Son Haberler

En Değerli Metal Altın Nedir, Özellikleri Nelerdir?

-
Eylül 5, 2022
En Değerli Metal Altın Nedir, Özellikleri Nelerdir?

Dünyadaki en değerli metal olan altın, parlak sarı görünümü ile asırlardır bırakılamayan en daha önceki metallerden biridir. İşlenmesi en kolay elementtir.

En Değerli Metal Altın Nedir, Özellikleri Nelerdir?

Altın, tarih süresince en bedelli metal olarak öğrenilir. Parlak sarı rengi, tabiatta saf olarak bulunabilmesi ve kolay işlenmesi gibi özellikleri ile asırlardan beri insanları etkileyen bir metaldir. Seneler geçse dahi paslanmayan ve kararmayan özelliği insanları cezp etmiştir. Altının albenisine kapılmayan uygarlık yok. Tarihi, M.Ö. 4000’li senelere kadar uzanıyor. Düğünlerde hala en popüler takılar, altın takılardır. Geline hala “5’i bir yerde” takılır, kolları altın bileziklerle süslenir. Bazı düğünlerde çeyrek, yarım ve bütün altınlar havada uçuşur. Kültür, sanat, spor ve bilim dünyasında dağıtılan bir hayli mükâfatın objeleri altın içerir. Kimyevi açıdan çok ehemmiyetli tepkileri ve tepkinleri yoktur; ancak parasal açıdan mucizevi tesirleri vardır. Her yaştan ve iş grubundan insanların “imtiyazsız” tanıdığı altın reelinde nedir? Neden bu kadar değerli? Dünyada kaç ton altın var? Bu ve eşi bir hayli sualin yanıtını yazımızda bulabilirsiniz.


Tarihçesi

Altının geçmişinin hangi medeniliğe kadar uzandığını tespit etmek güç; ancak milattan evvel 4000’li senelere kadar uzanan tarihi olduğu varsayım ediliyor. 3200’lü senelerde daha önceki Mısır’da para olarak kullanıldığına dair bazı ispatlar var. Peru’daki bazı antik yıkıntılarda M.Ö. 2000’li senelere ait altın ziynet eşyalarına tesadüfülmüş. Aztekler, İnkalar, İskitler, Yunanlar, Sarmatlar, Mısırlılar, İranlılar, Asurlar, Sümerler ve Lidyalar başta olmak üzere hemen hemen tam uygarlıklarda para, takı, mücevher ve ziynet eşyası olarak altının izine tesadüfmek olası. Alşimicilerin “feylesof taşı” olarak adlandırdıkları efsanevi madde de, mermiyle beraber “muhtemelen” altından oluşuyordu. İlk saf altın paranın, M.Ö. 560 senesinde Lidya’nın Minik Asya kraliyetinde üretildiği kaydolunuyor. Yakın tarihte altınla alakalı en ehemmiyetli ilk kimyevi işlem, Japonya’da yapılmıştır. Altının radyoaktif izotoplarının ilk birleşimi, 1924 senesinde Japon fizikçi Hantaro Nagaoka tarafından “nötron bombardımanı” yoluyla hakikatleştirilmiştir.

“Altın” sözcüğü, Latince “parlayan, ışıldayan” anlamlarındaki “aurum” sözcüğünden türetilen bir kelimedir. Sembolünü de bu kelimeden alır. İngilizcesi “gold”dur. Öteki bazı dillerde de, “şafak, parlaklık, şafak parıltısı” gibi anlamlara gelen eş sözcüklerden türetilen kelimelerle ifade edilir. Türkçedeki “altın” ifadesinin en daha önceki kaynağının ise, Orhun Kitabeleri’ndaki “altun kümüş kergeksiz kelürdi” biçiminde yer alan “noksansız altın ve gümüş getirdi” anlamındaki tümceden geldiği belirtiliyor.


Fiziksel ve Kimyevi Özellikleri

Altının kimyevi simgeyi “Au”dur. Atom numarası 79, atom ağırlığı 197, yoğunluğu 19,3 gr/cm3’cins. Erime noktası 1064 derece, kaynama noktası 2856 derecedir. Enerji seviyesi başına elektronları “2, 8, 18, 32, 18, 1” biçimindedir. Atom yarıçapı 135 pm, kovalent yarıçapı 144 pm’dir. Kristal yapısı yüzey merkezli kübiktir.

Periyodik tabloda 11. Grup, 6. Periyot, D-Blok elementlerinden biridir. Geçiş metalleri element serisinde yer alır. Saf halde yumuşak, parlak, sarı renkli bir elementtir. Kolay işlenebilen ağır bir metaldir. Kolayca hırpalanabilir, haddelenebilir, kabartılabilir, oyulabilir, dökülebilir, kakılabilir. Metaller arasında en yumuşak ve kolay işlenebilen metal olarak öğrenilir. Gümüş ve bakırdan sonra elektrik geçirgenliği azami metaldir. Kolayca kimyevi tepkimeye girmez. Asitlere karşı dayanıklıdır, çok kararlıdır, havadan ve sudan etkilenmez, paslanmaz, kararmaz ve matlaşmaz. Yalnızca “kral suyu”nda çözülebilir. Bileşiklerinde +1 ve +3 bedelliklidir. +3 kıymetlikli bileşikleri genellikle kararlıdır. Organik tuzları tereddüttür. Tam bileşiklerden kolaylıkla metal formuna indirgenebilir.

Altın, tabiatta saf olarak bulunabilir. Tabiatta Au-197 % 100 izotopundan oluşur. Ayrıca, atom kütle numaraları 169 ila 205 arasında değişen 36 suni radyoaktif izotopu karakterize edilmiştir.


Hangi Alanlarda Kullanımı Vardır?

Altın, başta takı ve yatırım sektörleri olmak üzere bir hayli üründe kullanılabilir. Kuyumculuk ve takı sektörünün bırakılmaz metalidir. Kuyumculukta genellikle platin, bakır, gümüş ve paladyum gibi metallerle alaşımları kullanılır. Yüksek elektrik geçirgenliği nedeniyle elektronik makinelerde faydalanılır. Altın, kızılötesi ışınların yüzde 98’ini yansıtma özelliğine sahiptir. Bu nedenle uzay sistemlerinde bu özelliğinden yararlanılır. İnce levha haline getirilerek büyük binaların pencerelerinde ısı izolasyonu emeliyle kullanılabilmektedir. Bilgisayar operasyoncularının bacakları altın alaşımıdır. Altın paralar, genellikle altın-bakır alaşımıdır.

Altın, bileşikleri ve alaşımlarının kullanıldığı onlarca ürün ve alandan kimileri şunlardır; elektrik terminalleri, baskı devreleri, transistörler, yarı geçirgen sistemler, uzay elbiseleri, uzay taşıtları, lal sırçalar, potansiyometre, ziynet eşyaları, kaplama, kokpit sırçaları, resimcilik, CD ve DVD’ler, diş uygulamaları, haberleşme makineleri…

Beyaz Altın Nedir?

Beyaz altın, bir alaşımdır. Bu alaşımda yüzde 80 altın, yüzde 16 nikel, yüzde 3 çinko ve yüzde 1 bakır kullanılır. Bakır, platin, paladyum ve iridyum gibi metaller de alaşıma katılabilir. Beyaz altın yapımı bitince lekeli beyaz bir renk alır. Elde edilen alaşım, rodyum ile kaplanarak parlak ve bütün beyaz yüzey elde edilir. Bu harekâta kuyumculukta “rodyum yansıması” ismi verilir. Nikel katılan alaşımda genellikle rodyum kaplama gereksinimi dinlenmez. Ancak nikelli beyaz altınlar, bazı insanlarda alerjik gidişatlara yol açabilir.

Altın Ayarı Nedir?

Altın ayarı, saflık derecesini ifade eder. Dünyada “karat” olarak öğrenilen miktar üniteyi, Türkiye’de “ayar” olarak adlandırılır. Altının tamının her bir parçası “ayar” olarak ifade edilir. En saf altın % 99,95 24 ayardır; başka bir deyişle ayarı, tamın 24’te biridir. 22 ayar altın, yüzde 91,6 oranında altın, yüzde 8,4 oranında öteki metalleri içerir. 18 ayar altın, yüzde 75,14 oranında, 14 ayar altın ise yüzde 58,5 oranında altın içerir. 10 ayar altında, yüzde 41,7 oranında altın vardır. Düşük ayarlı altınlar oldukça yumuşaktır. Biçimini gözetemediği için genellikle kuyumculukta kullanılmaz. Bu nedenle muhtelif elementlerle sertleştirilir. Beyaz altının ayarı 19,2 olarak kabul edilir.


Hangi Ülkelerde Rezervleri Bulunur?

Altın, dünyanın pek çok ülkesinde düşük oranlarda bulunur. Yerkabuğu kütlesinin milyonda birini kapsadığı varsayım edilmektedir. Deniz suyu 1 milyon tonda 4 gram altın içerir. Altın kapsayan başlıca mineraller kalaverit, silvanit ve krennerittir. Ayrıca, mermi ve bakır minerallerinde, volkanik kuvarslarda, kumlu akarsu yataklarında altına tesadüfülmektedir. Minerallerde saf veya bileşikler halinde bulunabilir.

En büyük altın rezervi bulunan ülkeler; Güney Afrika, Rusya, Amerika Birleşik Devletleri, Yeni Gine, Kanada, Endonezya, Özbekistan, Peru, Gana, Burkina Faso, Mali ve Avustralya’dır. Dünya rezervinin üçte ikisi Güney Afrika’da bulunur.

Dünya genelinde senelik altın yapımı 1500 ton etrafındadır. Bazı ülkelerin sahip olduğu altın ölçüleri şöyledir; Amerika Birleşik Devletleri 8000 ton, Almanya 3400 ton, İtalya 2450 ton, Fransa 2430 ton, Çin 1050 ton, İsviçre 1040 ton, Rusya 920 ton, Japonya 755 ton, Hollanda 610 ton, Hindistan 550 ton, Türkiye 500 ton. Ülkelerin altın rezervleri aylık ve senelik olarak değişebilmektedir.

Türkiye’deki ehemmiyetli altın madenleri şu bölgelerde bulunur; Uşak-Eşme, Gümüşhane-Mastra, İzmir-Bergama, Erzincan-İliç, Balıkesir-Kaz Dağları-Havran, Niğde-Ulukışla, Artvin-Cerattepe, Erzincan-Çöpler.


Bunları Öğreniyor Musunuz?

Altın rezervlerinden tarih süresince toplam 160 ila 165 bin ton altın çıkarıldığı varsayım edilmektedir. Bu ölçü, iki olimpik havuzu dolduracak kadardır.
Tarih süresince üretilen altının kıymetinin 5 – 5,5 trilyon dolar olduğu varsayım ediliyor.
Tarih süresince madenlerden çıkarılan veya üretilen altının yarıdan aşırısı hükümetlerde ve merkez bankalarında bulunur. Mevcut ve kullanılan altınların çoğu “antik” olarak kabul edilir.
Dünya altın yapımının yüzde 50’si takılarda, yüzde 40’ı yatırım için, yüzde 10’u da sanayide kullanılır.
Dünyanın en büyük altını Venezüella’da bulunuyor. 7,7 onsluk altın, takribî 1,5 milyon dolar kıymetinde…
Periyodik tablodaki elementler arasında para üniteyi olarak seçilen tek metal altındır. Bunun en büyük sebebi paslanmaması, kolay işlenmesi, saf olarak bulunabilmesi ve toksik olmamasıdır.
Altın, emtia piyasasında ehemmiyetli bir yatırım ve enternasyonal ödeme taşıtıdır. En tehlikesiz yatırım taşıtlarından biri olarak kabul edilir. Talebin sabit veya az olması nedeniyle altın maliyetlerinde arza göre inişler ve çıkışlar yaşanır.
Dünyadaki en değerli ticari metal altındır. Öteki değerli metaller şunlardır; rodyum, platin, iridyum, paladyum, osmiyum, renyum, rutenyum, gümüş. Emtia piyasalarına göre sıralama değişebilmektedir.
Tabiattaki en saf altın binde 999,9 oranında saflıktadır. Yüzde 100 saflıkta altın tabiatta bulunmaz.
Altına; gümüş katılınca yeşilimsi, çinko katılınca sarı, nikel ve platin katılınca beyaz, bakır katılınca sarı ila kırmızı arasında renkler kazandırılabilir. Takılardaki rengine göre millet arasında “beyaz altın”, “yeşil altın”, “sarı altın” veya “kırmızı altın” gibi ifadelerle öğrenilir.
Altın oldukça yumuşak fiziksel yapısı nedeniyle her türlü harekâta imkân verir. Misalin; 10 gram altın hırpalanarak 11 metrekarelik ince bir levha çekilebilir veya 570 metre uzunluğunda ince bir tel çekilebilir.
“Kral suyu” olarak öğrenilen nitrik asit ile hidroklorik asit karışımı güçlü asit, altını çözebildiği için “altın suyu” olarak da öğrenilir.
Dünyada takılarda en fazla altın kullanan ülkeler Hindistan ve Çin’dir. Hindistan’daki düğünlerde senede bin tonun üzerinde altın takılar kullanılmaktadır.
Hindistan’da muhtelif kutlamalarda bazı besinlerin üzerine altın tozu serpilir, bazı meşrubatlara da altın parçaları katılır.
Yapılan araştırmalara göre, ağız yoluyla bedene alınan altın hazmedilemez ve bedenden atılır. Başka Bir Deyişle altın bedene alınsa dahi sıhhate hasarlı değildir.
Altın toksik değildir; ancak altının yapımı ve işlenmesinde oldukça zehirli olan siyanür kullanılır. Altın yapımının yüzde 80’den aşırısı siyanürle yapılır. Son senelerde değişik yapım seçenekleri incelenmekte veya uygulanmaktadır.
2012 senesinde yapılan bir araştırma, radyoaktif Au-198 izotopunun, prostat kanserine karşı kullanılabileceğini ortaya koydu. Au-198’in, kanserli hücreleri yok edebildiği, öteki hücrelere hasar vermediği istikametinde pozitif neticeler ortaya çıktı.
2013 senesinde yapılan bir araştırmaya göre, yerkabuğunda yaşanan zelzeleler sırasında oluşan kırıklardan buğulaşan suyun altın yaradılışını sağladığı belirtiliyor.
2015 seneyi itibariyle yerkabuğundaki altın ölçüsünün 186 bin 700 ton olduğu varsayım ediliyor.