Son Haberler

Eskişehir’in İncisi Lületaşı Nedir?

-
Eylül 12, 2022
Eskişehir’in İncisi Lületaşı Nedir?

Lületaşı, Eskişehir’in en ehemmiyetli sembolüdür. Yumuşak ve işlenebilir yapısı nedeniyle sanat yapıtı bir hayli figür ve objenin ana maddesidir.

Eskişehir'in İncisi Lületaşı Nedir?

Eskişehir’le aynılaşmış bir taş olan lületaşı, sade, beyaz ve yumuşak özellikleri ile ziynet eşyaları, pipolar, biblolar ve tespihlere değer katan natürel bir taştır. “Eskişehir taşı”, “Beyaz altın”, “Denizköpüğü”, “Patal, “Aktaş” gibi isimleri vardır. Yerin metrelerce altındaki maden yataklarından çıkarılan ve özel usullerle işlenerek sergenleri ve rafları süsleyen lületaşının bir köstebek tarafından bulunduğu söylenti edilir. Bu nazenin natürel taşın dünyasını ziyaret etmeye ne dersiniz?


Lületaşının Tarihçesi

Lületaşının özelliklerinin ilk olarak 1847 senesinde bir Alman mineralog olan Glocker tarafından keşfedildiği biliniyor. Türkiye’de ilk kere Eskişehirli sanatkâr Osman Denizköpüğü tarafından 1950 senesinde işlenmiştir. Denizköpüğü, takribî 300 çırak yetiştirerek lületaşının Türkiye ve dünyada dağılmasında ön ayak olmuştur. Avrupa’da dağılmaya başladığı senelerde Yunanca “mürekkep balığı” anlamına gelen ‘sepiolit’ ismiyle anılan lületaşı, Almanca ve İngilizcede ‘meerschaum denizköpüğü’ sözcüğünün karşılığıdır.

Muhtelif arkeolojik kazılarda bulunan lületaşı objeler, takribî 5000 senelik geçmişe sahip olan bir natürel taş olduğu kanısını oluşturdu. Türkiye’de takribî 200 seneden beri kullanıldığı hipotez ediliyor. Misalin Eskişehir’in Alpu ilçesindeki bazı arkeolojik kazılarda 1700’lü senelere ait lületaşı objeler bulunmuştur. İlk bulunduğu ve kullanıldığı yarıyıl bütün olarak tanımlanamasa da dilden dile gezen bir hikâye lületaşının bir köstebek sayesinde keşfedildiği doğrultusunda…

Şöyle ki; hikâye Eskişehir’e bağlı Karatepe köyü etrafında yaşanıyor ve dedikodunun oyuncuları bir genç çoban ile bir köstebek. Genç çoban bir gün azığını çıkarır ve yemek yemeğe başlar. Bu sırada bir köstebek yer üstüne çıkmaya çalışır. Köstebek çıktığı delikten beyaz bir taşı yuvarlayarak çıkarmaktadır. Genç çoban köstebeğin çıkarmaya çalıştığı taşı alarak yontmaya başlar. Bu sırada taştan bir ses çıkar: “Ah insan bana kıymasaydın keşke”… Çoban, korkarak taşı atar. Taş, bir anda hoş bir kız olur. Daha sonra da parçalanarak tekerrür deliğe yuvarlanır ve kaybolur. Çoban deliği eşmeye başlar ve çoban da kaybolur. Köylüler genç çobanı yerin 7 kat altındaki bir kuyuda boğulmuş olarak bulur. Elinde de lületaşı parçaları vardır. Bu nedenle lületaşı, “genç çobanın hoş kıza aşkı” olarak belirlenir.

Bu dedikoduda bazı detaylar değişik anlatılır. Mesela çobanın bulunduğunda teninin yüzüldüğü ve ellerinin kan içinde olduğu; çoban taşı yontmaya başladığında genç kıza dönüşüp daha sonra feryat ettiği gibi… Söylentilerde detaylar değişse de özellikle yöre ulusu lületaşının bulunmasına neden olduğu inancı nedeniyle köstebeğe değişik bir gözle bakar ve saygı dinler.

Lületaşı Nerelerde Bulunur? 

Lületaşı imali ve ihracatında Türkiye tekel konumundadır. Dünya rezervinin takribî yüzde 70’i Türkiye’de ve ağırlıklı olarak Eskişehir’de bulunur. Eskişehir’in ardından dünyadaki en büyük lületaşı rezervi Kenya’dadır. En nitelikli lületaşının Eskişehir’de bulunduğu da dünyanın kabul ettiği bir asıldır.

Lületaşının anavatanı Eskişehir’dir. Eskişehir’in en ehemmiyetli sembolüdür. Başka Bir Deyişle Eskişehir denince akla ilk olarak lületaşı, ardından “çibörek” kazanç. Bu şehirde 300’nam üzerinde lületaşı ocağı bulunmaktadır. Eskişehir’in batı, kuzeydoğu ve güneydoğu bölgelerinde sık tesadüfülmektedir. Lületaşını oluşturan kimyevi bileşimin yatakları yerin takribî 50 ila 300 metre altında bulunur. Bazı yaradılışlarda yeraltı sularının altındaki yataklarda bulunur. Eskişehir’deki lületaşı rezervi takribî 2 milyon 500 bin tondur.

Eskişehir merkeze ve bazı ilçelerine bağlı; Karatepe, Sepetçi, Nemli, Margı, Gökçeoğlu, Başören, Türkmentokat, Sarısu, Yenişehir, Karaçay, Kepeztepe, Kümpet, Kayı, Karahöyük ve Söğütçük köyleri ve etraflarındaki maden yataklarından çıkarılır. Sivrihisar ilçesi ve etrafında; Sivrihisar’a yakın Ankara’nın Polatlı ilçesine bağlı Oğlakçı, Türktaciri ve Kurtşeyh yörelerinde ve Eskişehir’in Mihalıççık ilçesinin bazı köylerinde de lületaşı başka bir deyişle sepiyolit ve kimyevi olarak eşlik taşıyan atapulgit taş kil minerali yaradılışları tespit edilmiştir. Konya’nın Yunak ilçesi etrafında, Bursa, Kütahya ve Çanakkale’deki bazı bölgelerde de lületaşına tesadüfülür.

Dünyada ise Amerika Birleşik Devletleri, Yunanistan, İspanya, Yugoslavya, Güney Afrika, Avusturya, Rusya, Fas ve Fransa’da da lületaşı yatakları bulunmaktadır. Türkiye’den Almanya, İngiltere, Belçika, Hollanda, İsveç, Norveç, Fransa ve İsviçre gibi Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri ihraç edilmektedir. Avrupa pazarı 1 milyon ton civarındadır.

Batı’da “Viyana taşı” olarak öğrenilir. Bunun nedeni; Viyanalı ustaların lületaşından işledikleri pipo başta olmak üzere bir hayli objeyi sanat yapıtı olarak ortaya koymalarıdır. Lületaşı ilk olarak Viyana’daki onlarca pipo ustası tarafından işlenmeye başlanmıştır. 19. asır başlarında Eskişehir’den Viyana’ya sevk edilen lületaşı, heykeltıraşların ve akılda sanatçıların ellerinden düşürmediği bir taştı. Viyana Abluka Etmesi sırasında Avusturyalılara Yeniçeriler tarafından tanıtılmış ve şöhreti batı ülkelerine dağılmıştır.

Lületaşının Özellikleri Nelerdir?

Endüstriyel bir hammadde olan lületaşı; magnezyum ve silisyum temelli ana kaya parçalarının muhtelif derinliklerdeki değişim katmanları içinde hidrotermal tesirlerle hidratlaşması neticeyi alana kazanç. Doğrudan natürel magnezyum silikat olan manyezit yaradılışları ile iletişimlidir. Manyezitin saflığı lületaşı niteliğiyle iletişimlidir. Bilimsel olarak tanımı “sepiyolit”dur. Başka Bir Deyişle sepiyolit maden grubunda yer alır. Bileşimi ‘magnezyum silikat bileşimi’ olan lületaşının kimyevi yöntemi; “2MgO, 3SiO2, 2H2O” biçimindedir.

Büyüklüklerine göre 7 değişik türü vardır. Her tür; damar yapısı, gözenekleri, renk ve ağırlıklarına göre 12 değişik türe parçalar. Her cins 1 en iyi, 12 en makûs biçiminde sıralanır.

Bazı özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

İnce tanelidir, kile benzer
Rengi beyaz krem ve beyazın tonlarıdır
Kuru iken suda yüzer, ısladığında kayganlaşır
Gözenekli yapısı natürel nem sağlar
İçeriğindeki kristaller düzensizdir
Tozlaşma yapmaz
Kolay işlenebilir

Simyacılar, lületaşının sıhhate yararları olduğunu da iddia ederler. Bunları da sayacak olursak; troid bezinin kumpaslı çalışmasını sağladığı, kireçleme ve romatizmayı önlediği, cildi arındığı, hücreleri gözettiği, damar tıkanıklıklarını önlediği ve bağışıklık sistemini tertip ettiği gibi bereketlerinden bahsedilir.


Nerelerde Kullanılır?

Lületaşı, ağırlıklı olarak ziynet eşyalarının imalinde kullanılır. Pipo, sigara ağızlığı, biblo, kolye, parçalı bilezik, tespih, satranç ekibi, nargile, mektup kalemtıraşı, heykelcikler ve muhtelif ziynet eşyalarının ana maddesi olan lületaşı, sanayideki bazı sektörlerde de katkı maddesidir. Gözenekli yapısı nedeniyle filtre, izolasyon ve dolgu malzemelerinin üretiminde de kullanılmaktadır. Araba boyalarında, porselen hamurunda, böcek ilaçlarında, pudralarda ve kir çıkarıcılarda da lületaşının muhtelif formlarına tesadüfüyoruz.

Pipo ve sigara ağızlığının birinci sınıf malzemesidir. Tütünü pipo ile içenler, lületaşı pipoları seçim eder.

Lületaşı İfadeleri

Lületaşı, özel atölyeler ve aletlerle işlenir. İşinin ehli sanatkâr akıldalar, bu pamuksu taşı sanat yapıtına dönüştürür. Nemini kaybeden lületaşı, işlenmeden evvel sulandırılır ve tekerrür nemini alması sağlanır.

Lületaşının işlenmesinden niteliğine kadar ustaların dünyasında bir hayli ifade ile anılır.

Lületaşı ebatları ve nitelikleri ustaların literatüründe; dökme, zayıf, danel, pamuklu, birim birlik, sıramalı, sırmalı, omuzlama ve budama ifadeleri ile belirlenir.

Lületaşının işlenmesi için kullanılan başlıca aletler şunlardır; tarha, kaba bıçak, iş bıçağı, sıyırgı, göz kalemi, iskarpela, kılavuz, delgi, eğe…

İşlenmesinde şu ifadeler kullanılır; kaba alımı, saykal, çırpma, arış, peydah, tandırlama, ıslak aba, yağlı aba, ovma, parlatma, tasnif, kutulama…

Lületaşı Şirketçiliği

Lületaşı, Eskişehir ve Türkiye ekonomisine ehemmiyetli katkılar sağlıyor. Çıkarıldığı bölgelerdeki yöre ulusu, emekçiler, sanatkârlar, şirketçiler ve esnaflar için yadsınamaz bir kazanç kaynağı aynı zamanda. Odunpazarı’nda 2008 senesinde Lületaşı Müzesi açıldı. Kurşunlu Camii ve Külliyesi içinde bulunan müzede lületaşının çiğ halinden üretilen yapıtlara kadar bir hayli obje sergileniyor. Eskişehir’in tarihi dokusu ile tanınan ilçesi Odunpazarı’nda bir hayli lületaşı firmacısı bulunuyor.

Türkiye’deki bir hayli el sanatı gibi lületaşı sanatı da ne yazık ki günümüz koşullarından negatif etkileniyor. Lületaşı ustaları sanatlarını yeni jenerasyona aktaramamaktan şikâyetçi. Bu alanda gönüllü çırak bulmakta zorlanan akıldalar, bir kültür serveti olan lületaşının yaşatılması için devletten dayanak bekliyor. Çırak bulamayan sektörde natürel olarak akılda da yetişmiyor.

Öte yandan, köyden kente göçün çoğalması nedeniyle lületaşı ocaklarında çalışan emekçi bulunamaması ve hammadde sağlama kasveti ehemmiyetli bir mesele olarak yetkilileri düşündürüyor. Hammadde ve çırak meseleleri de ilave edilince lületaşı esnafının rakamı da giderek eksiliyor.

Lületaşı sanatının yol olmaması için bazı milletvekilleri tarafından Türkiye Büyük Meclisi’ne araştırma önergesi verilmiş ancak henüz bir netice alınamamıştır.