Son Haberler

Gazel Nedir?

-
Eylül 6, 2022
Gazel Nedir?

Kaside nazım biçiminden doğan bir nazım biçimidir. Aslen Doğu Edebiyatında öncelik kasideler olmuştur, gazel sonradan yaygınlaşmıştır. Kasidelerdeki “Tegazzül”*  kısmının dağılmasıyla oluşmuştur. Bize de Farslardan geçmiştir ama aslen Arap edebiyatı kaynaklıdır zira Araplara da Farslardan geçmiştir.

* Tegazzül: Kasidelerde tekdüzeliği kırmak emeliyle kaside arasında seğirtilen mevzusu aşk, hoşluk, kadın olan beyitlerdir. Bu beyitler, kasidenin genel aruz kalıbından değişik olabilir. Detaylı balaka için bakınız : Kaside

Doğu mistisizmin bir viranesi gibi burada da tek rakamlar çok ehemmiyetlidir. Gazelin beyit rakamı 5 – 15 arasındadır ve genelde 5 – 7 – 9 gibi tek sayılı beyitlerle yazılır.

Gazel bir nazım biçimidir. Aynı kaside, müstezat gibi bir nazım biçimi / biçimidir, cinsi değildir. Bu bakımdan karıştırılmaması gerekir zira kendine özgü bir biçim belirleyen belli başlı şiirler arasında kazanç.

Gazel, normal Doğu Edebiyatı anlamında beyit başka bir deyişle iki dizelerlerin alt alta gelmesiyle yazılır. Aruz vezninin uzun kalıpları seçim edilir, kısa kalıplar mesneviler için uygundur. Gazellerde beyitler arasında ya da gazel arasında aruz kalıbı değiştirme tesadüfülmez zira mesnevi gibi uzun soluklu şiirler değildir.

Gazelin kelime anlamı aşıkane söyleyiş, kadına, hoşa söylenen şiir anlamındadır. Kadınlarla aşk üzerine söyleşme anlamındadır ama elbette bu mecazi anlamdadır zira Doğu’da bırakın kadınla söyleşmeyi şiirlerde hakikat kadınlara bile tesadüfülmez.

Gazeller, musarra/ murassa/ mukaffa denilen biçimde başlar. Musarra sıralı olma, ard arda gelme demektir. Gazelde de ilk beyitte iki aynı kafiyeli dize üst üste kazanç aa veya xx … . Gazellerin ilk beytine de matla beyit denir. Matladan sonra gelenler başka bir deyişle musarra beyitten sonra öbür beyitler, ilk dize serbest ikinci dize matla beytin ikinci mısrasına kafiyeli olarak devam eder. Başka Bir Deyişle beş beyitlik bir gazelin kafiye tablosu şu biçimdedir :

——————- a

——————–a

*

——————- b

——————–a

*

——————- c

——————–a

*

——————- d

——————–a

*

——————- e

——————–a

Matla beyitten sonra gelen beyte hüsn-i matla denir. Hüsn-i matla, en hoş beyit anlamındadır. Anlamından da anlaşılacağı gibi bu beytin matladan daha hoş, daha renkli ve daha dikkat çekici olmasına dikkat edilir.

Gazellerde matlanın bir kısmı ya da tamamı gazel sonunda tekerrür edilebilir. Buna redd-i matla denir. Kelime anlamı matlanın geri dönmesi, tekerrür edilmesi olarak gösterilir.

Makta, son beyittir. Kat etmekten kazanç, kesmek, ayırmak olarak gösterilir lügatlerde anlamı. Mahlas beyit de denir zira burada şairin mahlası geçer. Makta beyit, gazelin bitişini haber verir. Makta beyitinde şairler kendilerinden ve sanatlarından bahsederler. Maktadan bir evvelki beyte  hüsn-i makta denir. Şayet müstakil bir makta yerine, matla beyit makta yerine kullanılıyorsa buna redd-i dörtlük denir.

Gazelin en hoş beytine – beyit gazelde nerede olursa olsun – beytü’l gazel / beyt-i gazel ya da şah beyit, şeh beyit denir.

Gazellerde daha doğrusu divan şiirinde bütünlük rediflerle sağlanır. Çoğu zaman gazeller, hatta kasideler rediflerle anılır. Misalin Fuzuli Su Redifli Kaside, Rasih Üstüne Redifli Gazel vs.

 Bütünlüğün rediflerle sağlandığı gazellere müderref gazel denir.  Kelime anlamı da redifli gazellerdir. Redifli gazellerde beğenilen gazellerin rediflerine nazireler yazılır, hatta redifler tanzir edilir.

Doğu edebiyatından gelen Divan Edebiyatı’nda yapıtlara başlık verme adeti yoktu. Bu adet Batı’dan gelmiştir. Divan edebiyatında gazellere bir ad veya başlık verme ananeyi olmadığı halde divanlarda muhteşem bir kumpas vardır. Bu kumpas da divanların gazeliyat bvefat Arap alfabe sistemine göre düzenlenmiştir. Bu alfabetik sıralama müderref gazelelerde redif ya da kafiyeye göre yapılır.

Nitekim kimi gazellerde rediflerin yanında anlam birliği de bulunur. Hem biçimde hem anlamda bir anlam bütünlüğü gazellerde görülen bir özellik değildir zira Divan Edebiyatı yapıtlarında anlam, beyitler arasında değil beyitte sağlanır. Yalnız şayet bir gazelde mevzu ve anlam bütünlüğü varsa başka bir deyişle beyitler arası bir anlam bağı varsa o gazele yek – ahenk gazel denir.

Bir gazelin tüm beyitleri şah beyit niteliğinde ise, tüm beyitler ayırt edilemeyecek hoşlukta ise bu gazele yek – avaz gazel denir. Yek; Farsça birlik, bir demektir.

Bir gazele beyitler eklenebilir. Şairler, gazellerini saray etrafına sunmak istediklerinde gazellerin sonuna birkaç metih emelli beyit ilaveler. Bu cins gazellere başka bir deyişle kaside emelli gazellere müzeyyel gazel denir. Zeyl kökünden gelen müzeyyel ekleme, bitiştirme demektir. Bu bağlamda müzeyyel gazel kelime gurubunun kelime anlamı eklentili gazeldir.

Gazellerde bayağıda yalnızca matla beyti kendi arasında kafiyeli olur; ama bir gazelde birden fazla birbiriyle kafiyeli beyit varsa başka bir deyişle matla beyitinden sonra gelen beyitler matla kafiye kumpasını sürdürürse bu gazellere zü’l metâli ya da  zâtü’l metâli’ çok matlalı gazel denir. Bu beyitler musarra olarak da geçer. Musarra başka bir deyişle ard arda kafiyeli beyitlerden sadece iki tane varsa bu gazele gazel-i dü-matla denir. İki matlalı gazel anlamındadır. Gazelin matladan sonra gelen beyitlerini kafiyeli yapmaya tasrî,  tasrî çizgisinde devam eden beyitlere musarra/birbiriyle kafiyeli ya da müselsel gazel denir. Müselsel silsile kelimesinden türetilmiştir ve zincirleme demektir. Bu balaka ışığında müselsel gazel laf gurubu bütün anlamıyla zincirleme gazel demektir.

Beyit rakamı 15 ve üstü gazellere gazel-i mutavvel ismi verilir.

Dörtlük ortalarında kafiye görülebilir. Dörtlük ortasında iç kafiye olan gazellere musammat gazel denir. Bu gazellerin değişik aruz kalıpları vardır. Bu kalıplar, ikiye bölünebilen uzun kalıplardır. İki denk parçaya bcan verilen aruz kalıbıyla hem gazel bütünlüğündeki ritim bozulmaz hem de  iç kafiye yapmak kolaylaşır.

Gazeller bazen tek bir şair tarafından söylenmez. İşte birkaç şairin birlikte söyledikleri gazellere ortak ortak gazel denir. Bu  gazeller genelde cümbüş meclislerinde yazılan gazellerdir. En ehemmiyetli özellikleri hazırlıksız başka bir deyişle doğaçlama söylenmesidir. Bayağıda bir mesai işi olan divan şiirini, bu biçimde yanılgısız ve irticalen söyleyebilen şair gerçekten iyi şair olarak kabul edilir.

Arapça, Farsça ve Türkçe dillerinde karmaşık olarak yazılan gazellere mülemmâ gazel denir. Bu cinsler biraz şairin balaka deryasını ispatlamak emeliyle yazılır.

Aynı Aşık Edebiyatındaki “ dedim – dedi” kalıbıyla yazılan ve karşılıklı söyleyişle oluşturulan gazeller vardır. Bu gazellerde sual – yanıtlı bir konuşma geçer. Bahsedilen biçimde yazılan gazellere mürâca’a gazel denir.

Gazel, bütün kafiyelerini cinas biçiminde yapabilir. Cinas aslen bir kafiye çeşididir ve anlamları değişik ama yazılışları aynı olan kelimeler kullanılarak oluşturulan kafiyedir. Şayet gazelin tüm kafiyeleri  cinaslı ise bu gazele tecnis denir.

Beş beyitten az olan ve mahlas beyti olmayan gazeller de vardır. Bu gazellere na – tamam gazel başka bir deyişle bitirilmemiş, bitmemiş gazel denir. Bu gazeller, divan tertip edilmesinde divanın son kısımlarına konulur.

Gazel Örnekleri

Bu misallerde Hayalî Bey gazeli kullamıştır.

Matla beyit örneği

Cihân – ârâ cihân içindedir arayı bilmezler ———–a

Ol mahîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler———–a                                                                            

Açıklama : O insanlar ki kâinatın ziyneti içinde dururular ama evreni görmezden kazançlar. Onların gidişatı deniz içindeki balığın denizi bilmemesi gibidir.

Hüsn-i Matla

Harâbât ehline dûzah azâbın anma iy zâhid ————–b

Ki bunlar ibn-i vakt oldu gam-ı ferdâyı bilmezler  ———a

Açıklama: Ey Zahid ! Birahane ehline cehennem azabından bahsetme. Onlar ki bu süreyi yaşarlar. Geleceğin kaygısını, efkârını bilmezler.

Hüsn-i Makta

Hamide kadlerine rişte-i eşki takup bunlar————c

Atarlar tir-i maksudu nedendir yayı bilmezler———-a

Açıklama :  Bu aşıklar, aşk tasasıyla yay gibi iki büklüm olup göz yaşlarından oluşan bir ip takarak sevgiliye istek okları atalar. Ama hakiki okun neyden yapıldığını bilmezler.

Makta / mahlas

Hayâlî fâkr şalına sürükleyenler cism-i uryânı ——-d

Anınla fahrederler atlas ü dîbâyı bilmezler——a

Açıklama : Üstüne yoksulluk şalını örtenler tasavvufta yüksek bir mertebedir ne atlas kumaşa ne dibaya aldanırlar.