Son Haberler

İcra Takibinde Harçlar

-
Eylül 15, 2022
İcra Takibinde Harçlar

Bu yazımızda bir icra takibi sırasında alınan, alınması olası olunan harçlardan ve harçtan muafiyet gidişatlarından bahsedeceğiz.

İcra Takibinde Harçlar

Müracaat Harcı ve Peşin Harç

Bir takip başlatıldığı zaman bazı harçların ödenmesi gerekir. Öncelikle müracaat harcı ödenir. Bu harç takibin mevzusunun ne olduğu ehemmiyetli olmaksızın alınır. Müracaat harcı maktudur, başka bir deyişle sabit bir ölçüdür şu an 31,40 TL. Müracaat harcı yatırılmazsa takip başlatılamaz. Harç ödenmedikçe müteakip operasyon başlatılamaz. Bunun dışında da ödenen öteki bir harç ise peşin harçtır. Bu da ‰5 oranında alınan bir harçtır ve Harçlar Kanunu madde 29’da tertip edilmiştir. Bu harç Hukuk İdrakleri Kanunu’nda başka bir deyişle medeni yargıda karar ve ilam harcının karşılığıdır ama karar ve ilam harcında oran ‰68’dir.

Peşin harç hangi vaziyetlerde alınır?

Takipler ilamlı ve ilamsız icra takibi olmak üzere ikiye parçalarlar. İlamsız icra takibinin mevzusu para ve güvence alacağıdır ve bu takiplerde binde 5 oranında peşin harç alınır. İlamlı icra takibinde ise peşin harç alınmaz. Zira ilamlı icra takibi yapılabilmesi için kural olarak bireyin elinde bir ilam duruşma kararı olması gerekir ve zati bu kararın alınabilmesi için evvelden karar ve ilam harcı ödenmiş gidişattadır. Dolayısıyla karar ve ilam harcının karşılığı olan peşin harç bu sefer alınmaz.

Bazı ilam kalitesinde belgeler vardır ve bu belgelerle icra takibi yapılıyor olabilir. Bu belgeye misal olarak tertip etme biçimindeki noter tahvili gösterilebilir. Bu belge ile yeniden ilamlı icra takibi yapılabilir ancak bu sefer peşin harcın ödenmesi gerekir. Zira bu belgenin evvelinde karar ve ilam harcına bağlı bir vaziyet yoktur, bu surattan peşin harç alınır.

İlam kalitesindeki belgelerden bir ötekiyi de duruşmada yapılan sulhlerdir. Barış yapılınca egemen davanın mevzusuz kalmasına karar verir ve egemen barış olunduğuna karar verir. Dolayısıyla yeniden karar ve ilam harcı alınacaktır, bu surattan barış ile beraber ilamlı icra takibi açılacağı sırada yeniden peşin harç yatırılmasına gerek yoktur.

Davalarda karar ve ilam harcı binde 68’dir ama onun 1/4’ü peşin ödenir, 3/4’ü sonradan ödenir. Takip başlatıldıktan sonra üç gün içinde ödeme emri sevk edilir ve borçlu yedi gün içinde itiraz ederse alacaklının itirazın geçici kaldırılması, itirazın kesin kaldırılması, itirazın iptali olmak üzere gidebileceği üç çeşit yol vardır ve burada şöyle bir vaziyet vardır: İlamsız icra takibinde takip itirazla durursa ve alacaklı itirazın iptali davası açarsa ve bu davada alacaklı karar ve ilam harcı ödeneceği zaman evvelden ödenen peşin harç karar ve ilam harcından mahsup edilir. Şayet karar ve ilam harcı ayrı olarak alınırsa icra dairesinden peşin harç geri istenebilir.

Tahsil Harcı

Bu harçlarla beraber birde tahsil harcı vardır. Öteki ismiyle icranın yerine getirilmesi harcıdır. Tahsil mevzusu para olan vaziyetlerde mevzubahisi olan bir harçtır. Dolayısıyla bir çocuğun vekaletinden dolayı icra takibi başlatıldıysa çocuk tahsil edilemeyeceği için tahsil harcı mevzubahisi olmaz. Başka bir misal olarak kiracının konuttan çıkarılması diye bir tahsil yoktur. Bunlar icranın yerine getirilmesidir. Dolayısıyla icranın yerine getirilmesi harcı alınır. Tahsil harcı konun para ve güvence olduğu vaziyetlerde alınır. İcranın yerine getirilme harcı maktu sabit, tahsil harcı ise nispidir. Başka Bir Deyişle tahsil harcı alacak ölçüsüne göre değişkenlik gösterir. Bu harçlardan en nihayetinde haksız çıkan borçlu veya haksız çıkan alacaklı konumundaki şahıs mesul olacaktır. Tahsil harcında ödendiği zamana göre değişen bir oran mevcuttur. Tahsil harcı bildiriden sonra hacizden evvel ödenirse %4.55, hacizden sonra satıştan evvel ödenirse %9.10, satıştan sonra ödenirse %11.38 oranında ödenir. Bu tahsil harcından mesul olan borçlunun kendisidir. Başka Bir Deyişle haciz yapılıp mülkler paraya çevrilip ödeme yapıldığında devlet bu harcı bu paranın içinden kesmez. Satış parası alacaklıya doğrudan verilir, bunu ödeme mesullüğü alacaklıdadır. Şayet borçludan alacağın tamamı tahsil edilemezse devlet kendi harç alacağını borçludan tahsil edilen kısım üzerinden alır geriye kalanı alacaklıya verir. Alacaklı sarih kalan kısım için ileride her zaman takip açıp alacağını alabilir. Bu biçimde devlet kendi alacağını güvence altına almış olur. Daha Öncekinden uygulama bu biçimde değildi, evvel alacaklının parasını verip sonra kendi alacağını takip ediyordu. Nispi harç her halükarda tahsil edildiğinde yerine getirilir ama icranın yerine getirilmesi harcı kural olarak devlet tarafından peşin olarak alınmaktadır.

Feragat Harcı

Tahsil harcına çok yakın görülen bir öteki harç ise feragat harcıdır. Deyim caizse borçlular bazı vaziyetlerde tamamen köşeye sıkıştıklarını fark ettiklerinde harç ödemekten sakınmak için alacaklıyla uyuşur ve parayı alacaklıya icra aracı olmadan elden öder ve alacaklıdan takibi geri sürüklemesini ister. Alacaklı takibi geri sürüklemek istediğinde ise feragat harcı ödemesi gerekecektir. Şayet feragat ödeme emrinden evvel yapılırsa harç ödenmez, ödeme emrinin bildirisinden sonra fakat paraya çevirmeden evvel feragat yapılırsa tahsil harcı ölçüsünün yarısı kadar feragat harcı ödenmesi gerekir. Hangi oranda tahsil harcı ödeneceği bulunulan safhaya bakılarak karar verilir. Başka Bir Deyişle bu vaziyette feragat harcı tahsil harcının yerine geçer. Şayet paraya çevirdikten sonra feragat yapılırsa bu vaziyette sıradanda alınacak olan tahsil harcının tamamı ölçüsünde feragat harcı alınır. Yerine getirme harcında da aynı vaziyet mevzubahisidir. Şayet feragat reelleşirse yerine getirme harcının yarısı kadar feragat harcı alınır ama bu harç devlet tarafından peşin alındığı için öteki yarısının alınması için devlete müracaat etmek gerekir. Başka bir biçimde yola çıkılacak olursa, alacaklı ile borçlu uyuştuktan sonra borçlu parayı elden ödediğinde alacaklı feragat harcı ödememek için hiçbir operasyon yapmazsa ortaya hiçbir netice çıkmaz. Dosya icra dairesinde hep aynı biçimde kalır. Bu vaziyetin büyümesi şu biçimde olabilir: Mevcutta haciz vardır ve alacaklı satış istemediği için bir vakit sonra haczin kaldırılması ara kararı alınabilir ama takibin iptali biçiminde bir ara kararın alınması olası olmayacaktır.

Cezaevi Harcı

Bir öteki harç ise cezaevi harcıdır. Bu harç için öncelikle mevzu para ve güvence mi yoksa öbürleri mi biçiminde bakılır. Yerine getirme harcının yarısı kadar ya da kıymeti emin olan vaziyetlerde takip mevzusu olan şeyin %2’si kadar cezaevi harcı alınır. Bu harç cezaevlerine dayanak mantığında alınan bir harçtır ve bunu alacaklı öder, borçludan bu harç alınmaz. Borçlu haksız da çıksa bu harç ölçüyü yalnızca alacaklının cebinden çıkar.

Yenileme Harcı

Başka bir harç ise yenileme harcıdır. Bu harç dosya yenilendiğinde mevzubahisi olur. Burada da hangi vaziyetlerde yenilendiğinde yenileme harcı mevzubahisi olur suali çıkar. Takip başlatıldıktan sonra ödeme emri sevk edilir ve 7 gün içerisinde itiraz edilmezse takip netleşir. Haciz isteme süresi 1 yıldır. Bu bir senelik vaktin başlangıcı netleşme anı değil, takibin başlatıldığı hatırla. Bir senelik haciz isteme zamanında haciz istenmezse dosya operasyondan kaldırılır. Bu vaziyette dosyayı yine operasyona alabilmek için yenileme arzuhali verilir, yenileme harcı ödenir. Kanunda yenileme harcı ile alakalı tertip etme yoktur, bu Yargıtay’da bahsi geçen bir mevzudur. Yargıtay’a göre yenileme harcı, müracaat harcı ve peşin harçtan oluşur. Yenileme harcı her halükarda alacaklıya aittir.

Giderler

Davalarda gider avansı ile beraber tam giderler peşinen ödenir. İcrada vaziyet bu biçimde izlemez. İcrada gider, yapılacağı zaman verilir. Gider verilirse operasyon yapılır, verilmezse yapılmaz. Mesela takip başlatıldığında gider olarak bildiri fiyatı verilir, borçlu itiraz ederse geri dönmesine ait gider ödenir. Bildiri fiyatı ödenmezse ödeme emrinin bildiriyi olmaz. İleride haciz istenirse haciz ile alakalı ortaya çıkabilecek tam giderler peşinen ödenir. Gitmek için tüketilen gider, icra memuru dışarı çıkarıldığı için onun günlük gideri ödenir. Haciz yapılacağı zaman tapuya yazı yazılması istenir ve bu yazı şartname edileceği zaman onun da giderinin verilmesi gerekir. Mülkler haczedildiğinde muhafaza ihtiyatı uygulanmak istenirse yediemin ambarı fiyatının da peşin olarak ödenmesi gerekir. Eşyaların taşınması için taşıt ve hamal yakalanması gerekir, bunların paralarının da peşin olarak ödenmesi gerekir. Satış yapılacağı zaman gazetede verilen ilanın parası da bu giderlere dahildir. Fakat bu giderler daha sonra haksız çıkan borçludan alınır. Gider peşin ödenirse operasyon yapılır. Bunun tek ödünü vardır, o da vekalet fiyatıdır. Alacaklı alacağını tahsil etmek için avukat yakaladıysa buradaki vekalet fiyatı evvelden ödenen bir gider değildir. vekalet fiyatının ölçüyü alacaklı ile borçlu arasında yapılan kontrata bakılmaksızın, icra müdürü tarafından avukatlık fiyat tarifesine göre hesaplanır.

Bazı operasyonlar harçtan muaftır. Bununla alakalı Harçlar Kanunu’nun 13 ve 13/a maddeleri vardır, bununla beraber özel kanunlarda tertip etmeler vardır. Kanunun tanımlamasına göre alacak ölçüyü 50 TL’ye kadarsa takip başlatıldığında devlet alacaklıdan harç alamaz. Ticari tahviller bu vaziyetin dışındadır. Emekçi icra takibinde bulunursa ondan harç alınmaz. Nafaka takip değeri 100 TL’nin altındaysa harç değeri alınmaz. İcra duruşmalarının da bakmış olduğu bazı harekâtlarda harç alınmaz. Misal verilirse, şikayetin operasyon düzenlensin, operasyon iptal edilsin, operasyon yapılsın biçiminde üç cinsi vardır. Operasyon iptal edilsin veya düzenlensin biçiminde şikayette bulunulursa karar ve ilam harcı mevzubahisi olmayacaktır, yalnızca müracaat harcı mevzubahisi olacaktır. Şayet adli dayanak mevcutsa buradaki harç geçici muafiyettedir. Harcayıcının Korunması Hakkında Kanun, harcayıcı dava açarsa harçtan muaftır biçiminde bahseder ama kanun dava açarsa biçiminde belirtmiştir, takip gidişatının bahsi geçmemektedir. Bu vaziyette takip harçlarından muaf olunmayacaktır.