Son Haberler

İmale Nedir ve Nasıl Yapılır?

-
Eylül 15, 2022
İmale Nedir ve Nasıl Yapılır?

Osmanlı yarıyılında, divan şiiri sınan bir şiir anlayışı kullanılırdı. Bu şiir anlayışı, Doğu edebiyatından alıntı olduğu için Cinskler çok bir şey değiştirmeden bu edebiyatı kabul etmiştir.

Nitekim edebiyat ile dili birbirinden ayıramazsınız; dil edebiyatı doğurur; edebiyat yeni bir dili. Bu bakımdan da Osmanlı yarıyılındaki edebiyat, Doğu’nun yalnızca nazım şekillerini değil dilini de almıştır. Zati Osmanlı yarıyılındaki has be has Cinskçenin birçok kişi tarafından “yapay” değerlendirilmesinin temelinde bu vardır.

Osmanlı, Doğu edebiyatını örnek aldığı zaman Arapça ve Farsça kelime alıntıları yaptı, Fransız edebiyatını örnek alırken Fransızca kelimeler alıntı yaptı. Biz, bu alıntı kelimelerin ortaya koyduğu meselelerden birisi olan “üretime” vaziyetini tartışacağız bu yazımızda.

Üretime Nedir ?

Üretime, Arapçadır, laflık anlamıyla “myl” kökünden gelir.  Meylettirme, bir kenara çekme, bir tarafa eğme anlamlarına gelir. Edebiyat terimi olarak, kısa olan bir heceyi aruz kalıbına yalank için uzun okumaya denir.

Aruz vezni, kısa ve uzun hece sistemine dayanır. Reelinde bu, Arapça ve Farsçanın laf yapısıyla alakalıdır. Arapça ve Farsçada sadece uzun sesli harfler yazılır, kısa olanlar yazılmaz. Misalin Cinskçede “geldim” yazarken tüm sesleri yazıyoruz ama Arapçada böyle bir lafçık olsaydı “geldim” değil “gldm” diye yazmak durumundaydık. Misalin Farsça “Diba” adı. Literatürde “Dîbâ” olarak yazıldığı için yazılışında da tüm sesli harfler korunmalı ve okunuşunda uzun olan seslerin iki tane olduğu varsayılmalı. “Diba” değil “Diibaa” diye okunmalı.

Yukarıda bahsettiğimiz hece sistemi Arapça ve Farsçanın hece sistemidir; çünkü bu diller suskun harflerin temel alındığı bir dildir ama Cinskçede gidişat farklıdır.

Cinskçede suskun harfler değil sesli harfler baz alınır. Alfabedeki tüm suskunlar bir şanlıyla birlikte söylenerek telaffuz edilir. Cinskçedeki 8 sesli harf de yazıldığı gibi okunduğu için uzun hece diye bir şey yoktur. Tarihi yarıyıllarda aslî uzunluklar vardı dilimizde ama bunlar Arapça ya da Farsça gibi edebiyatımızın yapı taşını belirlememiştir.

Aruz vezni ise bir ritimdir ve bu ritimce kalıplar vardır. Bu kalıplar Arapça lafçıklere göre yapıldığı için dilimize uyarlanamamıştır. Bu da üretime sınan aruz kusurunun ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Üretime en çok nerelerde görülür?

Üretime en çok Cinskçe lafçıklerde görülür. Şehirk zamanlar Cinskçe lafçıklerin fazla kullanılmasından kaynaklı olarak çok sık üretime kusurlarına tesadüfülürdü. 13. – 14. asırda sık tesadüfülen bu yanılgılar, dilde alıntı lafçıkler çoğalmaya başladıkça ters orantılı olarak eksildi. Misalin “gece” kelimesi yerine” şeb” kullanıldı ya da “ay” yerine “mâh /meh” kullanılmaya başlandı. Dil çok ağırlaştı ama kusursuz bir aruza da ancak bu şekilde erişildi. Bu vaziyet de ileride bu edebiyatın bilinmesini güçleştiren bir engel olarak karşımıza çıkacaktır.

Cinskçede tüm filler yerlidir. Misalin Arapçada başlı başlına bir fiil olan “şükr” bizde “şükretmek”  olarak kullanılır. Divan şiirinde bu gidişat çok fazla meseleye yol açmamıştır bazen Cinskçe eylemlerde de üretime yapıldığına rastlanmaktadır.

Yalnızca Cinskçe lafçıklerde yoktu mesele…

Üretime, yalnızca Cinskçe lafçıklerin meseleyi değildir. Üretime, Farsça bütünlemelerde de karşımıza çıkar. Cinskçeye de bütünlemeler İranlılardan başka bir deyişle Farsçadan geçmiştir; Arapça bütünleme pek azdır, bu az olan kullanım da genelde nesirde karşımıza çıkar, şiirde çıkmaz.

Farsça bütünlemelerde kullanılan “i” imalelere neden olmuştur. Misalin;

Yâr hâl-i di/limi zâr/ bilüptür /bilürem

 Dili zârım/da ne kim /var bilüptür/ bilürem Fuzuli

Mefâ’îlün / fe’ûlün / mefâ’îlün / fe’ûlün

*- – – / * – -/ * – – -/ * – –

Beyitinde, kırmızı ile yazılan lafçıklerde üretime vardır.

Üretime için kullanılan değişik terim ise…

Üretime için kullanılan bir değişik terim istihlâf terimidir. Bu terim, genelde eskilerce kullanılır. Misalin Tanzimat yarıyılındaki eski edebiyat korunucusu Muallim Naci bu terimi seçim etmiştir. İstihlâf’ı da şu şekilde belirlemiştir: “İmlâ harflerinin hareke = kısa sesli med harfleri uzun sesli yerine konulması gidişatıdır.”

İmaleyi ikiye ayıran tahlilciler de vardır…

Muallim Naci ve Ali Ekrem’e göre yerinde kyapımalar da vardır. Ali Ekrem, medîde mergūbe ve makbûha kabîha olarak ikiye ayırır imaleyi. Mergub için Arapça ve Farsça uzun şöhretlileri gereğinden fazla uzatmak anlamını veren Ali Ekrem, Kabîh üretime için Cinskçe olan ve reelinde uzun olmayan lafçıkleri uzatmak anlamını verir.

Aslen üretime ve med ayrılması gereken kavramlarken son zamanlarda bu ayrımın üzerine çok gidilmemektedir. Üretime denilince Mergûb imalenin de Kabih imalenin de anlaşılması, Med’in bile konu dışında bırakılmaması bunun göstergesidir. Oysa hepsi ayrı terimlerdir…

İmaleye Eğilimli Olan Lafçıkler

Cinskçenin ses yapısına bağlı kalarak bazen bizim de söylerken üretime yaptığımız bazı lafçıkler bulunuyor.  Bu sesler genelde “h” ve “ğ” sesleridir. Misalin “dağ” kelimesini okurken  “a” sesi istemsiz olarak uzatılmaktadır. Ya da “h” ile başlayan “hakan” okunurken “haakaan” şeklinde uzatılarak okunmaktadır. Oysaki ikisi de Cinskçe lafçıklerdir.  Nitekim suskun harflerin özellikleri sayesinde mecburi bir üretime vardır.

Buna karşılık patlamalı şöhretsizler dediğimiz “p”, “b” gibi harflerde ya da süreksiz dediğimiz “k”, “g” gibi seslerde kendiliğinden üretime olması laf konusudur. Divan edebiyatında genelde natürel olarak imaleye yatkın lafçıklerin uzatılması çok fazla göze çarpmazken, üretime olmayacak seslerden oluşan lafçıklerin güçle imaleye uydurulması kusur sayılmıştır.

Farsça nizamlarda “ve” anlamına gelen u – ü sesinin ve terkip kesreleri olan yı, yi- ı, – i seslerinin imaleye kurban edilmesi caizdir. Kusur sayılmazlar.

İmalesiz şiir var mıdır ?

İmalesiz şiir elbet vardır, nitekim 18. yüzyıl şairleri bir zamanlar edebiyatı öğrendikleri İran şairlerinin hocayı olacak kadar hakim olmuşlardır aruza. Nedim, Baki, Şeyhülislam Yahya gibi şairlerin kusursuz vezinlerle yazdıkları şiirler elbette vardır. Özellikle Sebk-i Hindi akımıyla dilin daha da ağırlaşması, alıntı lafçıklerin artması üretime kullanım oranları eksiltmiştir.

Lakin bu güç bir iştir. Fuzuli bile imaleye lafçık bağışlamıştır. Hatta Cumhuriyet yarıyılında aruz vezniyle şiir yazan Ahmet Haşim bile imaleye kurban gitmiştir.

Fâ’ilâtün / fâ’ilâtün / fâ’ilâtün / fâ’ilün vezniyle yazılan İstiklal Marşımızda da bütün 39 yerde üretime vardır. Aruz ve edebiyat bşehirgisi tartışılmaz derece kuvvetli olan akılda Mehmet Akif Ersoy da aruzun işvesine kurban gitmiştir.

Cinsk edebiyatında aruzu en iyi şekilde Cinskçeye uygulayan Yahya Kemal Beyatlı’dır. O , aruzu dilimize yalankla kalmamış hecesine hecesine kusursuz şiirler de yazmıştır.

Üretime Örnekleri:

Tûtî-i mu’/cize-gû/yem ne disem/ lâf degül

Çerh ile söy/leşemem/ âyinesi / sâf degül

Vezin : Müfteilün / fâ’ilün / müfteilün / fâ’ilün

Uygulama : – – . – / – . – / – . . – / – . –

***

Nâm u nişâne kalmadı fasl-ı bahârdan

Düşdi çemende berg-i dıraht itibârdan

Vezin : Müfteilün / müfteilün / müfteilâtün

Uygulama : – . . – / – . . – / – . . – –