Son Haberler

İcra Hukuku Nedir?

-
Eylül 8, 2022
İcra Hukuku Nedir?

Bu yazımızda icra hukukunun temelleri, ilkeleri, takip çeşitleri, icra dairesinin uzuvları ve icra dairesinin yetkilerinden bahsedeceğiz.

İcra Hukuku Nedir?

İcra ve iflas birbirinden değişiktir. İflas, icraya göre çok daha ağır bir vaziyettir. Zira iflasta iflas eden şahsın müflis tüm mülk varlığına el koyma vaziyeti vardır. İcrada bir şahsın 500 TL borcu varsa haciz yapıldığında yalnızca 500 TL bedelindeki mülk varlığına el konulur. İflasın daha ağır olmasının nedenlerinden biri de iflas eden şahsın gururunu kaybetmesi mevzubahisi olur, başka bir deyişle müflis olur. Gururunu kaybeden bir şahsın da gururunun iade edilebilmesi için resmi gazetede haysiyetinin iadesine ait ticaret duruşmasının kararının yayınlanması gerekir. İflastaki el koyma ile icradaki haciz vaziyetleri birbirinden değişiktir. İflasta birey müflis olur, icrada birey yeniden borçludur. İflasta ticaret duruşmasının kararına lüzum vardır. Ticaret duruşması karar vermeden iflas mevzubahisi olmaz. İcrada ise yalnızca bir takibe lüzum vardır. İflas mevzubahisi olduğunda denklik prensibi vardır. Başka Bir Deyişle alacaklılardan yalnızca birisi dahi uğraşıp borçluyu iflas ettirse dahi tam alacaklılar ismini iflas masasına yazdırıp alacaklarını alabilirler. Ama icrada ise yalnızca takip yapan alacaklılar borçludan alacağını alabilir. Herkes iflas edemez. İflasa tabi olanlar kanunla tanımlanmıştır. Kural olarak asıl şahıslar iflas edemez, tabi ayrıcalıklar da mevcuttur. İflasta bazen şahıslar kendi iflaslarını istemek zorundadırlar ve bazen de kendi iflaslarını isteyebilirler. Borca batık firmanın idareyicisi iflas istemezse mapus cezası alabilir.

İcrada üç kavram çok ehemmiyetlidir;

Alacak
Alacaklı
Borçlu

Alacak kavramına bakarsak, bir güvencenin veya bir duruşma kararında yazılı olan her şeyin alacaklısı olunabilir. Boşanma sonunda çocuğun velayeti verildiyse onun da alacaklısı olunabilir ve ilamlı icra takibine mevzubahisi olabilir veya bir işin yapılmasının yahut yapılmamasının alacaklısı olunabilir. Başka Bir Deyişle salt olarak bir para alacaklısı olunacak diye bir vaziyet mevzubahisi değildir. Bir ilamda eda kararı ile yazılı ne varsa o şeyin alacaklısı olunabilir. İlam duruşmanın vermiş olduğu kararın taraflara verilmiş damgalı onaylı suretidir.

İlamsız icra takibinde takibe mevzu şey para ve güvenceyse duruşmaya gitmeye gerek olmaksızın, alacaklının elinde tahvil bile olmasa dahi bu takip başlatılabilir. Şayet takip başlatılan şahsın borcu yoksa itiraz eder ve takip durur. Daha sonra alacaklı değişik yollara müracaat eterek alacağını delil ederse takibin devamını sağlayabilir.

Yabancı hukuklarda daha çok ilamlı icra takibi yapılır. İlamsız icra takibi çok daha hudutlu ve ölçüyü düşük alacaklar için geçerlidir. Bizim hukukumuzda ilamsız takip için bir sınırlama mevzubahisi değildir.

Yargıtay’ın geçen yıllarda yaptığı içtihat farklılığına göre alacaklının elinde ilam varsa ilamsız icra takibi yapılmasına izin verilmiyor. Daha Öncekinden alacaklılar ellerinde ilam olsa da ilamsız takibe müracaat etiyorlardı. Bunun nedeni ise elinde ilam olan alacaklı ilamlı takip yaptığında İcra İflas Kanunu madde 36’ya göre borçlu istinaf veya temyiz kanun yoluna gittiğinde ve oradan icranın durdurulması veya icranın geri alınması kararı geldiğinde ilamlı takipte takip durdurulabiliyor. Şayet bu alacaklı ilamsız icra takibine müracaat etmişse ve borçlu bu takibe itiraz ederse takip yeniden duruyor ama bu sefer alacaklının elinde ilam olduğu için alacaklı buna dayanarak itiraz üzerine gidilen itirazın iptali, itirazın kesin kaldırılması, itirazın geçici kaldırılması yollarından hangisine giderse gitsin takibin devamını sağlayabilir ve borçlu haksız itiraz ettiği için alacak bedelinin %20’sinden alt olamamak üzere tanımlanan icra inkar tazminatını ödemek zorunda kalıyordu. Yargıtay bu farklılıkla aşırıdan alınmaya çalışılan ölçülerin önüne geçmiştir.

İlamsız icra takibinin üç cinsi vardır:

Genel haciz yoluyla takip
Kambiyo tahvillerine çek, poliçe, senet mahsus haciz yoluyla takip
Kiralanan taşınmazlara ait takip

İlamlı icra takibi tek cinstir ama kendi içerisinde çeşitleri vardır.

Asıl şahısların alacağı için İcra İflas Kanunu uygulanır ama bir kamu alacağı varsa Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uygulanır. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da iflas ile alakalı kararlar yoktur. Bu surattan devletin alacağı kamu alacağı da olsa her hâlükârda İcra İflas Kanunu’na bakılır.

İcra iflas hukukunun bazı prensipleri vardır. Mesela sosyal devlet prensibi bunların en ehemmiyetlilerindendir.

Haczi caiz olmayan mülkler ve haklar

İcra İflas Kanunu madde 82- Alttaki şeyler haciz olunamaz:

1. Devlet mülkleri ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mülkler,

2. Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun işini sürdürebilmesi için lüzumlu olan her türlü eşya,

3. Para, kıymetli doküman, altın, gümüş, bedelli taş, antika veya ziynet eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile fertleri için zorunlu eşya; aynı emelle kullanılan eşyanın birden fazla olması gidişatında bunlardan biri,

4. Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin uyumu için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil araçları ve değişik eklenti ve ziraat aletleri; değilse, sanat ve mesleksel için zorunlu olan alet ve edevat ve kitapları ve otomobilci, kayıkçı, hamal gibi minik nakliye erbabının uyumlarını temin eden nakil araçları,

5. Borçlu ve ailesinin yönetleri için zorunlu ise borçlunun seçim edeceği bir süt veren mandası veya ineği ya da üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları,

6. Borçlunun ve ailesinin iki aylık gıda ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise gelecek mahsul için gerekli olan tohumluğu,

7. Borçlu bağ, bahçe veya meyve veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin uyumu için zaruri olan bağ bahçe ve bu sanat için zorunlu bulunan alet ve edevat, uyumu hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesinin maişetleri için zaruri olan ölçüyü ve bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları,

8. Borçlar Kanununun 510. maddesi mucibince haciz olunmamak üzere kuruluş edilmiş olan kaydı hayatla iratlar,

9. Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malul olanlara bağlanan emeklilik ücretleri ile bu hizmetlerden birinin ifası nedeniyle ailelerine bağlanan ücretler ve ordunun hava ve denizaltı üyelerine verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikramiyeleri, Askeri malullerle, şehit öksüzlerine verilen terfi zammı ve 1485 numaralı kanun kararına göre verilen inhisar beyiye payları,

10. Bir muavenet sandığı veya toplumu tarafından hastalık, zaruret ve vefat gibi hallerde bağlanan ücretler,

11. Beden veya sağlık üzerine ika edilen hasarlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat biçiminde verilen veya verilmesi gerekli gelen paralar,

12. Borçlunun haline münasip konutu,

13. Talebe bursları. Medeni Kanunun 807. maddesi kararı gizlidir. 2, 3, 4, 5, 7 ve 12 numaralı bentlerdeki imtiyaz, borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline münhasırdır.

Birinci fıkranın 2, 4, 7 ve 12 numaralı bentlerinde sayılan mülklerin değerinin fazla olması gidişatında, bedelinden haline münasip bir kısmı, lüzumunu karşılayabilmesi emeliyle borçluya vazgeçilmek üzere haczedilerek satılır.

İcra memuru, haczi arz edilen mülk veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve arzın kabulüne veya reddine karar verir.

Kısmen haczi caiz olan şeyler

İcra İflas Kanunu madde 83- Ücretler, ödenek ve her nevi fiyatlar, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt ücretleri, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca zorunlu olarak takdir edilen ölçü tenzil edildikten sonra haciz olunabilir.

Ancak haciz olunacak ölçü bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.

Bu maddelerde haczedilemeyecek ve kısmen haczedilebilecek mülklerden bahsetmiştir. Bu maddelerin kanunda yer almasının en temel nedeni sosyal devlet prensibidir. Sosyal Güvenlik Kanunu’da 88 ve 93. maddelerinde emekli ücretinin haczedilemeyeceğinden bahsetmiştir. İşte bunlar da sosyal devlet prensibi ile ilgilidir. 

Alacaklıyla borçlunun çıkarlarının dengelenmesi prensibi de icra iflas hukukunda dikkat edilmesi gereken prensiplerdendir. Başka Bir Deyişle her iki tarafında hem alacaklının hem de borçlunun çıkarlarının korunmasını sağlayan bir ilkedir. Bu ilke gereğince icra müdürü hacze gittiğinde haczedeceği mülkler borçlunun daha az lüzum dinlediği mülkler olmalıdır ve bunları öncelikli haczetmelidir. 

Dava başlatmak için nasıl duruşmaya gidiliyorsa icra takibi başlatmak için de icra dairesine gidilmesi gerekir. İcra daireleri adalet saraylarının içerisinde yer alır. Hukuk İdrakleri Kanunu’nun temel aldığı prensiplerden biri arzla bağlılık prensibidir, başka bir deyişle dava açıldıysa görülür. İcra dairelerinde de takip arzı olmadan takip başlamaz. Takip arzında bulunduktan sonra icra dairesi de üç gün içerisinde borçluya ödeme emri yollayacaktır. Genel haciz yoluyla takip yapıldığında ödeme emrinde yedi gün içerisinde borcun ödenmesi gerektiği, borç yoksa yedi gün içerisinde itiraz edilmesi gerektiği ya da yedi gün içerisinde mülk beyanında bulunulması gerektiği yazar. Şayet borçlu yedi gün içerisinde borcu ödemediyse ve itirazda bulunmadıysa takip netleşir ve bir sonraki aşamaya geçilir. Şayet itiraz edildiyse alacaklının bir sonraki aşamaya geçebilmesi için üç tane yolu vardır:

1- İtirazın kesin kaldırılması yolu

2- İtirazın geçici kaldırılması yolu 

3- itirazın iptali davası 

İtirazın kesin kaldırılması ve geçici kaldırılması yolu için icra duruşmasına gidilir, itirazın iptali davası için ise genel duruşmalara gidilir. Bu üç vaziyetten rastgele biri asıllaşsa dahi takip devam ettirilir. İtiraz ortadan kalktıktan sonra borçlu borcunu ödemezse alacaklı haciz arzında bulunur ve icra müdürü haczi öyle yapar. Şunu unutmamak gerekir ki arz olmadan icra müdürü hacze asla gitmez. Haciz evresinden emin bir vakit sonrada satış istenmesi gerekir. Satış vaktinde istenmezse haciz düşer. Satış istemenin müddeti de hacizden sonra taşınır mülklerde altı ay, taşınmaz mülklerde bir yıldır.

Alacaklı ve icra dairesinin yaptığı operasyonlar sırasıyla şu biçimde asıllaşır: 

Alacaklı takip arzında bulunur, icra dairesi bunun üzerine ödeme emri yollar. Takip netleşirse alacaklı haciz arzında bulunur ve icra dairesi haczi yapar. En son alacaklı satış arzında bulunur ve icra dairesi satışı reelleştirir ve parayı alacaklının banka hesabına havale eder. Para ödendikten sonra borcun yetmediği kısım kadar icra müdürü tarafından alacaklıya aciz dokümanı verilir. Bu evrakla 20 sene süresince borçludan borç istenebilir. Aciz dokümanındaki alacağa kural olarak faiz işlemez. Birden fazla alacaklı mevzubahisi ise paranın ödenmesi değil paranın paylaştırılması mevzubahisi olur. 

Takip harekâtları; taraf takip harekâtları ve icra takip harekâtları olarak ikiye ayrılır. İcra takip harekâtlarının kanunda tertip etmesi yoktur. 

Taraf takip harekâtlarının iki özelliği vardır;

1- Tarafların yaptığı harekâtlardır.

2- İcra takibine istikamet veren harekâtlardır. 

İcra takip operasyonlarının da üç özelliği vardır;

1- İcra uzvu tarafından yapılırlar.

2- Borçluya karşı yapılan harekâtlardır. 

3- Takibi ilerleten harekâtlardır. 

Doktrinde paranın ödenmesi ve aciz dokümanı tertip edilmesi icra takip harekâtı değildir diye bahseder, hatta borçluya karşı bir operasyon da değildir diye bahseder. Bazı hukukçular ise bu görüşe karşıdırlar. 

Bir dava ve takip başlatılmadan evvel ihtiyati haciz yapılabilir. Takip arzı yapılmadan evvel veya takip başlatıldıktan sonra duruşmaya ihtiyati haciz arzında bulunulur ve duruşmadan bu karar alınır. Böylece borçlunun mülkünü kaçırması ihtimalinin önüne geçilir. İhtiyati hacizden sonra takip başlatılır, ödeme emri gönderilir, bundan sonra haciz arz edilmez, evvelden haciz yapıldığı için haciz safhası kendiliğinden netleşir. Haciz safhası sıçranır ve doğrudan satış arz edilir. 

İhtiyati haciz doktrine göre hem geçici yasal koruma hem de icra takip harekâtıdır ama Yargıtay yalnızca geçici yasal koruma olduğundan bahseder. Bu hususun tanımlanması çok ehemmiyetlidir. İcra İflas Kanunu’nda talik halleri vardır. Başka Bir Deyişle hacze gidileceği zaman borçlunun yakını can vermişse haciz yapılamaz ve haciz harekâtı üç gün ertelenir. Buradaki vaziyet ise ihtiyati haczi şayet icra takip harekâtı olarak varsayarsak bu talik hali gidişatında ihtiyati haczi asıllaştıramayız 3 gün beklenmesi gerekir ama geçici yasal koruma olarak özümsersek o zaman hacze gidilen yer taziye konutu da olsa orada ihtiyati haciz uygulanabilir. Yargıtay’ın kabulüne göre ihtiyati haciz bir geçici yasal korumadır. Bunun çerçevesinde talik hallerinde de ihtiyati haciz yapılabilir.

Bizim hukukumuzda borçtan dolayı mapus yasağı vardır. Kimse borcunu ödemediği için mapus uyumaz. Yalnızca ödeme emrinde yazan yedi gün içerisinde mülk beyanında bulun çağrısına karşı mülk beyanında bulunulmazsa o zaman 3 aylık tazyik mapusu vardır. Ama bunun nedeni borcun ödenmemesi değil icra dairesinin çağrısına uymamaktır. Ayrıca borçlunun mülk varlığı yoksa mülk varlığının olmadığına dair de beyanda bulunabilir. Şunu unutmamak gerekir ki tazyik mapusu sırasında da mülk beyanında bulunulursa mapus sona erer. 

İcra dairesinin uzuvlarını araştıracak olursak, icra dairesinin asli uzuvları ve destekçi uzuvları vardır. 

Asli uzuvlar resmi uzuvlar

– İcra dairesi iflasta iflas dairesi olur

– İcra duruşması özel yetkili bir duruşmadır

– Bölge adliye duruşmaları 

– Yargıtay

Destekçi uzuvlar

– Genel duruşmalar

– Cumhuriyet Savcıları ve adalet müfettişleri

– Köy muhtarı ve kolluk kuvvetleri

İcra İflas Kanunu madde 13/1- İcra ve iflas daireleri, 4 şöhretçi maddedeki temellere göre icra duruşması dominantının daimi himayeyi ve teftişi altındadır. Bu daireler Cumhuriyet savcıları ve adalet müfettişleri taşıtı ile teftişe tabi yakalanır. Cumhuriyet savcıları bu daireleri senede en az bir kez sorgularlar.

İcra İflas Kanunu madde 13/a/1- 13. maddeye göre Cumhuriyet savcılarınca ilk kez yapılacak denetimin, geçen bir senelik harekâtlara şamil olmak üzere her yıl Ocak ayı içinde yapılması ve tertip edilecek raporların birer misalinin icra ve iflas dairesi ile Cumhuriyet savcılığında saklanması lüzumludur.

İcra İflas Kanunu madde 1/1- Her asliye duruşmasının yargı etrafında yeteri kadar icra dairesi bulunur.

Bu madde çerçevesinde asliye duruşması bulunana her yerde icra takibi başlatılabileceğini görürüz fakat asliye duruşması olmayan yerlerde icra takibini nasıl başlatacağız İcra İflas Kanunu 1. maddede bununla alakalı bir açıklama yapmamış. 

İcra İflas Kanunu madde 4/2- İcra yetkisini haiz barış duruşmalarının muamelelerine karşı vuku bulacak şikâyet ve itirazların icra duruşması o duruşmanın hâkimidir.

Bu maddeden bahisle asliye duruşması olmayan yerlerde o yerdeki barış duruşmasının kaleminde icra takibi başlatılabilir.

İcra İflas Kanunu madde 1/2- İcra müdür ve icra müdür dayanakçıları, Adalet Bakanlığı tarafından yaptırılacak yazılı imtihan ve Adalet Bakanlığı tarafından yapılacak laflı imtihan neticesine göre atanırlar. İcra kâtipleri arasından Adalet Bakanlığı tarafından yaptırılacak yazılı imtihan ve Adalet Bakanlığı tarafından yapılacak laflı imtihan neticesine göre de icra müdür veya icra müdür destekçiliği kadrolarına atama yapılabilir.

/3 İcra kâtipliğine ilk kez atanacaklar, kamu görevlerine ilk kez atanacaklar için yapılacak merkezi imtihanda galibiyetli olanlar arasından Adalet Bakanlığının bu mevzuda yetki vereceği adli yargı ilk derece duruşması adalet kurulları tarafından yapılacak uygulama ve laflı imtihan neticesine göre; unvan farklılığı suretiyle atanacaklar ise uygulama ve laflı imtihan neticesine göre atanırlar. Unvan farklılığı suretiyle icra kâtipliğini ceddilecekler tahsis edilen kadronun yüzde ellisini geçemez.

/4 İcra müdür ve icra müdür dayanakçıları ile icra kâtiplerinin, yazılı imtihan, laflı imtihan, görevlendirme, nakil, unvan farklılığı, görevde yükselme ve değişik hususları idaremelikle tertip edilir.

/5 İcra dairelerinde, gerektiğinde, Adalet Bakanlığı tarafından tanımlanacak temeller çerçevesinde, adli yargı ilk derece duruşması adalet kurulu tarafından tutanak kâtibi, mübaşir ve hizmetli görevlendirilir.

/6 İcra müdürü, icra müdür takviyecisi veya icra kâtibinin rastgele bir sebepten dolayı yokluğu halinde görev ve yetkileri, adli yargı ilk derece duruşması adalet kurulu tarafından görevlendirilecek yazı işleri müdürü veya tutanak kâtibi tarafından yerine getirilir.

/7 Adalet Bakanlığı, icra dairelerini bir arada bulundurmaya ve aynı icra duruşmasına bağlamaya yetkilidir.

Adalet Bakanlığı gerektiğinde birden fazla icra dairesi oluşturabilir ve her icra dairesi bir icra duruşmasına bağlanır. Zira icra duruşmaları icra dairelerini sorgulayan ve gözetleyen uzuvdur.

İcra daireleri adli tatil yarıyılında kapanmazlar. İcra dairelerinin yaptıkları her icra takibi için mazeretli karar vermeleri gerekiyor. İcra dairesinin yaptığı kusurlu bir harekât olduğu düşünülüyorsa icra duruşmasına şikayet edilir.

İcra dairesine kanunda verilen bazı yetkiler vardır ve bu yetkilerin dışında bazı mükelleflikleri vardır. İcra dairesinin bu yetki ve mükellefliklerden kaynaklanan mesullükleri vardır.

Bu yazımızın son kısmı olarak icra dairesinin yetkilerini araştıracağız. Kanundaki kararlara dayanarak İcra İflas Kanunu icra dairesine yetki verdiyse dairenin o harekâtta takdir yetkisi vardır, yetki vermediyse o harekâtı yapmaya mecburidir. Misal verecek olursak; icra dairesine icra takibinde bulunulduktan sonra icra dairesi üç gün içerisinde ödeme emri tertip etmek zorundadır, bu mevzuda icra müdürünün yetkisi yoktur. İcra müdürünün takdir yetkisi vardır ama kanunun ona tanıdığı kadardır. 

İcra İflas Kanunu madde 85/6- Haczi koyan memur borçlu ile alacaklının çıkarlarını olası olduğu kadar telif etmekle mükelleftir.

Bu maddeden bahisle kanun icra müdürüne haciz sırasında hangi mülkü haczedebileceği mevzusunda takdir yetkisini tanımıştır.

İcra müdürü taşınır bir mülkü haczettiğinde o mülkün ne kadar ederi olduğunun takdirini kendisi yapar. Bu ehemmiyetli bir vaziyettir. Zira takdir ettiği bedelin yarısı ve satış giderlerinin toplamında çıkan ölçüden daha az bir ölçüye satış yapılamaz. İcra müdürünün taşınmaz mülklerde takdir yetkisi yoktur icra dairesi taşınmaz bedel takdiri için bu mevzudaki bilirkişiye başvurmaya mecburidir. Taşınır mülklerde de istisnai olarak takdir edemediği olur. Çok ender üretilen bir taşınır mülkün edeceği maliyet mevzusunda icra müdürü bilgi sahibi olmayabilir. Bu stil vaziyetlerde yeniden bilirkişiye müracaat etilmesi gerekir.

Bazı gidişatlarda da takdir yetkisi ile alakalı sınırlamalar mevzubahisi olur. İcra İflas Kanunu madde 85/6 aynı zamanda takdir yetkisini hudutlar kalitededir. Borçlunun da çıkarlarını koruması gerekir vaziyeti mevzubahisidir. Misal üzerinden gidersek, yaşlı bir teyzenin evine hacze gidildiğinde onun evinde hem bilgisayar hem de televizyon varsa, teyzenin sosyokültürel vaziyeti de dikkate alınarak bilgisayarla çok alakası olmadığı ve televizyonu ile kesintisiz süre geçirdiği neticeyi çıkarılabilir. Bu gidişatta kanun maddemizin bahsettiği borçlunun çıkarının korunması hususuna dayanarak burada öncelikli olarak bilgisayarın haczedilmesi gerekir. İcra müdürünün öncelikli olarak televizyonu haczetme takdir yetkisi olmamalıdır. Böyle bir vaziyet mevzubahisi olursa o haciz harekâtına karşı icra duruşmasında şikayet yoluna gidilebilir.

Başka bir sınırlamaya değinecek olursak, haciz sırasında evvel çekişmesiz mülkler ondan sonra hacizli mülkler alacağı karşılamaya yetmezse çekişmeli mülkler haczedilir. Başka Bir Deyişle evvel borçluya ait olduğu kesin olarak öğrenilen mülkler haczedilir ondan sonra borçluya ait olduğu kuşkulu olan mülkler haczedilir.

Takdir yetkisinin bir başka hududu da evvel taşınır mülklerin ondan sonra taşınmaz mülklerin haczedilmesi gidişatıdır.

İcra İflas Kanunu madde 80/3- Arz vukuunda borçlu kilitli yerleri ve dolapları açmaya ve sair eşyayı göstermeye mecburidir. Bu yerler icabında güçle açtırılır.

/4 Haczi yapan memur, borçlunun üzerinde para, kıymetli doküman, altın veya gümüş veya değişik kıymetli şeyleri gizlediğini anlar ve borçlu bunları vermekten sakınırsa, borçlunun kişisine karşı kuvvet istimal edilebilir.

Bu maddeden anlaşıldığı üzere icra dairesinin güç kullanma yetkisi vardır. Madde 80’i dayanaklar kalitede olan değişik madde ise 81. maddedir. 

İcra İflas Kanunu madde 81- Güç kullanma hususunda tam zabıta memurları icra memurunun yazılı başvuruyu üzerine kendisine muavenet ve emirlerini ifa etmekle mükelleftirler.

Köylerde haczi yapan memurun emirlerini muhtarlar da ifaya mecburidirler.

Yazımızı sonlandırırken şunu da unutmamak gerekir ki güç kullanma yalnızca borçlunun üzerinde yapılabilir. Haciz sırasında konutta bulunan başka biri veya eşe karşı yapılamaz.