Son Haberler

İcra Takibinde Şikayet

-
Eylül 7, 2022
İcra Takibinde Şikayet

Bu yazımızda icra takibi sırasında kusurlu icra takip operasyonlarına karşı gidilecek olan şikayet yolundan bahsedeceğiz.

İcra Takibinde Şikayet

İcra takibinde bir tarafta alacaklı bir tarafta borçlu vardır. Taraflar için aranan bazı özellikler vardır. Öncelikle taraf ehliyetine sahip olunması gerekir. Taraf ehliyeti, hak ehliyetinin icra hukukundaki karşılığıdır. Başka Bir Deyişle bütün ve sağ doğmuş, hala yaşamda olan bireylerin taraf ehliyetleri vardır. Taraf ehliyeti yoksa başka bir deyişle ölü bir birey ismine borçluya karşı takip başlatılamaz. Başlatılırsa şikayet yoluyla takibin iptali sağlanır.

Takip ehliyeti de aranır. Takip ehliyeti, fiil ehliyetinin icra hukukundaki karşılığıdır. Birey ergin olduğunda, kısıtlı olmadığında, ayırt etme eforuna sahip olduğunda takip ehliyetine de sahip olmuş olur. Başka Bir Deyişle 12 yaşındaki bir çocuk icra takip arzında bulunamaz. Onun yerine velisi veya vasisi bu arzda bulunabilir. Zira taraf ehliyeti vardır ama takip ehliyeti yoktur.

Tarafın aynı zamanda operasyon takip ehliyetine de sahip olması gerekir. Bir şahsın bir para alacağı için taraf ehliyeti ve takip ehliyeti bulunabilir ama bu birey iflas etmiş ise operasyon takip ehliyeti yoktur. Bu icra takip harekâtını onun yerine iflas yöneti hakikatleştirir.

Başkaca olarak geçerli vekalet gidişatını da göz önünde bulundurmak gerekir. Avukat taşıtıyla takip operasyonu yapılıyorsa veya borçlu taraf avukat taşıtıyla operasyon yapılmasını istiyorsa, avukatın geçerli bir vekaletinin olması gerekir. Avukatın geçerli bir vekaleti yoksa takibi başlatamaz, itirazda bulunamaz, şikayette bulunamaz, haciz arz edemez. Fakat avukatın vekaleti olmamasına karşın gecikmesinde hasar bulunan hallerde dava açılabilmesinden yola çıkılarak bu gidişatın kıyasen icra takibine uygulanması mevzubahisi olmayacaktır. Zira bu gidişatın olması için kanunla tertip edilmiş olması gerekir ve böyle bir tertip etme İcra İflas Kanunu’nda yoktur. Fakat geçerli vekaleti olmayan avukatın hasar olması halinde dava açılabilmesi Hukuk İdrakleri Kanunu’nda tertip edilmiştir.

Yukarıyada bahsettiğimiz bu gidişatlar çok ehemmiyetlidir. Zira bu vaziyetlerin noksanlığı halinde şikayet yoluna müracaat etilmesi gerekir. Bu gidişatlar itirazı mevzusunu oluşturmazlar. İtirazın mevzusu borçla ve imza ile alakalıdır.

Bir takipte birden fazla birey bir tarafta olabilir. Alacaklı veya borçlu tarafında birden fazla birey olabilir. Davalarda nasıl ihtiyari ve mecbur dava dostluğu olabilirse takip hukukunda da ihtiyari ve mecbur takip dostluğu mevzubahisidir. Karşı tarafta birden fazla birey gösterilmesi gerekliyse onlar arasında mecbur takip dostluğu vardır. Misal olarak, borçlu can verdiyse ve tereke takip ediliyorsa servetçilerin hepsinin gösterilmesi gereklidir, aralarında mecbur takip dostluğu vardır. Fakat tereke değil de servetçiler takip ediliyorsa, servetçilerden istenilenler takip edilebilir ve bu takip edilenler arasında ihtiyari takip dostluğu vardır. Başka bir gidişat olarak birey can verdikten sonra terekeye dahil mülkü başka bir şahısta bulunuyorsa ve henüz paylaşma yapılmamışsa bu mülkü servetçiler beraber isteyeceklerdir. Bu gidişatlar haricinde, kira alacağından dolayı takipte konutta üç birey oturuyorsa üçüne birden takip yapılması gerekecektir. Kiracılar arasında mecbur takip dostluğu mevzubahisi olacaktır. Aralarında mecbur takip dostluğu olanlar takip sırasında beraber gösterilmek zorundadır. Bu gidişatta alacaklı bir birey dahi yetersiz gösterirse, hukuka terslik mevzubahisi olur. Bu vaziyete karşı gidilecek olan yol, şikayet yoludur. Bu istikametten icra takibi sırasında kimin taraf olarak gösterileceğine dikkat edilmesi gerekir. Banal şartlarda taraf olarak borçlu icra takibinde yanlış gösterilmişse bunun ayrıca düzenlenmesi gerekir ama Yargıtay’ın aksi görüşüne göre Hukuk İdrakleri Kanunu madde 124 bu gidişat için uygulanabilir.

Hukuk İdrakleri Kanunu madde 124- Bir davada taraf farklılığı, ancak karşı tarafın sarih rızası ile muhtemeldir.

Bu mevzuda kanunlarda yer alan özel kararlar gizlidir.

Ancak, parasal bir yanılgıdan kaynaklanan veya samimilik kaidesine ters olmayan taraf farklılığı arzı, karşı tarafın rızası aranmaksızın dominant tarafından kabul edilir.

Bu biçimde bir parasal yanılgı mevzubahisi olduğunda icra dairesine parasal kusurun düzeltimi arzında bulunulur ve icra dairesi yalanlayacak olursa icra duruşmasına şikayet yolu ile başvurulur ve bu biçimde duruşma bunu düzenleyecektir.

Şikayet

Şikayetin mevzusu icra takip operasyonlarıdır. İcra harekâtları İcra İflas Kanunu’na uygun olarak yapılmak zorundadır. Misalin icra müdürü, icra harekâtlarını İcra İflas Kanunu’na uygun olarak yapmazsa şikayet yoluna başvurulur. Misal olarak haczedilemez mülklerden birisi seccadedir. Kanun haczedilemeyeceğinden bahsetmiştir ama icra memuru kanuna karşın haczederse o taktirde şikayet yoluna müracaat etilecektir. Başka bir misal olarak ölü şahsın taraf ehliyeti olmadığı için onun ismine bir takip başlatılması muhtemel değildir. Şayet başlatılmaya çalışılırsa icra dairesinin buna izin vermemesi gerekir, ancak her şeye karşın takip başlatılırsa icra duruşmasında şikayet yoluna gidilir. Hacizli mülk satılırken azami peyi ileri süren şahsa satılmaması, ödeme emri sevk edilmeden hacze gidilmesi vs. bu gibi gidişatlarda icra dairesi kanuna ters davranmış olur ve şikayet yoluna başvurulur. İcra ve iflas uzuvlarının kanuna ters hareketleri için icra duruşmasında şikayet yoluna başvurulur.

Şikayetin icra duruşması dışında araştırıldığı özel vaziyetler de mevzubahisidir.

İhtiyati temkin kararı alındıktan sonra bu kararın uygulanmasındaki şikayetler için ihtiyati temkin kararı veren genel duruşmaya başvurulur. İhtiyati temkin kararını genel duruşma verir, icra dairesi uygular.
İflasın ertelenmesi gidişatında kayyım soyulur. Kayyımın yapmış olduğu operasyonlara karşı şikayet yoluna gidilmek isteniyorsa, kayyımı soyan, erteleme kararı veren ticaret duruşmasına müracaat etilmesi gerekir.
Ortaklığın giderilmesi ve resmi tasfiye operasyonu barış hukuk duruşmasında yapılır. Barış hukuk duruşmasında yapılan iki şey vardır. Biri servetin resmi tasfiyesi, öbürü ortaklığın giderilmesi davasıdır. Ortaklığın giderilmesin icra müdürü tasfiye için soyulur ve bu tasfiye sürecinde kanuna ters harekâtlar yaparsa, onunla alakalı şikayetler barış hukuk duruşmasına yapılır.
Kambiyo tahvillerine mahsus iflas yoluyla takipte şikayet yoluyla karar verecek olan duruşma ticaret duruşmasıdır. Başka Bir Deyişle şikayet icra dairesine yapılacak ama kararı ticaret duruşması verecektir.

Belirtilen gidişatlar dışında şikayet için karar verecek olan merci icra duruşmasıdır. Bu icra duruşması yetki açısından operasyonu yapan icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra duruşmasıdır. Misal olarak, bir şahsa Adana’da icra takibi başlatıldıktan sonra Konya’da konutu olduğu ve içinde bedelli eşyaları olduğu bilinince Adana’daki icra memuru Konya’ya gitmez, Konya’daki icra dairesine istinabe eder. evin içindeki haciz harekâtını Konya’daki icra dairesi hakikatleştirir. Bu haciz operasyonu sırasında icra memuru kanuna ters bir harekâtta bulunursa şikayet edilecek yer Konya’daki icra duruşması olacaktır. Zira operasyonu yapan yer Konya’daki icra dairesidir. Ancak belirtmek gerekir ki, istinabe gidişatında nokta haczi denilen bir husus mevzubahisi olabilir. Başka Bir Deyişle Adana’daki icra dairesi, Konya’daki icra dairesine mevzubahisi borçlunun Konya’daki evinde bulunan spesifik bir eşyayı haczetmesi gerektiğini bildirebilir. Bu vaziyete nokta haczi denir. Nokta haczi mevzubahisi olduğunda, borçlu, haczedilemez mülk iddiasında ise bu gidişatta şikayetini Adana’daki icra duruşmasına yapması gerekir. Zira Adana’daki icra dairesi nokta haczi yaptığı için Konya’daki icra dairesine haciz mevzusunda alternatif vazgeçmemiştir. Bir nevi operasyonu Adana’daki icra dairesi yapmış gibi düşünülebilir, istem ondadır.

Şikayet yoluna icra uzuvlarının icra operasyonlarına karşı gidilir. Mesela alacaklının takip arzına karşı şikayet yoluna müracaat etilmez. Kabul edilen harekâtta yanılgı varsa ‘icra dairesi niçin kabul etti?’ sualine istinaden şikayet yoluna başvurulur. Bunun dışında alacaklının kusurundan dolayı şikayet yoluna gidilemez.

İcra uzuvlarının yaptığı operasyonlara karşı şikayet yoluna gidilir. İcra uzuvları yalnızca icra dairesinden ibaret değildir.

İcra dairesi
İflas yöneti
İflas bürosu
Birinci alacaklılar toplantısı
İkinci alacaklılar toplantısı
Konkordato komiseri

Bütün bunların yaptığı operasyonlara karşı şikayet yoluna müracaat etilebilir.

Şikayetin Nedenleri

Şikayetin toplamda beş tane nedeni vardır.

İcra İflas Kanunu madde 16- Kanunun hallini duruşmaya vazgeçtiği haller ödün olmak üzere icra ve iflas dairelerinin yaptığı harekâtlar hakkında kanuna muhtelif olmasından veya olaya uygun olmamasından dolayı icra duruşmasına şikayet edilebilir.

Şikayet bu operasyonların bilindiği tarihten 7 gün içinde yapılır.

Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya nedensiz sürüncemede vazgeçilmesinden dolayı her zaman şikayet edilebilir.

Öncelikle şikayetle alakalı nedenler vardır ve bu nedenlerden biri icra dairesi kanuna ters operasyon yaptıysa bu bir şikayet nedenidir.

Madde kanunun duruşmaya vazgeçtiği mevzular ödün olmak üzere biçiminde belirtmiş ve onların bir kenarı vazgeçmek gerekir. Misal olarak, itirazın iptali davası, menfi tespit, davası istihkak davası gibi bu davalar duruşmanın göreceği şeylerdir. Bunların bir kenara vazgeçilip öteki mevzuların araştırılması gerekir. Misal olarak icra ve iflas dairelerinin vermiş olduğu hasarlar ve bunların tazmini mevzusu. Tazminat için devlete dava açılması gerekir. Başka Bir Deyişle şikayet yoluyla hasarın tazmini istenemez.

1. Kanuna ters olması

Ödeme emri yollamadan hacze gidilmesi, haczedilmez mülkün haczedilmesi gibi gidişatlar, kanuna ters gidişatlardır. Bu gidişatlara istinaden şikayet yoluna müracaat etilebilir.

2. Harekâtın olaya ters olması

Kanuna ters olmakla, harekâtın hadise ters olması değişik anlamlar taşımaktadır. Kanunda sarihçe buyrulmuş şeylere ters davranılması, kanuna tersliktir Vakayı terslikte İcra Dairesi, takdir hakkını yanlış kullanmaktadır ama kanuna terslikte icra dairesinin, takdir hakkı yoktur. Başka Bir Deyişle icra dairesinin, takdir hakkı var ama bunu makûsa kullandıysa yanlış kullandıysan hadiseye uygun kullanmadıysa bu da şikayet edilebilir. Bu vaziyete verilebilecek en tipik misal ise 8 çocuklu 2000 lira ücret alan emekçi misalidir. Bir emekçinin ücretinin en fazla dörtte biri haczedilebilir. Bu gidişatta 8 çocuğu geçindirmeye çalışan bir emekçinin ücretinin 500 lirasının haczedilmesi olaya terslik teşkil edecektir. Burada icra dairesinin, takdir hakkı vardır başka bir deyişle 500 lira yerine 100 lirayı haczedebilirdi.

3. Hakkın yerine getirilmemesi

Takip arzında bulunulduktan sonra icra müdürü 3 gün içerisinde ödeme emri sevk edilecektir. İcra müdürü, ödeme emrini zamanında şartname etmiyorsa ya da haciz arz edildikten sonra icra müdürü, zamanında hacze gitmiyorsa şikayet edilecektir. Zira burada alacaklının hakkının yerine getirmemesi mevzubahisidir.

4. Hakkın yerine getirilmesinde sürüncemede vazgeçilmesi

İcra müdürü görevini yerine getirmesi gereken müddette yerine getirmiyor ama bu operasyonu yapacağını belirtiyorsa operasyonu sürüncemede vazgeçiyordur. Hakkın yerine getirilmemesiyle çok yakın bir kavramdır, arada neredeyse somut bir fark yoktur. Kanuna ters harekette ve harekâtın hadisi ters olmasında şikayet için filin yapıldığı andan itibaren yedi günlük süre vardır. Oysa hakkın yerine getirilmemesi ve sürüncemede kalmasında şikayet için rastgele bir süre yoktur.

5. Kamu kumpasına terslik

Bu kanunda yazılı bir husus değil, Yargıtay’ın kabul ettiği bir vaziyettir. Yapılmış olan bir operasyon kanuna ters değil ama kamu kumpasına ters olabilir. Uygulamada icra müdürünün yanlış yapmış olduğu harekâtlar mevcuttur. Kanunda haczedilemez mülkler arasında yer almamakla beraber icra müdürünün haczedemeyeceği mülkler de vardır. Misal olarak borçlunun yanında yakaladığı oksijen tüpünün haczedilmesi, yürüyemeyen birinin tekerlekli sandalyesinin haczedilmesi gibi gidişatlar kamu kumpasına terslik teşkil eder. Bunlar zamansız şikayete tabidir. Burada bahsedilen zamansız şikayetteki zamansızdan, takibin sona erdiği ana kadarki müddet anlaşılmalıdır. Fakat haczedildiğinde kamu kumpasına terslik teşkil edecek mülk, sarih artırmaya çıkarıldıktan sonra satıldıysa yapılabilecek bir şey yoktur.

Şikayetin bir biçimi olmalı mıdır?

Şikayeti hem arzuhalle, hem de laflı bir biçimde yapılabilir. Şayet şikayet laflı yapılırsa, zabta geçirilir. Şikayetin bazı gidişatlarda, arzuhalde, yapılması koşuldur. Bu gidişat icrada değil ama iflasta mevzubahisidir. Kambiyo tahvillerine mahsus iflas yoluyla takipte, şikayet arzuhal ile yapılmalıdır. Bunun dışında şikayet laflı veya arzuhal ile yapılabilir.

Şikayetiyle alakalı kavgalı mevzulardan biri ise ‘karşı tarafta biri gösterilecek midir?’ meseleyidir. Şikayette bulunacak şahıslara alakalı denilir. Bunlar alacaklı, borçlu veya operasyondan etkilenen üçüncü bireyler olabilir. Bazen yapılan harekâtlardan, üçüncü bireyler etkilenebilir, bu gidişatı bir misal üzerinde açıklamak gerekirse, icra müdürü, haciz için gittiği binada yanlış daireye haciz yaparsa burada operasyondan üçüncü birey etkilenmiş olur.

Şikayet bir dava değildir, bunu dava denmemesi gerekir. Şikayet edilen mevzu icra dairesinin yapmış olduğu icra takip harekâtıdır. Bu surattan karşı tarafta icra dairesinin gösterilmesi gerekir ama icra dairesinin tüzel karakteri yoktur. O takdirde taraf olarak Adalet Bakanlığı’nın gösterilmesi gerekir. Fakat uygulamada, Adalet Bakanlığı da gösterilememektedir. Bunun temel nedeni, suçlama harçları ile ilgilidir. Bu yüzdende alacaklı şikayet ettiğinde borçlu, borçlu şikayet ettiğinde alacaklı karşı taraf olarak gösterilmektedir. Bu gidişatta meblağsızlık mevzubahisidir. Zira burada icra dairesinin yaptığı bir yanılgı vardır ve karşı taraf olarak gösterilen borçlu veya alacaklının bir ilgisi yoktur. Yargıtay, yapılan hesap kusurları için karşı tarafın gösterilmesinin gerekli olmadığını belirtmiştir. İsviçre’deki takip hukukuna göre, bu gidişatta karşı taraf yoktur, şikayet hasımsız olarak yapılır.

Şikayette, icra duruşmasına müracaat etildiğinde maktu bir karar ve ilam harcı ve yeniden maktu olan bir müracaat harcı verilmesi gerekir.

İcra duruşmasına şikayet müracaatı yapıldığında, duruşma suçlamayı dosya üzerinden de yapabilir, mahkemeli de yapabilir. Dosya üzerinden karar verilecekse en geç 10 gün içerisinde karar verilmesi mecburdur. Şayet icra duruşması mahkeme yapmaya karar verdiyse, mahkeme aralarının 30 günden fazla olmaması gerekir.

İcra İflas Kanunu madde 18/3- Aksine karar bulunmayan hallerde icra duruşması, şikayet mevzusu operasyonu yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve mahkeme yapmasına gerek olup olmadığını takdir eder; mahkeme yapılmasını uygun gördüğü takdirde alakalıları en kısa zamanda mahkemeye çağırır ve gelmeseler dahi gereken kararı verir. Mahkeme yapılmayan işlerde icra duruşması işin kendine geldiği tarihten itibaren en geç 10 gün içerisinde karar verir. Mahkemeler, ancak lüzumluluk halinde ve 30 günü geçmemek üzere ertelenebilir.

1 Mahkeme yapıp yapmamak, dosya üzerinden karar verip vermeme, egemenin takdirinde olan bir husustur. Taraflar mahkemeye gelmeseler dahi dominant, yeniden karar verir.

2 Kolay suçlama usulünde görülecek olan ve seri olan işlerdendir. Başka Bir Deyişle seri iş olduğu için icra duruşması adli tatilde de çalışır. Şikayetle alakalı arzlar adli tatilde de yapılabilir.

Şikayet, kendiliğinden icra takibini durdurmaz.

İcra İflas Kanunu madde 22- Şikayet, icra duruşmasınca kararı verilmedikçe icrayı durdurmaz.

Başka Bir Deyişle icra duruşmasınca temele ait kararı verinceye kadar icra durmaz ama icra duruşması geçici olarak şikayeti kabul edip durdurma kararı vermesi de muhtemeldir.

Şikayet üzerine verilebilecek olan kararların 3 cinsi vardır.

1. Harekâtın iptali istendi ise operasyonu iptal edebilir. Misal olarak, haczedilemez mülklerden seccade haczedildi ise harekâtın iptali istenir ve dominant operasyonu iptal eder. Harekâtın iptali geçmişe müteveccihtir.

2. Harekâtın düzenlenmesi. Burada duruşma operasyonu düzenlemez, operasyonu iptal eder, icra dairesine yollar ve icra dairesi, ondan katlanamaz. Harekâtın düzenlenmesi geleceğe müteveccihtir.

3. Harekâtın yapılmasını buyurma. İcra dairesi bir operasyonu yapmaz ise duruşma yapmasını buyurur. İcra dairesinin katlanma hakkı yoktur.

Şikayetlerde karar ve ilam harcı ve müracaat harcının alınacağından yukarıyada bahsetmemiştik. Harekâtın iptali ve harekâtın düzenlenmesi emeliyle verilmiş olarak icra duruşması kararları üzerine, o harekâtlar yine yapılırken harçtan muaf yakalanırlar. Fakat harekâtın yapılmasının buyrulduğu gidişatlarda bu muafiyetten Harçlar Kanunu’nda bahsedilmemiştir.

Şikayet süresi hak düşürücü kalitededir. Şikayet analizinde, keşif ve şahit vs. gibi unsurlar mevzubahisi olabilir. Yalnızca andı kavramı mevzubahisi olmayacaktır.

İcra Memurunun Kusurlu Operasyonundan Dönmesi

İcra memuru kusurlu bir operasyon yaptığını fark ederse ve bu operasyonu düzenlemek isterse doktrine göre bu muhtemeldir. Fakat Yargıtay, bunun aksi görüşündedir. Yargıtay, bu gidişat için icra memuru düzenlemesin, alakalı birey kimse şikayet etsin ve bu kusurlu operasyonu icra duruşması düzenlesin biçiminde karar vermiştir. Doktrine göre, kimse şikayet etmediyse ve şikayet vakti de geçmediyse icra memuru yapmış olduğu operasyondan dönebilir.

Şikayet Nedenleriyle Bağlılık

Şikayet nedenleriyle bağlılık, şikayet müracaatında bulunulduğunda ileri sürülen nedenler dışında başka bir analiz yapılmayacağı anlamına kazanç. Başka Bir Deyişle alakalı şahsın belirttiği mevzular dışında da haklı şikayeti gerektirecek bir neden olsa dahi bu gidişat belirtilmemişse duruşma bunu araştırmaz. Yargıtay’ın da fikri bu güzergahtadır.