Son Haberler

Felatun Bey ile Rakım Efendi Romanının Geniş Özeti

-
Eylül 6, 2022
Felatun Bey ile Rakım Efendi Romanının Geniş Özeti

Ahmet Mithat Efendi’nin en öğrenilen eserlerinden olan Felatun Bey ile Rakım Efendi romanının geniş bir özetini yaptık.

Felatun Bey ile Rakım Efendi Romanının Geniş Özeti

Tanzimat yarıyılı yazarlarından olan Ahmet Mithat Efendi, yaşadığı yarıyılda verdiği, çoğu roman, 200’nam üzerinde eser ile Türk edebiyatında “Yazı Aygıtı” olarak anılır. Yazdığı romanların fazla olmasının yanı gizeme yaşadığı yarıyılda roman cinsinin bütün oturmamış bir cins olması ve sanat yapmak için değil ulusu eğitmek için yazması Ahmet Mithat Efendi’nin eserlerinin sanatsal istikametten zayıf mahsuller olmasının başlıca nedenleridir. Felatun Bey ile Rakım Efendi, Hasan Mellah, Hüseyin Fellah, Paris’te Bir Türk romanların yazarı olan Ahmet Efendi’nin hayatı, ahlakı şahsiyeti ve eserleri hakkında daha ayrıntılı bilgi için “Ahmet Mithat Efendi’nin Ahlakı Şahsiyeti” başlıklı yazıya göz dolaştırabilirsiniz. Biz bu yazımızda Ahmet Mithat Efendi’nin Felatun Bey ile Rakım Efendi romanının geniş özetini yapacağız.

Felatun Bey ile Rakım Efendi Romanının Mevzusu

Giyimine çok önemseyen, baba parası ile yaşamaya alışmış Felatun Bey ile ailesini ufak yaşta kaybetmiş, muhtaçlık içinde gelişirken bir yandan da kendini geliştirmeye çalışan, azimli, çalışkan biri olan Rakım Efendi’nin hayatını anlatır.

Felatun Bey ile Rakım Efendi Romanının Özeti

Mustafa Meraki Efendi, dış görünüşüne çok fazla önemseyen zengin biridir. Avrupai hayatı özümser. Ancak bu istek dahi yalnızca azametten ibarettir. Mustafa Meraki Efendi’nin bir oğlu ve bir kızı vardır ve bu çocuklarını da kendi gibi yetiştirir. Çocuklarının dış görünüşlerinin düzgün olması için hiçbir giderden sakınmaz. Çocuklarının dış görünüşlerine verdiği ehemmiyeti, eğitimleri hususunda göstermez. Bu biçimde yetişen Mihriban ve Felatun Bey’de babalarından değişik olamazdı. İkisi de dış görünüşlerine önemseyen gerisini umursamayan şahıslar haline kazançlar. Felatun Bey, babasının ayarladığı kalemdarlık işinde çalışıyor gözükse de kalemdarlığa hiç uğramazdı. Babasının verdiği cep harçlığı halihazırda kalemdarlık ücretinden fazladır. Felatun Bey’de çalışmamak için cinsli gerekçeler uydurur ki bu gerekçelerin çoğu cümbüşlerde zaman geçirmektir.

Rakım Efendi, kalaslık yapan muhtaç bir babanın oğludur. Çocuk yaşta evvel babasını daha sonrada annesini kaybeder. Rakım Efendi’nin mesullüğünü Arap dadısı Fedayi üstlenir. Rakım için elinden ne iş geliyorsa yapar. Rakım Efendi’de boşa zaman geçirmez ve kendini geliştirmek için ne gerekiyorsa yapar. 20 yaşına gelene kadar fukara bir hayat sürer. Mektebini tamamladıktan sonra devlet dairesinde kalemdar olarak çalışır. Ancak buradan kazandığı para çok azdır. Hiç ummadık bir zamanda bir iş kazanç. Rakım Efendi’nin Fransızca bildiğini dinleyen bir basımcı Rakım Efendi’ye Fransızca bir kitabı çevirmesi için 20 altın öneri eder. Rakım Efendi bu iş için kendine pek güvenemese de 12 gün gibi bir vakitte tercümeyi tamamlar. Kazandığı 20 altın ile ne yapacağını bilemez. Rakım Efendi hayatı süresince bu kadar parayı hiç bir arada görmemiştir. Kazandığı 20 altını doğruca dadısına götürür. Dadısı elinde 20 altın olan Rakım Efendi ile şeref dinler ve ikisi beraber ağlaşırlar. Bu 20 altından sonra Rakım Efendi’nin işleri hep yolunda gider. Yabancı dil öğreniyor olması onun bir hayli yerden iş öneriyi almasını sağlar. Bir Hayli mektup, belge, kitap vb. yazıların tercümesi için Rakım Efendi seçim edilir. Yabancı dil öğrenmesinin yanı gizeme düzgün ve emin karakterinin de bu gidişatta tesiri büyüktür. İşleri kumpasa girince ilk iş olarak babadan kalma daha önceki evini tamir ettirir. Gece gündüz çalışıyor olması sayesinde cebinden hiç parası beceriksiz olmayan Rakım Efendi, dadısının tam ısrarlarına karşın evlenmek istemediğini dile getirir. Dadısı da yalnızlığından dem vurarak konutta bir dost olmasını ister. Bu gidişatta Rakım Efendi konuta bir cariye almaya karar verir. Dadı Fedai tanıdık tutsakçılardan Arap cariye sipariş etse de gelenleri hiç sevmez.

Rakım Efendi bir gün yolda yürürken bir kız görür. Kızın girdiği evin kapısını çalarak tutsak olduğunu düşündüğü kızın maliyetini sorar. Tutsakçı Çerkez kız için 100 altın ister. Rakım Efendi’nin yalnızca 80 altını vardır. Tutsakçı ile pazarlık etse de kuruş indiremez. Tutsakçıya 20 altını daha sonra vermek üzere tahvil imzalamayı öneri eder. Kızda sarılık bulguları ortaya çıktığı için tutsakçı, Rakım Efendi’nin önerisini hemen kabul eder. Arap cariye isteyen dadısına ne söyleyeceğini öğrenemeyen Rakım Efendi, kız ile konuta gider. Dadı Fedayi, Rakım Efendi’nin düşündüğünün aksine Çerkez kızı çok hoşlanır. Dadı Fedayi yeni kıza Canan ismini koyar. Canan, konuta verimi ile kazanç. Rakım Efendi’nin işleri daha da çoğalır. Ancak Canan bir müddet sonra hastalanır. Canan’ı hakimiyete gelen hekim istirahat etmesi gerektiğini söyler. Canan kısa vakitte iyileşir.

Yakın zamanda İstanbul’a bir İngiliz aile taşınır. İstanbul’a yerleşen Ziklas ailesi, Rakım Efendi’ye bir dostu aracılığı ile iş öneri ederler. Hiçbir işten kaçmayan Rakım Efendi, Ziklas ailesi ile görüşmek için Ziklas ailesinin konutlarına doğru yola koyulur. Ne iş yapacağını konutta bilecek olan Rakım Efendi konutta Mister ve Misters Ziklas ile taşınır. Rakım Efendi’ye verilecek olan iş Ziklas ailesinin Can ve Margrit isminde iki kızına ders vermektir. İlk derste yalnızca abece öğreten Rakım Efendi, kendi evinde de Canan’a ders vermeye başlar.

İkinci ders için Ziklas ailesinin evine gittiğinde Felatun Bey ile karşılaşır. Daha Öncekinden birbirlerini tanıyan Rakım Efendi ve Felatun Bey ayaküstü sohbet ederler. Bilgiçlik taslamak isteyen Felatun Bey, Rakım Efendi’nin kızlara öğrettiği şeyler hakkında atıp tutmaya çalışsa da cehaletliği hemen ortaya çıkar. Rakım Efendi, Felatun Bey’in bu tutumuna karşın yeniden de Felatun Bey’in cehaletliğini suratına vurmamak için elinden geleni yapar. Felatun Bey köşkten ayrıldıktan sonra Rakım Efendi de derslere başlar ve Felatun Bey hakkında tek kelime etmez.

Rakım Efendi ders sonrası doğruca evine gider. Canan’ı konutta göremez. Dadısına sorsa da net bir yanıt alamaz. Dadısını azıcık sıkıştırınca her şeyi öğrenir. Canan komşunun cariyeleri ile beraber piyano dersi görmektedir. Ancak Rakım Efendi kızar diye bunu gizlemişlerdir. Gerçektende Rakım Efendi bu vaziyete çok hiddetlenir. Canan’ın ahlakının bozulmasından korkmaktadır. Ne kadar kızsa da Canan’ı kırmak istemez. Canan’a hem piyano alacağını hem de öğretmen tutacağına söz verir. Rakım Efendi’nin parasal gidişatı verdiği lafı geciktirmektedir. Piyano alabilse dahi öğretmen yakalamak çok giderlidir.

Beyoğlu’nda Fransız bir arkadaşını ziyaret ettiği bir gün konuttaki hanımlar piyano çalmaya başlayınca verdiği laf usuna gelen Rakım Efendi kederlenir. Yanındaki arkadaşları bu gidişatı fark edip sebebini sorunca her şeyi anlatır. Piyanoyu çalan kadın yerinden kalkarak Canan’a ders veren hocanın kendisi olduğunu söyler. Canan’ın en zaferli talebesi olduğunu söyleyerek ona ders vermek istediğini söyler. Rakım Efendi’den ders fiyatı yerine arkadaşlığını ve sohbetini ister. Vaziyete çok sevinen Rakım Efendi, gidişatı beğene beğene kabul eder. Ancak Yozefino ismindeki piyano öğretmeninin bir koşulu daha vardır. O da nitelikli bir piyano almasıdır. Müzik aletlerinden hiç anlamayan Rakım Efendi, Yozefino ile birlikte giderek Yozefino’nun seçtiği piyanoyu satın alır ve konuta göndertir. Canan, Rakım Efendi’nin sürprizine çok sevinir.

Kış mevsimi geldiğinden Rakım Efendi, İngiliz kızlarının saatlerinde farklılık yapar. Mister Ziklas’ın uzun zamandır devam eden ısrarları karşısında akşam yemeği davetini kabul eder. Ziklas ailesine yemeğe gittiği bir akşam yolda Felatun Bey ile karşılaşır. Felatun Bey’in üstü başı perişan bir haldedir. Rakım Efendi gidişatı sorduğunda da üstüne mayonez döküldüğünü söyler. Azıcık daha sohbet ettikten sonra yollarına devam ederler. Rakım Efendi, Ziklas ailesi ile yemeğe oturduğunda Mister Ziklas hizmetçiden mayonez ister ama hizmetçi mayonezin döküldüğünü söyleyince Rakım Efendi bir şeylerden şüphelense de bu mevzudan hiç laf etmez.

Başka bir gün Can ve Margrit, Rakım Efendi’ye bir mektup yazarak konuta davet ederler. Neden olarak da akşam Felatun Bey’in misafir olduğunu ve yalnız kalmak istemediklerini söylerler. Rakım Efendi, ilk olarak daha evvel söz verdiği Yozefino’nun evine uğrar. Azıcık içki içtikten sonra yakınlaşan Rakım Efendi ve Yozefino ayrılmadan evvel sevişirler. Ayrılırken de aralarında geçenlerin gizem olarak kalacağına söz verirler. Rakım efendi Yozefino’dan ayrıldıktan sonra Ziklasların evine gider. Evin kapısı açılır açılmaz hizmetçi tarafından kucaklanan Rakım Efendi neye uğradığını afallar. Hizmetçi:

“Gaddar, ne geç kaldın? Gözlerim yollarda kaldı, bu akşam da mayonezi üstüne başına dökecek misin?”

 diyince Rakım Efendi her şeyi anlar.

Rakım Efendi hizmetçiyi konuşturarak her şeyi öğrenir. İşin aslı ise şöyledir: Felatun Bey’de o akşam Ziklas ailesine misafirdir. Azıcık erken gelerek evin hizmetçisi ile kırıştırmaya başlar. Ancak masadaki mayonezi üstüne dökülür. Hal böyle olunca da kimseye görünmeden konuttan uzaklaşır.

Rakım Efendi başka bir gün ders vermeye geldiğinde Felatun Bey’den bahsedince Mister Ziklas çok hiddetlenir ve Felatun Bey’in isminin anılmamasını ister. Rakım Efendi, nezaketen sussa da çok merak ettiği bu mevzuyu kızlardan öğrenir. Vaziyet şöyledir. Başka bir gün Felatun Bey yeniden Ziklasların evinde karanlık antrede hizmetçi sanarak evin hanımını kucaklayarak

“A tatlım! Mayonezi bir daha üstüme dökecek misin? Az kalmıştı ki beni Rakım ve öteki konuklar huzurunda rezil edecektin

diyince her şey ortaya çıkmış. Evin hanımı hiddetlenerek Felatun Bey’i ve hizmetçiyi konuttan kovmuş.

Rakım Efendi’nin Yozefino’nun evinde olduğu bir gün Yozefino, Canan’a akdikeni olduğunu söyler. Canan için 1500 altın öneri ettiklerini de ilaveler. Rakım Efendi bu kararı Canan’ın vermesi gerektiğini söyleyerek mevzuyu kapatır. Akşam konuta gittiğinde gidişatı Canan’a anlatır. Canan, Rakım Efendi’nin yanında kalmak istediğini söyler.

Felatun Bey’in babası Mustafa Meraki Efendi ölüm eder. Tam varlığı kızı ve oğlu arasında paylaşılır. Büyük bir mirasın servetçisi olan Felatun Bey, savurganlığı iyice çoğaldırır. Polini isminde bir tiyatro oyuncusuna aşık olur. Polini ismindeki bu kadın Felatun Bey’in daha çok tüketmesine ve kumara alışmasına neden olur. Rakım Efendi, Felatun Bey’i arkadaş olarak gördüğü için uyarmaya çalışsa da Felatun Bey, Rakım Efendinin kendisini çekemediğini düşünerek Rakım Efendi’nin laflarını dikkate almaz.

Rakım Efendi’nin hayatı kumpasa girmiş ve her şey hoş bir biçimde ilerler. Canan ile iyice yakınlaşan Rakım Efendi Yozefino ile de ilişkisine devam eder. Hatta hep beraber dolaşmalara giderler. Ziklas ailesi ile de iyice yakınlaşan Rakım Efendi, kendi evinde Ziklas ailesi için alaturka bir cümbüş nizam eder. Bu cümbüşte Can ve Margrit Canan’ı çok çekemer.

Mister Ziklas’ın büyük kızı Can da Rakım Efendi’yi beğenmektedir. İçinde gizlediği bu sevgi Can’ın hasta olmasına ve yatağa düşmesine neden olur. Gelen hekim Can’ın hastalığının nedenini bir cinsli çözemez. Bu hastalığın nedeninin aşk olduğunu fark edince bir test yapar ve bu testin neticesinde Can’ın Rakım Efendi’ye aşık olduğunu anlar. Gidişatı Mister Ziklas’a anlatır. Mister Ziklas kızının iyileşmesi için Rakım Efendi’den kızı ile evlenmesini ister. Ancak Rakım Efendi Canan ile konutlu olduğu palavrasını söyleyerek öneriyi geri çevirir. Mister Ziklas mirasının yarısını öneri etse de Rakım Efendi’yi ikna edemez. Hekim Rakım Efendi’den en azından Can’a palavra söylemesini ve hastalığı atlatana kadar yönet etmesini ister. Rakım Efendi bu öneriyi kabul etse de yatakta uyumakta olan Can’ı aldatamazlar. Rakım Efendi konutta daha fazla durmak istemez ve oradan ayrılır. Kendini öteki işlerine verir. Canan, Dadı Fedayi ve Yozefino ile hoş süreler geçirir.

Mister Ziklas, ufak kızı Margrit’in de aynı hastalığa düşmesinden korktuğu için kızını İskenduran’a gidecek olan bir gemiye bindirir. Margrit’i yolcu etmeye Rakım Efendi de kazanç. Margrit ile vedalaştığı sırada Margrit, Rakım Efendi’ye kendi aşkını itiraf eder. Şayet ablası daha evvel söylememiş olsa kendinin de aynı hastalığa tutulabileceğini söyler. Rakım Efendi, Margrit’in yanından ayrıldıktan sonra aynı gemide Felatun Bey ile karşılaşır.

Felatun Bey, tam servetini harcamıştır. Polini denilen kadın, onu kumar oynamaya teşvik ederek daha çok kaybetmesini sağlamış ve kazanan şahıslar ile parayı bölüşmüştür. Hiç parası kalmayan Felatun Bey, bir arkadaşı sayesinde Cezayir’deki eyaletlerden birine kaymakam olarak ceddilir. Gemiye de Cezayir’e gitmek için biner. Felatun Bey geç de olsa uslanmıştır. Artık hayatını daha usunda biri olarak yaşayacağını söyleyerek Rakım Efendi’ye veda eder.

Can’ın vefatını bekleyen ailesi ve hekim beklenmedik bir büyüme ile şaşırır. Can iyileşmeye başlamıştır. Gün geçtikçe de daha önceki eforunu geri kazanır. Rakım Efendi bu gidişattan haberdar olunca çok sevinir. Rakım Efendi’nin hayatı da gün geçtikçe daha hoş gitmektedir. Canan’ı nikahına alır ve kısa müddet sonra Dadı Fedayi’den Canan’ın hamile olduğunu bilir. Bu haberden 6 ay sonra da Yozefino Rakım Efendi’ye bir erkek evlat verir.

Felatun Bey ile Rakım Efendi Romanının Kahramanları

Rakım Efendi: Fukara bir ailede doğmuş ve ufak yaşta ailesini kaybeden bir gençtir. Çalışkan ve iyi nezaketli olması ile bir hayli güçlüğün üstesinden kazanç. İçtenliği ve güvenirliliği sayesinde herkes tarafından beğenilen, sayılan biridir.

Felatun Bey: Varlıklı bir ailenin tek oğludur. Dış görünüşüne çok fazla umursar. Alafranga takılmak için her şeyi yapar. Adının anlamından yola çıkarak kendini Platon gibi akıllı biri olarak göstermeye çalışsa da her zaman rezil olur. Kadınlara düşkünlüğü suratından babasından kalan tüm serveti harcar. Son bir arkadaşın dayanağı ile İstanbul dışında bir memuriyete ceddilir.

Canan: Rakım Efendi’nin çok severek aldığı Çerkez cariyedir. Canan çok zeki olduğu için kendisine verilen tüm dersleri süratlice öğrenir. Fransızca konuşmayı ve piyano çalmayı öğrenir. Rakım Efendi’ye aşıktır.

Dadı Fedayi: Rakım Efendi’nin dadısıdır. Arap olan Fedayi, anne ve babası can veren Rakım Efendi’yi kendi çocuğu gibi geliştirir.

Yozefino: Fransız bir piyano öğretmenidir. Rakım Efendi ile Canan’a piyano dersi vermek vesilesi ile tanışır. Kısa vakitte Rakım Efendi ile yakınlaşarak beraber olurlar.

Mister Ziklas: İngiliz bir bey. Uzun zaman çalıştıktan sonra rahat yaşayabilmek için İstanbul’a taşınır. Kızlarına ders vermesi için Rakım Efendi’yi meblağ.

Can: Mister Ziklas’ın büyük kızıdır. Renkli gözlü, ince belirli, kırmızı çehreli bir kızdır. Rakım Efendi’ye olan aşkı suratından yataklara düşer.

Margrit: Mister Ziklas’ın ufak kızıdır. Ablasının aynısıdır. Ablası gibi Rakım Efendi’den beğense de kendine dominant olmayı muvaffak olur.

Polini: Tiyatro oyuncusu olan bir kadın. Felatun Bey ile parası için beraber olur. Felatun Bey’i kumara başlatarak onu dolandırır ve tam mirasını sömürür.