Son Haberler

Hece Ölçüsü Nedir?

-
Eylül 17, 2022
Hece Ölçüsü Nedir?

Hecelerin uzunluğuna ya da kısalığına bakmayan, onların sayıları ile ilgilenen bir ahenk sistemidir. Hece sistemi, dizelerdeki hece sayılarında eşitlik isteyen bir vezindir; yani hecenin sadece niceliği ile ilgilenir.  Eskiler hece veznine vezni-benân, hesâb-ı benân derlerdi.  Bu adlandırmaların nedeni hece miktarsünün parmakla sayılarak icra edilmesidir. Ulus daha sonra bu terimleri “parmak hesabı” olarak Türkçeleştirecektir.

Hece miktarsü Türkçeden doğar..

Türkçe ve Türk dili, hece miktarsünün yaratıcısıdır. Bu bakımdan hece miktarsü için “Milli miktar” diyenler de vardır ki bu doğru bir tanımdır.

Hece miktarsü, ünlü harflere dayanan bir dil olan Türkçeye en uygun miktardır.  Nitekim Türk edebiyatı, İslami daireye girmeden ve Doğu edebiyatına öykünmeden evvel bu miktarı kullanmaktaydı. Bunu ortaya çıkan en eski misallerden anlayabiliyoruz.

İlk hece miktarsü ne zaman kullanıldı?

Bilinen en eski hece miktarsü misalleri Turfan kazılarında bulunan ve Kaşgarlı Mahmud’un yadigarı  Divanü Lügati’t Türk isimli eserde ortaya çıkmıştır. Bu ansiklopedik eserde hece miktarsü ile  yazılan şiir parçalarına rastlanması ve bu şiir parçalarının derleme yöntemiyle elde edilmesi bu miktarı en eski miktarımız yapmaktadır.  Oradaki manzum parçaların eserin yazıldığı 11.asırdan daha eski olduğu da muhakkaktır.

Bunun dışında destanlarda görülen şiir parçalarının da hece miktarsü ile yazıldığı bilinmektedir. Bu da demektir  ki ulus, hece miktarsünü bilmekte ve kullanmaktadır.

Aruz miktarsüne geçiş ve hece miktarsünün gidişatı…

Türkler İslamiyet’i kabul ettikten sonra İslam ile gelen her şeyi kabul ettiler. Bu gidişat özellikle edebiyatımızda bir İslamiyet’in kabulü sonrası edebiyat dönemini açtı. Bu yarıyılda aruz ve aruzla yazılan nazım şekilleri edebiyatımıza girdi.  Hem Doğu hem de Batı Türk devletlerinin aydınlarının aruza özenerek aruz vezninde şiir yazması hece miktarsünü aydınlardan uzaklaştırdı. 

11.asırda aruzla yazılan ilk eser olarak kabul edilen Kutadgu Bilig isimli eserde,  11’li hece kalıbına benzerliği ile dikkat sürükleyen Şehname kalıbı Feûlün / Feûlün / Feûlün / Feûl kullanılmıştı. Yusuf Hac Hacib’in  bu kalıbı kullanması ve mesnevi nazım şekliyle yazdığı eserine dizeler yazması Türklerin esas ölçülerini unutmadığı ve bu ölçülerine uyan aruz kalıplarını tercih ettiğini gösteriyor. Nitekim daha sonraki zamanlarda Doğu edebiyatına hayranlık ve daha da ilerisi Doğu edebiyatını geçme telaşı aydınları sarmış ve hece miktarsü düpedüz unutulmuştur. Bu gidişat da edebiyatımız Divan edebiyatı ve Ulus edebiyatı olarak ikiye ayrılmıştır.

Ulus edebiyatı, hece miktarsünü kullanırken  Divan şairleri hece veznini miktardan dahi saymayarak aşağılamışlardır. Ne yazık ki ilk yarıyıllarda Ulus şairleri de Divan şairlerine özenerek  divan, selis, semai gibi aruz kullanılan eserler alana getirmişlerdir. Hatta Dertli  gibi birkaç ulus şairinin Divan’ı dahi vardır Bu şairlere kalem şuarası denir . Bu gidişat çok uzun sürmemiş Yunus Emre, Aşık Ömer, Karacaoğlan gibi hece miktarsünü zirveye taşıyan ulus şairleri ortaya çıkmıştır. Buna karşın divan şairleri ulus şiirini hor görmüş velhasıl tezkirelerde ozanların, aşıkların yani ulus şairlerin ismi dahi anılmamıştır.

18.asırda divan şairlerinin bu bakışı değişmiş, tezkirelerde ozanlar, aşıklar anılmaya başlanmış hatta 18.asrın en parlak şairi Nedim, hece miktarsü ile türkü yazmıştır.

Hece miktarsünün sistemi…

Tanımda da bahsettiğimiz gibi  dizelerdeki hece sayısının eşit olmasına hece miktarsü denir. Türk nazım şekli dizelerle oluşturulan nazım şeklidir; bu bakımdan dört dizede de hece sayılarında eşitlik olması gerekir. Bu açıklama göre hece miktarsünün iki önemli özelliği vardır:

Dizelerdeki hece sayısı : Yukarıyada bahsettiğimiz  gidişattır. Dizelerdeki hece sayısının denkliği bize o şiirin miktarsünü gösterir ve hece sayısının ismi ile anılır: 7’li, 11’li, 12’li, 15’li gibi…

Dizelerdeki heceleri heceleme yöntemiyle sayabileceğimiz gibi sesli harfleri sayarak da bulabiliriz. Misallersek : sonbahar-el-ler olarak da hece sayısı 3 çıkar,  ü – e – e  sesli harflerini sayarsak da hece sayısı 3 çıkar.

Hece miktarsünde sayılan sesli harflerin uzun ya da kısa olması sayı değerini değiştirmiyor. “a” ile “â” ya da “u” ile “û” aynı kıymette sayılıyor.

Durgulanma ve Durak : Hece miktarsünde dizenin belli kısımlara ayrılmasına durgulanma, bu kısım yerlerine de durak  denir. [Prof. Dr. Cem Dilçin; Örneklerle Türk Şiir Bilgisi] Aruzdaki takti karşılığı olarak da hatırlanabilir lakin farkları vardır. En önemli farkları takti’nin söz ortasından bölünebilmesi ve sözcükte anlam bütünlüğü aramaması ama durakta sözcüğün ortasından bölünmenin olmaması; bölme için anlamlı bir söz öbeği gerekmesidir. Durak ancak kulakta geçimli bir izlenim vazgeçen anlamlı söz öbekleri arasında olur [Prof. Dr. Cem Dilçin; Örneklerle Türk Şiir Bilgisi]. Durak yapılması için uğraşmaz şairler, durak dilimizin natürel akışında alana gelir zati.

Bundan başka, vurgulu hecelerden biri durağın sonuna getirilerek de durgulanma yapılabilir.

Ulus edebiyatında en sık kullanılan hece miktarsü 11’li hece miktarsüdür ama her zaman  bu kadar uzun kalıplar kullanılmaz. Az heceli kısa dizelerden oluşan kalıplar, uzun dizeli hece kalıplarından daha az durağa sahiptir. Hatta bu dizeler tek duraklı olurlar genelde. Bu durak da Türkçenin söz dizimi esasına uyarak sonda olur.

Ulus edebiyatının tüm mahsullerinde durak olmak zorunda değildir. Durakların yeri her dizede değişen mahsullerde , nazım duraksız sayılır. Bunun yanı sıra durakları her dizede değişen ulus şiirleri de nazımdaki tek düzeliği kırarak daha güzel bir tını sağlar bizlere.

Hece miktarsü çok  karışık bir miktar değildir. En güç görülen duraklardır onun da kaideyi basittir : Hece miktarsünün kalıplarında en 2 en çok 5 durak olabilir. Duraklardaki hece sayısı ise en fazla 1 en az 10 heceden oluşabilir.

Bu miktarlara ve durakları verip birkaç şiirle örnekleyelim:

İki duraklılar

Üçlüler 1+2, 2+1,

Dörtlüler 1+3, 2+2, 3 + 1,

 Beşliler 2+3, 3+2,

Altılılar 3 + 3, 4+2,2+4,

 Yedililer 3+4, 4+3, 5+2, 2+5,

Sekizliler 4+4, 3 + 5, 5+3, 6+2, 2 + 6,

Dokuzlular 6+3, 3+6, 5+4, 4+5,

Onlular 5+5, 6+4, 4+6, 7+3, 3+7,

Onbirliler 6+5, 4+7, 5+6,

Onikililer 6+6, 7+5, 5+7,

Onüçlüler 8+5,

Ondörtlüler 7+7,

Onbeşliler 8+7, 7 + 8,

Onaltılılar 8 + 8,

Onsekizliler 8+10.

Üç duraklılar:

Onbirliler 4+4+3,

Onikililer 4+4+4,

Onüçlüler 4+4+5,

Onsekizliler 4+4+10

Dört duraklılar:

Onbeşliler 4+4+4+3,

Onaltılılar 4+4+4+4.

Beş duraklılar:  

Ondokuzlular 4+4+4+4+3,

Yirmililer 4+4+4+4+4.

TÜRK EDEBİYATINDAKİ HECE KALIPLARI

İkililer  : Duraksızdırlar. Genellikle atasözleri, deyimler, tekerleme, bilmeceler ve türkü kavuştaklarında nakarat kullanılır.

Üçlüler : İkili kalıpla aynı sahada kullanılır. 1+2 / 2+1 duraklıdır.

Dörtlüler  : İkili kalıpla aynı sahada kullanılır. 1+ 3 / 2 + 2/ 3+1 duraklıdır

Beşliler : İkili kalıpla aynı sahada kullanılır. 2+3 / 3+2 duraklıdır. Yunus Emre ilahilerinde rastlanır. Aşağıdaki ilahide duraklar her dizede değişen , 5’li hece kalıbıyla yazılan bir ilahi örneği vardır. 
Yar yüreğim/ yar
Gör neler/ var
Bu ulus/ içinde
Bize güler/ var

Yûnus /sen bunda
Meydân/ isteme
Meydân /içinde
Merdâneler/ var Yunus Emre / İlahi

Altılılar: Dinî tasavvuf edebiyatınca kullanılır. 3+3 / 4+2 / 2+4 duraklı olurlar. Altta Yunus Emre’den alınan Nefes’te 3+3 durak kullanılmıştır.
Ahd ile /vefâlar
Zevk ile / sefâlar
Bu yolda / cefâlar
Çekmeğe /kim gelir

Âh ile / göz yaşı
Yûnus’un / haldaşı
Zehr ile / bu aşı
Yimeğe / kim gelir Yunus Emre / Nefes

Yedililer : Türk edebiyatının ilk zamanlarından bu yana oldukça fazla kullanılmıştır. En çok kullanılan nazım şekli maniler olduğu için mani kalıbı olarak da bilinir. Aşırıca kullanıldığı için birçok durak biçimi vardır : 3+4 / 4 + 3/ 5 + 2 ve 2 + 5…
Manilerde genelde anlam son iki dizededir. Bu bakımdan duraklar değişkenlik gösterebilir. Biz karmaşık manilere misal vereceğiz:
A benim bahtu yârim
Gönülde tahtı yârim
Yüzünde göz izi var
Sana kim bahtı yârim
*
İğnem düştü yerlere
Karıştı gazellere
Tabiyetim kurusun
Sarkarım güzlllere
*
Kız saçların örmezler
Seni bana vermezler
Sen bu gece bana kaç
Ay karanlık görmezler
Ayrıca yedili hece kalıbı en eski Türk yadigarlarının bulunduğu Divanü Lügatit Türk  isimli eserdeki manzum parçalarda da görülmektedir :
Öpkem kalıp ogradım – Hiddetim geldi ve fırladım.
Arslanlayu kökredim –  Aslan gibi kükredim.
Alplar başın togradım – Yiğitlerin başını doğradım.
Emdi meni kim meblağ – Şimdi beni kim meblağ  Divanü Lügatit Türk   c.I s.125
Yeni Türk edebiyatta da 7’li hece miktarsü kullanılarak yazılan ulus edebiyatı nazım şekli mahsulleri vardır.
Mâniler
Gözlerin mavi mine,
Vuruldum perçemine
Aşkın beni çevirdi
Aslı’nın Kerem’ine
*
Çıkar şu elbiseni
Böyle istemem seni
Öptüğüme kızdınsa
Geriye al bûseni
*
Sağ derken sola düştüm
Açık bir kola düştüm
Ben Adem’le Havva’nın
Düştüğü yola düştüm
*
Naz edip beni üzme,
Öyle gözünü süzme,
“Gel öpeyim” deyince
Dudaklarını büzme.
*
Yoktur ellerde gözüm
Sorma ki : Neden gözüm ?
Sînendedir vatanım,
Doğduğun yerde gözüm Yusuf Ziya Ortaç

Sekizliler : Yedili hece kalıbı kadar fazla kullanılmıştır. Semai, türkü, koşma  varsağı cins ve şekilleri bu kalıp ile yazılabilir. 4+4 / 3+5 / 5+3/ 6+2/ 2+6 ve 3 + 3+ 2 durakları kullanılır. Divanü Lügatit Türk’te bu kalıpta pastoral şiir kalıntısına rastlanmıştır.;
Etil suvı aka turur – İdil akarsusunun syat akar durur
Kaya tübi kaka turur – Kaya dibini oyar durur
Balık telim baka turur – Balık fazladır, baka durur
Kölin takı küşerir.  – Gölü bile taşırır balıklar Divanü Lügatit Türk   c.I s.73
Sekizliler genelde 4+4 ve 5+3 hece miktarsü ile yazılır ve bu duraklar her dizede aynı  olmayabilir.
Bizim sahraların başı
Pâre pâre duman şimdi
Kavuşması yaman şimdi

Benim aşnam şimdi çıkar
Çıkar da yollara bakar
Emrah’ı odalara yakar
Boyu serv-i revan şimdi Erzurumlu Emrah / Semai

Dokuzlular : Çok fazla kullanılmamıştır.  Atasözlerinin ve deyimlerde 6+3 / 3+6 / 5+4 / 4+5 durakları ile rastlanır.

Onlular: Dokuzlular aynı gidişattadırlar. 5+5/ 6+4/7+3 ve 3+7 atasözleri ve deyimlerde kullanılmıştır.

Onbirliler : Türk edebiyatının her döneminde en çok tercih edilen ve kullanılan hece kalıbıdır. Koşmalar, destanlar, tekke edebiyatı mahsulleri ve bunlar dışında hemen hemen tüm nazım şekilleri ve türlerinde kullanılmıştır. Bu kalıp Cumhuriyet yarıyıli ve Milli edebiyat dönemindeki Türkçülük akımından Mehmet Emin Yurdakul, hecenin 5 şairi Faruk Nafız Çamlıbel, Yusuf Ziya Ortaç, Enis Behiç Koryürek, Halit Fahri Ozansoy, Orhan Seyfi Orhon sayesinde yeniden andırılmış ve müthiş misaller verilmiştir. Ayrıca bu miktar üzerine yenilikler yapılmaya çalışılmış, geliştirilmeye çalıştırılmıştır. 6+5 bu hecede en çok kullanılan duraktır:
Bu aşkın esrârın şerh edem desem
Cevâba elkâba lisana sığmaz
Mahbûblar şâhını medh edem desek
Kitâbâ hesâba dehâna sığmaz
*
Mahbûbun aşkını ayân eylesem
Hak sözü derunda pinhân eylesem
Bir noktanın ilmin beyân eylesem
Deftere fermâna dîvâna sığmaz
*
Gönül bâkî alan mestâne olsa
Ayılmaz haşre dek irfâne olsa
Aşk ile bir kişi dîvâne olsa
Dünyâya uhrâya cihana sığmaz
*
Seyrânî gözyaşın şarâb eylesen
Yaka yaka sinem kebâb eylesen
Derdimin nısfını hesâb eylesen
Kantara batmana mîzâna sığmaz Seyrânî 
Kimi şiirlerde kullanılan 11’li hece miktarsü, çeşitli duraklarla kullanılır.
Vardım ki yurdundan ayak götürmüş
Yavru gitmiş ıssız kalmış otağı
Câmlar şikest olmuş meyler dökülmüş
Sâkîler meclisten çekmiş ayağı
*
Hangi bağda bulsam ben o maralı
Hangi yerde görsem çeşm-i gazâli
Avcılardan kaçmış ceylan misâli
Geçmiş dağdan dağa yoktur durağı
*
Lâleyi sünbülü gülü hâr almış
Süleyman tahtını sanki mâr almış
Zevk u şevk ehlini gam efkâr almış
Gama tebdîl olmuş ülfetin çağı
*
Zihni dehr elinden her zaman ağlar
Vardım ki bağ, ağlar bâğ-bân ağlar
Sümbüller perişan güller kan ağlar
Şeyda bülbül terk edeli bu bağ Bayburtlu Zihni

Onikililer : 6+6 / 7+5 /5+7 be 4+4+4 duraklarından oluşur. Yeni Türk şiirinde de kullanılan bir kalıptır. Atasözleri ve deyimlerin kimilerinde de bu kalıba rastlanır.
Ebrûlu semâya hilkat elmas serper
Uysalca bir deniz sâhilleri öper,
Söner ufuklarda sevdâlı bir kamer;
Yıldız gibi uçar ateş böcekleri
Gecenin gözyaşı öper çiçekleri
Bir mahmurluk sarar etrâfı, herkesi
Kesilir hayâtın uğuldayan sesi,
Üfler ışıkları zulmetin nefesi;
Kapanır semânın bî-hûş mâi gözü
Leylin kucağını yatarken yeryüzü İhsan Rafi  Anekdot: birçok sitede bu şiirin türevleri vardır ama bu şairin şiiri direk kaynaktan doğru olarak verilmiştir.

Onüçlüler: 8+5 / 4+4+5 duraklarıyla icra edilir. Yeni Türk edebiyatında oldukça fazla kullanılmıştır. Ayrıca türkülerde, atasözlerinde ve çeşitli nazım şekillerinde rastlanmıştır.
İstanbul Türküsü
Üsküdar’a gider iken bir mendil buldum
Mendilimin içine lokum doldurdum
Ben kâtibi arar iken koynumda buldum
*
Kâtip benim ben kâtibin el ne karışır
Kâtibime  setre pantol ne hoş yakışır
*
Üsküdar’a gider iken aldı da bir yağmur
Kâtip uykudan uyanmış gözleri mahmur
Kâtibin setresi yırtık eteği balçık
*
Kâtip benim ben kâtibin el ne karışır
Kâtibime  setre pantol ne hoş yakışır Anonim

Ondörtlüler : 7+7 en çok kullanılan duraklarıdır. Bunun dışındaki durak 7+7 kalıbından pek bir farkı yoktur. Yeni Türk edebiyatında ve ulus şirinde de en fazla 7+7 durak tercih edilmiştir. İlahiden türküye birçok nazım şekli bu kalıpla yazılmıştır.
Ulus şiirinden misal:
Bir defa suratını gören ömrünce unutmaya
Tesbîhi sen olasın ol ayruk din tutmaya
*
Tâat eden zâhide nazarın erer ise
Unuda tesbîhini mihrâba secde etmeye
*
Ağzına şeker alıp gözü sana tuş olan
Unuda şekerini çiğneyüben yutmaya
*
Ben seni sevdiğime bahâ dilerler ise
İki cihan malını verip bâha bitmeye

Yûnus seni seveli beşâret oldu cânı
Her dem yeni dirlikte ömrünü eskitmeye Yunus Emre/ İlahi
Yeni  Türk edebiyatından misal:
Vefatı Hatırlatan Kadın
Kayalıklarda gördüm seni,bir sisli günde,
Kasırgadan saçların çözülmüş bir demetti.
O kayalıklarda ki bir sene evvel üstünde
Çöllerden aşık dönen bir genç intihar etti…
*
Kimse karşında belki titremez gönlüm gibi,
Bense hala korkarım dizinde ağlamaktan.
Teması fobi veren tatlı bir vefat gibi
Daha cana yakındır görünüşün uzaktan… Kısaltılmıştır / Faruk Nafiz Çamlıbel

Onbeşliler : Bu kalıpta çeşitli şiirlerde, ulus edebiyatı nazım cins ve şekillerinde ama en çok türkülerde kullanılmıştır. 4+4+4+3 / 8+7 4+4+4+3 şeklinde durakları vardır.
Ben yitirdim ben ararım yâr benimdir kime ne
Gâh girerim öz bağıma gül dererim kime ne
*
Sofular secde ederler mescidin mihrâbına
Yâr eşiği secde-gâhım surat sürerim kime ne
*
Gâh giderim medreseye ders okurum Hakk için
Gâh giderim mey-hâneye dem çekerim kime ne
*
Gâh çıkarım semana hükm ederim kâinata
Gâh inerim yeryüzüne yâr severim kime ne
*
Kelp rakibler haram dermiş bu aşkın şarâbına
Sâki doldur ben içerim günah benim kime ne
*
Ben melâmet hırkasını kendim giydim eğnime
Ar u nâmus şişesini taşa çaldım kime ne
*
Nesimi’ye sordular ki yârin ile güzel musun
Güzel olayım olmayım o yar benim kime ne Kul Nesimî / Nefes
8+7 durak için bir Taşlama örneği..
Ey gönül il aynasına bakmanın faydası ne
Sermâyeden hasarım var satmanın faydası ne
*
Kargaya kokmuş leş gerek hem yiye hem çağıra
Karganın önüne sükker dökmenin faydası ne+
*
Çobana kepeng gerek uyuyup anda gerine
Çobanı mescide imam etmenin faydası ne
*
Ey Nesîmi söz cevherdir dime her bir âdeme
Merkebin boynuna cevher takmanın faydâsı ne
*
Ey Nesîmi sırrını fâş eyleme sen kâinata+
Arabı hamam koyup yumanın faydası ne Kul Nesimi

Onaltılılar :4+4+4+4/ 8+8 duraklarda kullanılmıştır.
Nidem bu ben bu gönül ile benim ile bile durmaz
Ma’şûk suratın gördü meğerse öğütleyip öğüt almaz

Gönlüm dahî canım dahî el bir etti şu ikisi,
Surat bin Yunus’tan ferâgat, dost suratından gözün ırmaz. Yunus Emre / İlahi

Onyedililer : Bu kalıba misal bulunamamıştır.

Onsekizlilier : Çok az kullanılır. 8+10 / 4+4+10 durakları vardır.

Ondokuzlular : Çok az kullanılmıştır. 4+4+4+4+3 durakları vardır.

Yirmililer : Çok az kullanılır. 4+4+4+4+4 durakları vardır.