Son Haberler

Hipnozla Doğum Nedir?

-
Eylül 14, 2022
Hipnozla Doğum Nedir?

Çağdaş çağda tıbbi büyümeler süratle ilerlerken, mevzubahisi ‘doğum yapmak’ olunca kadınlar seçimini öğrenilen en daha önceki yöntemden; başka bir deyişle ‘sıradan yollarla’ doğurmaktan yana kullanıyor. Her ne kadar sıradan doğumun en sağlıklı doğum biçimi olduğu kabul edilse de, anne adayları olabilecek ağrılar ve sancılardan yana huzursuzlar. İşte bu noktada devreye seçenek yöntemler giriyor. Hipnozla doğum, sıradan doğumu fobisizce yapabilmenin alternatiflerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Ancak ülkemizde ve dünyada henüz pek yaygınlaşmamış olan hipnozla doğum deneyimi, hakkında yapılan pozitif açıklamalar kadar negatif yargılarla da gündemde yer alıyor.

Doğum Hikâyeleri

Doğum, bir kadının yaşayacağı en özel tecrübelerden biridir. Bebeğine kavuşmaya aylar – haftalar – günler sayan her anne adayı, doğum hatıranın yanılgısız geçmesini ister. Fakat genelde annenin bebeğiyle ilk kere tanıştığı o an, makûs deneyim edilmiş doğum hikâyeleri ile ünlenmiştir. Herkesin doğum denildiğinde usuna gelen öteki kelime; ‘doğum ağrısı’ olarak aklına yerleşmiştir. Yalnızca kulaktan kulağa dağılan fısıltılar değil; filmlerde, televizyonlarla izlediğimiz doğum görüntüleri de acı sürükleyen, yoğun ağrılar yaşayan, çığlık atan ve panik halde büyüyen doğum hikâyelerini mevzu alır. Hâlbuki uzmanlar doğumun natürel akışına vazgeçildiği ve rastgele psikolojik baskı olmadığı sürece ‘ağrısız’ bir eylem olduğu görüşündeler. Bedenin basmakalıp bir görevini yerine getirmesiyle aynı biçimde doğum da müddeti geldiğinde rahim adalelerinin kasılmasıyla, bebeğin doğum kanallarından ilerleyerek dışarı çıkması, başka bir deyişle yaşama gelmesi vakayıdır. Ancak psikolojik nedenler, negatif koşullanmalar anne adaylarını hamileliğin sıradan sürecinden alıkoyarak, daha panik bir havaya sokabiliyor. Bazı vaziyetlerde ağrılı ve makûs bir doğum yargısı içinde olan beyin, rahim adalelerini oldukça gergin bir hale getirebiliyor. Bedendeki tüm adaleler kasılıyor ve klasikte gevşek bir halde olan doğum kanalı, bir bebeğin asla çıkamayacağı kadar gerilmiş bir hale geliyor. Ayrıca doğumdaki kasılmalarda tıbbi bir mesele olmadıkça, mevzubahisi ağrıların yalnızca ‘negatif düşünceler’ kaynaklı olduğu belirtiliyor.

Bütün bu noktada; beyindeki negatif düşüncelerin, vücuda sirayet ettiğinden ve hatta doğumu güçleştirmeye varana kadar etkilediğinden bahsetmek muhtemel.

Doğum Yapma Fobisi ve Yeni Arayışlar

Sıradan doğumla alakalı endişeleri ve fobileri olan kadınların genelde sezaryen operasyonla doğum seçeneğini yöneldiklerini öğreniyoruz. Özellikle son senelerde sezaryen doğumlardaki çoğalışın en büyük nedeni; kaygılar.

Araştırmalar doğum yapma fobisinin, sadece dinlediğimiz negatif doğum hikâyeleri suratından değil, doğumun meçhul bir eylem olması suratından da kaynaklandığını söylüyor. Reelinde tamamen içgüdüsel olan sıradan doğum, insanlık tarihinin en başından beri çok natürel ilerlemesine karşın; yaşamın süratlendiği son senelerde karışıklaşan, güçleşen ve korkulan bir düşünceye dönüşmüştür. Günümüzde doğum hakkında makûs tecrübeler paylaşıldıkça, fizyolojik sıradan bir hadise olan doğum, tabiatından ayrı ‘harekât’ gerektirecek bir hadise gibi değerlendiriliyor. Uzmanlar, anne adaylarının ‘doğum anını hakimiyet edemeyecek’ olmalarının; doğumun ‘meçhul’ bir biçimde büyüyeceği fikrinin onları endişeli bir hale getirdiğini söylüyor.

Araştırmalara göre, anne adaylarının sıradan doğumu korkutucu bulmalarında faktör olan öteki bir mevzu ise mümkün ‘müdahale’. Doğumun natürel akış dışında tıbbi olarak müdahale gerektirecek varsayılması da anne adaylarını gerginleştiriyor.

Hipnoz ile sıradan doğum yapmak; tüm öteki alternatifler bir yana dursun, kadınların doğum fobileri ile başa çıkabilmelerinde yeni bir arayıştır. Hipnoz ile doğum operasyonsuz, ilaçsız, morfinsiz, soluk teknikleri ya da ıkınma olmadan sıradan doğum yapabilme yöntemidir. Sıradan doğumda sezilen ağrı ve evhamları eksiltmek, hatta tamamen ortadan kaldırmak için kendiliğindene hipnoz otohipnoz yöntemi ile doğumun neşeli bir hale geldiği söylenmektedir. Doğumdan evvel alınan 3 ya da 4 seanslık çalışmalarla anne adaylarının ağrısız doğuma hazır bir hale geldiği belirtilmektedir.

Uzmanlar, hipnozla doğumun; geçmişten bilinçaltımıza yerleşmiş doğum fobilerinin önüne geçtiğini, negatif şartlanmalarımızı ortadan kaldırdığını söylüyor.

Hipnoz ve Farkındalık

Hipnoz güçlü bir konsantrasyon ve derin bir gevşeme hali olarak belirlenir. Odaklanmak açısından bakıldığında meditasyon yapmak, rüya görmek, film seyretmek gibi eylemlerle benzeşmektedir. Fakat hipnozun kendiliğindene bazen de dışarıdan telkin yoluyla reelleşmesi ile, değişiklerinden ayrılır.

HypnoBirthing Hipnotik olarak da öğrenilen hipnozla doğumun avantajlarını korunan kadın doğum uzmanları, hipnozun ‘manevi yolculuk, farkındalık artırarak gevşemek’ gibi ehemmiyetli katkıları olduğunu ve bu doğuma uyarlandığında çok iyi neticeler elde ettiklerini söylüyor.

Hipnozla doğum, rastgele cerrahi operasyon gerektirmeyen; hemşireler, doğum koçları veya ebeler tarafından eğitimi alınabilecek, doğumhanelerde uygulanabilecek bir yöntem olarak biliniyor.

Hipnozla doğumda altı çizilen en ehemmiyetli ileti, her kadının kendi doğumunu yapabileceğidir. Hipnozla doğuma göre, kadın doğumcular ve sağlık görevlilerinin doğumdaki rolü, kadına destek olmakla hudutludur. Hipnozla doğum uzmanları, kadının kendi içindeki gücünün fark etmesinin çok bedelli olduğunu, hiçbir tıbbi operasyona lüzum dinlenmeksizin pozitif bir doğum tecrübeyi yaşamanın bu sayede muhtemel hale geldiğini söylüyor. Hipnozun öne çıkan bariz özelliği; dikkati yoğunlaştırarak şuur halini eksiltmek ve dış uyaranlara farkındalığı kısarak telkinlere yanıt vermeyi sağlamaktır.

Hipnozla Doğumun Keşfedilmesi

1998 senesinden beri uygulanabilen hipnozla doğum yöntemi, annelerin neşeli bir doğum süreci yaşamasına kastediyor. Bu yöntemin esasında Dr. Dick Read’in kadın doğumuna ait tüm safhalar; kadınların sürüklediği acılar ve sağlık görevlilerinin yaklaşımını değerlendirme isteğiyle başlar. Read’in gözlemlerinden en ehemmiyetlisi, özellikle varoşlarda yapılan doğumlarda kadınların daha az ağrıya maruz kalmasıdır. Ona göre; daha ilkel koşullarda yaşayan kadınlar, yalnızca doğuma odaklanarak, rahat bir süreç yaşamaktadır. Daha sonra 1942 senesinde ortaya attığı ‘fobisiz doğum’ metoduyla ‘fobi – belirti – ağrı’ ilişkilendirmesini yaparak doğumdan korkan kadınlara yeni bir sayfa açmış oldu. Bu doğum felsefesinin en ehemmiyetli özelliği, anne adaylarını ‘bilgilendirerek’ gevşetmek, soluk teknikleri öğreterek manevi huzuru sağlamak ve derin bir rahatlama sağlayarak doğuma hazır hale getirmektir.

Hipnozla doğum tekniklerinin günümüzde son halini almasında Fransız hekim Fernand Lamaze 1950 senelerinde ve HypnoBirthing Enstitüsünün kurucusu olan Marie Morgan’ın 1987 çalışmalarının katkısı vardır. Şuan dünyada giderek yaygınlaşan hipnozla doğum yönteminin eğitimleri ilgilenen bireylere verilmekte ve anne adayları bu mevzuda bilinçlendirilmektedir.

Doğumda Hipnoz Nasıl Uyarlanır?

Hipnoz, gebelik sürecinden başlayarak; anne adayını gevşetmek ve doğumda rahatlamaya hazırlamak için kullanılan bir metot olup düşüncelerin yönlendirilmesiyle ağrıyı ortadan kaldırmayı hedefleyen bir doğum felsefesidir. Hipnoz seanslarında bilinçaltına kazanmış olan negatif duyguların hepsi yine belirleniyor ve pozitif temennilere dönüşüyor.

Hipnozlu doğum yapmaya kendini hazırlamış olan anne adayı, sancıları sıklaştığında ve doğum müddeti geldiğinde doğum yapacağı sağlık kurumuna erişmeden evvel oto hipnoza giriyor. Oto hipnoz sayesinde mümkün ağrı, fobi ve gerginliklerin önüne geçmeye başlıyor. Bu düzeyde kadın sadece kasılmaları sezdiği ancak ağrı yaşamadığı bir süreç yaşıyor. Doğumun natürel bir işlevi olduğunun farkında olmaktadır.

Hipnozla doğum yapmak isteyen kadınlar, gebeliğinin son trimestrinde 6. aydan itibaren hipnoterapi altına alınıyorlar. Hipnozdan faydalanan anne adaylarına, doğumda mümkün ağrılarının sağlık kurumuna uyuduktan sonra tamamen kaybolacağı telkin edilir. Bunun sebebi, hiç ağrı yaşamayacağı telkin edilen kadınların, rastgele bir yerde doğum yapması ihtimalinin önüne geçmektir. Zira rahatlayan ve gevşeyen beden, aniden caddede ya da dükkanında doğuma geçiş yapabilir.

Hipnozla Doğumun Avantajları

Yapılan araştırmalarda hipnozla doğum yapmayı seçim eden anne adaylarının yaşadığı avantajlar şöyle sıralanıyor:

Doğum fobisi ve anksiyetesini yok ederek ağrı idrak etmesini azaltıyor.
Analjezi ve oksitosin kullanımını azaltıyor.
Hipnozla doğum spontan vajinal doğum oranını artırıyor.
Kadının doğumla ilişkili motivasyonunu yükseltiyor.
Doğum deneyiminden memnuniyet seviyesini artırıyor.
Postpartum bunalım oranını azaltıyor.
Doğum sürecinde anneye ya da bebeğe hasarı olmadığı için tehlikesiz bir yol olarak kabul ediliyor.
Doğumda yaşanabilecek mümkün bir karmaşıklıkta, anneye gidişatla başa çıkabilecek efor sağlıyor.
Doğum esnasında natürel ağrı kesici olan endorfin salgılanıyor.

Hipnozun İyi Geldiği Öteki Kadın Hastalıkları

Kadın hastalıkları ve doğumda hipnozun kullanıldığı alanlar şöyledir:
Cinsel birleşme fobisi olan kadınlarda.
Psikoseksüel problemler yaşayan kadınlarda.
Menopoz şikayetleri olanlarda.
Regl yarıyılında şiddeti ağrı yaşayanlarda.
Gebelik sürecinde fobi ve evham duyanlarda.
Gebelik sürecinde bulantı ve kusma hali olan kadınlarda.
Düşük yapma fobisi ile gebeliğinde stres yaşayanlarda.
Ağrılı doğumda.

Hipnozla Doğum Yapan Ünlüler

Giderek yaygınlaşan hipnozla doğum metodunu sınayan bazı ünlüler, natürel yoldan doğum yaparken ‘fobisiz’ ve ‘ağrısız’ olabilmenin yolunu arıyorlardı.

Bu yöntemi uygulayarak bebeklerini kucağına alan o ünlüler şöyle;

Jessica Alba, Cindy Crawford, Pamela Anderson, Demi Moore, Meryl Streep, Lucy Lawless, Kate Middleton… Türkiye’de ise hipnozla doğum yapan ünlü oyuncu Özgü Namal, huzurla doğum sürecini bitiren annelerden biri. 

Karşıt Görüşler

Hipnozun ağrıyı eksilttiği bilinse de henüz işleyişi bütün açıklanamamaktadır. Henüz çalışmaları bitirilmemiş olsa da hipnozun narkoz ve anestezi yerine geçtiği fikri sıklıkla gündeme gelmektedir.

Fakat bazı kadın doğum uzmanlarına göre, hipnoz bir bireyin hakimiyeti altında büyüyen, o şahsa bağımlı hale gelinen ve ona itaat eden bir çeşit uyku tipidir. Dolayısıyla bu yöntemi riskli bulmaktadırlar. Hipnozla doğumu korunanlar ise şahısların gerçeğinde şuurlu ve açıkgöz olduğunu, şayet isterlerse telkinleri yalanlayabileceklerini söylemektedirler.

Bir başka görüşe göre doğumda ağrı sürüklemek natüreldir ve yaşanmalıdır. Doğum sırasında çekilen ağrının, annenin içgüdüsel bir mekanizması olduğu söylenmektedir. Bu nedenlerden bazı uzmanlara göre, anne adayları hipnoz yerine epidural doğumu seçim etmelidir. 

En Ehemmiyetlisi…

Hamile kadınlar ya da hamile olmayı tasarlayanlar, her nasıl bir yöntemle doğum yapacak olurlarsa olsunlar, uzmanların hepsinin hemfikir olduğu mevzu aynı: “Tüm anne adaylarının bir ‘doğum tasarıyı’ olmalı”

Tasarılı olmanın, anne adaylarını doğuma giden yolculuklarında huzurlu ve güvende sezdireceği öğrenilen en ehemmiyetli asıldır.