Son Haberler

Çevre Nedir?

-
Eylül 7, 2022
Çevre Nedir?

Çevre Nedir?

Canlı ve cansız her türlü varlığın bulunduğu fiziksel alanlar ve etraflar, etraftır. Etrafın en büyük düşmanı, her zaman olduğu gibi insanoğludur.

Etraf; insanların ve öbür canlıların yaşam etraflarını oluşturan hava, su ve toprak gibi alanlardır. Denizler, göller, dereler, bataklıklar, kumsallar, ormanlar, tarım alanları, dalyanlar, kırlar ve dağlar çevreyi oluşturan alanlar arasında yer alır. Bu alanlar, canlıların faize ve beslenme etraflarını sağlar. İnsanlar açısından etraf, öbür insanlarla olan ilişkileri ve etkileşimleri sürecinde tüm canlı ve cansız varlıklarla olan ilişkilerini kapsar.

Tanımı

Etraf; yeryüzündeki canlı ve cansız her türlü varlığı içeren tabiattır. İnsanlar, hayvanlar ve nebatlar başta olmak üzere tam canlıların yaşam alanlarını oluşturan, birbirleri ile etkileşim ve irtibat kurmalarına imkân sağlayan biyolojik, fiziki, kimyevi, ekonomik, sosyal ve kültürel etrafları kapsar. Yeryüzünde gözümüzle gördüğümüz her alan ve tabiata ait her şey “etraf” olarak belirlenebilir. Aynı zamanda canlı ve cansız tam varlıkları etkileyen dış etmenlerin tümüdür. Bir organizmanın var olması koşullarını yerine getiren etraf, yeryüzünde ilk canlı varlığın ortaya çıkmasından bu yana natürel yaşam alanlarını oluşturan civarlardır.

Etraf ve yaşam, birbirlerini bitiren ve her an etkileşim içinde bulunan iki kavramdır. Hava, su, toprak, okyanuslar, denizler, göller, akarsular, dereler, dağlar, tepeler, vadiler, ovalar, ormanlar, kentler, köyler, mahalleler, konutlar, parklar, tarlalar ve sulak alanlar gibi canlıları “barındıran” her türlü yaşam etrafı çevreyi oluşturur.

Canlı etraf; bir canlı ile aynı fiziksel etrafı paylaşan ve birbirleri ile etkileşim içinde bulunan canlılardır. Bir böceğin beslendiği organizmalar, insanların etinden ve sütünden faydalandığı hayvanlar, nebatların mineral aldığı kaynaklar gibi canlı civarlardır.

Cansız etraf; canlıların yaşamlarını sürdürdükleri toprak, kaya, su gibi somut civarlardır. İklimler, toprak ve suyun fiziksel ve kimyevi özellikleri cansız etrafa misal verilebilir. Bir yol inşa edilmesi cansız çevreyi tesirlerken, tarlalarda ekim yapılması canlı çevreyi tesirler.

Etraf Sınıflandırılması

Etraf; kalitesine göre “fiziksel etraf” ve “cemiyetsel etraf” olarak sınıflandırılabilir. Mekâna göre ele alındığında ise,”yerel, bölgesel, milli ve beynelmilel etraf” olarak sınıflandırmak olası. Etraf sınıflandırmaları ile alakalı şu tanımları yapabiliriz;

Fiziksel etraf: Canlıların yaşadığı etrafı, varlığını, özelliğini ve kalitesini fiziksel olarak idrak ettiği civarlardır. Natürel ve suni etraf olarak ikiye ayrılır.

Natürel etraf: Deniz, dağ, orman ve ova gibi alanlardır. Oluşmasında insanın tesirli olmadığı natürel etraflardır.

Suni etraf: Kentler, ilçeler, köyler ve barajlar gibi civarlardır. İnsanın gereksinimleri ve emelleri çerçevesinde oluşturduğu veya değiştirdiği etraflardır. Genel olarak insanların yaşadığı alanlar, suni etraflardır. Tabiatı kendi istekleri yönünde değiştiren insan, natürel etraftan kopuk yaşamaktadır.

Cemiyetsel etraf: İnsanların cemiyetsel, siyasal ve ekonomik ilişkilerinin sürdürüldüğü etraflardır. Suni etraftaki insan etkileşimleridir. İnsanların birbirleri ile tam ilişkilerini ifade eder.

Mekânsal etraf: Coğrafi hudutları olan etraflardır. Yerel etraftan beynelmilel etrafa kadar uzanan mekân boyutlarıdır.

Etraf ve İnsan

Etraf, insan tarafından aralıksız harcanan ve pislenen civarlardır. Dünya genelindeki etraflarda yaşayan binlerce cins organizma, nebat ve hayvan, insan faaliyetleri neticeyi yok alma riski ile karşı karşıyadır. Bu tükenişin mesulü, insandır. İnsan gereksinimleri ve emelleri için imha edilen veya yok edilen ormanlar, tarım alanları, çayırlar ve sulak alanlar aynı zamanda canlı çevreyi yok etmektedir. Küresel ısınmaya yol açan gazların atmosfere vazgeçilmesi neticeyi canlı cinsleri, natürel tükeniş sürecinden bin kat daha süratli yok olmaktadır.

Etraf Lekeliliği Nedir?

Natürel yaşam alanlarının “insan eliyle” pislenmesi, “etraf lekeliliği” olarak belirlenir. “İnsanların faaliyetleri neticeyi havada, suda ve toprakta alana gelen negatif büyümelerle natürel balansın bozulması” şeklinde de belirlenebilir. Hasarlı aktiflikler neticeyi ortaya çıkan atıklar, lekelilik, koku ve hengame gibi etkenler, etraf lekeliliğine misal verilebilir. Canlıların yaşamlarını negatif etkileyen hasarlı ve yabancı maddelerin tabiata vazgeçilmesi neticeyi ortaya çıkan lekelilik çeşididir. Kimyevi madde atıkları, fosil yakıtları atıkları başta olmak üzere insanların faaliyetleri ve faallikleri neticeyi havanın, suyun veya toprağın kirlenmesi; bunun neticesinde natürel balansta alana gelen negatif farklılıklar genel olarak etraf lekeliliğidir. Canlı yaşam alanlarının ekolojik balansını bozan etraf lekeliliğine neden olan en ehemmiyetli unsur, her türlü atıktır. Balansın bozulmasında en ehemmiyetli etmen olan insanların kendi yaşamını sürdürmek için etraftan yararlanmak ismine her türlü faaliyeti natürel balansı negatif etkileyebilir. Etraf lekeliliğini önlemek için geri dönüşüm uygulamalarına gereksinim vardır. Tekerrür kullanılabilecek her türlü çöpün veya atığın muhtelif operasyonlarla tekerrür ekonomiye kazandırılması harekâtlarını kapsayan geri dönüşüm, atıklardan yeni bir ürün veya hammadde üretilmesi sürecidir.

Etraf lekeliliği neticeyi ortaya çıkan bazı negatif vaziyetler şunlardır;

Hava, su ve toprakların kirlenmesi
Ozon katmanının hasar görmesi veya delinmesi
Natürel kaynakların tükenmesi
Küresel ısınma
Sanayi bölgelerinde insan sıhhatinin bozulması
Kanser başta olmak üzere etraf lekeliliğine bağlı hastalıkların artması

Etraf Koruma Nedir?

İnsanların, insanlara hizmet eden hayvanların ve insanlarla hayvanların yaşamı için ehemmiyetli işlevleri yerine getiren nebatların, böceklerin, organizmaların yaşamlarının devamı “etrafın devamı” ile doğru orantılıdır. Etraf ne kadar sağlıklı ise, canlı yaşamları da o kadar sağlıklı demektir. Bu bakımdan “etraf koruma” kavramı ehemmiyet kazanıyor. Fertsel olarak ve hükümetler, devletler nezdinde uygulanan bir ekip tedbirleri kapsayan etraf koruma, dolaylı olarak “canlı yaşamlarını koruma” anlamına gelir.

Ağaçların kesilmemesi veya korunması, ormanların korunması, etrafa çöp atılmaması, kimyevi atıkların etrafa atılmaması veya arıtılması, denizlerin pislenmemesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması, plastiklerin tabiata atılmaması gibi bazı temkinler genel olarak etraf koruma ismine yapılabilecek ehemmiyetli uygulamalardır.

Canlıların yaşamlarını sürdürebilmeleri için pak havaya, pak suya ve pak gıdalara lüzumu vardır. Bu pak yaşam kaynaklarının bulunduğu alanlar, aynı zamanda canlıların yaşam alanlarıdır. Sağlık yaşam için etraf koruma uygulamalarının büyük ehemmiyeti vardır. Canlı yaşamları, muhtelif natürel dengeler üzerine kurulmuştur. Canlıların yaşamlarını sürdürmeleri için zorunlu natürel balansı oluşturan zincirin her bir halkasında alana gelen hasar veya zarar, halkanın tamamını negatif tesirler. Bu balansın korunması, etraf koruma uygulamalarını kapsar.

Habitat Nedir?

Bir organizmanın yaşadığı ve büyüdüğü yerlere genel olarak “habitat” ismi veriliyor. Organizmaların natürel olarak yaşadığı mekânlar veya etraflardır. Bir türün, ferdin veya topluluğun fiziksel olarak arandığında bulunabileceği yerlerdir. Bir bakıma her türün bulunduğu adrestir. Aynı zamanda bir etraf olan habitat, fiziksel bir bölge, yeryüzünün özel bir parçası, hava, toprak veya su olabilir. Bir okyanus veya ovalar kadar büyük olabilen habitat, bir ağaçtaki çürük veya bir kurtçuğun midesi de olabilir. Fiziksel olarak hudutlu bölgeler veya etraflardır. Birden fazla hayvan veya nebat cinsi özel bir habitatta yaşam sürebilir. Misalin; balıkların habitatı denizlerdir, develerin habitatı çöllerdir.

“Habitat” sözcüğü, 1978 senesinde kullanılmaya başlanmıştır. Aynı sene Kanada’da tertip edilen Birleşmiş Milletler Habitat Buluşması’nda kabul edilen bu kelime, daha sonra dünyaya yayılmıştır.

Bu arada, bir anekdot paylaşalım; habitat, genellikle “ekolojik niş” ile karıştırılır. Ekolojik niş, bir canlı türün veya ferdin bulunduğu etrafta sahip olduğu veya yapmak zorunda olduğu görev ve mesullüklerdir. Bir canlının beslenmesi, korunması, saklanması, üremesi, öbür canlılarla ilişki içinde olması gibi faaliyetler “ekolojik niş” olarak değerlendirilir. Organizmaların ekosistemdeki görevleri de “niş” olarak belirlenir. Organizmaların uyarlamayı, fizyolojik tepkileri genel olarak “ekolojik niş”tir.

Dünya Etraf Günü Nedir?

Dünya Etraf Günü; 1972 senesinde İsveç’in Stockholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Etraf Konferansı’nda alınan bir kararla kabul edilmiştir. Her sene, 5 Haziran günü, “Dünya Etraf Günü” olarak kutlanır. Stockholm’deki konferans, 133 ülkenin katılımı ile asıllaştırıldı. Dorukta, 5 Haziran tarihinin “Dünya Etraf Günü” olması kararı, oybirliği ile kabul edildi. 1972 senesinden bu yana her sene 5 Haziran günü, etraf meselelerine kamuoyunun dikkatini sürüklemek, milletin katılımını geliştirmek ve siyasi alakayı çoğaldırmak üzere dünya genelinde muhtelif aktiflikler düzenleniyor.

Bunları Öğreniyor musunuz?

Dünya üzerinde etraflarda takribî 100 milyon cins canlı yaşadığı varsayım ediliyor.
Yeryüzünün yaradılışından bu yana en büyük etrafsal facialar ve canlı cinslerinin yok oluşu, son 100 sene içinde yaşanmıştır ve yaşanmaya da devam etmektedir.
Her 24 saatte yeryüzünde takribî 200 türün yok olduğu varsayım ediliyor.
İklim farklılığı, biyolojik spektrumu yok eden en ehemmiyetli unsurların başında geliyor. Küresel ısınma neticeyi sıcaklıklardaki 1,5 ila 2,5 derecelik çoğalışın, nebat ve hayvan cinslerinin takribî yüzde 30’unun yok olmasına yol kalemtıraşı varsayım ediliyor.
Dünya popülasyonunun en az yüzde 60’ının lüzumu olan ilaçlar, nebatlardan üretiliyor.
Dünya popülasyonunun 2040 senesinde 9 milyara erişeceği varsayım ediliyor. Bu da, daha fazla etrafsal mesele anlamına geliyor.
Türkiye’de senede takribî 5 milyon kamyon çöp etrafa atılıyor.
Dünya popülasyonunun üçte biri, pak su kaynaklarına erişemiyor. Büyümekte olan ülkelerdeki hastalıkların yüzde 80’inin sağlıksız sudan kaynaklandığı belirtiliyor.