Son Haberler

Düalizm ve Duoteizm Nedir?

-
Eylül 15, 2022
Düalizm ve Duoteizm Nedir?

Düalizm, duoteizm gibi “ikici” görüşlerin bir arada bir araya geldiği felsefi görüşler silsilesidir. Her varlığı, “ikilik” temelinde irdeler.

Düalizm ve Duoteizm Nedir?

Düalizm, duoteizm ile eşanlamlı olarak kullanılabiliyor. Biteizm, diteizm ve duotizm olarak da öğreniliyor. Genel olarak iki karşıt yaradan veya ilahi varlığa işaret eden bir öğretiler zinciridir. Tektanrıcı ve çoktanrıcı öğretilere karşı ortaya çıkmış “ikitanrıcı” inançların genel bir ismidir. “İkicilik” anlamında da kullanılır. Din ve felsefe biliminde muhtelif öğretileri tanımlarken kullanılır. Bu öğretilerde iki temel madde veya varlık bulunur. Bu madde veya varlıklar genellikle birbirine terstir. Dünya insanlık ve öte dünya yaradanlık ayrımını ileri süren dinsel ikicilik, düalizm ve duoteizmin temelini oluşturuyor. Madde ve ruhun ebebi olarak bir arada var olduğunu kabul eden kozmogonik bir sistemdir.

Duoteizm, genellikle düalizm ile aynı anlamda kullanılıyor. “İkitanrıcılık” anlamındadır. Kısaca “iki yaradan olduğu” inancıdır. Birbirleriyle geçim içinde olan iki farklı yaradanın varlığı temelinde ortaya çıkmıştır. Başka bir ifadeyle; “tek bir yaradansal tamı” geçim içinde kullanan iki farklı ilahi varlığa inanmaktır. Birbiriyle geçim içinde olan iki kozmik çift olarak da belirlenir. Yaradan ve tanrıça, baba ve ana, hanım ve efendi gibi yaradan inançları misal olarak verilebilir. Neopaganizm gibi pagan inançları, çağdaş teolojik akımlarda görülen duoteistik bir inanç cinsidir.

Düalizm ve duoteizm, Latince “iki” anlamındaki “duo” sözcüğünden türetilen kelimelerdir. “İkitanrıcı” veya “ikici” inanışları ifade eden sözcüklerdir. Farklı kelimeler olarak görünse de aynı temeldeki inançları temsil eden bu iki felsefi görüş, genellikle “düalizm” olarak öğreniliyor. Yazımızda “ikitanrıcı” ve “ikici” inançları -genel kabul görmüş adıyla- “düalizm” temelinde mercek altına aldık!


Nasıl Ortaya Çıktı?

Düalist ve duoteist yaklaşımların, M.Ö. 400’lü senelerde ortaya çıktığı varsayım ediliyor. Klazomenai Günümüzdeki İzmir Tümörle kentinde M.Ö. 500-428 seneleri arasında yaşayan antik Yunan düşünürü Anaksagoras, ilk “ikici” öğretilerin korunucusudur. Varlığın köklerini “tohum” olarak adlandıran Sokrates evveli düşünürlerden Anaksagoras, kendiliğindene hareket eden tohumları “ayrı bir hareket ettirici neden” olması gerektiğini ileri sürmüştür. Bu sebebin de nous, başka bir deyişle ruh ve us olduğunu korunan Yunan düşünür, tohumların birbirleriyle karışması ve birbirlerinden parçalamasına neden olan hareket ettirici gücün ruh ve us olduğunu söylemiştir. Hiçten hiçbir şeyin alana gelmeyeceğini; hiçbir şeyin de hiçliğe gitmeyeceğini düşünen Anaksagoras’a göre, salt anlamda bir var oluş ve yok oluş yoktur. Anaksagoras, nous yapısının, “yaratan ve yaratılanın birbirine indirgenemeyen” bir ikilik alana getirdiğini öne sürmüştür.

Düalizmin ilk ehemmiyetli argümanı Thomas Hobbes’ın 1588-1679 insanlık mevzusundaki materyalist tenkidinde ortaya çıkmıştır. Hobbes, tüm insan deneyiminin beden içerisinde bulunan biyolojik süreçlerden geldiğini iddia eder. Hobbes’e cevaben, Fransız feylesofu René Descartes 1596-1650, birbirleriyle etkileşime giren dağılınabilir, mekanik bir beden ile dağılınamaz, parasal olmayan akıl olduğunu belirten bir düalizm modeli geliştirdi. Descartes, en ehemmiyetli düalizm korunucularından biridir.

Yakın tarihteki düalizm korunucularından Avustralyalı feylesof David Chalmers, natürelci ikilikçilik ve indirgemecilik ile objektif ve öznel tecrübe arasında açıklayıcı bir boşluğun var olduğunu korunmuştur. Avustralya feylesofu Frank Jackson, iki cins düalizm olduğunu ileri sürer. Birincisi asıl, ikincisi de maddesel olmayan şekil olduğunu zanneden madde ikiliğidir.

“İkitanrıcı” veya “ikici” yaklaşımlar, bir hayli feylesof ve düşünürün iddiaları ile günümüze kadar çok farklı inanç sistemlerinin temelini oluşturmuştur. Bu nedenle surat seneler evvelinden günümüze kadar gelen “yaradanın varlığı, birliği, ikiliği ve çokluğu” gibi farklı yaklaşımlarda duoteist ve düalist görüşlerin büyük tesiri olmuştur.

Düalizm ve duoteizm; tekçilik veya bircilik ve çokluk felsefelerinin karşıtı kavramlardır. “İkilik” görüşleri, yalnızca yaradan temelinde büyümemiştir. Felsefik akımlar ve düşünürlerin farklı yaklaşımları, dinsel anlamdaki “ikici” kavramları sosyal, kültürel ve soyut kavramlara uyarlamışlardır. Yaradan ve tanrıça, eforlular ve eforsuzlar, iyiler ve makûslar, aydınlık ve karanlık, dişi ve erkek, ruh ve madde, ateş ve su, dünya ve ahiret gibi karşıt kavramlar, duoteizm veya düalizm penceresinden değerlendirilmiştir. 

Daha Önceki Mısır mitolojilerinde geçen iyilik ve makûsluk yaradanları, Sümerlerdeki yer ve gök yaradanları, daha önceki Çin’de, Hindistan’da ve İran’daki karanlık ve aydınlık prensipleri duoteizmin “ikilik” doktrinindeki karşıt olgulardır. Çin’deki “yin-yang”, Hint teolojik öğretilerindeki “tamus – satva”, Zerdüştlükteki “ahura mazda – angra mainyu” tasavvurları; iyi ve makûs, aydınlık ve karanlık, dişi ve erkek gibi karşılıkların tezahürü olarak görülüyor. Bir başka ifadeyle, düalizm ve duoteizm; yaratan ve yaratılan, dünya ve ahiret, ruh ve madde gibi tezat kavramları açıklayan bir perspektiftir.

Uzayda ve dünyada yer dolduran, ağırlığı ve kütlesi olan, ayrılınabilen, duyularla idrak edilebilen her türlü nesneye “özdek” ismi veriliyor. Bu bakımdan “ikici” görüşler, evrenin özdeksel birliğini yadsıyan bir görüş olarak değerlendiriliyor. Özdeksel yapının karşısında ruhsal yapı olduğunu kabul ediyor. Varlığı hem madde hem idea görünenin arttaki öz olarak kabul eden ikici görüşler, idealizm ve materyalizm arasında bir birleşim oluşturma mücadelesidir. Descartes, varlığın özşöhrette iki cevher bulunduğunu; bunların madde ve idea olduğunu ileri sürmüştür. Bu iki cevheri ayırmak imkânsızdır. Bu yaklaşımların dışındaki görüşler de tek bir cevherle açıklanan tekçilik veya monizmdir.

Düalizm Çeşitleri

Düalist bir bakış açısı, evrendeki tam asılların birbirlerine indirgenemeyen “ikiliklerde” bir araya geldiğini ileri sürmüştür. Bu temelde bir hayli düalizm çeşidi ortaya çıkmıştır. Politikadan fiziğe, doğa ötesiden akılsal olgulara kadar bir hayli düalizm misali ortaya atılmıştır. Bunlardan kimilerine göz atalım:

Felsefi Düalizm: Varlık meselesine yanıt arar. Varlığın, madde ve düşünce olmak üzere çift olduğunu korunur. İkici felsefeler, birbirinden farklı kökten iki ilke arasındaki geçiş ve ilişki sorunlarını irdeler. Salt ikicilik, çözülmesi imkânsız paradoksları barındırır; bu sebeple iki ilke arasında ilişki olduğu inkâr edilir. İkici görüşler, psikolojik ve ahlâki anlamda doğru yargı için bu inkârdan sakınır.

Nezaket Düalizmi: Nezaket düalizmi, teolojik inanç olarak ortaya çıktı. İyi ile makûs arasındaki çatışmadır. Terbiyenin ne olabileceğine dair rastgele bir yorumun aksine iki ahlaki karşıtlığın olduğunu kabul eder. Tek yaradan prensiplerinin yokluğunu ileri sürmez.

Duoteizm, Biteizm ve Diteizm: Düalizm misalleri olarak öbür düalizm çeşitlerinden parçalayan akımlardır. Ditheism, ahlaki düalizm olarak da öğreniliyor; ancak eşdeğer olarak görülmüyor. Ahlaki düalizm, kesinlikle teizm anlamına gelmezken, diteizm en az iki yaradan anlamına kazanç. Biteistik ve duotestik teolojilere Neopagan Wicca misal olarak verilebilir. Wicca’da dualizm, bir yaradan ve bir tanrıçanın evreni idaremede ikili bir ortaklık olduğu inancını korunur. Wicca ritüellerinde diteistik bir tema vardır.

Teistik Düalizm: Yaradan ile yaratılış ve yaradan ile evren arasındaki ilişkiyi ifade eder. Hıristiyanlığın ve Hinduizm’in bazı ananelerinde görülen bir görüştür.

Ontolojik Düalizm: Seçenek bir düalizm çeşididir. İnsanların dünyayı idrak etme ve anlama meyillerinin anlamını irdeler. Buna göre, bir ağaç, onu çevreleyen her şeyden ayrı bir şey olarak idrak ettiği zaman “ikili” olur. Taoizm, banal Hinduizm veya Zen Budizmi misal olarak verilebilir.

Ruh Düalizmi: Bazı kültürlerde, insanların veya öbür varlıkların iki veya daha fazla ruhları olduğuna inanılır. Bu ruhlardan biri beden işlevleri ile ilişkilidir; ötekiyi de bir ruh yolculuğu için vardır.

Politik Düalizm: Siyasette ikilikçilik, kanunuma uzvu ile yürütme uzvu arasında eforların dağılması anlamına kazanç.


Düalizm ve Duoteizmle Alakalı Kısa Bilgiler

Evrenin varoluşunu açıklamaya çalışan felsefelerin ilk öğe olarak düşündükleri varlığa “töz” ismi veriliyor. Değişen şeylerin özşöhrette değişmeden kaldığı zannedilen idealist kavram olan töz, düalist ve duoteist inançlarda kabul görmüyor.
Düalizm, birbirine indirgemeyen iki farklı töz olduğunu korunur. Felsefi bir yaklaşım olarak bu istikametiyle “tüm varlıkların tek bir tözden kaynaklandığı” iddiasını yalanlar. Düalizm, tek veya ikiden fazla töz olduğu iddiasındaki tekçilik ve çokculuk yaklaşımlarına karşı olan görüşleri özümser.
“İkici” görüşler, ikici felsefelerin meselelerine karşılık verememiştir. Bu nedenle paradokslarla dolu görüşler olarak bilinmektedir.
Duotesit ve düalist düşünceler, idealist başka bir deyişle “düşünceci” olarak kabul edilir. İdealist ikiciler ve idealist birciler, “bir” olandan “çok” olana veya “çok” olandan “bir” olana nasıl geçildiği mevzusunda açıklama yapamamıştır.
“İdealist birci” olarak kabul edilen Hegel, “karşıtların özdeşliği” tahminini ortaya atarak ikici felsefenin meselelerini çözdüğünü ileri sürmüştür.
İngiliz gökbilimci James Jeans, fizik düalizmi misali olarak dalga fiziğini “ruhsal”, parçacık fiziğini “özdeksel” olarak nitelendirir. Jeans’a göre, dalga fiziği bilgileri, parçacık fiziği de nesneleri verir.