Son Haberler

Cinas Sanatı Nedir?

-
Eylül 14, 2022
Cinas Sanatı Nedir?

Cinas sanatı söylenişleri ve yazılışları aynı ama anlamları değişik olan kelimelerle yapılır. Genellikle dize sonlarına bahsettiğimiz kalitelere uygun kelimeler getirilip beyitte anlam bütünlüğünün yanı gizeme söyleyiş hoşluğu sağlamak amaçlanır. Bu sana tecnis diyen de vardır. Cinas, Osmanlı edebiyatında başka bir deyişle divan şiirinde, yeni şiirde, ulus şiirinde ve günümüzdeki şiir anlayışında kullanılan bir sanattır.

Daha Önceki edebiyatta kullanılan cinas, Arap alfabesine göre 7 kısımda araştırılır. Osmanlı Türkçesinin yazma dili Arapça olduğu için şairler bu ayrıma dikkat etmişler ve cinasın 7 ayrı kullanımının hemen hepsini kullanmışlardır. Bu bakımdan, başka bir deyişle Türk edebiyatında kullanılan bir cins olduğu için cinas sanatının yedi cinsini misallerle göreceğiz:

1. Cinas-ı Bütün

Öteki ismiyle  cinas-ı basit, söylenişleri ve yazılışları bir ama anlamları farkı başka bir deyişle eş anlamlı kelimeler ad ya da fiil arasında yapılır. Burada, kelime oyunları ilavelerle de desteklendiği için alışkın olduğumuz eş anlam dizgesinden değişik kullanımları da görebiliriz.

Misallersek :

Lafın tutîyle bülbülden işittim

Girü şâhınm senâsını iş itdim   AHMEDİ

Burada “duymak” ve “iş  etmek” biçiminde bir cinas vardır. Alıştığımız gül / gülmek ya da surat / yüzmek stilinden uzak, ilavelerle ve us oyunları ile yapılmış bir cinas ile karşı karşıyayız.

Cinas, her zaman sonda olmak zorunda değildir. Kelime kafiye olduğu zaman ve redif de şayet kelime ise mısranın hemen sonunda değil, dize sonundaki kelimenin bir gerisinde olur. Şöyle ki :

Nasibindir dolaştıran yir yir seni

Göğe çıksan akıbet yir yir seni İbni Kemal

Burada “yir yir” biçimindeki kelime grubu  cinaslı olarak kullanılmış. İlk mısradaki anlamı “taraf” ikinci mısradaki anlamı ise fiil olarak “toprak seni yer, içine sürükler” olarak gösterilir.

Beyitte, cinaslı kelimeler iki dörtlüğe ufalamış da olabilir; bir mısrada da olabilir.:

Bi-basar fark edemez kanda basar ol âhû

Yine izi tozunu dîde-i bînâ korur BAKİ

Cinaslı olarak kullanılan “basar” kelimeyi hem basmak eyleminden türetilen bir kelime olarak hem de Farsça “göz” anlamında kullanılmıştır.

2. Cinas-ı Mürekkeb

Yukarıda gördüğümüz cinas cinslerindeki kelimeler tek bir kelimeden oluşuyordu. Burada ise cinaslı laflardan ikisi de birden fazla sözcükten oluşacak. Başka Bir Deyişle artık gülmek ile gül gibi bir cinasa rastlamayacağız.

Cinas-ı mürekkeb iki ayrı ana başlıkta araştırılır:

2.a Cinas-ı mefruk: Cinaslı laflardan yalnızca birisi iki ayrı kelimeden oluşur; ötekiyi tek kelimeden oluşur. Misallersek:

Tal’atın ayını çün âyineye benzedirem

Ben beni tanlaram ol ayı neye benzedirem AHMED-İ DAİ

Bu edebi sanat en sık verilen beyit misali ise Süleyman Çelebi’nin beyitidir:

Her solukta işledim bir günâh

Bir günah için demedin bir gün âh   SÜLEYMAN ÇELEBİ

Bu cinas cinsine son misalimizi laedri bir beyitle verelim:

Gelmedi sâkî kanaât var iken meyhânede

Bir ayağım konuttadır bir ayağım mey- hânede ANONİM

2.b. Cinas-ı merfû: Buradaki cinasta cinaslı olan laftan birisi kendisinden evvelki kelimeden bağımsız yazılırken öteki cinasın harflerinin bir kısmı cinaslı kelimeden evvelki sözcüktedir.

Misallersek:

Yokken güneşin eşi semâda

Bir eş göründü şemse mâdâ Laedri/ Anonim

Cinaslı olan kelime semâ kelimeyidir ama ilk mısrada sema direk yazılsa da ikinci dize de ufalanarak yazılmış.  “Semada” başka bir deyişle ilk mısradaki anlam “Semanda”; ikinci mısradaki anlam  “şem-se mâda” başka bir deyişle bütün tercümesiyle “güneşe ayda” olarak gösterilebilir. Bu cinasa bir misal  daha  verelim :

Âh kim  ağzım sulandı seyr ederken sakızı

Bûse vâdiyle şeker çiğnerdi bir tersâ kızı SÜNBÜLZÂDE VEHBİ

Cinaslı kelime “sakızı” sakızı anlamında, ayrılınan ikinci mısradaki “tersâ kızı” Hıristiyan kızı anlamındadır.

3. Cinas-ı Muharref

Arap alfabe sistemine hastır bu ses olayı. Arap harflerine göre yazılışları aynı ama hareke sistemine göre okunuşları değişik iki kelime arasındaki anlam ilişkisidir. Bu cinas cinsi için Arap alfabe sistemine dominant olmak ve Arapça yazmayı bilmek gerekir; şimdi Latin alfabesiyle yazacağımız beyitlerde bu cinası göremeyeceğiz. Bu bakımdan da bir misal vereceğiz.

Ay gün ile kavl olunmuş kullarındadır mihr ü mâh

Müşterî olalı senelerdir çü abd-i alıcı LÂMÎ

Burada kavl قول ile kul قول Arap alfabesine göre aynı harflerle yazılmaktadır; ama ikisinin anlamı değişiktir. Bu bakımdan burar; ama ikisinin anlamı değişiktir. Bu bakımdan cinas-ı  muharref var diyebiliriz.

4. Cinâs-ı Nâkıs

Yine Arap dili kaidelerine göre tertip edilen bir cinas sistemidir.  Nâkıs Arapça kelime anlamıyla hastalıklı, beceriksiz anlamındadır. Bu bakımdan burada göreceğiz cinaslı kelimelerin bkocamanında bir harf fazla bulunacaktır. Cinaslı kelimelerdeki harfin kelimenin neresinde olduğu ehemmiyetlidir ve bu ehemmiyete kıyasla cinas-ı nâkıs üç başlıkta araştırılır:

4.a Cinas-ı mutarraf : Cinaslı kelimelerin biltihaptaki fazla kelime, o kelimenin başında bulunur.

Misal: 

Dedim ki küllî cerâhat beden dedi seri var

Cerâhatin gidicek başı Zâti rahat olur ZATİ

Cinaslı laflar “iltihap” ve “rahat” kelimeleridir. Arapça harf sistemine göre “rahat” kelimeyi “iltihap” kelimesinden bir harf fazladır; Latin alfabesinde iki harf fazla görünse de Arapça yazımında yalnızca başa bir “c” harfi eklenir.

4.b Cinas-ı müşevveş : Cinaslı kelimelerin biltihaptaki fazla kelime, o kelimenin ortasında bulunur. Misallersek : 

Mey-âşâmân-ı bezmin lafları hep câmdır Cem’dir

Bizim güftârımız sâkî mey-i gül-fâmdır femdir. CEVRİ

Burada iki tane cinas-ı müşevveş vardır. İkisi ilk; öteki ikisi de ikinci dörtlüktedir. “câm” Arapçaya “cim, elif, mim” ile yazılırken “Cem” Arapçada “cim, mim” ile yazılır. Bu bakımdan cem ile câm arasında aşırıdan harf ortada olmak üzere atık harf bulunur. Aynı keza “fâm” Arapçada “ fe, elif, mim” ile yazılır; “fem” ise “ fe, mim” ile yazılır. 

4.c Cinas-ı müzeyyel : Cinaslı kelimelerin biltihaptaki fazla kelime, o kelimenin sonunda bulunur. Öteki ismi cinas-ı zahid olarak geçer kaynaklarda. Misallersek : 

Goncalar ağız açıp derler zebân-ı hâl ile 

Tâzele peymânelerle süreyidir peymânını NECATİ 

Cinaslı olan laflar “peymân” ve “peymâne” kelimeleridir. Latin alfabesinde de Arap alfabesinde de görüldüğü gibi “peymân”, “peymâne” lafından bir harf beceriksizdir.  Son bir misal daha verelim bu sefer Türkçe bir kelime için cinas-ı müzeyyel yapalım:

Hâlden hâlî değildir ey şeker – leb leblerin

Kanda kand olsa anın birkaç zübâb üstündedir ZATİ

Burada iki adet cinaslı kelime vardır. İkisi ilk; öteki ikisi de ikinci dörtlüktedir. “Hâl”, ben anlamındadır; “hâlî” boş anlamındadır. Bu, yabancı kelimeyle yapılan cinas-ı müzeyyeldir. Bir öteki cinas, “kanda” ile “kand” arasındır. “kanda” nerede, “kand” şeker anlamındadır. Burada da bir yabancı bir de Türkçe kelime arasında bağlantı vardır.

5. Cinas-ı Lâhık

Cinaslı olan laflardan biltihaptaki bir harf farklıdır. Buna cinas-ı mütekârib de denir. Farklı olan harf, başta – ortada – sonda olabilir.

Misallersek:

5.a Değişik harfin başta oluşuna göre :

Mihr ü vefâlar etmez isen arkadaşım  nola

Minnet değil mi cânıma cevr ü cefâların BAKİ

Buradaki cinaslı laflar “çile” ve “vefa” kelimeleridir. Görüldüğü gibi baştaki harfler değişiktir.

5.b Değişik harfin ortada oluşuna göre :

Neydüğün fehm ettik esmâdan garaz hâlâ bize

Bâde-i sâfi gerek sofî tasarruf ver – taraf  RUH-İ BAĞDADİ

Buradaki cinaslı laflar “sâfî” ve “sofî ” kelimeleridir. Görüldüğü gibi ortadaki harfler değişiktir.

5.c Değişik harfin sonda oluşuna göre :

Sakın tab’-ı âzâdı âzârdan

Hem âfâkâfât-ı bed-kârdan LAEDRİ/ANONİM 

Buradaki cinaslı laflar “âfâk” ve “âfât” kelimeleridir. Görüldüğü gibi sondaki harfler değişiktir.

6. Cinas-ı Mükerrer

Cinaslı olan kelimelerin bkocamanın öbürünün son iki sesiyle aynı sese sahip olmasıdır. Burada sesler, hece ile değerlenir; başka bir deyişle misalin “e” sesi değil “se” hecesi ortak olmalıdır. Bu cinas cinsine cinas-ı müzdevic de denir.

Misallersek:

Dirheme kılma arzu kim var anın sonunda hem

Eyleme dînâra eğilimi âhirinde nâr var   ZATİ

Burada iki adet cinas-ı mükerrer vardır; birisi “dirhem “ ile “hem” ötekiyi “dinar” ile “nâr” arasındadır. Ayrıca meraklısına duyurulur :  Koca Ragıp Paşa’nın “Etdi deri-i nizârımı feryâdu nâle nâl/ Kaldım o rütbe za’f ile yok irtihâle hâl” matlalı gazeli ve Şeyh Galib’in “Vâız nihâni sürüklemiş o hinhâ- geri geri /Eyler gelip dükkâna büt-i berberî beri” matlalı gazeli tamamen cinas-ı mükerrer ile yazılmıştır.

7. Cinas-ı Hat 

Arap alfabesine göre teşkil eden bir sistemdir; buna göre cinaslı kelimeler arasında yalnızca nokta farkı vardır.

Misallersek:

Güvenip usuna kalma câhil

Ki olur ekser-i âkil gâfil LAEDRİ / ANONİM

Burada gâfil ve âkil cinaslı kelimelerdir; Arap alfabesiyle yazılışlarında âkil noktasız gâfil noktalıdır.

Cinas yalnızca bu 7 biçimde yapılmaz. Sıfatlar ve ikilemelerle yapılan cinas çeşitleri de vardır. yalnız pekiştirmeler de dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır ki o da pekiştirmenin önüne bir ad almadan da anlamlı olmasıdır. Biz, misal verirken pekiştirmeli sıfatlarla yapılan cinas ve çelişkiye kalitesindeki kelimelerle yapılan cinas olarak ikiye ayıracağız; misaller ise bu biçimde cinaslı yazılan tüm bir gazelden alınan parçalar olacaktır:

a. Pekiştirmeli Sıfatlarla Yapılan Cinas

Kap kara ise ne gâm badesi rengîn olsun

Saffet-i la’lini tağyir edemez hat cânâ 

Tas tamam oldu yeter sâki biraz da ayağın

Çek tahammül edemez meşrep-i erbâb-ı safâ YÜSRİ

b. Çelişkiye Kalitesindeki Kelimelerle

Bezm-i işrette çalınsa neyler

Âdemi pâdişeh eyler meyler YÜSRİ

Cinas sanatı, divan şiiri ile eş zamanda olan ulus şiirinde de oldukça fazla kullanılmıştır. Özellikle manilerde, manilerden oluşan türkülerde ve genelde dize sonlarında kullanılmıştır cinas. Ulus şairleri bu kadar çok düşmemiştir cinasın üzerine, onlar için ehemmiyetli olan kulağa güzel gelmesidir eserin. Bu bakımdan ulus edebiyatında kullanılan cinas daha akıcıdır. Birkaç mani misali verip mevzuyu bitirelim:

Dünyasına

Güvenmeyin dünyasına

Dünyasına güvenenin 

Biz gittik dün yasına

* Bu cins manilere cinaslı ya da kesik mani de denir.

Yâr sana                                             

Çağlar sular yâr sana                   

Madem Ferhat’ım dersin           

Şu dağlın yarsana