Son Haberler

Fal Nedir?

-
Eylül 20, 2022
Fal Nedir?

Gelecekten haber verdiğine inanılan bir çeşit ritüeldir. Bu ayini farklı dillerde farklı adlandırmalarla anılır ve farklı anlamlara kazanç:

Arapça: “Fal” olarak öğrenilir. Anlamı “ Uğur ve uğurlu şeyleri gösteren simge”  olarak geçer lügatlerde.

Batı Dillerinde: Grekçeden gelen manteia sözcüğünün İngilizcedeki ve Fransızcadaki versiyonları kullanılır. Anlamı da “gelecekten haber verme” olarak tespit edilmiştir.

İngilizce: Mancy

Fransızca: Mancie

İngilizce “medium” ifadesi de fal ile alakalıdır. Buna göre kelimenin bütün anlamı “orta” demektir. Medium olan birey, fani dünya ile ruh dünyasının ortasındaki şahıstır ve görevi ruh dünyasında fani dünyaya haber vermektir.

İnsanlar Neden Fal Bakar?

İnsanların fala inanmaları ya da pek çok fal biçiminin olması insanların bilinmeze dinledikleri merak dışında rastgele bir vaziyet ile açıklanamaz. Gelecekten haber verme gibi bir gidişatın bilimsel olarak imkânsız olması insanları mana dışı bir hayli şeye sevk etmiştir. Meçhul bir gidişata anlam verme ya da belirsize bir fobi dinleme zati insan tabiatının gereği olan vaziyetlerdir. Hatta insanların genelde her şeye bir anlam yükleme vaziyetleri vardır ki bu da onlara uyduracakları onlarca açıklama sunmuştur; fal da bunlardan birisidir.

Herkes Fal Bakamaz!

Fal bakma işini müneccim, bakıcı, medyum, şifacı gibi isimlerle anılan ve özel eforları olduğuna inanılan şahıslar yapar. Yalnız bu adlandırmalar değişik işleri temsil eder. Fal, bazı özel taşıtlar aracıyla geçmiş zaman, içinde, bulunulan zaman ve gelecek zamanla alakalı hipotezlerde bulunma işidir. Bu güzergahıyla bakıcıdan ve medyumdan ayrılır. Medyum, ruhlar ile bakıcılar ise cinlerle irtibat kurduğuna inanılan bireylere verilen isimlerdir. Fal, bakıcı ile bir vasıta kullanması güzergahıyla, kahin de geleceği öğrenme mücadelesi ile benzeşir. Yalnız bakıcının cinlerle ilgisinin olduğunun düşünülmesi güzergahıyla müneccimden ayrılır. Kahin ya da öteki ismiyle şaman da özel becerilerle ruhlarla temasa geçen ve bu geçiş evresinde kendisinden geçen, vecd olan şahıstır. Müneccim ile bu güzergahıyla ayrılır zira müneccimde kendinden geçme gibi bir vaziyet mevzubahisi değildir.

Fal bir sihir değildir. Büyü ya da sihir var olana iyi ya da makûs istikametten tesir etme işi iken falda yalnızca olan ya da olacak vaziyetlerle alakalı hipotez laf konusudur.

Fal Türleri

Fallar bakıldıkları vasıtalara ve usullere göre sınıflandırılabilirler. Sınıflandırmaların sayısı oldukça fazla; bazısı bilindik olduğumuz taşıtlar bazısı da pek dinlemediğiniz biçimler… Şimdi bu sınıflandırmalar, kaynaklarda kısaca şu biçimde sıralanıyor:

Yıldız Falı: Astroloji ile yakından alakalıdır. Bireyin doğum tarihinde yıldızların yerine bakılarak onun hayatının nasıl olacağına dair hipotezler yürütülür.El Falı: Bireyin elindeki çizgiler dikkate alınarak bireyin hayatında olacaklar ya da olanlar hakkında fikir yürütülür.Kuş Falı: Kuşların ötüşlerinden ya da göç yollarından, uçuş biçimlerinden anlam çıkarma işidir.Kağıt Falı Tarot, İskambil gibi kartlar: Bazı özel biçimli kartlar ile insanın geleceği ya da geçmişi hakkında yorum yapılır.İç Uzuvlar Falı: Hayvanların iç uzuvlarına bakılarak yorum yapılır.Kum ya da Toprak Falı: Gelecekten haber verdiğine inanılan nesneler kum ya da topraktır.Zar Falı: Şuan da mevcut olan çeperler ile bakılan fallardır.Taş Falı: Özel taşlarla bakılan fallardır. Bu cins falların fasulye ya da nohut gibi baklagillerle bakılan türü de mevcuttur.Kitap Falı: Kutsal bir kitabın rastgele bir sayfasının açılıp rastgele bir yerinin okunulması ve okunan kısmın insan hayatına açıklanması işidir.Ateş Falı: Küllerden ya da ateşin yanma şeklinden, bireyin geçmişi ya da geleceği hakkında bilgi edinilebilineceğine inanılır.Su Falı: Serinkanlı bir suya bakana müneccimin gaipten haber getirdiğine inanılır.Rüya Yorumu: Rüyanın bilimsel bir açıklaması vardır ve bu bakımdan rüya yorumu da bir cins faldır.İnsanın Beden Yapısı ile Alakalı Fallar: İnsanın beden yapısına bakarak onun geleceği hakkında bilgi edinme uğraşıdır.Kura Falı: Kağıtlara anekdotlar alındıktan sonra bir torbaya konan kağıtları sürükleyen müneccim, o kağıtta yazanları bireyin hayatına enjekte eder. Bu fal bakma şekline caddede gördüğümüz gayecilerde rastlarız ama onlar kendileri sürüklemez; gaye tavşanlarına çektirirler.Kahve Falı: Kahvenin telvesinin fincanda ve tabakta vazgeçtiği izleri açıklama işidir. Fincanı kapatma ve açma ritüelleri bile vardır.Çay Falı: Çay yapraklarından bakılan bir fal  cinsidir. Kahve falına benzer.

Fal Ne Zaman Ortaya Çıktı?

Fal bakma çoğu zaman kahinlik isteyerek ya da maksatsız biçimde birbirine girmiştir. Bu bakımdan da fal bakma ritüeli ile kahinlik birbirine karışmıştır ve din adamlarının kahinlik olarak yaptıkları gelecekten haber verme işi de fal olarak öngörülmüştür. Hal böyle olunca da falın başlangıcı ilk uygarlıklara kadar çıkmaktadır.

Falın orijini muhtemelen Mezopotamya’dır zira M.Ö 4.000 yıllarında Mısır’da, Çin’de, Babil’de ve Kalde’de müneccimlikle alakalı bazı bilgiler ve yazılı evraklar vardır. Kısaca müneccimlik M.Ö 4.000 sene evvel vardır ve Mezopotamya’da doğmuştu.

Akadlar, Onlarca Fal Teknikleri Geliştirmişlerdi

Fal, Akadlar zamanında onlarca teknikle bakılmaktaydı. Yazılı evraklardan anlaşılan da falın sosyal anlamda ve ulusta oldukça yaygın olması. Bu da gösteriyor ki millet, fala aşırısıyla alaka duymaktaydı. Üstelik fal ile alakalı evraklar nicelik olarak da kalite olarak da çok fazla..

Akadların bu fal merakı, falın tüm Asya ve Akdeniz havzasına yayılmasını sağladı. Akadlar, ticari istikametten çok güçlü oldukları için bu akım giderek tesirini arttırdı.

Sümerler ve Fal İnanışları

Sümerler de fala meraklı idi. Hayvanın iç uzuvları ile fal bakma işi Sümerlerde rastlanmaktaydı. Sümerler, fal için kurban ettikleri kuzunun safra kesesine, akciğerine, bağırsaklarına bakarak devletin ya da insanın geleceği hakkında hipotezler yürütürlerdi.

Babiller ve Fal İnanışları

Babillerde vaziyet azıcık daha astronomiye dayanıyordu. Çocukların doğum zamanlarında yıldızların konumuna göre çocukların kişilikleri ve hayatlarında yaşayacakları ehemmiyetli olaylar anlaşılmaya çalışılıyordu. Bunun dışında insanın fiziğinden, rüyalardan, hayvan tavırlarından ve de takvimlerden gelecek okunmaya çalışılıyordu.

Astroloji öteki devirlerde bir bilim dalı olarak değerlendirilecek kadar çok büyüdü. Kalde ve Asur’da büyüyen gök biliminden genelde krallar yararlanmaya başladı.

Mezopotamya’da yıldızlar bir nevi kader yazıcı gibi idi. Bu bakımdan yıldızlarla alakalı her şeye bir anlam yükleme peşinde olan uygarlıklar astronomi sınan ilmi ortaya çıkardılar. Hititler gök bilimi ile çok alakalıydılar. Güneş ve Ay’ın hareketine göre Babil kentinin başına gelebilecek natürel ya da insanî faciaları öğrenmeye çalışıyorlardı. Hititler ayrıca et falı denilen kendilerine özgü fal çeşidini geliştirdiler. Yalnız et falında bir kahinlikte bulunma vaziyeti yoktu, sual – yanıt vaziyeti vardı. Hititler, hayvanların iç uzuvlarına bakarak kendi sordukları suallere pozitif ya da negatif başka bir deyişle evet ya da hayır biçiminde yanıt aldıklarına inanıyorlardı. Hititlerde fal millet için değil krallar ve devlet için de yapılırdı. Falın en çok kullanıldığı alanlardan birisi de savaşlardı. Savaşın nasıl geçeceği, kralın nerede konaklayacağı, düşmanın taktiği gibi vaziyetler fal bakılarak anlaşılırdı.

Fal Ayin Sırası Şöyledir: 

Evvel dilek yakalanır ya da sual sorulur.
Sonra fal bakılır.
Yanıt istenen biçimde değilse başka sualler sorulur.
Falın doğruluğu öteki fal çeşitleri ile hakimiyet edilirdi.

Bir dipnot düşmek gerekirse Hititlerde bulunan bu fal bakma sırası günümüz insanlarında da görülmektedir. Şöyle ki.

Kahve falı bakılmadan evvel gaye edilir, dilek dilenir.
Sağdan sola olacak biçimde fincan, altlığa kapatılır.
Fal bakılır ve fala göre “dileğin olacak” ya da “dileğin olmayacak” denir.
Genelde kahve falı, tarot kartları ile desteklenir.

Parantezi kapatıp mevzumuza geri dönersek Hititlerin baktıkları fal çeşitlerini şu biçimde sıralayabiliriz:

Et falı
Kuş falı
Talih falı
Kızık keklik falı

Antik Yunan’da Fal Anlayışı

Fal mevzusunda daha batı tarafına doğru gidersek Antik Yunan’da “mantis”leri buluruz. Mantis denilen görevliler, bir cins kahindi ve rahiplerin yanında bulunurlardı. Görevleri ise gelecek ile alakalı nasihatte bulunma ve Yaradan ile bağlantıya geçmekti. Mantisler de bu iş bazı usuller kullanmışlardı; bunlardan en gözde olanı kuşların havada dönüş stillerini yorumlamaktır.

Türklerde ve İslamiyet’te fal inanışları öteki yazının mevzusu olacaktır, ayrıca öteki dinlerde ve Hint ile Çin tarihinde fal anlayışı da Türklerde ve İslamiyet’te fal inanışları isimli yazıda araştırılacaktır.