Son Haberler

Halit Ziya Uşaklıgil’in Edebi Kişiliği

-
Eylül 12, 2022
Halit Ziya Uşaklıgil’in Edebi Kişiliği

Halit Ziya Uşaklıgil'in Edebi Kişiliği

Huzur romanının yazarı Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ilk hakikat Türk romancısı saydığı Halit Ziya Uşaklıgil, yazın hayatına tercümeler yaparak ve mensur şiirler yazarak başladı. İlk romanı Haraba, Nevruz mecmuasından sonra 1884 yeniden dostlarıyla beraber çıkardığı Hizmet gazetesinde tefrika edildi 1886.

Servet-i Fünun topluluğuna katıldığı yıllarda –ki o zaman 26 yaşındaydı – gerek dil ve anlatımı gerekse özü açısından yarıyılının en galibiyetli mahsulü olan Mai ve Siyah’ı verdi. Hemen ardından Aşk-ı Memnu romanını yazdı. Bu iki eser, onun romancılığının doruk noktası olduğu gibi, çağına da damgasını vurdu ve Türk romanının gelişim çizgisinde yeni bir yarıyılın başlangıcı oldu. Ayrıca yeniden bu iki eseri ile Halit Ziya, Batılı anlamda realist akımını özümseyen ve bunu galibiyetli bir biçimde romanına aktaran ilk Türk romancısıdır. Gönül rahatlığı ile onun bütün bir realist olduğunu söyleyebiliriz; hatta Türk edebiyatının ilk realist simasıdır zira ondan evvel rastgele bir Batı akımını bütün olarak özümseyen bir yazar yoktur.  Gerçekten de gerek Mai ve Siyah’ın başkahramanı Ahmet Cemil’in dünyasını verirken, gerekse de Aşk-ı Memnu’da Boğaziçi’nde yaşayan uyum evhamından uzak emin bir cemiyet katının insanları sergilerken, kendinden evvelki anlatıcılığın ötesine geçemeyene sınamaları aşmıştır.

Gariptir ki Halit Ziya, natüralist yazarlara özgü olan soya çekimi, Aşk-ı Memnu romanının başkahramanı olan Bihter’e uygulamıştır. Bihter’in annesi babasını kandırmıştır. Bihter ise annesi gibi olmayacağına antlar etse de daha sonra annesinin yaptığından daha makûs şeyler yapmıştır. Bu da Bihter’in annesinden kaçmasının olanaksız olduğunu göstermektedir. Bunda, hoşlandığını söylediği Fransız realistlerinin ve natüralistlerinin Balzac, Stendhal, Flaubert, Zola, Daudet, Goncurt Kardeşler tesirini aramak gerekir. Her halükarda onun Batı’yı hazmeden ilk sentezci olduğunu söylemek de yanlış olmaz.

Atilla Özkırımlı Halit Ziya için şu belirlemeyi yapmıştır : “Psikolojiye yönelen ama cemiyetsel etrafı sıçramayan; gözleme direnen ama yalnız gördüklerini anlatmakla kanaat etmeyen; hadise örgüsünü evvelden kuran ve bu yapının içine şahıslarını yerleştiren bir romancıdır o.”

Dili ağır ve anlatımı ziynetli olmakla beraber, roman dili diyebileceğimiz bir şekil devrimini hakikatleştiren şahıstır. Belki de tek, ama en ehemmiyetli noksanı bireyi öne alması, fertsel mutluluk temine çokça bağlanmasıdır. Bu tavrı hayata açılmasını engeller.

Ahmet Hamdi Tanpınar ise bu mevzuda şunu söylemektedir: “ Eseri vâzıh sarih, köklü bir toplum görüşünün çevresinde bir araya gelmez. Onun içindir ki bu eserde özenilen hayat modalarının yanı başında o da zaman zaman ve parça parça olmak üzere reel toplum genişliğinin girdiğini görebiliriz. Devrini doğrudan doğruya değil, bazı temel unsurların yokluğu ile veren yazarlardandır”

Halit Ziya Uşaklıgil, yalnızca romanları ile değil genç yaşta verdiği tenkit-analiz cinsindeki yetkin eseleriyle de göz doldurmaktadır.

Henüz 18 yaşındayken 1885 senesinde Fransız Edebiyatının Nümune ve Tarihi isminde bir antoloji yayınladı. Bu eser, antoloji kalitesinde olmasının yanında o yaşında Fransız edebiyatını bu kadar yakından tanıması oldukça şaşırtıcıdır.

1889 senesinde 22 yaşında Hikâye ve Temaşa isminde bir tenkit –  analiz yayınladı. Bu eserinin Hikâye kısmı basıldı. Hikâye isimli eserinde Hayalciler dediği romantikleri, Asılcılar ile başka bir deyişle realistlerle mukayese etmektedir. Yalnız bu kıyasında her iki düşüncenin de tüm istikametleri ortaya koyulmuş ve Halit Ziya, sarih bir biçimde realistleri desteklemektedir. Bu kadar kapsamlı bir eserin henüz 22 yaşında bıyıkları terlememiş birisinin yapmasını vazgeçin, 30 yaşında edebiyat alanında yetkin olan birisinin yapması dahi afallatıcı olacaktı.

Bu Türk aydını 1912 senesinde 45 yaşında, başka bir deyişle sanatının ve fikrinin en olgun zamanında arkası arda şu eseleri yayınlamıştır:

Yunan Edebiyatı
Latin Edebiyatı
Alman Tarih-i Edebiyatı
Fransız Tarih-i Edebiyatı
İspanya Tarih-i Edebiyatı

1938 – 1955 senesinde ise Sanata Dair isimli eseri ile sanat hayatını, sanat hayatını etkileyen düşünceleri mükemmel bir bilgi birikimi ile sunmuştur.

Sonuç olarak;

Halit Ziya, bilgisiyle, bilgisini servis edişi ile edebiyat dünyasının devlerindendir. Türk Edebiyatı hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler, kesinlikle onun iki temel romanını okumalıdır. Halit Ziya’sız bir Türk edebiyatı, düşünülemez.