Son Haberler

Demokrasinin Temel İlkeleri Nelerdir?

-
Eylül 12, 2022
Demokrasinin Temel İlkeleri Nelerdir?

Demokrasinin Temel İlkeleri Nelerdir?

Demokrasi kelimesi Fransızca démocratie kelimesinden türetilmiş ve aslen eski Yunancada dımos ulus zümresi ve kratos iktidar kelimelerinin birleşmesi ile oluşturulmuş dimokratia kelimesinden gelmektedir. Kullanılma alanı genellikle ülke yönetimleri olmasına karşın bazı organizasyonlar ve teşkilatlar içi yönetimlerde de demokratik yönetim ya da demokrasi uygulamasından bahsetmek muhtemeldir.

Günümüzde dünya üzerinde en yaygın yönetim şekli olan demokrasi, kabul edilmiş en zaferli yönetim şeklidir. Günümüzde siyaset bilimciler hangi yönetim biçiminin daha sıhhatli ve zaferli olduğunu incelemekten ziyade hangi demokratik yönetim biçiminin diğer bir deyişle hangi demokrasinin daha zaferli ve sıhhatli yürüdüğünü araştırmaya başlamışlardır. Bu gidişat da değişik görüşteki insanların kendi görüşleri güzergahında değişik demokratik sistem analiz etmeleri yapmasına neden olmuştur. Misalle açıklamak gerekirse komünist demokrasi kavrayışı ile tutucu demokrasi kavrayışı arasında farkların olduğu müzakereye alan vermeyen bir gerçektir. Bu nedenler, demokrasinin değişik tanımlara sahip olması neticesini doğurmuştur. 

Günümüzde Klasik Demokrasi, Gözetici Demokrasi, Kalkınmacı Demokrasi, Liberal Demokrasi ve Sosyal Demokrasi olmak üzere Demokrasi kavramı çeşitli başlıklar altında incelenmektedir. Ancak genel olarak bakıldığında demokratik yönetimlerin olmazsa olmaz koşulları vardır ve bu koşullar hangi bakış açısı ile bakılırsa bakılsın değiştirilemez.

Öncelikle tam sistemlerde Demokrasinin yürütülebilmesi için kullanılan vasıtalar benzerdir ve şu şekilde sıralanabilir:

Parlemento
Siyasi Partiler
Anayasa
Sivil Cemiyet Teşkilatlari
Kolluk Kuvvetleri

İkinci Dünya Savaşı sonrası tam dünya üzerinde sağlam bir şekilde yaygınlaşan ve yerleşen demokrasi aslen bakıldığında üçyüz senelik geçmişe sahip bir harekettir. Günümüzde demokrasinin yerine baktığımızda 20. asır ile birlikte bir ekip ideolojilerin devrilmesi ve yok olması ile birlikte demokratik kavrayışların da çok süratli bir şekilde gelişmiş olduğunu görürüz. En sonunda zafersizliğe uğrayan sosyalist sistemler ve kapitalizmin bu denli güçlü derecede denetlenmeye başlanması günümüzde güvenilir tek ilke olarak demokrasiyi bırakmıştır.

Demokrasi ile ilgili süregelen kavgalar üç ana sual başlığı altında izlenebilir. Bunları sıralamak gerekirse:

Bahsi geçen ulus kimdir ve bu ulus üzerindeki siyasi efor ne kadar kuvvetli bir şekilde dağıtılmalıdır?
Bahsi geçen ulus gerçekten kendi kendisini yönetiyor mu, ulus tarafından bu yetkiyi alan hükümet gerçekten milleti idareme yetkisine sahip olmalıdır?
Demokratik süreçler işlerken, hükümet içerisinde alınan kolektif kararlar ne derece doğrudur?

Demokrasi ile ilgili yazılan yazılarına bakıldığında Neumann’ın Demokratik Dekalog isimli demokrasiden şu şekilde bahsettiği görülür: Demokrasi günümüzde artık lügatte geçtiği gibi milletin kendi kendisini yönetmesi değildir ve demokrasinin oluşabilmesi için ön adet on şart vardır.

Neumann’ın saydığı demokrasinin ön şartına baktığımızda kısaca şöyle bir sıralama yapmak muhtemeldir:

I. Egemenlik demokrasilerde ulusa ait olmalıdır ve ulus ne şekilde yönetiliyor olursa olsun idareyen temsilcilere verilen yetkiler hudutlu ve belirli bir zaman için olmalıdır. Gerektiğinde bu yetkiler temsilciler alınabilmelidir.

II. Demokrasinin oluşabilmesi için ulusa seçim yapabileceği değişik alternatifler sunulmuş ve milletin bu değişik alternatifler arasında seçim yapabilmesi için gerekli oldu özgürlük sunulmuş olmalıdır.

III. Demokrasilerde liderlik ve liderler önemli rol oynamaktadır.

IV. Demokrasinin varolabilmesi ve korunabilmesi için yasaların üstünlüğü salt olarak sağlanmış olmalı yani bir hukuk devletinden bahsediliyor olmalıdır.

V. Demokrasilerde varolan partilerin temel görevlerinden bir tanesi de ulusa yurttaş olma bilincini sağlayabilmesidir.

VI. Demokrasi yalnızca seçme ve seçilme özelliği ile değil günlük hayatta da kendini göstermelidir.

VII. Demokrasiyi yalnızca siyasal eforlar ile sosyal müesseseler arasında bir denge kurucu olarak görmek yanlıştır.

VIII. Demokrasinin oluşup işleyebilmesi için bahsi geçen devletin ekonomik olarak gelişmiş bir cemiyet yapısı ve dengeli bir sihrime ivmesi olmalıdır.

IX. Demokratik cemiyetlerde güvenlik sağlanırken kişisel özgürlükler zedelenmemelidir.

X. Demokrasi genel anlamı ile incelendiğinde bireye ait bir rejim olduğu için, her şeyin öncesinde rasyonel kişiler gelmelidir.

Yazımızın da başlığı olan demokrasinin ilkelerine yakından bakacak olursak karşımıza 6 adet başlık çıkacaktır.

1- Milli İrade ve Egemenlik

Hepimizin demokrasi hakkında bildiği gibi demokrasilerde egemenlik millete aittir. Millet bu egemenlik hakkını seçtiği temsilcileri ülkemizde milletvekilleri aracılığı ile kullanırlar. Bu gidişatta parlementoyu oluşturan vekillerin bu eforlarini milletten aldıkları unutulmamalıdır. Tüzükte de belirtildiği gibi hiç kimse zoraki olarak bir vekil olarak iş başına getirilemez. Tüzüğümüzde bu koşul Egemenlik pervasız koşulsuz milletindir şeklinde belirtilmiştir.

Egemenliğin bu şekilde millete ait olması ve bir milletin geleceğini kendi özgür idaresi ile belirlemesi fikri ilk olarak 18. asırda J.J. Rousseau tarafından ortaya atılmıştır.

2- Hürriyet ve Fırsat Eşitliği

Demokrasilerin en önemli ilkesi olan hürriyet ve fırsat eşitliği ile cemiyeti oluşturan diğer bireylere hasar vermeden tam bireylerin özgürce yaşamasını sağlarken tam yurttaşlara bir hürriyet sunmalıdır. Hürriyet ve fırsat eşitliğinin bütün olarak sağlanamadığı cemiyetlerde demokrasiden bahsetmek olası değildir. Milleti oluşturan her bir birey düşünce özgürlüğe sahip olduğu gibi aynı zamanda düşündüğünü de söyleme hürriyetine sahip olmalıdır. Bir başkalık olmadan herkesin yasalar karşısında eşit olması sağlanmalıdır. İnanç, ırk, cinsiyet, dil, siyasi düşünce bakımından değişikliklere bakılmaksızın herkes için fırsat eşitliği sağlanmalıdır.  Burada yalnızca yasalar karşısındaki fırsat eşitliği değil sosyal yaşamda da bütün anlamında mevcut olan bir fırsat eşitliğinden bahsedilmektedir. 1789 Fransız İhtilali ile birlikte dağılan insan hakları bildirgesinin birinci maddesinde “İnsanlar eşit doğarlar, hür ve eşit olarak yaşamlarını devam ettirirler. Statü değişiklikleri ancak ortak fayda da mevzubahisi olabilir.” şeklinde insanlar arasındaki eşitliğin öneminden bahsedilmektedir. 1948 senesinde ise insanların sahip olduğu eşitlik hakları beynelmilel ebatta ele alınmaya başlanmıştır.

3- Temel Hak ve Özgürlükler

Hak kelimesinin genel olarak tanımına baktığımızda hukukun insanlara sağlamış olduğu tam üstünlükleri içerdiğini görürüz. Özgürlükler ise bir önceki başlık altında bahsetmeye çalıştığımız insanların kendi hür iradeleri ile kararlar verebilmeleri haklardır. İnsanların haklarına herhangi bir efor baskı ya da zorlama yolu ile etki ya da müdahale edemez. 

İnsanların sahip oldukları temel haklar insanların yalnızca insan oldukları için sahip oldukları haklardır ve bu haklara sahip olmak için belirli imtihanlardan geçmek ya da belirli maharetlere sahip olmak gerekmez. Bu özgürlüklerin bütün olarak sağlanmadığı yerlerden demokrasilerden bahsetmek mevzubahisi değildir. Temel hak ve özgürlükleri gözetmenin en iyi yolu, temel hak ve özgürlüklerin tüzükler tarafından teminat altına alınması ve bireylerin iktidarın kullanılmasına ortak etmektir.

4- Seçim ve Temsil İlkesi

Milleti idareyecek siyasi iktidarın kimler tarafından kullanılacağının belirlenmesi seçimler ile gerçekleştirilir. Bu seçimlere milletin dolaylı ya da doğrudan katılımı koşuldur. Seçim şeklinde uygulanan tam yönetim şekillerinin demokrasi olduğu söylenemez. Demokrasiler için genel, eşit ve gizli rey temeli koşuldur. Ulus siyasal olarak yönetime siyasi partiler aracılığı ile katılırlar.

5- Çoğunluğun Hudutlandırılarak Azınlığın Korunması

Demokrasilerde cemiyeti oluşturan tam siyasi renkler ortaya koyulmalıdır. Yalnızca çoğunluğun desteklediği siyasi tarafın desteklenmesi demokrasiyle bağdaşmaz. Karşıt fikirler de çoğunluğu oluşturan fikirler kadar sağlam korunmalı ve temsil edilebilmelidir. Cemiyet içinde varolan azınlığa diğer her bireyin olduğu gibi özgürlükleri ve hakları sunulabilmelidir.

6- Genel ve Eşit Rey İlkesi

Her yurttaşın özgürce oyunu kullanabilmesine genel rey hakkı denir. Demokrasinin bir ilkesi olarak her yurttaş aynı derecede rey kullanma hakkına sahiptir. Herkesin kullandığı rey eşit derecede etkili olmalıdır.