Son Haberler

İcra Takibinde Tebligat ve Süreler

-
Eylül 7, 2022
İcra Takibinde Tebligat ve Süreler

İcra takiplerinde tebligat kaçınılmaz bir unsurdur. Borçlu ve alacaklının bilgilendirilme taşıtı hakkında ve ilamsız takipteki vakitlerden bahsedeceğiz.

İcra Takibinde Tebligat ve Süreler

Kanunun da belirtmesine göre icra dairelerince yapılacak şartnameler yazı ile ve Tebligat Kanunu kararlarına uygun olarak yapılmalıdır. Şartnameler fiş karşılığında doğrudan doğruya tevdi suretiyle de yapılabilir. Başka Bir Deyişle icra dairesine giden şahıs tebligat yapılacak olan orada belirlenmişse ona orda elden de bildiri yapılabilir, postaya verilme lüzumluluğu olmaz.

İlamda veya ilam kararında sayılan dokümanlarda veya ipotek bonosunda yazılı olan adresini değiştiren alacaklı veya borçlu bu farklılığı birbirlerine noter taşıtı ile bildirmiş olmalıdırlar. Bildirim yapmazlarsa evvel yeni adres incelenir, bulunamazlarsa tebligat bu dokümanlarda yazılı olan adrese yapılır. Daha Önceki adrese yapılmış olan şartnameler muhataba yapılmış sayılır.

Tebligat Yapılamayacakların Vaziyeti

İcra takibine ait bildiriler de Tebligat Kanunu kararlarına göre yapılır. Ancak borçlu şahıs kendisine mümessil ceddilmesi lüzumlu olan kişilerden ise icra müdürü acele bir biçimde mümessil ceddilmesini lüzumlu makamlardan ister. Misal üzerinden gidilecek olursa, temyiz kudretinden yoksun bir şahsa veya anne/babası olmayan henüz vasi soyulmamış bir çocuğa icra takibi yapılması gidişatında, bu şahıslara bildiri yapılamaz. Bu vaziyette icra müdürünün arzı ile evvel bu şahıslara kanuni temsilci ceddilmesi sağlanacaktır, ondan sonra kanuni temsilcilere tebligat yapılacaktır. Ancak barış hukuk duruşması veya kanuni temsilcisi çocuğun bir işle uğraşmasına yetki vermişlerse, çocuk o işle ilgili tebligatları alabilir. Zira iş ve sanatla uğraşma yetkisi verilmişse o mevzuda olacak bildirileri alma yetkisi de verilmiş sayılır.

Kanunsuz Bildiri

Kanunsuz bildiri Tebligat Kanunu madde 32’de tertip edilmiştir, ayrı olarak İcra İflas Kanunu’nda tertip edilmemiştir. Tebligat kanunsuz yapılmışsa yeniden bir bildiri operasyonu mevcuttur ama kanuna ters bir vaziyet mevzubahisidir. Bildirinin alakalısı dışında komşuya, kapıcıya veya idareyiciye yapılması kanunsuzdur. Şayet böyle bir kanunsuz tebligat yapılmış ve bu kanunsuzluktan dolayı borçlu 7 günlük itiraz vaktini kaçırmış ise alakalı bildiriyi fiilen aldığı tarihi icra dairesine bildirecektir ve o tarihte bildiri yapılmış sayılacaktır, vakitler o tarihten itibaren işleyecektir. Bu gecikmeden dolayı haciz operasyonu yapıldıysa natürel olarak haciz harekâtının düşmesi gerekecektir. Burada dikkat edilmesi gereken vaziyet ise, alakalı beyannameyi fiilen almadan haciz operasyonu yapılırsa 7 günlük itiraz süresi o andan itibaren başlar. Zira borçlunun elinde fiilen bir bildiri olmasa dahi artık bu vaziyetin haciz dolayısıyla bilinmiş olduğu zannedilir.

Borçluya ödeme emri gittiğinde itiraz edeceği zaman gösterdiği adresin yurtiçinde bir adres olma lüzumluluğu vardır. Yurtdışında adres gösteremez.

İhalenin feshini isteyen şahsın da adres göstermesi lüzumludur. Onun gösterdiği adrese bildiri yapılacaktır. Dolayısıyla bildiri olmadan da ihalenin feshi istenemez.

Müddet

Bazı vakitler taraflar içindir, bazı vakitler icra dairesi içindir. Misalin icra dairesinde takip arzında bulunulduğunda icra dairesi 3 gün içinde ödeme emri hazırlayacaktır. Ödeme emrinde 7 gün içinde itiraz et, öde veya mülk beyanında bulun yazar. Takip netleştikten sonra haciz istenir. Haciz isteme süresi 1 yıldır. Haciz arz edildikten sonra icra dairesi 3 gün içinde haciz yapmalıdır.

İcra uzuvları için vakitler hak düşürücü kalitede değildir, vakitler elastiktir ve bu operasyonlar tertip edici harekâtlardır. Ödeme emrinde borçlunun ödemesi, itiraz etmesi, mülk beyanında bulunması için belirtilen 7 günlük müddet itiraz için hak düşürücüdür. Başka Bir Deyişle vakitler taraflar için hak düşürücü kalitededir, kesindir. Ödeme ve mülk beyanında bulunma vaziyeti ödündür. Takip netleştikten sonra takibin başladığı an baz alınarak 1 senelik müddet içerisinde haciz istenmelidir. Bu müddet içerisinde haciz istenmezse takip operasyondan kaldırılır. Hacizden sonra taşınırlar için 6 aylık taşınmazlar için 1 senelik satış isteme süresi vardır. Bu zamanlarda satış istenmezse haciz kendiliğinden düşer.

Banal koşullarda takip netleştikten sonra alacaklının arzı üzerine icra müdürü 3 gün içinde haciz operasyonunu yapmalıdır ama icra müdürü 20 gün sonra da haczi hakikatleştirse o operasyon geçerlidir. Yalnız aradaki 17 günlük müddet içerisinde borçlu mülk kaçırdıysa ve bu surattan alacaklı alacağı oranında haciz yapamamışsa İcra İflas Kanunu madde 5 ve 7 uygulanır. İcra dairesinin bu gidişattan kaynaklanan bir mesullüğü vardır, alacaklının devlete dava açıp hasarını tazmin etme hakkı vardır. Bunun üzerine devlette memuruna rücu ondan tahsil eder eder.

İcra İflas Kanunu madde 20- Bu kanun atama eylediği vakitleri değiştiren tam mukaveleler kararsızdır. Ancak rastgele bir sürenin geçmesinden istifade hakkı olan borçlu bu hakkından bırakabilir. Bu bırakma üçüncü kişilere tesir etmez.

Alacaklı haktan feragat edebilir, borçlu vakitten bırakabilir. Borçlunun 7 günlük itiraz zamanından feragat etmesi muhtemeldir. Bu vaziyette hacze hemen gidilebilecektir. Başka Bir Deyişle başka bir alacaklının da haczi mevcut olduğunda borçlu beğendiği şahısların veya çıkarı olan tarafın borcunu evvel alması için bu yola müracaat etebilirler. Hatta bir alacaklıdan mülk kaçırmak için borçlular tanıdıklarına takip başlattırıp ardından 7 günlük itiraz zamanından feragat edebilirler ve haciz o bireyler için hemen yapılmış olur. Misal verilirse, borçlunun ücretinin 1/4’nama bu biçimde haciz konulduysa değişik alacaklıların ücret haczi için evvelkinin borcunun bitmesini beklememelidirler. Fakat kanun koyucu bu vaziyeti yasaklamak için kanunda üçüncü şahısların bu gidişattan etkilenmeyeceklerini belirtmiştir. Bu vaziyette üçüncü bireyler icra duruşmasına şikayet edip kendi hacizlerinin öne alınmasını istemelidirler.