya lüzum dinlenir. Fıkra, sohbet, sınama, yazı, seyahatname, mektup, söylev, konferans vb. yapıtlar edebiyatla ilgili birer kompozisyondur. Bunların hepsi bir fikir veya düşünceyi karşı tarafa anlatmayı hedeflemektedir. Kompozisyonda, söylemek istenenler belli bir kumpasa göre ve yazım kaidelerine uygun bir şekilde yazılarak anlatılırsa, kendini ifade etme mahareti çoğalır ve irtibat kurma mevzusunda zaferli olunabilir.

Kompozisyon, insanların duygu ve düşüncelerini belli bir geçim içinde yazılı ve sözlü şekilde aktarmasıdır. Başka Bir Deyişle kompozisyonlar yazılı ve sözlü olmak üzere iki başlık altında araştırılabilir:

Sözlü kompozisyon; duyguları, düşünceleri, fikirleri ve hayalleri konuşarak aktarmaktır. Hitabe, konferans, sarih seans, kavga gibi karşılıklı fikir alışverişinde bulunma odaklı konuşmalar birer sözlü kompozisyon misalidir. Sözlü bir kompozisyonun tesirli olması için konuşmanın ve konuşmayı yapacak bireyin belli kalitelere sahip olması gerekir. Duygu ve düşüncelerin aktarımını sağlamak için yapılacak konuşma öncelikle yapıcı ve inandırıcı olmalıdır. Belli bir emele sabrettirilmelidir ve konuşmanın mevzusunun karşı tarafta merak uyandırması gerekir. Ayrıca konuşmayı yapmadan evvel yapılacak bir ön hazırlık, kompozisyonun daha tesirli sunulmasını sağlar. Konuşmanın yapıldığı sırada kullanılan dil ve üslup da zaferli bir kompozisyon için ehemmiyetli faktörlerden biridir.

Yazılı kompozisyon ise; duygu ve düşünceleri kâğıda dökerek aktarmanın bir yoludur. Yazı, fıkra, sınama, yaşam öykü ve seyahatname gibi nezaketi yapıtlar yazılı kompozisyona birer misal oluşturur. Bu yazılar, tesirli yazma kaidelerine göre yazılırsa verilmek istenen ana fikir karşıdakine çok iyi bir biçimde aktarılabilir. Kompozisyon aynı zamanda, talebelerin bir mevzu ile ilgili duygu ve düşüncelerini, yazım kaidelerine göre anlatmalarını öğretmek için yazılan yazılardır. İlköğretim veya ortaöğretimde Türkçe dersinde kompozisyon yazma yeteneği, talebelere öğretilerek tesirli kompozisyon yazılması sağlanmaktadır. Fakat kompozisyonun akıcı, okunabilir, tesirli, olması ve verilmek istenen iletinin aktarılabilmesi için belli kaidelere göre yazılması gerekir. Bu kaideler şu biçimdedir:

Yazılı Kompozisyon Kaideleri

– Kompozisyon yazarken beyaz ve çizgisiz dosya kâğıdı kullanılmalıdır. Şayet kâğıt çizgisiz olduğu için düz yazma problemi yaşanıyorsa kâğıdın altına çizgili kâğıt koyularak yazılabilir.

– Kullanılan kalem isteğe göre değişebilir. Mermi, tükenmez veya dolmakalem kullanılabilir. Fakat mürekkebin rengi siyah olmalıdır.

– Talebeler, sayfanın sol üst köşesine ad, soyad, sınıf ve talebe numarası gibi bilgileri yazmalıdır. Sağ üst köşeye de tarih bilgileri yazılmalıdır.

Paragraf başlangıçlarında kesinlikle 3 santimetre boşluk vazgeçilmelidir. Bu boşluk tam paragraflarda denk olmalıdır. Aynı zamanda bir paragraftan öteki paragrafa geçilirken bir satır boşluk vazgeçilmelidir. Böylece yazıya bir tam olarak bakıldığında tam paragraflar hizalı bir şekilde görünür.

– Kompozisyon yazılacak kâğıdın üst kısmından 4 santimetre, alt kısmından 3 santimetre, sol kısmından 3 santimetre ve sağ kısmından 1,5 santimetre olacak biçimde boşluk vazgeçilmelidir. Bu, sayfanın kumpaslı ve göze güzel gözükmesi için sıçranmaması gereken bir kaidedir. Ayrıca kompozisyon kâğıdının dosyalanması veya çevresine anekdot alınabilmesi için kenarlarda yeteri kadar boşluk vazgeçilmesi gerekir.

– Yazının hoş ve okunaklı olmasına dikkat edilmelidir. Karalama ve yazıların üstünün çizilmesi gibi gidişatlara yer verilmemelidir. Yazım kaidelerinin ve noktalama işaretlerinin doğru kullanılmasına özen gösterilmelidir.

Kompozisyonda Tasarı

Bir kompozisyonun daha akıcı ve hoş olmasında mevzu tercihi, paragraflara ayırma ve bunları tasarlayarak yapma gibi etmenler son derece ehemmiyetlidir. Kompozisyonun tasarlanma safhasında öncelikle kompozisyonun mevzusu tanımlanır. Mevzu, kompozisyonda ele alınan, araştırılan, hakkında fikir beyan edilen vaka veya vaziyettir. Bir duygu, düşünce, eşya, fikir, vaka, problem vb. şeyler bir kompozisyona mevzu olabilir. Yazmaya başlamadan evvel mevzunun tespiti yapılır. Ardından bu mevzu hudutlandırılır. Planlamanın daha iyi yapılabilmesi ve daha iyi bir kompozisyon ortaya çıkması için mevzunun iyi anlaşılması ve iyice incelenerek mevzu hakkında bolca fikir sahibi olunması gerekir. Bu gidişatta mevzuyla ilgili üç gidişata dikkat edilmelidir. Bunlar;

Mevzunun temel fikri; mevzuyu oluşturan varlık, madde, vaka veya düşüncedir. Mevzunun anlanması ve açıklanabilmesi için mevzunun özşanın da anlanması gerekir. Mevzunun temel fikri anlaşılmaksızın yazılan kompozisyonlarda, okuyucuya iletilmek istenen duygu, düşünce ve fikirler yeteri kadar açıklanamayabilir. Bu sebeple, kompozisyon yazmaya başlamadan evvel mevzu tanımlanmalı, mevzu hakkında ayrıntılı araştırma yapılmalı ve iyice özümsenmelidir.

Mevzunun hangi cinsle yazılacağı; kompozisyonda yazılacak mevzunun hangi cinste yazılacağının seçilmesidir. Bu safha oldukça ehemmiyetlidir. Bir kompozisyonun mevzusu, her cins yazı şekliyle yazılamaz. Şayet kompozisyon fıkra cinsinde yazılmak isteniyorsa, sınama cinsine ait özellikler kullanılamaz. Böyle bir gidişatta verilmek istenen ileti okuyucuya mesajlamaz veya yanlış iletilebilir.

Mevzunun bakış açısı; seçilen mevzunun hangi açılardan değerlendirileceğini tanımlayan unsurdur. Bakış açısı, mevzunun öznamı etraflar. Bakış açısının tanımlanması kompozisyon yazarı açısından çok büyük basitlik sağlar. Zira tanımlanan açı çerçevesinde hareket edilirse kompozisyon çok fazla ayrılmaz ve anlatılmak istenen duygu ve düşünceler çok net iletilebilir. Bu sebeple bakış açısını tanımlamak, mevzuyu hudutlandırmak için oldukça zorunlu ve ehemmiyetli bir ayrıntıdır.

Kompozisyonun mevzusu ve mevzuyu işleyiş şekli tanımlandıktan sonraki safha ise paragraf planı yapmaktır. Bu tasarıya göre, paragrafların bulunduğu kısımlar mevzunun anlatılış şekline göre isimlendirilir. Kompozisyon üç kısımdan oluşur;

Giriş serim kısmı: Okuyucuya bahsedeceği mevzuyu anlatmak, ona mevzuyu tanıtmak emeliyle yazılan kısımdır. Giriş kısmı, kompozisyonun ilk parçasını oluşturur. Bu kısımda yazar neleri anlatacağını kısa bir biçimde açıklayarak belirtir. Bu kısım fıkra, yazı gibi yazılarda tek paragraftan oluşmakla beraber hikâye, roman, sınama gibi yazılarda birden fazla paragraftan oluşabilir.

İlgi çekici, kısa ve öz bir biçimde anlatım yapılır.
“Zira, bu surattan, misalin” gibi bağlaçlarla başlamaz.
Yazar bu kısımda, kompozisyonda anlatacağı mevzuyu tanıtır, mevzuya getireceği yorumu en başından belirtir.
Tümden gelim biçiminde yazılan kompozisyonlarda, genellikle giriş kısmında kompozisyonun ana fikri anlatılır.

Büyüme düğüm kısmı: Giriş kısmından sonra gelen, bir veya birden fazla paragraftan oluşan kısımdır. Kompozisyonda, mevzunun enine boyuna, tüm ayrıntılarla anlatıldığı büyüme kısmında mevzu en iyi şekilde açıklanır. Kavgalar, açıklamalar, tasvirler ile beraber adım adım neticeye doğru ilerlenir. Okuyucuya anlatılmak istenen düşünce, en çok büyüme kısmında aktarılır. Bu kısımda mevzu hakkında verilmek istenen her türlü ayrıntıya yer verilir.

Büyüme kısmı, anlatılmak istenen mevzuya sarihlik getiren ve ana fikrin yavaş yavaş ortaya çıkmasını sağlayan düşünceleri barındırır.
Bu kısımdaki paragraflar, kendisinden evvel gelen paragraflarla dil bilgisi ve anlatım istikametinden aynı istikamette ilerler.
Mevzu en ayrıntılı şekilde bu kısımda anlatılır. Bu sebeple misallere, tasvirlere, tanık göstermelere başvurulur.
Ayrıntılar, büyüme kısmında birbirlerini tamamlar. Birbirlerine bağlayıcı öğelerle bağlanırlar. Bu sebeple büyüme kısmında detaylara da çok fazla yer verilir.

Sonuç çözüm kısmı: Kompozisyonun son bulduğu kısımdır. Bu kısımda, giriş ve büyüme kısımlarında anlatılan düşünceler bir araya gelerek yazı özetlenir. Mevzuyla ilgili bir karar verilmek isteniyorsa bu kısımda verilir. Verilmek istenen gerçek ileti verilerek kompozisyon tamamlanır.

Kısa ve özet olacak bir şekilde anlatılan bu kısım; “özetle, kısaca, başka bir deyişle” gibi bağlaçlarla başlayabilir.
Öykü, roman, hikâye, anı gibi yazı cinslerinde anlatılan hadiseler bu kısımda bir neticeye bağlanır.
Sonuç kısmında anlatılanlar, dil bilgisi ve anlatım bakımından kendisinden evvelki kısımlarla bağlantılıdır.
Tüme varım usulüyle yazılan kompozisyonlarda ana düşünce bu kısımda anlatılır.

Kompozisyon yazma mahareti nasıl geliştirilir?

Okuma; kompozisyon yazma becerisini geliştirmenin en aşina yollarından birisi bol bol okumaktır. Gazete, köşe yazısı, mecmua, kitap gibi yazılı yapıtları okumak ufku genişleteceği gibi kelime definesini de genişletir. Özellikle bilgilendirici yazıları okumak bilgi birikimini artırır ve hayal eforunu aynı oranda geliştirir. Böylece kompozisyon yazma mahareti büyüyebilir.

Dinleme; bir konferansı, müzakereyi, sohbeti, sarih seansı dinleyerek de pek çok şey bilinebilir. Özellikle ehemmiyetli noktalarda anekdotlar alarak ve tüm dikkatini vererek yapılan dinlemeler, kelime definesini genişleteceği gibi pek çok mevzuda fikir sahibi olunmasını da sağlar. Bu da daha tesirli ve akıcı bir kompozisyon yazabilmenin yolunu açar.

Kumpaslı olarak yazı yazma; pek çok mevzuda olduğu gibi kompozisyon yazma mevzusunda da zaferli olabilmek için pratik yapmak lüzumludur. Kumpaslı olarak günlük yakalamak, gün içinde akla gelen rastgele bir vakayla ilgili bir şeyler yazmak gibi etkinlikler yazı yazma becerisinin büyümesine dayanakçı olur. Başka Bir Deyişle kompozisyon yazma becerisinin büyümesinde, kumpaslı olarak yazma pratiği yapmak oldukça tesirli bir usuldür.

Araştırma yapma; yazılacak kompozisyonun mevzusuyla ilgili bir ön araştırma yapmak işleri oldukça basitleştirir. Ön araştırmanın ardından ayrıntılı araştırmalar da yapılabilir. Bu noktada araştırmanın yapıldığı kaynakların eminliği ve doğruluğu çok fazla ehemmiyet taşır. Bir üniversitenin kütüphanesindeki kaynaklar, internetteki emin adresler, müzeler, araştırma merkezleri, sözlükler, ansiklopediler ve daha bir hayli kaynak araştırma yapmak için uygundur. Şayet kompozisyonların temeli derin bir araştırmaya dayanırsa çok daha zaferli yazılar ortaya çıkabilir.