Son Haberler

İcra Dairesinin Yükümlülükleri ve Sorumlulukları

-
Eylül 12, 2022
İcra Dairesinin Yükümlülükleri ve Sorumlulukları

Bu yazımızda icra dairelerinin ne gibi mükelleflikleri ve mesullükleri vardır, geçmişte ve günümüzde olan gidişatlar nelerdir hususları üzerinde duracağız.

İcra Dairesinin Yükümlülükleri ve Sorumlulukları

İcra Dairesinin Mükelleflikleri

İcra İflas Kanunu madde 8- İcra ve iflas daireleri yaptıkları muamelelerle kendilerine vakı arz ve beyanlar hakkında bir zabıt yaparlar. Laflı itirazlar ile arz ve beyanların altları alakalılar ve icra memuru veya destekçisi veya katibi tarafını imza atılır.

İcra ve iflas dairelerince verilen kararlar bahaneli olarak zabıtlara yazılır.

Alakalılar bu zabıtları görebilir ve bunların misalini alabilir.

İcra ve iflas dairelerinin zabıtları, hilafı aksi sabit oluncaya kadar muteberdir.

Bu maddeye baktığımızda karşımıza çıkacak şey şudur;

1- Dosya ve zabıt tertip etmek mükelleflik

Dosyaya gelecek ilk zabıt takip talebi olacaktır. Bir misali dosyaya konacaktır. İkinci gelecek zabıt ödeme emri formudur. Daha sonra borçlu itiraz ettiyse itiraz zabtı, borçlu itiraz etmediyse ve mülk beyanında bulunduysa mülk beyanına ait zabıtlar dosyaya eklenir. Şayet itiraz yoksa ve alacaklı haciz istediyse haciz zabtı eklenir, satış istediyse satış zabtı eklenir. Başka Bir Deyişle icra dairesinin yaptığı her operasyon bu dosyaya eklenir. Zabıtlarda icra dairesi karar veriyorsa o kararın bahanesi de dosyaya eklenir.

Mazeretin yazılmasının iki emeli vardır;

a- Operasyona aleniyet sağlanması

b- Kanıt işlevi sağlanması İcra İflas Kanunu madde 8/4

Madde 8 son fıkra yalnızca icra daireleri için değil bütün icra ve iflas uzuvlarının zabıtları için aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğundan bahsetmiştir. Hatta borçlu ikrarı borcu kabul varsa, o da geçerlidir, zabıt hazırlanıp dosyaya konur. İflasta iflas yöneti vardır. İflas yöneti için de aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir denilemez.

İcra İflas Kanunu madde 227/1- 8 inci maddenin bir ve ikinci fıkraları ve 9,11,16 ve 359 uncu maddelerin icra dairelerine ait kararları iflas yöneti hakkında da uygulanır. İflas yöneti, iflas masasına kabul edilen alacaklılara, arzları halinde iflas tasfiyesinin seyri ile müteakip harekâtların tasarıyı ve takvimi hakkında balaka vermekle mükelleftir.

Madde 227’de madde 8’in son fıkrasına bir atıfta bulunulmamıştır. Dolayısıyla iflas yönetinin operasyonları aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir vaziyeti her halükarda tartışılır.

Konkordato komiserini daha değişik görmek gerekir. Konkordatoda operasyonları konkordato komiseri yürütür. Konkordato, iflas etmek üzere olan firmaların alacaklılara borcunu ödemesi için olan bir sistemdir. Kanunun konkordato ile alakalı kararlarında madde 8’in tanımına konkordato komiseri için atıf yapılıyor. Başka Bir Deyişle burada da, aksi kanıt edilinceye kadar yapılan harekâtların hepsi geçerlidir.

2- Kıymetli eşyaların tevdi ve Elektronik Fon Transferi mükellefliği

İcra dairesinin başka bir mükellefliği de kıymetli eşyaların tevdi edilmesidir. Daha Önceki İcra İflas Kanununda, icra dairesi haczettiği para ve kıymetli eşyayı elde etmekle mükelleftir diyen 8. maddesi vardı. Bu, şu anki 88. maddeyle aynı anlama gelmektedir.

İcra İflas Kanunu madde 88-

/1 Haciz olunan paraları, banknotları, hamiline ait tahvilleri, poliçeler ve sair cirosu kabil tahviller ile altın, gümüş ve öteki değerli şeyleri icra dairesi muhafaza eder.

/2 Öteki taşınır mülkler, gideri peşinen alacaklıdan alınarak muhafaza altına alınır. Alacaklı muvafakat ederse, istenildiği zaman verilmek koşuluyla, muvakkaten borçlu yedinde veya üçüncü kişi nezdinde bırakılabilir. Üçüncü kişinin elinde bulunan taşınır mülkler haczedildiğinde, üçüncü kişinin kabulü hâlinde üçüncü kişiye yediemin olarak bırakılır. Mülkler satış mahalline getirilmediği takdirde muhafaza altına alınabilir veya yediemin farklılığı yapılabilir.

/4 İcra dairesi üçüncü bir kişiye rehine dilmiş olan mülkleri de muhafaza altına alabilir. Ticari firma rehini kapsamındaki taşınırlar ise icra dairesince satılmalarına karar verilmesinden sonra muhafaza altına alınabilir. Bu mülkler paraya çevrilmediği takdirde geri verilir.

Daha Öncekinden yapılan uygulamada icra dairesi ödeme emrini gönderiyordu. Ödeme emrinde 7 gün içerisinde itiraz et, 7 gün içerisinde öde veya 7 gün içerisinde mülk beyanında bulun diyordu. Ödeme emrinde, icra dairesine borcu alacaklıyı öde diye bir ibare belirtmiyor. Borç icra dairesine ödenmelidir. Daha Öncekinden yapılan uygulamada, borç icra dairesine ödenirken, elden nakit olarak ödeniyordu. Bu gidişat bazı mağduriyetleri ortaya çıkarmıştır. Artık icra daireleri, kameralarla izlenilmektedir. Gerçek ehemmiyetli olarak değişen şey ise ödeme emri tertip edilmesi için icra dairesine gidilmesi ve icra dairesine alacaklının takip talebi vermesi gerekiyor. Takip talebiyle alakalı olan 58. madde değişmiştir. Artık alacaklı takip talebinde bulunurken, kendi banka hesap numarasını yazacak. İcra dairesinde 3 gün içerisinde ödeme emri tertip edecek ve borçluya icra dairesinin banka hesap numarasını verecek ve borçlu icra dairesinin banka hesabına ve icra dairesi de alacaklının hesabına ödeme yapacaktır. Elden ödeme artık alınmıyor ve böylece mağduriyetlerin önüne geçilmiş olunmuştur.

İcra dairesine ödeme, Türk Lirası ile olmalıdır. İcra dairesine yapılacak ödeme, yabancı para veya değerli belge ile yapılamaz. İcra dairesi ödeme vasıtayı olarak değerli belge kabul edemez. Zira değerli dokümanlar ifa bahtına yapılmış bir edimdir. Dolayısıyla bu edim ödeme olarak kabul edilemez. Ayrıca ödeme, düşüncesiz ve koşulsuz yapılmalıdır. Bu vaziyeti icra memuru haciz için gittiğinde yabancı para veya değerli belge bulduğunda onu haciz etmeyecek biçimde kavramamak gerekir. Bu bedeller yeniden haciz edilecektir, sadece ödeme vasıtayı olarak bunlar kullanılamaz. Bu bedeller alınacak ve icra kasasında saklanacaktır. İcra dairesinin, taşınır mülklerle alakalı iki tane yaklaşımı vardır:

– İcra memuru haciz sırasında ilk evvel pahada ağır yükte hafif olan mülkleri haciz edecektir.

– Alacaklı yükte ağır mülklerin haczedilmesini isterse yediemin, hamal ve nakliyat vasıtayı parasını peşin verecektir. Şayet alacaklının yanında parası yoksa muhafaza operasyonu uygulanarak, borçluya yediemin olarak bırakılır ya da haciz yapılıp, hiçbir başka operasyon olmadan orada bırakılır. Bütün bu alternatifler alacaklının rızasına bağlıdır.

3- Çıkarı olan işleri görmeme mükellefliği

İcra İflas Kanunu madde 10- İcra ve iflas işlerine bakan memur ve müstahdemler

1. Kendisinin,

2. Karı veya kocasının, nişanlısının yahut kan ve sıhri usul ve füruunun veya üçüncü derece dahil olmak üzere bu dereceye kadar olan kan ve sıhri ortam hısımlarının,

3. Kanuni mümessili veya vekili yahut müstahdemi bulunduğu bir kişinin,

Çıkarı olan işleri göremeyip şipşak icra duruşmasına haber vermeye mecburdur. İcra duruşması başvuruyu yerinde görürse o işi öteki bir memura, bulunmayan yerlerde katiplerinden bcerahate verir.

Bu tertip etmeye karşın, 10. maddedeki gibi bir gidişat asıllaşırsa bu harekâtlar sakat operasyonlardır ve geçersizdir. Kanunda bu gidişat ile alakalı yaptırım ise, bu gidişat bilindiğinden itibaren yedi gün şikayet süresi içerisinde icra duruşmasına şikayet edilmezse, yapılan harekâtlar geçerlidir.

İcra İflas Kanunundaki Egemenin Reddi Hali

İcra İflas Kanunu madde 10/a- İcra duruşması egemeni yalanlandığı takdirde Hukuk Usulü İdrakleri Kanunundaki kararlar uygulanır. Ret talebinde bulunan, arzuhalinde ret sebeplerini ispatları ile birlikte bildirmek zorundadır.

Ret talebinin reddi hakkındaki karara karşı istinaf yoluna başvurulması, egemenin işe bakıp karar vermesine mani değildir. Ret talebinin reddi hakkındaki kararın kaldırılması halinde yalanlanan egemenin verdiği karar yerine getirilmez. Bu vaziyette dosya, bölge adliye duruşmasınca icra duruşmasının başka bir dairesine, o yerde icra duruşmasının başka bir dairesi yoksa en yakın icra mahkemesine sevk edilir. 40. madde kararları kıyas yoluyla uygulanır.

Yasaklı İşler

İcra İflas Kanunu madde 11- Muayene misyonunu gören dominantlar ve icra ve iflas memur ve müstahdemleri, dairelerince takip edilmekte olan bir alacak veya satılmakta bulunan bir şey hakkında kiminle olursa olsun kendileri veya başkaları hesaplarına bir akit kontrat yapamazlar. Yaparlarsa kararsızdır.

Bu maddeyi kendisi ile kontrat yasağı biçiminde kavramak gerekir. Bahsedilmek istenen şey ise şudur: İcrada hacizli mülklerin satışları yapılıyor. Seansa katılanlar da satılan şeyi almak için maliyet vereceklerdir. Bu mülkler satılırken, icra müdürü kendi satışa çıkardığı mülk için pey ileri süremez. Bu bireyler ne kendi ne de başkası ismine bu satışlarda pey ileri süremezler. Böyle bir gidişatla karşı karşıya olunursa, şikayet için müddet sınırlaması yoktur.

Belirtilen gidişatlar dışında icra müdürü kefil de olamaz. Misal verecek olursak, alacaklı ve icra memuru hacze gittikleri zaman, borçlunun gidişatına alacaklı üzüldüğü için kefil gösterirsen haciz yapmam derse, bu gidişata istinaden görevli icra memuru veya icra müdürü kefil olamaz. Bu vaziyette kendisiyle kontrat yasağı kapsamına girer.

İcra müdürü alacaklının alacağını kendi üzerine de temlik edemez. Yargıtay, bu gidişatın daha geniş değerlendiriyor ve bu yasak o, adliyedeki bütün icra dairesinde çalışanlar, bütün icra duruşması egemenleri ve icra memurları için geçerlidir.

Bu kural iflasta ve konkordatoda nasıl uygulanır?

10. maddedeki yasak, iflas yönetinde çalışanlar için iflas vaziyetinde uygulanmaz ama bu maddedeki yasak konkordato komiseri için mevzubahisidir. 11. maddedeki yasak ise hemen iflas Yönetindekiler için hem de konkordato komiseri için uygulanır.

İcra Dairesinin Mesullükleri

İcra dairesinin disiplin mesullüğü ve ceza mesullüğü icra hukuku anlamında bizi ilgilendirmez. Bu Cumhuriyet savcılarını ve ceza duruşmalarını ilgilendirir. İcra hukuku anlamında bizi ilgilendiren, icra dairelerinin meşru mesullüğüdür. Meşru mesullük ikiye dağılır. Biltihapçısı zimmet mesullüğü, ikincisi ise tazminat mesullüğüdür. Tazminat mesullüğü İcra İflas Kanunu madde 5 ve 7’de tertip edilmiştir. Fakat burada yönet bir hasar verdiğinde, yönete gidilir kuralı terk edilir.

İcra İflas Kanunu madde 5- İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin yanılgılarından doğan tazminat davaları, ancak yönet aleyhine açılabilir. Devletin, hasarın alana gelmesinde hatayı bulunan görevlilere rücu hakkı gizlidir. Bu davalara adliye duruşmalarında bakılır.

Maddede, davanın davalısının devlet Adalet Bakanlığı olacağından bahsediliyor. Adalet Bakanlığı, sonradan memuruna rücu edecektir. Bu kısım yönet hukuku ilkelerine uygundur ama davanın açılacağı yer adliye duruşmalarıdır asliye hukuk duruşması. Kanun bu davanın neredeki asliye hukuk duruşmasında açılacağından bahsetmemiştir. Bahsedilen bu gidişat haksız fiil olarak değerlendirilir.

Hukuk İdrakleri Kanunu madde 16- Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya hasarın alana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da hasar görenin mesken yeri duruşması da yetkilidir.

Hukuk İdrakleri Kanunu madde 16’da, haksız fiilin özel yetkili bir gidişat olduğu belirtilmiştir. Unutmamak gerekir ki, özel yetki genel yetkiyi kaldırmaz. Başka Bir Deyişle bu davada davalının mesken yerinde açılabilir Adalet Bakanlığı’nın mesken yeri Ankara’dır veya Hukuk İdrakleri Kanunun madde 16’ya göre belirlenen yerde de açılabilir. Aranılan başka bir vaziyette bu hasarın icra memurunun kendi yanılgısından alana gelmiş olmasıdır. Tabi bu hata görevinden kaynaklı alana gelmiş olması gerekir.

İcra ve İflas Kanunu madde 7- Hasar ve ziyan davası, mutazarrır olan tarafın hasarı bildiği günden bir yıl ve her halde hasar ve ziyanı mucip fiilin vukuundan on yıl geçmesiyle zaman aşımına uğrar.

Şu kadar ki hasar ve ziyan cezayı mucip bir fiilin sonucu olup da ceza kanunları bu fiili daha uzun bir zamanla zaman aşımına tabi yakalamakta ise hukuk davasında da ceza zaman aşımı cari olur.

Burada dava doğrudan devlet açılmaktadır. İflas yönetinde ise davayı devlete değil, İcra İflas Kanunu’nun 227. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, dava doğrudan iflas yönetine karşı açılır.

İcra İflas Kanunu madde 227/4- İflas yönetini teşkil edenler yanılgılarından ileri gelen hasardan mesuldürler. Bu davalara adliye duruşmalarında bakılır.

Konkordato komiseri ise kendi yanılgısından doğan hasarlardan mesuldür ve dava doğrudan konkordato komiserine karşı açılır.

İcra İflas Kanununun 6. maddesi zimmete para geçirmekle alakalıdır. Fakat bu maddede bir noksanlık vardır. Madde mevzu olarak yalnızca parayı belirtmiştir. Öteki mülkler zimmete geçiriliyorsa bu disiplinle ilgilidir.

İcra İflas Kanunu madde 6- İcra dairesine tevdi veya bu dairece tahsil olunan veya muhafaza altına alınan paraların, alakalı memur tarafından zimmete geçirilmesi halinde, zimmete geçirilen ölçü, cezai takibat neticeyi bilave edilmeden ve tazmin yolunda bir karara hacet kalmaksızın hazine tarafından şipşak icra veznesine yatırılır. Devletin gerçek mesullere rücu hakkı gizlidir.

Haksız fiillerde faiz fiilen işlenip hasarın alana çıktığı andan itibaren işler ama buna gecikme tazminatı denir.