Son Haberler

Deja vu Nedir, Nasıl Olur?

-
Eylül 17, 2022
Deja vu Nedir, Nasıl Olur?

Deja vu Nedir?

Deja vu, daha evvel yaşanmadığı halde, bir vakayı yaşamış gibi sezme haline denir. Fransızca deja daha evvel kelimeyi ile, voir görmek eyleminin geçmiş zamana çekilmiş hali olan vu’nun sentezinden alana kazanç. Fransızca’daki yazımı “deja vu”dur. Kelime anlamı “Zati görülmüş olan”dır.

Deja vu, literatüre ilk defa 1928 senesinde Edward Titchener isimli psikologun “Bir Psikoloji Kitabı” isimli kitabı ile girmiştir. Titchener, deja vu’yu şöyle anlatır: “Beyin, bir deneyime ait likeni üretmeden evvel, kısmi bir likeni yaratır. Bu kısmi likeni, daha evvel deneyim edilmiş bir vaka olduğu hissi gibi algılanır.”

Deja vu yaşayan birey, daha evvel yaşamadığı bir vakayı, sanki yaşamış kadar yüksek oranda bir eşlik hissi içinde tecrübeler. “Bu anı sanki daha evvel yaşadım!”, “Buraya daha evvel gelmiş gibiyim” veya “Bu vakayı düşümde görmüştüm” gibi tümceler hepimiz için tanıdıktır. Bu deneyime genellikle “eksantriklik” ve “işlerin ters gitmesi” gibi duygular ilave edilir. Yaşanan vaka hem çok bilindik kazanç, hem de tertemiz bir vaka gibi olur. 

Birey, kendini tekerrür ettiğini düşündüğü his veya vakanın detaylarını ve nedenlerini genellikle anımsamaz ve deja vu yaşadığı için kendini makûs sezmez. Ancak çok sık yaşıyorsa bunun bir hastalık olduğunu düşünmeye başlayabilir. Deja vu bir hastalık değildir, patolojik bir vaziyet olarak da kabul edilmez. 

Deja vu Tipleri Nelerdir?

Deja vu 2 tipte asıllaşır:

Deja senti: Daha evvel deneyim edilmemiş bir vakanın olmuş gibi, daha evvel sezilmemiş bir hissin sezilmiş gibi algılanmasıdır.

Deja vizite: Daha evvel gidilmemiş bir yere gidilmiş gibi hissedilmesi.

En çok görülen deja vu çeşidi dejasenti’dir.

Deja vu Neden ve Nasıl olur?

Deja vu’nun ortaya çıkış sebebi hakkındaki bilimsel olmayan görüşler, bu vakanın paralel âlemdeki hayatımızla alakalı hadiseler tarafından tetiklendiğini söyler. Reenkarnasyon ile yine dünyaya gelerek yaşadığımız, daha önceki yaşamımızla alakalı anılarımızı anımsatan hadiselerdir. Bazı görüşler ise, deja vu’nun bunalımla alakasının olduğunu, beynin unutmak isteyip de unutamadığı anıları yine yaşıyormuş gibi sezdiğini vurgular. Bir başka görüş ise, deja vu ile geleceğin görüldüğünü iddia eder. 

Ancak, deja vu ile alakalı 20. asırda yapılmaya başlanan ve günümüzde de devam eden bilimsel araştırmalar gösteriyor ki, deja vu doğa üstü veya doğa ötesi bir vaka değildir. Çoklarının varsaydığı gibi reenkarnasyon mevzusuyla alakası yoktur, hafıza ile alakalı yaşanan bir anomali neticeyi tecrübelenir. 

Deja vu’nun daha öncekinden duygu uzuvlarının beyinle olan ilişkisinde yaşanan bir bozukluktan ileri geldiği düşünülürdü ancak modern çalışmalar gösteriyor ki, deja vu, beyindeki bellekle alakalı mekanizmaların zamansal değişikleşmesi neticeyi ortaya çıkıyor. Günlük yaşamda yaşadığımız hadiseler, bu hadiselerin bize sezdirdikleri ve gittiğimiz yerler beynimize kısa süreli hafızadan giriş yapar. Daha sonra, bu bilgiler kısa süreli hafızadan uzun süreli olana geçer. Bu geçiş esnasında bilgiler yanlış yola sapabilir. Ortaya çıkan bu patika problemi, bilgilerin kısa hafıza yerine uzun hafızadan geldiği hissini yaratarak deja vu’yu alana getirir. Başka Bir Deyişle hakikat neden, beyindeki hafıza sistemlerinin zamansal geçimsizlik yaşamasıdır.

Nörologlar, insanların yaşadığını sandığı ancak yaşamadığı hadiselerin kaynağını tespit etmek için bazı gönüllülerin beyin MR’larını çekti. Journal of Neurosciences mecmuasının yayınladığı araştırmaya göre, araştırmaya katılanların, kendilerinden çok emin bir biçimde andırdıkları ve hakikatleşmiş hadiseleri anlatırken, bir vakanın çok net ve somut detayını belleğe alan lob’daki faaliyetlerde çoğalış olduğu gözlendir. Emin olmadıkları hadiseleri ve asıllaşmamış hadiseleri anlatırlarken ise, beynin üst kısmında bulunan, hadiselerin sadece ana fikrini belleğe alan bölgenin  daha faal olduğu tanımlandı. Bu kısımda bulunan anıların, sadece genel hatları ile andırıldıkları ve şahsı yanıltacakları öğreniliyor. Dolayısıyla, deja vu yaşayanlar, genellikle bu kısımda bulunan anıları andırıyorlar.

Nörolog Dr. Robera Cabeza’ya göre, bu araştırma, Alzheimer’in erken tanısında da yararlı olabilir. Zira, beyin kesin hadiseleri anımsama özelliğini hadiselerin genel hatlarını anımsama özelliğine göre daha süratli yitiriyor.

1941’de yapılan bir araştırmada, nörolog hekimler katılımcılara bazı materyaller göstererek katılımcılardan bu materyalleri ezberlemelerini istemiştir. Ardından da, hipnoz tekniğini kullanarak, hipnoz evveli gösterilen materyallerle olan hafıza iletişimini zayıflatmışlardır. Katılımcılara, materyaller tekerrür gösterilerek ne andırdıkları sorulduğunda, 10 katılımcıdan 3’ü, bu materyalleri daha evvel gördüklerinden emin olduklarını ama nerede ve nasıl gördüklerini anımsamadıklarını söyleyerek, bu tecrübeyi deja vu olarak tanımlamışlardır.

Eş bir şekilde, 2008’de yapılan bir araştırmada da, deja vu’nun hafıza çeşitleri arasında eşliğe sabreden tanımlamayla alakası olduğu öne sürülmüştür. 2012’de sanal gerçeklik kullanılarak yapılan deneylerde de bu sav kanıtlanmıştır. Sanal gerçeklik içinde, o sırada gösterilen bir sahnenin genel çerçevesi, daha evvelden görülmüş ama net şekilde andırılmayan bir sahnenin genel çerçevesi ile belirli bir oranda benzeşiyorsa, birey deja vu yaşadığını sezer. 

İnsan beyni, harikulade çalışmaz, sıkça kusur yapar. Yanılgılar, bellekte var olan bilgileri bozar, saptırabilir, kimi zaman da siler. Bazen, hafızamızdaki bilgiler, parolalı şuur kaybı kriptoamnezya ile büyük oranda yok olur, sadece minik bilgiler kalır. Sonraki zamanlarda, eş vaziyetler yaşandığında, bu silinmiş anı yine anımsanmaya çalışılır ama bütün ve net olarak andırılamaz. Bu gidişatta, deja vu asıllaşır. 

Bazı bilim insanlarına göre, deja vu, iki beyin lobu arasındaki datanın, işlenme sürati sırasında alana gelen mikro saniyelik farktan alana kazanç. Bir data ile karşılaşıldığında, hem sol hem de sağ beyin lobu, datayı kendi yapısına göre işler. Bu harekâta, çoğunlukla eş süratte ve vakitte asıllaşır. Ancak kimi zaman, iki lobun birbirine bağlandığı corpus collosum sınan köprünün nöral ağlarında aksama alana gelebilir. Bu gidişatta, iki lobun bilgileri zamansal olarak birbiriyle örtüşmez. Bu örtüşmeme vakayı, 1 mikro saniye gibi kısacık bir zaman zarfıdır. Sol beynin idrak ettiğini, sağ beyin geç algılar veya bütün tersi olur. Bu da, bireyin aynı vakayı, hissi veya yeri, iki ayrı defa, aralarında 1 mikro saniye fark olacak şekilde idrak etmesine neden olur. Dolayısıyla, birey, vakayı hakikatinde hem şimdi hem de 1 mikro saniye evvel algılar – bu zamanın da farkına varamayarak ilk algının geçmiş bir zamanda yaşandığına kanı getirir. Bunu da deja vu olarak sarihler. Bu açıklama bilim dünyasında mana bulunsa da henüz kanıtlanmamıştır. 

İnsanların %70’inin yaşamlarında en az bir defa deja vu yaşadığı ve çoğunun belirli bir müddet sonra en son ne zaman deja vu yaşadığını andırmadığı öğreniliyor. 

Kimler Deja vu Yaşar?

Deja vu, herkes tarafından yaşanabilir. Kimi insanlarda daha sık ortaya çıkar. Şizofreni, anksiyete bozukluğu, şahsiyet bozukluğu ve bunalım gibi nörolojik bozukluklarda  daha çok görülse de bu hastalıklarla deja vu arasında yakın bir ilişki olduğunu kanıtlayan bir çalışma yoktur. Dolayısıyla, bunalım ve anksiyetenin deja vu’ya yol açtığı söylenemez. 

Fakat, temporal lob sara ile deja vu arasında bir bağ olduğu düşünülmektedir. Araştırmalara göre, sara hastalarında, yaşanan nöbet evvelinde aura sınan, nöbet evvelinde şuur sarihken ortaya çıkan vaziyetlerde deja vu daha sık görülür. Deja vu’nun ardından, büyük bir nöbet gelebilir. Başka Bir Deyişle, nörolojik seviyede anomali yaratacak kadar büyük elektik boşalmaları deja vu’yu tetikliyor olabilir. Hakikatinde, epileptik olmasa dahi, herkes orta seviyeli sara nöbeti geçirebilir. Böylesi bir elektrik boşalması, bir fertte hafıza problemlerine yol açarak deja vu’yu tetikleyebilir. Deja vu’nun görülme sıklığının, 10.kromozom üzerindeki LGII geniyle alakası olduğu iddia edilmektedir. Bu gene sahip olan şahıslarda, orta seviyede epileptik vaziyetler görülebilir. Sık deja vu yaşayanların sara için hakimiyet yaptırması gerekir.