Son Haberler

IMF Nedir, Görevi ve Amacı Nelerdir?

-
Eylül 11, 2022
IMF Nedir, Görevi ve Amacı Nelerdir?

IMF Nedir, Görevi ve Amacı Nelerdir?

IMF International Monetary Fund ulus arasında, ekonomik açıdan kasvet yaşayan ülkelerin kapısını çalıp borçlandığı bir banka gibi görülen Beynelmilel Para Fonu’dur. Resmi olarak Aralık 1945’te Amerika Birleşik Devletleri’nin New Hampshire Eyaleti’nde yapılan Birleşmiş Milletler BM buluşmasında 29 abonesinin imzasıyla kurulmuştur. 1 Mart 1947’de fiilen çalışmaya başlan bu beynelmilel organizasyondan aynı sene ilk borç alan ülke Fransa’dır.

Merkezi Washington’da bulunan IMF, parasal mevzularda küresel işbirliğini ve mali kararı sağlamaya çalışır. Beynelmilel ticareti basitleştirmek, yüksek istihdamı ve sürdürülebilir ekonomik gelişmeyi desteklemek de misyonları arasındadır. Organizasyon bu niyetler istikametinde, lüzumu olan ülkelere belli koşullarla borç verir.

IMF’in para birimi 1969’da beynelmilel bir ödeme ve rezerv taşıtı olarak oluşturulan SDR’dir special drawing right – özel sürükleme hakları. SDR sepetinin yüzde 41,73’ünü dolar, yüzde 30,93’ünü Euro, yüzde 10,92’sini Yuan, yüzde 8,33’ünü Yen ve yüzde 8,09’unu Sterlin oluşturur. 1 SDR Şubat 2017 itibariyle 1.35576 Amerika Birleşik Devletleri doları, 5.0337 TL’dir. Şu anda 188 ülke IMF’ye azadır ve müessesenin başkanı Christine Lagarde’dir.

Tarihsel Arka Tasarıyı

Yakın geçmişte peş peşe patlayan iki dünya savaşı, küresel ölçekte ekonomik depresyonlar yaşanmasına ve IMF’in kurulmasına vesile oldu denilebilir. Özellikle devletlerarası ilişkilerin aşındığı yarıyılda, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’nın ekonomisi tamamen bozulmuştu. Ülkeler arasındaki kazanç farklarının iyice barizleşmesi karşısında Amerika Birleşik Devletleri, yeni küresel krizler yaşanmaması için öteki ülkelerin ekonomilerini hakimiyet altına almak istemişti. Zira 1930’larda Büyük Buhran’dan epey hasar gören Amerika Birleşik Devletleri, savaş süresince ekonomik açıdan yaralarını sarmış, ihracatını ve altın stoklarını çoğaldırmış, hatta krizdeki ülkelere takviye edebilecek küresel efora dönüşmüştü. Böylece Büyük Buhran’daki gibi bir krizin yine yaşanmaması için, Avrupa’daki mali kasvet yaşayan devletlerle ekonomik işbirliği yaratmak ismine Amerika Birleşik Devletleri’nin liderliğinde IMF, Dünya Bankası gibi organizasyonlar ortaya çıktı. Hakikatinde IMF ve Dünya Bankası barbarca Avrupa devletlerinin eforunu derlemesi için kurulmuştu. IMF sayesinde Avrupa devletlerine verilen kredilerle uluslararası ticaretin daralması önlenecek; Dünya Bankası sayesinde ise uzun vadeli yatırım kredileri ile Avrupa’nın yine imarı sağlanacaktı.

IMF’in Misyonları Nelerdir?

IMF’in en öğrenilen misyonu, ülkelere ekonomik güçlükleri atlatabilmeleri için borç vermektir. Ama elbette misyonları bununla hudutlu değildir; IMF aynı zamanda ülkelerin kur siyasetlerini izler, ülkeleri daha liberal bir kambiyo ve dış ticaret rejimi uygulamaya özendirir. Ülkelerin ticari bankalara ya da resmi müesseselere borçlarını ödeyememeleri gidişatında ara buluculuk yapar. Ekonomik trendlere ve ülkelerin devingenlerine bakarak hükümetlere ve merkez bankalarına nasihatlerde bulunur. Küresel, bölgesel ve fertsel ekonomilerin ve piyasaların izlenmesine direnerek araştırmalar ve incelemeler yapar. Ekonomileri iyileştirmeleri mevzusunda ülkelere dayanakçı olmak üzere teknik takviye ve eğitim verir.

IMF’in Emelleri Nelerdir?

IMF’in ana emeli paraya dinlenen güvenin düşmesi neticeyi paranın bedelinin tespit etilebileceği bir müessese oluşturmaktır. Organizasyon abonelerine borç vererek ve aza ülkelerin ekonomileri ile küresel ekonomiyi izleyerek, beynelmilel ekonomik kararı oluşturmaya çalışır. Beynelmilel parasal işbirliğini teşvik eder. Böylece uluslararası ticaretin balanslı biçimde büyümesini ve ticaretin basitleşmesini niyetler. Ayrıca müessese, aza devletlerin bütün istihdama ve yüksek sihrime süratine erişmesine imkân hazırlar. Yeniden kambiyo kararını sağlayarak tek istikametli devalüasyonlara mani olmayı emeller.

IMF’in Kaynakları Nelerdir?

IMF’in kaynakları genel olarak, ülkelerin aza olduklarında ödedikleri anapara vaatleri, başka bir deyişle kotalardan kazanç. Kota tanımlanırken ülkenin yurt içi hâsılası ve dış ticaret hacmi temel alınır. Kotalar genel olarak aza ülkelerin ekonomisinin büyüklüğünü yansıtır; her bir azanın sahip olduğu denk birim rey rakamı ile beraber, ülkelerin rey eforunu, fona ödeyeceği ölçüyü ve fondan sürükleyeceği kredi ölçüsünü tanımlar. Ülkeler fona aza olduklarında fonun yüzde 75’ini kendi milli parası türünden, geri kalan yüzde 25’ini ise dolar türünden yatırır. Böylece her ülkenin parası her an kullanıma hazır biçimde fonun emrindedir.

Mayıs 2016 seneyi itibariyle IMF’in toplam kotası 476,8 milyar SDR olup organizasyonun takribî 145 milyar Dolar kıymetinde altın rezervi vardır. Bu ölçü sayesinde IMF, dünyanın en büyük üçüncü resmi altın rezervi sahibidir.

IMF’den Borç almak için Hangi Koşullar Gerekir?


Bir Hayli ülke IMF’den kredi almak ister. Zira bu vaziyet hakikatinde bir prestij sorunu gibi idrak edilir ve borç alan ülkeler öteki ülkelerin gözünde de eminlik bakımından öne çıkar. Başka Bir Deyişle IMF’den kredi alan ülke, öteki ülkelerin nazarında da borç verilebilir konuma gelmiştir. Ancak IMF’den borç almak için durdurulamaz bir ödemeler bilançosu sarihi olmalıdır. Ayrıca ülkenin borcunu geri ödeyebilecek kapasitede olması ehemmiyetlidir. Zira IMF kendini garantiye almadan ülkelere borç veremez.

Ülkeler IMF’den borç almak için şu koşulları kabul etmek zorundadırlar: Ülke kamu giderlerini eksiltecek ve ödentileri artıracak ihtiyatlar almalıdır. Ülkede para talebi kısılmalı, hür maliyet siyasetleri izlenmelidir. Ayrıca dış ticaret liberalleşmeli ve milli paranın kıymeti düşürülmelidir.

IMF kredilerin geri ödeme süresi genellikle 3-5 yıldır. Kredi kullanan ülke bir faiz ödemesi yapar ancak bu, düşük bir faizdir. Ülke, borcunu aldığı para türünden ödeyebileceği gibi IMF’nin parası olan SDR türünden de ödeyebilir.

Türkiye’nin IMF İle İlişkileri Nasıldır?

Türkiye, 1947’de organizasyona aza oldu ve 19 stand-by uyuşması yaptı. 1961’de Başbakan Cemal Gürsel’in kurduğu 24. hükümet yarıyılında ilk uyuşma imza atıldı ve bu uyuşmayı 1970’e kadar yenileri takip etti. 1970-1980 yarıyılında IMF kredilerine müracaat etilmezken 1980’de IMF ile uzun süreli ilk stand-by uyuşması imza atıldı. Türkiye’nin aralıklarla devam eden borçlanması yarıyılın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kurduğu 61. hükümet zamanında bitti. 422,1 milyon Dolar meblağındaki son taksit 14 Mayıs 2013’te ödendi. Böylece 10 senede IMF´ye toplam 23,5 milyar Dolar borç ödenerek Türkiye 52 yıldır borçlu olduğu müesseseye borcunu sıfırladı.

IMF Protestoları

Kurulduğu ilk senelerden itibaren IMF’in yapısı ve emelleri özellikle globalleşme karşıtları tarafından protesto edilmiştir. Müessese özellikle büyümekte olan ülkelere önerdiği reçetelerle epey tepki sürüklerken kapitalizmin en büyük sömürü taşıtlarından kabul edilir. IMF’in bu kadar tenkit etilmesinde, gelişmiş ülkelerin tesirinde olduğu ve bağımsız bir kuruluş olması için bu özelliğinden sıyrılıp az gelişmiş ve büyümekte olan ülkelerin yanında yer alması gerektiği vurgulanır. Organizasyonun genellikle Amerika Birleşik Devletleri’li başkanlarca idarenmesi de bir başka tenkit mevzusudur. Ayrıca IMF’in maksatlı olarak Amerika ve Avrupa orijinli işletmelerle iyi ilişkiler kuran askeri diktatörlükleri desteklediği iddia edilir. Hatta IMF’in demokrasi, insan hakları, emekçi hakları mevzularına karşı durduğu kabul edilir. Buna karşılık IMF taraftarları ise müessesenin reel vazifesinin demokrasi değil ekonomik karar olduğunu, ekonomik kararın da demokrasinin temel taşı olduğunu belirtirler.  

2000’e kadar uyuşma yapılan ülkelerde hakikat fiyatların ve refah seviyesinin eksilmesi de organizasyonu büyük ülkelerin talimatlarıyla hareket eden bir konuma getirmiştir. Özellikle IMF’in kurulduğu yarıyıldan itibaren küresel ekonomik kararı sağlama taahhüdünün asıllaşmaması da tam IMF buluşmalarında tansiyonun çoğalmasına neden olmuştur. Misalin Nisan 2000’de Washington’da binlerce protestocu Dünya Bankası ve IMF’in buluşmaları için bazı yolları kapatmış, polis cop, göz yaşartıcı gaz ve plastik kurşun ile protestocuları dağıtmaya çalışmıştır. Eylül 2000’de Prag’da 10 bin globalleşme karşıtı Dünya Bankası ve IMF’in senelik buluşmasını protesto etmiş ve polisle çatışmıştır. 2009’da İstanbul’daki buluşmalarda da eş sahneler yaşanmıştır. Hatta IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn’a, Bilgi Üniversitesi’ndeki konuşması sırasında pabuç fırlatılmıştır.