Son Haberler

Cemre Düşmesi Nedir?

-
Eylül 8, 2022
Cemre Düşmesi Nedir?

Cemre Arapçadan dilimize girmiş bir kelime olup Türkçe’de kor başka bir deyişle ateş anlamına gelmektedir. Peki cemre düşmesi nedir? İlk cemre ne zaman nereye düşer? İkinci cemrenin ilk cemreden farkı nedir? Cemre düşmesi toplam ne kadar sürer ve nereleri içerir? Yazımızda bu suallerin yanıtını veriyor olacağız.

İlk olarak cemre sözcüğünün geçmişine daha yakından bakıldığında Arap ulusu ile alakalı bir hakikat bir öyküye tesadüfülür. Bu öyküye göre havaların ısınmaya başlayıp yazın yanaşması ile rakım olarak daha yüksek mesken ünitelerine göç eden Arap ulusu, havaların soğumaya başlaması ile yine düzlüklere ve rakım olarak düşük yerlere yerleşmeye başlarlar. Soğukların yanaşması ile düzlüklere inen Araplar bu düzlüklerde büyük bir çadırın içinde hep birlikte yaşarlardı. Kış gelip havalar soğuduğunda yerleştikleri bu çadırların dışına ufak baş hayvanları ve daha sonra da develeri daire biçiminde yerleştirirlerdi. Soğuk havaların gelmesi ile beraber bir adet kendileri için bir adet ufak baş hayvanlar ve bir adet de develer için ateşler yakarlardı ve havaların tekerrür ısınmaya başlamasının ardından yakılan bu ateşler, en dışarıdan başlamak üzere birer hafta ara ile sırasıyla söndürülürdü. Cemre düşmesinin ise Araplar sahip oldukları bu ananeden geldiği düşünülmektedir.

Cemre ile alakalı öbür bir öykü ise şu biçimdedir: Daha Öncekinden 365 gün süren bir sene iki yarıyıla bölmüştür. Bu yarıyıllar ise 179 gün süren Kasım ve 186 gün süren Hızır biçiminde öğrenilmekteydi. Şimdiki takvime göre Kasım olarak öğrenilen yarıyıl 8 Kasım tarihinde başlar ve 6 Mayıs tarihine kadar devam ederdi. Buradan da kavrayacağımız gibi Kasım, kış zamanını içermekteydi. Öbür bir yarıyıl olan Hızır ise 6 Mayıs tarihinde Kasım yarıyılının bitmesi ile başlar ve 8 Kasım’a kadar devam ederdi. Yeniden bu sebeple günümüzde Hıdırellez, halen 6 Mayıs tarihinde Hızır yarıyılının başladığı ilk gün olarak kutlanmaya devam etmektedir. Hıdırellez ile kış biter ve yaz yarıyılı başlar. Arapçada ‘dağılan’ anlamına gelen Kasım sözcüğü Türkçe’de bu biçimde kullanılmaya ise ilk olarak 1945 senesinde başlamaıştır. Daha evvel Kasım ayı yerine ‘teşrinisanı’ sözcüğü kullanılmaktaydı.

Düşen üç cemreye göre sırası ile evvel hava sonra şu ve en son da toprak ısınmaktadır. Aslen coğrafi bilgilerle çatışan bir vaziyet olmasına karşın bu anane ve inanış günümüze kadar bu biçimde devam etmeyi sürdürmüştür.

Cemreler Ne zaman, Nereye Düşer?

Birinci cemre havaya 19-20 Şubat,

İkinci cemre suya 26-27 Şubat,

Üçüncü cemre toprağa 5-6 Mart

İlk cemrenin daha evvel de söylediğimiz gibi havaya düştüğüne inanılmaktadır. 19-20 Şubat tarihlerinde havaya düşen cemre kışın bitiyor olduğunu ve havanın ilk defa ısınmaya başladığını müjdeler. İnanışa göre ikinci cemre 26-27 Şubat tarihinde suya düşmektedir ve şu da aynı biçimde ısınmaya başlamaktadır. En son olarak ise sudan bir hafta sonra 5-6 Mart tarihinde cemre toprağa düşerek toprağın ısınmaya başladığını müjdelemektedir.

Bu sıradan da anlaşıldığı gibi bu inanışa göre cemre evvel havanın sonra suyun ve en son da toprağın ısındığını söylemektedir. Ancak bilimsel asıllığa uymayan bu vaziyet coğrafi bilgilere göre güneşin evvel toprağı duyduğu sonra toprağın ısınması ile beraber havayı ısıttığı bilinmektedir.

Türk Kültür ve Edebiyatında Cemre Düşmesinin Yeri

Türk Kültür ve Edebiyatı’na da mevzu olan Cemre düşmesi bir hayli divan şairi tarafından kullanılmıştır. Osmanlı tarihinde divan şairlerinin baharın yanaşması ile beraber ehemmiyetli bireyler için methiye dolu şiirler yazmasına ve bu şiirlere ‘Cemreviye’ denilmekteydi. Aynı zamanda cemre sözcüğü Türk edebiyatında ve Tasavvufta arınılmayı ve yine doğuşu temsil eden kelimelerdendi.

Daha daha önceki tarihlere bakıldığında Türk ve Altay ulus kültüründe ve mitolojisinde cemre düşmesine neden olanın İmre adlı bir cin olduğuna inanılıyordu. İnanışlara göre İmre cini ilkbaharda görünür ve titrek ışıklar saçarak göğe doğru yükselerek buradan da buzun üzerine düşerek buzları eritirdi. Buzların erimesi ile toprağa ve toprağın altına kadar uzanan bu cin ile beraber havalar ısınır ve yaz yanaşırdı. İmre adlı bu cin yeniden aynı biçimde Bulgarlar arasında da öğrenilmekteydi Bulgarlar bu cini Zemire olarak adlandırmışlardı.

Göçebe bir hayat stili yaşayan daha önceki Türkler için cemre düşmesinin ehemmiyeti büyüktü. Cemre düşmeleri ile beraber çok zorlayıcı olan kış ayları arkada vazgeçilmiş olurdu. Yanaşan sıcak havalar ile  sosyal yaşam içerisinde de var olan ihtilaflar eksilir ve ulus arasında iyi maksat ve neşe yayılırdı.

Aynı biçimde Azerbaycan Türkleri de cemre inanışına sahip olmuşlardır. Azerbaycan, Türklerinin en daha önceki inançlarından bir tanesi olan yaratılış ile alakalı inanca göre Nevruz Bayramı’nın kutlanmasından evvel senenin son çarşamba gününde ‘boz ayın son çarşambası’ olarak da adlandırılan ananeyi anlatmak için kullanılan ‘cemle’ cemre sözcüğü ile aynı anlama gelmektedir. Burada geçen Cemle sözcüğünün de İmir ya da İmere sözcüklerinden geldiği düşünülmektedir. Bu taraftan bakıldığında Cemre sözcüğünün yalnızca Arapçadan geldiğini düşünmek şüphe uyandırabilmektedir.

Cemre Düşmesinin Günümüzdeki Yeri ve Ehemmiyeti

Değişen doğa şartları, küresel ısınma ve mevsimlerin zaman olarak daha öncekilere göre değişiklikler göstermesi cemre tarihlerinin de günümüzde daha önceki tarihlere göre daha az geçimli hale gelmesine neden olmuştur. Havaların daha erken tarihlerde ısınmaya başlaması ve daha geç tarihlerde soğuması, cemre düşmelerinin tesirini ve geçerliliğini gözetmesinde karşıt tesir göstermiştir. Bir kültür ve tarih ögesi olan cemre düşmesi vakayı değişen hava şartları ile beraber inandırıcılığını ve ehemmiyetini eksiltmiştir. Bazı yıllarda cemre düşmesinin beklendiği tarihlerde yüksek kar yağışlarının görülmesi bu vaziyete en iyi misallerdendir.